Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/4252 E. , 2024/1266 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/4252 Karar No : 2024/1266 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelener
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/4252 E. , 2024/1266 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/4252 Karar No : 2024/1266 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacının gayrimenkul satışından elde ettiği ticari kazancını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda tespitleri içeren vergi inceleme raporu uyarınca adına 2015 yılı için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının muhtelif yıllarda iktisap ettiği taşınmazlardan, 2011 yılında bir, 2012 yılında iki, 2013 yılında iki, 2014 yılında sekiz, 2015 yılında ise birini satışa konu ettiği dolayısıyla söz konusu satışların 2011 yılından itibaren devamlılık gösterdiği ve ticari faaliyet kapsamında gerçekleştirildiğinden bahisle dava konusu tarhiyatın yapıldığının anlaşıldığı; olayda, satışa konu edilen taşınmazların 1993, 1995, 1996, 2002, 2005, 2006, 2007, 2008, 2013 yıllarında iktisap edildiği; dolayısıyla, büyük bir çoğunluğu ile ilgili olarak satışın gerçekleştirildiği tarihler ile iktisap tarihleri arasında uzunca bir zaman dilimi bulunduğu, 2015 yılında ise sadece bir taşınmaz satışı yapıldığı göz önüne alındığında,193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 37. maddesinin aradığı devamlılık unsurunun varlığından söz edilemeyeceği gibi ticari bir organizasyon da olmadığından dava konusu tarhiyatta hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle cezalı vergi kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adına düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacının 2011 yılında bir taşınmaz aldığı, 2007 yılında aldığı arsa dolayısıyla elde ettiği bir taşınmazı sattığı, 2012 yılında 2006 ve 2008 yıllarında aldığı iki taşınmaz sattığı, 2013 yılında iki taşınmaz aldığı ve 2005 ve 2008 yıllarında aldığı iki taşınmaz sattığı, 2014 yılında ise 1993,1995, 1996, 2002, 2008 ve 2013 yıllarında aldığı taşınmazları sattığı, 2015 yılında ise 1998 yılında iktisap ettiği taşınmazı sattığının vergi inceleme raporuyla tespit edilmesi üzerine dava konusu tarhiyatın yapıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) işaretli bendi ile vergilendirmede vergiyi doğuran olayın ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olacağı ve bu durumun yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre olağan olmayan bir durumu iddia edenin bu iddiasını ispatlamakla yükümlü olacağı hüküm altına alınmıştır. 193 sayılı Kanun'un 37. maddesinin birinci fıkrasında; her türlü ticari ve sınai faaliyetten doğan kazanç; ticari kazanç olarak tanımlandıktan sonra maddenin 2. fıkrasında bu fıkraya bağlı yedi ayrı bentte sayılan faaliyetlerden elde edilen kazançların, Gelir Vergisi Kanununun uygulanmasında ticari kazanç sayılacağı, aynı maddenin ikinci fıkrasının bağlı (4) işaretli bendinde ise gayrimenkullerin alım, satım ve inşaı işleriyle devamlı olarak uğraşanların bu işlerinden sağladıkları kazançlara yer verilmekle, bu kazançların ticari kazanç olarak vergilendirileceği kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıdaki hükümlerin değerlendirilmesinden, kanun koyucunun, bu faaliyetlerin doğası gereği gayrimenkullerin bir ticari işletmeye özgülenmesini aramadığı, vergilendirmeyi devamlılık koşuluna bağladığı sonucuna varılmaktadır. Davacı tarafından beş yıllık süre içerisinde 14 adet taşınmazın satışının ve üç adet taşınmaz alışının gerçekleştirilmesi, satın alınan taşınmazların bir kısmının alış ve satış tarihleri arasında uzunca bir zaman bulunmakla birlikte taşınmaz satışının yapıldığı 2011 ve 2013 yıllarında alışlarının da olması ve bir kısım taşınmazların alış-satış tarihleri arasında kısa bir süre bulunması devamlılık unsurunun gerçekleştiğini gösterdiğinden ticari kazanç elde edildiğinin kabulü gereken uyuşmazlıkta tarh matrahının hukuka uygunluğu incelenerek varılacak sonuca göre yeniden bir karar verilmek üzere yazılı gerekçeyle dava konusu tarhiyatı kaldıran Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 08/03/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.