(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/4678 E. , 2007/5448 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.05.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 18.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek g
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/4678 E. , 2007/5448 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.05.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 18.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Dava tapu kaydında isim düzeltilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. İsim düzeltme davaları, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK.nun 13.maddesi uyarınca, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır. Böyle bir davayı tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanısıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren yeni Türk Medeni Kanununun 702.maddesinin son fıkrası ile ortaklardan herbirinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden, elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan herhangi biri de, tek başına tapuda miras bırakanla ilgili düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu tür davanın, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde, yetkiye dayanılarak dava açan kişinin, aktif dava ehliyeti vardır. Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırkende aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. 3-Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Ayrıca, davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir. ... de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır. Eldeki davada davacı 119 parsel sayılı taşınmazın ... oğlu ...'ya ait olduğunu ancak kayıtta malik isminin ... oğlu ... Kaya olarak geçtiğini ileri sürerek malik isminin ... olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkeme davacının istemine malikin baba adının ve isminin düzeltilmesine ilişkin olduğu kabul edilerek kaytılarda baba adının geçmediği bu nedenle de hem baba adı hem de malik ismi düzeltilerek mülkiyet nakline sebebiyet verileceği gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Dosya içerisinde bulunan tapulama tutanağından taşınmazın ... oğlu ... zilyetliğinde olduğu belirtilerek ... oğlu ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Nüfus Müdürlüğü ve Cumhuriyet Savclığı aracılığı ile yapılan araştırmada ... oğlu ...'ın bulunmadığı taşınmazı ... oğlu ...'in kullandığı saptanmıştır. Tanıklarda ...'in köyde ... adıyla anıldığını bildirmişlerdir. Mahkemece istem aynı zamanda baba adının düzeltilmesi şeklinde değerlendirilmiş, kayıtlarda bulunan baba adının kayıtlarda yer almadığı kabul edilmiştir. Bu kabul şekli dosyadaki kanıtlarla bağdaşmamaktadır. Tapuda isim düzeltilmesi davalarında dikkat edilmesi gereken en önemli husus isim düzeltme yoluyla mülikyet nakline sebebiyet verilmemelidir. Bu durumda mahkemece mevcut delillerin değerlendirilmesi ve oluşan kuşkuyu tamamen ortadan kaldırmak için taşınmaz başında keşif de yaparak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden karar bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın yatırana iadesine, 22.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.