8. Hukuk Dairesi 2012/3845 E. , 2012/5335 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil Hazine ile ... ve dahili davalı ... Göğen aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Edremit 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 29.06.2010 gün ve 284/416 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı Hazine vekili; mülkiyeti davalıya ait olan 106…
**8. Hukuk Dairesi 2012/3845 E. , 2012/5335 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil Hazine ile ... ve dahili davalı ... Göğen aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Edremit 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 29.06.2010 gün ve 284/416 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı Hazine vekili; mülkiyeti davalıya ait olan 106 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının 3621 sayılı Kıyı Kanununa göre, kıyı kenar çizgisi kapsamında kalan yerlerden olduğundan tapu kaydının kısmen iptaline ve davalının müdahalesinin önlenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... ve dahili davalı ... Göğen vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece; davalı ... yargılama sırasında taşınmazı satıp, malik sıfatı kalmadığından husumet yönünden, dahili davalı ... Göğen hakkında açılan davanın ise, hak düşürücü süreden reddine, karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davanın kabulüne dair önceki karar davacı Hazinenin ve davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 19.01.2010 tarih, 2010/8962-268 Esas ve Karar sayılı kararında özetle; “ ...3402 sayılı Yasanın 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilmesi gerektiği, ancak her davanın açıldığı tarihteki koşullara tabi olduğu ve dava tarihi itibarı ile davacı Hazinenin davasında haklı olup, buna bağlı olarak yargılama giderlerinden ve bu giderlerden sayılan avukatlık ücretinden davalı tarafın sorumlu tutulmasının değerlendirilmesi...” gereğine değinilerek mahkeme kararı bozulmuş olup, davacı vekilinin karar düzeltme isteği de Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 29.04.2010 tarih 2010/4356-5040 Esas ve Karar sayılı kararıyla reddedilmiş ve mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hemen belirtmelidir ki, mahkemenin esasa ilişkin ilk kararı ve Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin yukarıda açıklanan bozma kararı ile temyize konu son mahkeme kararları tümüyle, 5841 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.03.2009 tarihinden sonra verilmiş olup; bu Kanunun 2. ve 3.maddeleri ile getirilen yeni düzenlemelere dayanılarak oluşturulmuştur.