Başvuru, Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu kararına karşı yapılan itirazın süre aşımından reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu kararına karşı yapılan itirazın süre aşımından reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 6/3/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde verilen kesin süre içinde başvurudaki eksikliğin tamamlanmadığı gerekçesiyle başvurunun idari yönden reddine karar verilmiştir. Başvurucu tarafından idari ret kararına itiraz edilmesi üzerine Komisyonca itirazın kabulüne karar verilmiştir. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş sunulmasına gerek görülmediğini bildirmiştir. Başvurucu, çalıştığı işyerine ait servisle işe gittiği sırada meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralanarak malul kalmıştır. Başvurucu, malul kalması nedeniyle uğradığı zararın tazmini istemiyle çalıştığı Şirket aleyhine 28/8/2001 tarihinde Bursa İş Mahkemesinde (İş Mahkemesi) dava açmıştır. İş Mahkemesinin davanın reddi yönünde verdiği karar Yargıtay tarafından iki kez bozulmuştur. İş Mahkemesinin bozma kararı doğrultusunda yaptığı yargılama sonucunda davanın reddi yönünde verdiği kararın Yargıtay tarafından 1/6/2010 tarihinde onanması ile birlikte yargılama sona ermiştir. Başvurucu; makul sürede yargılama yapılmaması, yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmaması, kararın gerekçesiz olması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ve ayrıca yaşam, sosyal güvenlik ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddialarıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) başvurmuştur. AİHM; makul sürede yargılanma hakkının ihlaliyle ilgili şikâyet hususunda başvurucuların 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun ile kurulan Tazminat Komisyonuna (Komisyon) müracaat etmesi gerektiğine, diğer şikâyetlerin ise Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde (Sözleşme) belirtilen kabul edilebilirlik koşullarının yerine getirilmediğinin saptandığı gerekçesiyle kabul edilemez olduğuna karar vermiştir. Başvurucu, AİHM kararı doğrultusunda Komisyona müracaat etmiştir. Başvurucu; Komisyona sunduğu dilekçesinde makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasını belirtmiş, ayrıca AİHM’e yaptığı başvurudaki diğer ihlal iddialarına yönelik taleplerini de yinelediğini ifade etmiştir. Komisyon 15/7/2014 tarihli kararıyla başvuruyu sonuçlandırmıştır. Komisyon, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle başvurucuya 800 TL tazminat ödenmesine karar vermiştir. Aynı kararda başvurucunun diğer şikâyetleri hakkında AİHM tarafından değişik nedenlerle kabul edilemezlik kararı verilmiş olduğu hatırlatılarak Komisyon tarafından çözüme kavuşturulacak bir şikâyetin bulunmadığı gerekçesiyle 6384 sayılı Kanun’un maddesi gereğince diğer talepler reddedilmiştir. 15/7/2014 tarihli Komisyon kararında ayrıca başvurucunun tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde karara karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesine (Bölge İdare Mahkemesi) itiraz hakkının bulunduğu belirtilmiştir. Komisyon kararı 25/9/2014 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiştir. Başvurucu anılan karara karşı 10/10/2014 tarihinde Bölge İdare Mahkemesine itirazda bulunmuştur. Bölge İdare Mahkemesi 11/12/2014 tarihli kararıyla itirazı süre aşımı nedeniyle reddetmiştir. Kararın gerekçesinde, on beş günlük itiraz süresinin Komisyon kararının tebliğ tarihinden itibaren başladığı vurgulanmıştır. Komisyon kararının 25/9/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edildiği, bu itibarla en geç 9/10/2014 tarihine kadar itiraz edilmesi gerekirken 10/10/2014 tarihinde kayda giren dilekçe ile yapılan itirazın süresinde olmadığı belirtilmiştir. Nihai karar 5/2/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 6/3/2015 tarihinde ve süresinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Konu hakkında ilgili hukuk için bkz. Songül Akça ve diğerleri ([GK], B. No: 2015/2401, 19/7/2018, §§ 22-25) başvurusuna ilişkin karar.