T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/151 - 2026/288 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/151 KARAR NO : 2026/288 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/06/2025 NUMARASI : 2023/890 Esas - 2025/476 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 26/02/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 03/03/2026 Mahalli mahkemesince verilen k…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/151 - 2026/288 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/151 KARAR NO : 2026/288 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/06/2025 NUMARASI : 2023/890 Esas - 2025/476 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 26/02/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 03/03/2026 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı ..., davalı ..., davalı ... Sigorta AŞ. vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, davalı ... vekilinin adli yardım talebi kabul edilerek, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 04.09.2022 tarihinde Ankara İli Gölbaşı İlçesi Ballıkpınar Mahallesi'nde içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç ile iş yeri olan Ölçme ve Değerlendirme Sınav Merkezi'ne gittiğini, aracın sürücüsünün sabah saat 9:00 sularında yolda bulunan hız kesme kasisinden yüksek hızla geçmesi sonucunda müvekkilinin koltuğundan tavana doğru fırladığını ve kafasını tavana çarptığını, akabinde koridora düştüğünü, meydana gelen trafik kazasında omuriliğinde kırık meydana geldiğini, ağır bir şekilde yaralandığını, kalıcı ve geçici iş göremezliğe uğradığını, ... plakalı aracın sürücüsünün davalı ... olduğunu, diğer davalı T.C. ... Döner Sermaye İşletmesinin ise ilgili aracın işleteni olduğunu, davalı Sigorta Şirketinin ilgili aracın zorunlu trafik sigortacısı olduğunu, müvekkilinin zararının tazmini maksadıyla ekte sureti bulunan evrak ile 31 Mayıs 2023 tarihinde davalı zorunlu mali mesuliyet sigorta şirketine poliçe kapsamında başvuru yapıldığını, ancak şirket tarafından taraflarına herhangi bir ödeme yapılmadığını, aynı dönemde zorunlu arabuluculuk kapsamında sigorta şirketi ile arabuluculuk süreci yürütüldüğünü, ancak burada da anlaşma sağlanamadığını belirterek, müvekkilinin yaralanması nedeni ile fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak ve sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri dahilinde olmak üzere belirsiz alacak niteliğinde şimdilik 500,00-TL geçici iş göremezlik ve 500,00-TL kalıcı iş göremezlik tazminatının davalılardan kaza tarihinden itibaren en yüksek avans faizi ve yargılama giderleri ile birlikte (sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri dahilinde olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile sürekli işgöremezlik zararı talebini 3.545.297,17-TL’ye yükseltmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ.vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacı tarafın talebine konu tedavi teminatı kapsamında yer alan tedavi, geçici iş göremezlik ve geçici süreli bakıcı tazminatından SGK’nın sorumlu olduğunu, davacının zararın artmasında kusuru bulunması halinde hesaplanacak tazminattan müterafik kusurun tenzilinin gerektiğini, işbu nedenle bu hususun da araştırılması gerektiğini, söz konusu kazanın iş kazası olup olmadığı ve davacı tarafa SGK tarafından geçici iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığının ve ilk PSD'ye tâbi gelir bağlanıp bağlanmadığı hususunun tespit edilmesi ve müvekkili şirketin faiz sorumluluğunun dava tarihinden itibaren yasal faiz olarak kabul edilmesi gerektiğini bildirerek, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yetki ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, kusur oranlarının tespiti için dosyanın ATK’ya gönderilmesi gerektiğini, kaza ile maluliyet arasındaki illiyetin araştırılması gerektiğini, davacının devlet memuru olması sebebiyle geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceğini, SGK tarafından rücuya tabi gelir bağlanıp-bağlanmadığının, ödeme yapılıp-yapılmadığının araştırılması gerektiğini ileri sürerek, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği tarih itibariyle davalı sigorta şirketinin zorunlu trafik sigortacısı, diğer davalıların ise, sürücü ve işleteni olduğu, ... plakalı aracın içerisinde yolcu olarak resmi görevi nedeniyle seyir halinde gerçekleşen iken tek taraflı trafik kazası sonucunda yaralandığı ve malul kaldığı, dosyaya sunulan ve mahkemece de benimsenen HÜTF Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın maluliyet bilirkişi raporunda; "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre; davacı ...'ün 04.09.2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası neticesinde; tüm vücut engel oranının %18 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 6 ay olduğunun tespit edildiği, her ne kadar davacı yan tarafından dava konusu geçici iş göremezlik tazminatının tahsili talep edilmiş ise de; yerleşik içtihatlar gözetildiğinde davacının dava konusu trafik kazası tarihinde devlet memuru olarak çalışmakta olması ve kaza nedeniyle kaza sonrasında mahrum kaldığı ek ödeme ve sair gelirinin bulunduğuna yönelik iddia ve kanıt bulunmaması nedeniyle davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin hukuki dayanaktan yoksun olup reddi gerektiği, davacının trafik kazası nedeniyle sürekli olarak iş göremezliğinin oluştuğu HÜTF maluliyet raporunda tespit edilmekle davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin haklılığını kanıtladığı dosyada davalı sürücünün somut olay ile ilgili olarak Gölbaşı 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/30 Esasında açılan kamu davasında dosyaya sunulan ATK Trafik İhtisas Dairesi kusur raporuna göre kazanın oluşumunda asli kusurlu, dosya davacısı yolcunun ise tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, öte yandan aynı ceza davası dosyasına sunulan bilirkişi raporunda açıkça dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı aracın tüm koltuklarında kaza sırasında da emniyet kemeri mevcut olup kazazede davacı ...'ün kaza sırasında oturduğu koltukta ki emniyet kemerinin de çalışır vaziyette olduğunun maddi olgu niteliğinde ortaya konulduğu dikkate alındığında; trafik kazası sırasında emniyet kemerinin takılı olmadığı tespit edilen kazazede davacı lehine hüküm altına alınacak sürekli iş göremezlik tazminatından TBK 52 m. gereğince takdiren müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, buna göre aktüer hesap bilirkişi raporunda davacı lehine hesaplanan 4.431.621,47-TL sürekli iş göremezlik tazminatından takdiren %20 oranında indirim yapılarak 3.545.297,17-TL sürekli iş göremezlik tazminatının davacı lehine hüküm altına alınması gerektiği kanaatine varılmakla; açıklanan gerekçelerle dava konusu geçici işgöremezlik tazminatı isteminin reddine, dava konusu sürekli işgöremezlik tazminatı isteminin bedel artırım talebi gözetilerek kısmen kabulü ile; dava konusu 3.545.297,17-TL sürekli işgöremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden temerrüdün gerçekleştiği dava tarihinden, diğer davalılar yönünden ise; trafik kazasının gerçekleştiği 04.09.2022 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketi poliçe teminat limiti olan 1.000.000,00-TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden müterafik kusur indirimi nedeniyle davacı aleyhine reddedilen miktar yönünden yerleşik içtihatlar gözetilerek davalı lehine vekalet ücreti ve diğer yargılama gideri takdirine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından; “....geçici iş göremezlik tazminatı isteminin reddine, sürekli iş göremezlik talebinin kısmen kabulüne, dava konusu 3.545.297,17 TL sürekli işgöremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden dava, diğer davalılar yönünden ise trafik kazasının gerçekleştiği 04/09/2022 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketi poliçe teminat limiti olan 1.000.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla)müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine” karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili ve davalı ... ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hesaplanan tazminattan %20 müttefik kusur indirimi yapılmasının doğru olmadığını duruşmada dinlenen tanık beyanında araçta emniyet kemerinin mevcut olmadığının kesin olarak belirtildiğini yine geçici iş göremezlik tazminatının reddine karar verilmesinin de doğru olmadığını, çünkü o dönemde kazanç kaybına uğranması dahi davacının hiçbir işini kendisinin yapamadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu kazanın meydana geldiği araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, müvekkilin eylemiyle kaza arasında illiyet bağı bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, kaza esnasında davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle yaralanmanın meydana geldiğini dolayısıyla davacının ağır kusurlu olduğunu, maluliyet oranının çok yüksek belirlendiğini, kazada bakanlığın kusuru olmadığından davanın reddi gerektiğini, kusur raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; adli yardım talebinde bulunduklarını, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, hesaplamaya esas alınan kusur oranlarının Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak raporla belirlenmesi gerektiğini, Ceza Mahkemesi dosyasının esas alınmasının doğru olmadığını yine maluliyet yönünden de raporun Adli Tıp üçüncü ihtisas kurulundan alınması gerektiğini, hükme esas alınan raporda beyin cerrahi, ortopedi, fizik tedavi alanında uzman doktorların imzası olması gerekirken bu imzaların eksik olduğunu, maluliyet ile kaza arasındaki illiyetin yeterince tespit edilmediğini, maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik olan Erişkinler İçin Engellilik… Yönetmeliği kapsamında düzenlenmesi gerektiğini, tazminattan mütterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu kazanın iş yeri servisinde meydana gelmesi nedeniyle iş mahkemesinin görevli olduğunu, SGK tarafından ödenen peşin sermaye değerlerinin zarardan mahsubu gerektiğini mahkemece bu konuda bir araştırma yapılmadığını, yine mahkemece yasal faize karar verilmesi gerekirken avans faize karar verilmesinin doğru olmadığını, davacının yolcu olup emniyet kemeri takmadığı anlaşıldığından müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesap raporunun 1,8 teknik faiz esas alınarak düzenlenmesi gerektiğini, Progresif Rant Yöntemi kapsamında yapılan hesaba göre karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davacı ve davalılar vekillerinin ayrı ayrı istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, tek taraflı trafik kazasından kaynaklanan geçici ve kalıcı iş göremezlik nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir. Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, tüm taraflarca tarafından istinaf edilmiştir. Davacının iş yeri servisinde yolcu olduğu sabit ise de davacının memur olması nazara alındığında iş mahkemesinin görevli olmadığı, yargılamayı yapan mahkemenin görevli olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; 04/09/2022 tarihinde davalı Sigorta Şirketine ZMMS ile sigortalı olup, diğer davalıların da işleten ve sürücüsü olduğu servis aracında yolcu olarak bulunan davacının, araç sürücüsünün viraja hızlı girmesi nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybederek şarampole yuvarlanması sonucu, aynı araçta yolcu olarak bulunan davacının, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından yargılama sırasında muayenesi de yapılarak, kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre usulüne uygun olarak düzenlenen raporuna göre %18 malul kalacak ve 6 ayda iyileşebilecek şekilde yaralandığı, her ne kadar mahkemece ayrıca kusur raporu alınmamışsa da olayın tek taraflı kaza olması davacının araçta yolcu olması ile olayla ilgili ceza mahkemesi dosyası ile dosyamız kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, davacının emniyet kemeri takmadığı da sabit olup ancak davacının emniyet kemeri takmasının kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağını kesecek derece olmadığı, dolayısıyla mahkemece müterafık kusur indirimi yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı yine hükme esas alınan hesap raporunun, yerleşik içtihatlar kapsamında TRH 2010 Tablosu ve Prograsif Rant Yöntemine göre düzenlendiği ve gerçek zarar ilkesine uygun olarak tazminata karar verildiği, geçici işgöremezlik zararının da ispatlanamadığı anlaşıldığından tarafların tüm istinaflarına itibar edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı ve davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Harçlar Kanunu gereğince davalılardan ... Sigorta ve ...'dan alınması gereken 242.179,24TL (davalı sigorta şirketi 63.496,96TL’den müteselsil sorumlu olmak üzere) istinaf karar harcından peşin alınan 3.174,84 TL harcın mahsubu ile bakiye 60.322,12TL harcın bu davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, davalı ... harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 3-İstinaf edenlerce yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 26/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.