Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/4096 E. , 2024/691 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/4096 Karar No : 2024/691 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İnşaat Madencilik İnşaat ve Ticaret ve A. Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ankara ili,
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/4096 E. , 2024/691 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/4096 Karar No : 2024/691 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İnşaat Madencilik İnşaat ve Ticaret ve A. Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ankara ili, Polatlı ilçesi, ... mahallesi sınırları içinde kalan II (a) grubu maden (kalker) işletme ruhsat (Sicil:... ) sahası içinde kalan ... ada, ... sayılı mera vasıflı parselin 81.600,00 m2'lik kısmının 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 14/a maddesi uyarınca mera vasfından çıkarılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Ankara Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının başvurusu üzerine hazırlanan 08.05.2019 tarihli Mera İnceleme Raporu doğrultusunda Mera Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla davacının başvurusunun reddedildiği görülmekle birlikte, anılan taşınmazın zayıf mera vasfında olduğu ve mevcut haliyle kaba yem ihtiyacını karşılamadığı tespitlerine yer verilmesine rağmen dava konusu taşınmazın mera vasfının değiştirilmesinde zaruret halinin olup olmadığı, mahallede bulunan çiftçi hane halkının yem ihtiyacını karşılaması için alternatif alan olup olmadığı, tahsis değişikliği talebinin reddinde üstün kamu yararı bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkin gerekli ve yeterli tespit yapılmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği, öte yandan işbu kararın doğrudan söz konusu yerin mera vasfının değiştirilmesi sonucunu doğurmayacağı, mevzuat çerçevesinde gerekli inceleme ve araştırma yapılarak idarece tekrar değerlendirmeye tabi tutulacağı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Mahallede ikamet eden halkın olumsuz görüş bildirmesi, söz konusu alanın yerleşim yerine ve tarım alanlarına yakın olması nedeniyle kalker ocağı olarak imalata başlandığında, toz, gürültü ve hava kalitesinin düşmesi ile tarım ve hayvancılığın olumsuz etkilenecek olması, her ne kadar maden ruhsat süresi 2023 yılına kadar uzatılsa da davacının 2010 yılı öncesinde işlettiği veya doğal yapısını bozduğu mera alanını eski hale getirme konusundaki yükümlülüklerini yerine getirmede istekli olmaması, mahallede halkın hayvancılık faaliyetini devam ettirmesi ve hayvanların bu merada otlatılmaya devam edilmesi zayıf sınıf mera özelliği gösterse de meranın ıslahının mümkün olduğu göz önüne alındığında dosyadaki inceleme, araştırma ve tespitlerin karar verilmesi için yeterli olduğu görülerek mera tahsis amacının değiştirilmesinin kamu yararına uygun olmayacağı sonucuna varılmış olup, bu kapsamda mera vasfı değişikliği talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptaline dair İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf isteminin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu yerin bitişiğinde bulunan alan için tahsis amacı değişikliği yapılmasına rağmen, dava konusu yer için yapıldığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı Kanunun 31. maddesiyle yollamada bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, mahkemenin çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verileceği, ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağı; 273. maddesinde, mahkemenin bilirkişinin görevlendirilmesine ilişkin kararında inceleme konusunun bütün sınırlarıyla açıkça belirlenmesine ve bilirkişinin cevaplaması gereken sorulara ilişkin hususlara yer vermek zorunda olduğu; 282. maddesinde ise hâkimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği kurala bağlanmıştır. 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 14. maddesinde; “Tahsis amacı değiştirilmedikçe mera, yaylak ve kışlaktan bu Kanunda gösterilenden başka şekilde yararlanılamaz. Ancak, bu Kanuna veya daha önceki kanunlara göre mera, yaylak ve kışlak olarak tahsis edilmiş olan veya kadimden beri bu amaçla kullanılan arazilerden, Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığının talebi üzerine, 3213 sayılı Maden Kanunu ve 6326 sayılı Petrol Kanunu ve 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu hükümlerine göre, arama faaliyetleri sonunda rezervi belirlenen maden ve petrol faaliyeti için zaruri olan yerlerin, (...) ilgili müdürlüğün talebi, komisyonun ve defterdarlığın uygun görüşü üzerine, valilikçe tahsis amacı değiştirilebilir ve söz konusu yerlerin tescilleri Hazine adına, vakıf meralarının tescilleri ise vakıf adına yaptırılır.'' düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Sonuçları itibarıyla çevresel ve kamusal etkileri bulunan madencilik faaliyetinin, mera olarak tahsis edilen alanda gerçekleştirilebilmesi için taşınmazın tahsis amacının değiştirilmesi gerektiği açık olduğundan, amaç değişikliğini gerektiren şartların mevcut olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, uyuşmazlığın çözümü için davacı ve davalı idare tarafından ileri sürülen hususlar ve mera alanındaki madencilik faaliyetinin çevresel ve kamusal etkileri ile taşınmazın mera olarak korunması veya madencilik faaliyetinde bulunulmasından hangisinin kamu yararı açısından daha uygun olacağı dikkate alınarak, tahsis amacı değişikliğinin dava konusu taşınmazın yakınında bulunan tarım arazilerine olan etkisi de değerlendirilmek suretiyle konuyla ilgili yasal düzenlemelerin bir bütün içinde değerlendirilmesi ve mera tahsis amacı değişikliğini gerektiren şartların mevcut olup olmadığınının ortaya konulabilmesi amacıyla aralarında en az bir maden mühendisi ile bir ziraat mühendisinin de bulunduğu en az üç kişiden oluşan bilirkişi heyetiyle mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğinden, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak 16/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.