11. Ceza Dairesi 2024/5305 E. , 2025/2653 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/694 Değişik İş ŞİKÂYETÇİ : İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter kayıt ve belgeleri gizleme KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavc…
**11. Ceza Dairesi 2024/5305 E. , 2025/2653 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/694 Değişik İş ŞİKÂYETÇİ : İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter kayıt ve belgeleri gizleme KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 28.02.2024 tarihli ve 2023/285434 Soruşturma, 2024/17277 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2024 tarihli ve 2024/335 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2024 tarihli ve 2024/694 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 22.03.2024’te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2024/18254 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/97829 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/97829 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/03/2024 tarihli kararı ile şüphelinin şirketi kendisine kurdurduklarını beyan ettiği ... ve ... isimli şahısların araştırılmadığı, beyanlarının alınması gerektiği, bu kişilerin dinlenilmesinin gerektiği, yine şirket muhasebecisinin ve vergi tekniği raporunda şirketten mal veya hizmet alışı yapan şirket yetkililerinin tanık olarak dinlenilmesi, bu kişilerin beyanları alınarak şirket ile fiili olarak kimin ilgilendiğinin tespit edilmesi gerektiğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklinde, Dosya kapsamına göre şüpheli hakkında, defter ve belgeleri ibraz etmemek ile sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında bulunan 27/10/2022 tarihli ve 10691 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi örneğine göre bahse konu şirket yetkilisinin münferiden şüpheli olduğunun anlaşıldığı gibi, dosyada İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 17/10/2023 tarihli vergi suçu raporunun, aynı tarihli vergi tekniği raporu ile mütalaa formunun bulunması karşısında şüpheli hakkında kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2024 tarihli ve 2024/335 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile "Her ne kadar şüpheli hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 28/02/2024 tarih 2023/285434 Soruşturma, 2024/17277 Esas ve 2024/13305 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 213 sayılı yasanın 359/b ve 359/a-2 maddelerinde düzenlenen suçlardan kamu davası açılmış ise de; şüphelinin soruşturma aşamasında alınan beyanında iddianameye konu şirketi kendisine ... ve ... isimli şirketin kurdurduğunu beyan ettiği, ancak soruşturma aşamasında bu beyanın araştırılmadığı, şüphelinin beyanında bahsettiği ... ve ... isimli şahısların dinlenilmesi, şirket muhasebecisinin ve vergi tekniği raporunda şirketten mal veya hizmet alışı yapan şirket yetkililerinin tanık olarak dinlenilmesi, bu kişilerin beyanları alınarak şirket ile fiili olarak kimin ilgilendiğinin tespit edilmesi bu eksiklikler yerine getirildikten sonra hukuki durumun yeniden değerlendirilmesi gerektiği..." şeklindeki gerekçeler doğrultusunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.02.2024 tarihli ve 2023/285434 Soruşturma, 2024/17277 Esas sayılı iddianamesinin iadesine karar verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; Sarıgazi Vergi Dairesi Müdürlüğünün 922 137 8737 vergi kimlik numaralı mükellefi olup karayolu ile şehir içi yük taşımacılığı alanında faaliyet gösteren ... Depolama ve Lojistik Hizmetleri Ltd. Şti.'nin yetkilisi olan şüpheli hakkında, "2023 takvim yılında sahte fatura düzenleme" ile "defter, kayıt ve belgeleri gizleme" suçlarını işlediğinden bahisle Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığının, 17.10.2023 tarihli ve 2023-(2013-3-163)/31 sayılı Vergi Suçu Raporunun düzenlendiği, dosya içerisinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaanın bulunduğu, ilgili vergi tekniği raporunda şüphelinin düzenlediği iddia olunan sahte faturalar ile defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu yönünden ayrıntılı açıklamalara yer verildiği, defter ve belge isteme yazısı, tebliğ-tebellüğ belgesi, düzenlenen e-faturalar ve bu faturaları kullanan mükelleflere ait karşıt inceleme raporlarının bir bölümünün dosya içerisinde mevcut olduğu, şüphelinin soruşturma aşamasında alınan ifadesinde para karşılığında o dönem ev arkadaşı olan ... isimli kişi aracılığıyla tanıştığı ...'in yönlendirmesiyle adı geçen şirketi kurduğunu, şirket işleri ile ...'in ilgilendiğini, şirkette nasıl bir faaliyet olduğunu bilmediğini, bu kişinin 4 ay boyunca kendisine aylık 3.000,00 TL para gönderdiğini, defter ve belgelerin kendisinde bulunmadığını bildirdiği, şüphelinin yetkilisi olduğu şirket tarafından düzenlenen sahte faturaları kullandığı tespit edilen ... Group Lojistik Ltd. Şti.'nin yetkilisi ile yapılan görüşme neticesinde tanzim edilen 14.09.2023 tarihli karşıt inceleme tutanağına göre, şirket yetkilisi olarak şüphelinin isminin verildiğinin ve iletişim numarası olarak bildirilen numaranın da şüpheli tarafından ifade sırasında emniyet görevlilerine verilen telefon numarası ile aynı olduğunun anlaşılması karşısında; İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2024 tarihli ve 2024/335 İddianame değerlendirme sayılı kararında belirtilen nedenlerin, 5271 sayılı Kanun‘un 174/1-b. maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı, toplanan deliller ışığında şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunduğu ve belirtilen deliller ile şüphelinin savunmasında dile getirdiği hususlara yönelik diğer delillerin yargılama sırasında Mahkemece de toplanabileceği anlaşılmakla, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2024 tarihli ve 2024/694 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2025 tarihinde karar verildi.