1. Hukuk Dairesi 2014/7603 E. , 2015/7281 K. "" MAHKEMESİ : OSMANELİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/02/2014 NUMARASI : 2013/229-2014/31 Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tecsil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi 'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava; muris muvazaası hukuksal nedenine…
**1. Hukuk Dairesi 2014/7603 E. , 2015/7281 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : OSMANELİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/02/2014 NUMARASI : 2013/229-2014/31 Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tecsil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi 'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Davacılar; ortak mirasbırakan ’ın 1583 ve 152 parsel sayılı taşınmazlarını 10/03/2008 tarihli akitle tapuda satış gibi göstermek suretiyle davalı olan oğluna ve gelinine temlik ettiğini, temliki işlemin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının miras payları oranında iptal ve tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalılar, murisin 83 yaşında öldüğünü, her türlü maddi ve manevi bakıma muhtaç olduğunu, bakım ve gözetimini üstlendiklerini, çekişmeli taşınmazları bedeli karşılığında satın aldıklarını, alım güçlerinin bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlar,mahkemece temlik işlemin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Mirasbırakan ’ın 27/07/2012 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak çocukları Murat, Osman ve İsmail’i bıraktığı, mirasçılardan Murat ve Osman’ın davacı, oğlu İsmail ve gelini Bahriye’nin de davalı oldukları, murisin 10/03/2008 tarihli satış akdi ile 1583 parsel sayılı taşınmazını, oğlu olan İ.. B..’a, 152 parsel sayılı taşınmazını ise aynı tarihli akitle (10/03/2008 tarihinde) gelini olan diğer davalı B.. B..’a temlik ettiği kayden sabittir. Davacılar, anılan temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarih, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunun 706., Türk Borçlar Kanunun 237. (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.