4. Hukuk Dairesi 2021/21995 E. , 2022/17809 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tahkim davasında İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın davacı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. K A R A R Davacı vekili, davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacın
**4. Hukuk Dairesi 2021/21995 E. , 2022/17809 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tahkim davasında İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın davacı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. K A R A R Davacı vekili, davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. ... Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; talebin kabulüne karar verilmiş, anılan karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile 54.956,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur, Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılması da gerekebilecektir. Yolcunun istiap haddi aşılarak seyahat etmesi sürüş ve trafik akışı kusurlarından olmayıp, hakim tarafından tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilecek hususlardandır. Dosya kapsamından kaza anında kazaya sebebiyet veren minibüste 5 yolcunun fazladan bulunduğu kaza tutanağıyla tespit edildiği, bu nedenle İtiraz Hakem Heyetince, desteğin istiap haddini aşan araca binmesi sebebiyle hesaplanan tazminattan % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı görülmektedir. Davacının yolcu olduğu aracın istiap haddinin aşılması durumu dikkate alınarak bu durumun davacı yönünden müterafik kusur teşkil edip etmeyeceği; davacının uğradığı zararın doğumu ya da artmasında bu hususun etkili olup olmadığı yönünde İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsünden veya KGM Fen Heyeti’nden seçilecek uzman bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması; sonucuna göre de davacı/başvuranın müterafik kusurunun bulunduğu kanaatine varılır ise BK'nun 44. maddesi (TBK 52. md) uyarınca maddi tazminattan hakkaniyete uygun indirim gerekip gerekmediğinin hükümde irdelenip tartışılması, ondan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 3-Davacı vekili, dava açmadan önce aldığı maluliyet raporu ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. İtiraz Hakem Heyetince rapor ücreti yargılama giderine dahil edilerek hüküm kurulmuştur. Zararın belirlenmesi amacıyla yapılan giderler yargılama gideri olmayıp ayrı alacak kalemi olarak değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. 4-Somut olayda; davacının hak kazanabileceği iş gücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve İHH tarafından karara esas kabul edilen aktüer raporunda; TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre ve % 1,8 teknik faiz uygulanarak tazminat hesabı yapıldığı; İHH tarafından bu hesaplamaya göre karar verildiği görülmektedir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan aktüerya raporunda ise; PMF 1931 Yaşam Tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapıldığı ve davacının bu hesaplama yöntemine itiraz etmediği anlaşılmaktadır. Dairemizin içtihatları gereği, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu'nun kullanılması yerinde olmakla birlikte % 1,8 teknik faiz ve işleyecek devre bakımından "devre başı ödemeli belirli süreli rant" yöntemi kullanılması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davacı için, TRH 2010 Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi gerekmekle birlikte davacı PMF Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplamaya itiraz etmediğinden bu hususun göz önünde bulundurulması, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından "progresif rant" formülü kullanılarak ve kazanılmış haklar ihlal edilmeksizin tazminat hesaplamasının yapılması gerektiği dikkate alınmak suretiyle, bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) , (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 26.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.