4. Hukuk Dairesi 2011/12646 E. , 2011/11129 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... A.Ş vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 26/10/2005 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/06/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ile davalı ... vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra te
**4. Hukuk Dairesi 2011/12646 E. , 2011/11129 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... A.Ş vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 26/10/2005 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/06/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ile davalı ... vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Davacı, davalıların kusurlu eylemi nedeniyle dava dışı kişilere ödediği tutarı halefiyet kuralı uyarınca olayda kusurları bulunan davalılardan rücuen istemiştir. Yerel mahkemece, dairemizin 19/11/2009 tarih, 2009/6091 esas, 2009/13151 karar sayılı ilamı ile davaya konu edilen olayla ilgili olduğu anlaşılan ceza yargılaması sonucunun beklenmesi ve gerekirse davalıların kusurları ve zarar tutarının belirlenmesi amacıyla bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınması ve tüm kanıtlar toplanarak birlikte değerlendirilmesi gerekçesiyle yapılan bozma ilamına uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonunda istemin kabulüne dair verilen karar, davacı ile davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalılar Banka Muhasebecisi ..., Şube Müdürü Hurşit Harman ve Bilgisayar İşletmeni ...’in bankaya gönderilen haciz ihbarlarına 7 günlük yasal sürede cevap vermeyerek takip alacaklısına ödenmesi gereken paraların takip borçlularına ödenmesine neden olduğunu, takip alacaklısı tarafından aleyhine açılan alacak davası sonucunda hüküm altına alınan zarar tutarını yapılan icra takibinde ödediğini belirterek ödediği miktarı olaydaki kusurları nedeniyle davalılardan rücuen istemiştir. Dosya kapsamından; davalı ...’in davacı banka şubesinde bilgisayar işletmeni olarak görev yaptığı, takip alacaklısı tarafından gönderilen İİK 89/1 haciz ihbarının posta görevlisi tarafından davalıya verildiği, davalının da bu yazıyı, o konuda doğrudan görevli bulunan diğer davalı muhasebeci ...’e verdiği, ...’in ise ilgili yazı gereğinin yerine getirilemeyeceğini söylemesi üzerine yazı gereğinin yasal 7 günlük sürede yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Konuyla ilgili yapılan idari soruşturmada; 12/4/1993 tarh 4349 sayılı genel mektup içeriğine göre bankaya gönderilen İİK 89 haciz ihbarlarının gereğinin yerine getirilmesinde; öncelikle şube müdürünün, bu işlerle görevli kılınan yetkililerin ve bu işleri takip edenlerin sorumlu tutulacağı belirtildikten sonra, soruşturmaya konu olayda şube müdürü tarafından ayrıca bir görevlendirmenin yapılmadığı, zimmet defter kaydından da farklı farklı memurların posta tebliğini aldığı, yazı gereğinin yapılması için asıl sorumlu muhasebeciye bilgi verildiği belirtilerek ...’in kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. Diğer yandan davaya konu eylem nedeniyle yapılan ceza yargılamasında; davalı ...’in posta memurundan aldığı haciz ihbarına ilişkin yazıyı o konuda doğrudan görevli olan muhasebeci ...’e verdiği, ...’in yazı gereğini yerine getiremeyeceğine dair beyanda bulunması ile ...’in yazı gereğinin yerine getirileceğini bilmesi gerekmediği gerekçesiyle unsurları oluşmayan görevi ihmal suçu nedeniyle beraat kararı verilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgeler ile özellikle davaya konu olayla ilgili yapılan idari soruşturma içeriği ve ceza yargılamasındaki kesinleşen olgular gözetildiğinde; davalı ...’in posta görevlisinden aldığı evrakı o konuda doğrudan görevli bulunan muhasebeci ...’e vermesi biçimindeki eyleminin zararın doğumuna bir etkisinin bulunmadığı, bu nedenle anılan davalının kusurunun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Şu halde anılan davalıya yönelik davada, kusuru bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ; Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalı ...'ten peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 26/10/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.