başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir a uyuşmazlığın arka planı başvurucu banka ve iştirakleri türkiye turizm yatırım ve dış ticaret bankası aşnin de bank aş hakim hissedarı olan holding aşnin teklifini kabul ederek tarihinde türk dış ticaret bankası a ş dışbank a ş adet hissesi yönünden hisse senedi satış ve devir sözleşmesi imzalamıştır bu sözleşme kapsamında dışbank aşnin oranındaki hissesi başvurucu banka ve iştirakleri tarafından holding aş ye ame
başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir a uyuşmazlığın arka planı başvurucu banka ve iştirakleri türkiye turizm yatırım ve dış ticaret bankası aşnin de bank aş hakim hissedarı olan holding aşnin teklifini kabul ederek tarihinde türk dış ticaret bankası a ş dışbank a ş adet hissesi yönünden hisse senedi satış ve devir sözleşmesi imzalamıştır bu sözleşme kapsamında dışbank aşnin oranındaki hissesi başvurucu banka ve iştirakleri tarafından holding aş ye amerikan dolan dolar bedel ile satılmış holding aş başvurucu bankaya tarihinde dolar peşinat ödemesi yapmıştır başbakanlık hazine ve dış ticaret müsteşarlığı müsteşarlık tarihinde dışbank a ş hisselerinin holding a ş ye satışını onaylamıştır bankalar yeminli murakıpları ve maliye müfettişlerince yapılan soruşturma sonucunda dışbank aşnin holding aş yönetiminde kaldığı dönemde zarara uğratıldığı tespit edilerek müsteşarlık tarafından tarihinde holding a ş yönetimden uzaklaştırılmıştır müsteşarlık aynı tarihli bir yazı ile dışbank aşnin tarihi itibarıyla tarihli ve sayılı mülga bankalar kanununun maddesi kapsamına alındığını bildirmiştir bakanlar kurulu tarihinde bank aş bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme iznini kaldırmıştır müsteşarlık aynı tarihli bir yazı ile konuya ilişkin mevzuat hükümlerine göre tasarruf mevduat sahiplerine gerekli ödemelerin yapılmasını sağlamak ve müsteşarlıkça gerekli görülecek tedbirleri uygulamak üzere bankın geçici yönetim ve denetiminin sayılı mülga kanunun maddesine göre başvurucu bankaya devredilmesi uygun görülmüştür başvurucu banka ve onun munzam sandığı dışbank aş hisselerinin satışına ilişkin olarak bakiye satış bedelinin ödenmeyeceği düşüncesiyle tarihli sözleşmeyi feshederek bu hisselerin geri alınması için tarihinde holding aş ile sözleşme imzalamıştır bu sözleşmede dışbank aş hisselerinin taksitle satışına ilişkin tarihli sözleşmenin anlaşma yoluyla feshi yoluna gidilmiştir böylelikle söz konusu hisselerin başvurucu banka ve munzam sandığına yeniden devri sağlanmıştır bank aşnin başvurucu banka bankası gmbh ve dışbank aşye olan toplam dolar tutarındaki borcuna holding aş müşterek borçlu ve müteselsil kefil olmuştur bakiye dolar ise başvurucu bankaya rehin edilmiştir bu devir sonucu holding aş ödediği peşinat sebebiyle başvurucu bankadan dolar alacaklı hale gelmiştir başvurucu banka hisse senetlerinin satış bedeli olarak aldığı dolan holding aşye geri ödememiştir başvuru numarası karar tarihi yapılan bu satış sözleşmesi müsteşarlığa bildirilmiş müsteşarlık tarihinde hisse senetlerinin başvurucu bankaya devredilmesine izin vermiştir bu yazıda onay işleminin anılan sözleşme hükümlerinin onaylanması mahiyetinde olmadığı açık olarak belirtilmiştir holding aş bank aşnin bankaya olan tüm borçlarının kefaleten ödendiği ve başvurucunun kanuni halefi sıfatıyla bank aşden alacaklı olduğunu bank aş geçici yönetimine başvuru formu ve eklerinde belirtilmeyen bir tarihte bildirmiş ve bank aşnin grup firmalarına kullandırdığı kredilere vermiş olduğu kefaletlerinden kaynaklanan borçlarının takas ve mahsubunu geçici yönetimden talep etmiştir bunun üzerine geçici taşıyan mı sahip olan mı başvurucu banka tarafından takas ve mahsup işlemleri yapılarak tarihi itibarıyla muhasebeleştirmek suretiyle holding aş ve bu grup firmalarının bank aşye olan anapara borçlarının tamamı ile faiz borçlarının bir kısmı kapatılmıştır başvurucu banka beyoğlu noterliğinden holding aşye tarihinde ihtarname göndermiştir bu ihtarnamede dışbank aş hisse senetlerinin yılındaki satış tarihindeki değeri ile yılında fesih sonucu iade edilen değeri arasında büyük bir değer kaybı ortaya çıktığı belirtilmiştir başvurucu banka peşin olarak ödenen dolar tutarındaki paranın kefalet borçları ile söz konusu değer kaybına karşılık olarak takas ve mahsup edildiği yönünde ihtarda bulunmuştur başvurucu banka tarafından hisse satışına ilişkin sözleşmenin feshi sonucu holding aşye ödenmesi gereken dolar tutarındaki paranın dolar tutarındaki kısmı bank aş kaynaklarından oluşmaktadır tasarruf mevduatı sigorta fonu tmsf tarafından tarihinde bank aşnin iflası istenmiş olup asliye ticaret mahkemesince tarihinde bu bankanın iflasına karar verilmiştir bu karar tarihinde kesinleşmiştir tasfiye müdürlüğünde yürütülmüş oluşturulan tarihli ve sayılı ve kanununun maddesine dayalı olarak holding aş ve diğer borçlularca yapılan takas ve mahsup işlemlerinin iflas masasına karşı geçersiz olduğu iddiasıyla çeşitli davalar açılmış bu davalarda müflis bank aş nezdinde yapılan takas ve mahsup işlemlerinin iptaline karar verilmiştir tarihinde başvurucu bankaya noter yoluyla bir ihtarname göndermiştir bu ihtarnamede başvurucu bankanın tarafı olduğu tarihli sözleşme kapsamında peşinat bedeli olan dolar tutarındaki paranın bank aş kaynaklarından aktarıldığının gizlendiği ve bu alacağın bankadan tahsilinin imkansız kılındığı belirtilmiştir bu bağlamda bank aşden olan başvurucu bankanın alacaklarının iflas masası dışında tahsil edilmesi amacıyla yapılan işlemin muvazaalı ve geçersiz olduğu ifade edilmiş ve başvurucu bankanın iflas masasına dolar tutarında borçlu olduğu ihtar edilmiştir başvurucu banka tarihli bir yazı ile itirazda bulunmuştur iflas tasfiyesinin yürütüldüğü dosyada tarihinde konu ile ilgili olarak aşağıdaki kararı vermiştir müflis bank aş geçici y ve den yürüten bankası aş nden olan kaynağın aktarımı tarihinden bankalar aras işlemlerde uygulanan üzerinden faizi ile birlikte tahsili talebiyle alacağına başvuru numarası karar tarihi ilişkin dava ve takip hakkının yapılacak tahsilatların müflis bank aş hesaplarına ödenmesi kaydıyla banka göre yetki ve avantajlarının daha fazla olması nedeniyle masa alacaklısı tasarruf mevduatı sigorta fonuna devrine karar verilmiştir tmsf tarihli bir yazı ile dışbank aş hisselerinin holding aşye satışı nedeniyle müflis bank aş kaynaklarından başvurucu bankaya peşinat olarak aktarılan dolar tutarındaki paranın kaynağın aktarım tarihinden itibaren bankalar arası işlemlerde uygulanan üzerinden faizi ile birlikte ödenmesini başvurucu bankadan talep etmiştir başvurucu banka tarihli cevap yazısıyla itirazda bulunarak iddiaların yeniden değerlendirilmesini ve konu ile ilgili daha ayrıntılı bilgi verilmesini talep etmiştir b tmsf davası süreci başvurucu banka tmsf fon kurulunun tarihli işleminin yürütmenin durdurulması ve iptali istemleriyle danıştay dairesinde daire dava açmıştır dava dilekçesinde uyuşmazlıkta tarihli ve sayılı bankacılık kanununun geçici maddesinin uygulanamayacağı ve dışbank aş hisse senetlerinin holding aşye satışının hukuka uygun olduğu ve banka kaynağı ile illiyet bağının bulunmadığı belirtilmiştir başvurucu banka ayrıca tmsfnin iadesini istediği tutarın hisse bedelleri karşılığı olduğunu ileri sürmüştür daire tarihinde yürütmenin durdurulması talebini kabul etmiş kurul tarihinde yürütmenin durdurulmasını kaldırmıştır daire tarihinde davanın kabulü ile davaya konu tmsf fon kurulu kararının iptaline karar vermiştir kararın gerekçesinde şu hususlara yer verilmiştir fon kurulu dava konusu işlemini bank aşye ait kaynağın üçüncü kişi konumundaki başvurucu bankaya edindirilmesi ve bu edindirmenin bank aşnin faaliyet izninin kaldırılmasından sonraki işlemler nedeniyle üçüncü kişilerin iyi niyet iddiasında bulunamayacakları gerekçesine dayandırmaktadır dışbank aşnin oranında hissesinin grubuna satış tarihi bank aşnin bankacılık yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırıldığı tarihten önceki bir tarihtir başvurucu bankaya edindirildiği belirtilen tutar ise grubu tarafından satış bedeli üzerinden ödenmiştir dolayısıyla daireye göre bu tutar dışbank aş hisse bedelleri karşılığı olduğu için söz konusu kaynağın başvurucu banka tarafından karşılıksız edinildiğinden söz edilemez diğer taraftan holding aşnin sözleşme gereklerine uymaması nedeniyle dışbank aş hisselerinin başvurucu banka ile munzam sandığa devri sonucunda holding aş ödediği peşinat nedeniyle başvurucu bankadan alacaklı hale gelmiştir buna göre taraflar arasında holding aşnin borçları karşılığında takas ve mahsuba ilişkin bir sözleşme bulunduğundan dolayı bu sözleşme gereğinin yerine getirilmesinin başvurucu banka lehine bir edindirme olarak değerlendirilemeyeceği ifade edilmiştir başvuru numarası karar tarihi iv kararda ayrıca bankalar yeminli murakıbının tarihli raporuna atıfta bulunulmuştur bu raporda yapılan takas ve mahsup işlemiyle bank aşnin borç miktarının değil alacaklı şahısların değiştiği mahsup işleminin sonucunda dışbank aş başvurucu bankanın yardımları sayesinde tasfiyeye tabi tutulan üç banka ile aynı akıbeti paylaşmaktan kurtarıldığı ve türk bankacılık sistemine tekrar kazandırıldığı belirtilmiştir raporda ayrıca dışbank aşnin geri alınması ve rayiç değerinin düşmesi nedeniyle başvurucu bankanın bir kaybının bulunduğu ancak bunun gerçek tutarını tam olarak ifade etmenin mümkün görülmediği bank aş yönetiminin holding aş lehine ve banka zararına satış yapma kastının olmadığı tespit edilmiştir v daire sonuç olarak devredilen bank aş kaynaklarının başvurucu banka nezdinde kalmasının sağlandığı gerekçesiyle bu kaynakların fon alacağı olarak başvurucu bankadan takibine ilişkin fon kurulu kararında ilgili hukuk kurallarına uygun olmadığı kanaatine ulaşmıştır temyiz edilen karar danıştay dava daireleri kurulu kurul tarafından tarihinde bozulmuştur kararın gerekçesinde şu tespitlere yer verilmiştir tarihli sözleşmenin feshi üzerine dışbank aş hisselerinin başvurucu banka ve grubu firmalarına devri nedeniyle başvurucu banka holding aşye borçlu olduğu dolar tutarındaki parayı tasfiye ederken yönetimi ve denetimi geçici olarak kendisine devredilen bankın yine kendisine olan borçlarını da tasfiye etmiş bulunmaktadır kurula göre bank aşnin tarihinde yönetim ve denetiminin başvurucu bankaya geçici olarak devredilmesiyle birlikte mülga sayılı kanunun maddesi uyarınca yasal bir süreç başlamış bulunmaktadır başvurucu banka açısından bu süreç geçici olarak yönetimini ve denetimini üstlendiği bank aşnin hesaplarının dökümünün yapılması tasarruf mevduatının tespit edilmesi ve bu tespitin tmsfye bildirimiyle sınırlıdır kurul sözü edilen işlemiyle başvurucu bankanın bank aşden alacaklı diğer üçüncü kişilerin önüne geçtiğini ve holding aş ile imzaladığı tarihli sözleşmeyle bu şirketin kendi bankalarından olan dolar tutarındaki alacağını tasfiye ettiğini vurgulamıştır kurula göre bu alacağın başvurucu bankanın bank aşden olan alacakları karşılığında belirtilen şekilde tasfiye edilmesi geçici olarak yönetimi başvurucu bankaya geçmiş bank aş kaynaklarının bankası ve holding a ş tarafından kullanıldığı sonucunu doğurmaktadır başvurucunun karar düzeltme istemi kurul tarafından tarihinde reddedilmiştir bu karar başvurucu vekiline tarihinde tebliğ edilmiştir daire tarihinde bozma kararına uymuş kurul da temyiz edilen kararı tarihinde onamıştır c ödemeye çağrı mektubu gönderilmesi ve buna dava süreci tmsf tarihinde başvurucu bankaya ödemeye çağrı mektubu göndermiştir bu mektupta dışbank hisselerinin başvurucu bankaya devriyle birlikte tahsil başvuru numarası karar tarihi edilen dolar tutarındaki paranın bank aş kaynakları kullanılarak ödendiği tespit edilen dolar tutarındaki kısmının fon kurulunun tarihli kararıyla fon alacağı sayıldığı bu bedelin faizleri ile birlikte takip ve tahsiline karar verildiği belirtilmiştir tmsf toplam dolar karşılığı tl olarak belirlenen tutarın bir ay içinde ödenmesini talep etmiştir tmsf tarihinde aynı taleplerle başvurucu bankaya ödemeye çağrı mektubu göndermiştir başvurucu banka ödemeye çağrı yazılarına karşı tmsf aleyhine dairede yürütmenin durdurulması istemli iptal davası açmıştır daire tarihinde yürütmenin durdurulması talebini kabul etmiştir tmsfnin itirazını kabul eden kurul tarihinde yürütmenin durdurulması kararını kaldırmıştır daire tarihinde davanın kabulü ile ödemeye çağrı mektuplarının iptaline karar vermiştir kararın gerekçesinde ödemeye çağrı mektuplarının dayandığı fon kurulu kararı daha önce yargısal kararla iptal edildiğinden dolayı dayanağı bulunmayan dava konusu işlemin de hukuka uygun olmadığı belirtilmiştir bu karar tmsf tarafından temyiz edilmiş kurul tarihinde temyize konu hükmün bozulmasına karar vermiştir kararın gerekçesinde temyiz edilen kararda göndermede bulunulan daire kararının yine kurul tarafından tarihinde bozulduğuna değinilmiştir başvurucu karar düzeltme talebinde bulunmuş ayrıca dilekçede anayasa mahkemesince sayılı kanunun geçici maddesinde yer alan zamanaşımı ve ibaresinin anayasaya aykırı bulunarak iptal edildiğine dikkat çekilmiştir kurul başvurucunun karar düzeltme talebini tarihinde reddetmiştir kararın gerekçesinde tarihinden önce on yılını dolduran fon alacakları yönünden zamanaşımı süresinin anayasa mahkemesince yirmi yıla çıkarılmış olmasının hukuk güvenliği ilkesini ihlal ettiği tespit edilerek düzenlemenin iptal edildiği belirtilmiştir kurula göre bu sebeple söz konusu iptal kararının tarihi itibarıyla henüz on yıllık zamanaşımı süresi dolmamış fon alacakları için bir sonucu bulunmamaktadır kurul sonuç olarak fon alacağının uyuşmazlığa konu sözleşmenin imzalandığı tarihinde doğduğunu açıklamış ve bu alacak yönünden tarihi itibarıyla henüz on yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığını kabul etmiştir bu karar başvurucu vekiline tarihinde tebliğ edilmiştir daire tarihinde bozma kararına uymuş kurul da temyiz edilen kararı tarihinde onamıştır d ödeme emrinin davası süreci tmsf başvurucuya tarihli bir yazı ekinde sayılı ödeme emri göndermiştir başvurucu tmsf aleyhine aynı daire nezdinde ödeme emrinin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemli dava açmıştır daire tarihinde yürütmenin durdurulması talebini kabul tmsfnin itirazını kabul eden kurul tarihinde yürütmenin durdurulması kararını kaldırmıştır başvuru numarası karar tarihi daire tarihinde davanın kabulüne karar kararın gerekçesinde dava konusu ödeme emrinin tarihli fon kurulu kararı ve tarihli ödemeye çağrı mektubu uyarınca tesis edildiğine değinilmiştir buna göre daire tarafından sözü edilen fon kurulu kararı ile ödemeye çağrı mektubunun tarihinde iptal edildiği bu sebeple hukuki dayanağı kalmayan dava konusu ödeme emrinde de hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilmiştir bu karar tmsf tarafından temyiz edilmiş kurul tarihinde temyize konu hükmün bozulmasına karar vermiştir kararın gerekçesinde temyiz edilen kararda göndermede bulunulan daire kararının yine kurul tarafından tarihinde bozulduğuna vurgu yapılmıştır başvurucu karar düzeltme talebinde bulunmuş ayrıca dilekçede sayılı kanunun geçici maddesinde yer alan zamanaşımı ve ibaresinin anayasa mahkemesince anayasaya aykırı bulunarak iptal edildiğine dikkat çekilmiştir kurul başvurucunun karar düzeltme talebini tarihinde reddetmiştir kararın gerekçesinde fon alacağının uyuşmazlığa konu sözleşmenin imzalandığı tarihinde doğduğu belirtilerek bu alacak yönünden tarihi itibarıyla henüz on yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı belirtilmiştir bu karar başvurucu vekiline tarihinde tebliğ edilmiştir daire tarihinde bozma kararına uymuş kurul da temyiz edilen kararı tarihinde onamıştır e menfi tespit davası süreci başvurucu banka müflis bank aş ile tmsf aleyhine asliye ticaret mahkemesinde tarihinde menfi tespit davası açmıştır mahkeme konu hakkında bilirkişi incelemesi yaptırmıştır bilirkişi kurulunun ve tarihli raporlarında özetle başvurucu bankanın tarafı olduğu tarihli ve tarihli sözleşmelerin muvazaadan ari olduğu belirtilmiştir raporda holding aş dışbank a ş hisselerinin alımı ile ilgili başvurucu bankaya transfer edilen dava konusu toplamda dolar paranın dolar tutarındaki kısmının bank aşye herhangi bir havale gelmediği halde havale gelmiş gibi kayıt yapılarak holding aşye kredi kullandırılmak suretiyle bank aş kaynaklarından sağlanan bedelle ödendiği görüşü bildirilmiştir bununla birlikte bilirkişiler söz konusu kullanımın karşılıksız bir kaynak kullanımı olmadığını belirtmişlerdir mahkeme alınan tarihli diğer bir bilirkişi raporunda ise dışbank aş hisselerinin holding aşye devri nedeniyle başvurucu bankanın katlanmak zorunda olduğu zararın dolar olduğunu belirtmiştir mahkeme tarihinde davanın kısmen kabulü ile başvurucu bankanın iflas masasına dolar tutarında borçlu olmadığının tespitine karar vermiş fazlaya ilişkin istemi ise reddetmiştir kararın gerekçesinde başvurucu bankanın bank aş kaynaklarını hakim ortak holding aş bankadan kullanıldığı kredi miktarı dolar tutarında para için kullanmış olduğu ve bu miktar üzerinden dolanlı işlem sebebiyle iyi niyet iddiasında bulunamayacağı belirtilmiştir mahkemeye göre tarihli sözleşmenin kendi başına değerlendirilmesi gerekmekte olup ilk sözleşmeden bağımsız başvuru numarası karar tarihi olarak değerlendirilmesi gereken geçici yönetim ve denetimin davacı bankaya devrinden sadece on gün sonra düzenlenen sözleşmenin muvazaalı olduğu kabul edilmelidir mahkeme yapılan sözleşmede tarafların gerçek amacının holding aşnin bank aş borçlarına kefaletini sağlamak ve dolar tutarındaki paranın hakim ortak holding aş ye iadesini önlemek olduğunu belirtmiştir mahkeme sonuç olarak bu tutarın içinde bulunan ve bank aş kaynaklarından sağlanan dolar tutarındaki para yönünden başvurucu bankanın iyi niyet iddiasında bulunamayacağını kabul etmiştir taraflarca temyiz edilen karar yargıtay hukuk dairesince tarihinde bozulmuştur daire başvurucu davacının temyiz itirazlarını reddetmiş davalıların temyiz itirazlarını ise kabul etmiştir kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir davalılar vekillerinin temyiz itirazlarına gelince mahkemece bank kaynaklarından sağlanan abd doları yönünden davacı bankanın iyi niyet iddiasında bulunamayacağı bu nedenle davacı bankanın belirtilen abd doları üzerinden açmış olduğu davanın haklı ve yerinde olmadığı abd dolarının bakiyesi abd doları yönünden ise borçlu olmadığına karar verilmiş ise de davalılar davacı banka ile dava dışı lapis holding aş arasında yapılan sözleşme ile davacının davalı banka kaynaklarından alınan abd dolarını iade etme borcundan kurtulduğunu savunmuş olmalarına göre davalıların bu yönde dayandıkları delillerin de incelenerek dava dışı lapis holding aş tarafından hisse devir bedeli karşılığı olarak davacıya ödenen ve davacı tarafından iade edilmesi gereken abd dolarının tamamının davalı bank kaynaklarından sağlanıp sağlanmadığı bu paranın anılan bankanın parası olup olmadığının incelenerek davalıların bu yöndeki savunmasının yerinde olup olmadığının tespiti gerekirken abd doları kısım yönünden anılan şekilde bir inceleme yapılmadan yazılı şekilde kısmen kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir başvurucunun karar düzeltme talebi dairenin tarihli kararıyla reddedilmiştir ulusal yargı ağı bilişim sisteminden uyap yapılan sorgulama sonucuna göre bozma karan sonrası devam eden yargılama sürmekte olup duruşması tarihine talik edilmiştir f tmsf tarafından açılan alacak davası süreci tmsf başvurucu banka aleyhine asliye ticaret mahkemesinde tarihinde dava açmıştır dava dilekçesinde başvurucu banka ve iştirakleri ile holding aş arasındaki tarihli sözleşmenin muvazaalı olması nedeniyle hükümsüzlüğü takas mahsup işlemlerinin iptali ve bu sözleşmeye dayalı olarak holding aş tarafından ödenen dolar tutarındaki paranın faizi ile birlikte davalıdan tahsili talep edilmiştir dava sırasında asliye ticaret mahkemesinde görülen menfi tespit davası bekletici mesele yapılmıştır uy yapılan sorgulama sonucuna göre yargılama devam etmekte olup duruşması tarihine talik edilmiştir başvurucu tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur başvuru numarası karar tarihi iv hukuk a ulusal hukuk sayılı mülga kanunun maddesi şöyledir denetlemeler sonucunda bir bankanın mali bünyesinin ciddi bir şekilde zayıflamakta olduğunun tespit edilmesi halinde bakan uygun bir süre vererek banka yönetim kurulundan a sermayenin artırılmasını veya sermayenin ödenmeyen kısmının tahsilini veya sermaye benzeri kredi temin edilmesini b kar dağıtılmamasını tahsilinde tehlike görülen alacaklar için karşılık ayrılmasını c bir kısım şubelerin kapatılması yeni personel alımının durdurulması veya sınırlandırılması suretiyle veya benzeri şekilde masrafların kısılmasını d veya sabit değerlerin kısmen veya tamamen elden çıkarılmasını e risk doğurucu işlemlerden kaçınılmasını kredilerin sınırlandırılmasını veya durdurulmasını verimsiz veya donuk kredilerin takibiyle ilgili önlemlerin arttırılmasını j mevzuata aykırı fiilleri ile banka mali bünyesini zayıflattığı tespit edilen personelin bankayı temsil yetkilerinin kaldırılmasını g genel kurulun toplantıya çağrılmasını h mali bünyenin güçlendirilmesi için gerekli görülecek diğer tedbirlerin alınmasını isteyebilir yönetim kurulu bu istikamette gerekli tedbirleri almak ve aldığı karar ve tedbirleri aylık raporlar halinde müsteşarlığa bildirmek zorundadır bakan yukarıdaki tedbirleri talep hakkı saklı kalmak kaydıyla gerektiği takdirde yönetim kurulu müdürler kurulu veya denetim kurulu üyelerini kısmen veya tamamen görevden alarak veya yönetim ve denetim kurulu üye sayısını artırarak bu kurullara üye atamaya kanuni karşılık yükümlülüklerini türkiye cumhuriyet merkez bankası da görüşünü alarak cezai faizlerini kaldırmak suretiyle ertelemek veya düşürmek de dahil olmak üzere mali bünyenin takviyesi için gerekli tüm tedbirleri almaya yetkilidir bu madde gereğince atanan yönetim kurulu üyeleri için nci maddenin inci fıkrasındaki yükümlülük aranmaz yukarıdaki tedbirlerin alınmasının istenilmesine bağlı olmaksızın bakan bankanın yönetimini türkiye cumhuriyet merkez bankası da görüşünü alarak tasarruf mevduatı sigorta fonu na tevdi etmeye veya banka hakkında inci madde hükümlerinin uygulanmasını talep etmeye yetkilidir bu bankalardan sermayesinin tamamı genel ve katma bütçeli dairelere veya kamu iktisadi teşebbüslerine ait olanların devir veya birleştirilmesine bununla ilgili usul ve esasları tespite bakan yetkilidir başvuru numarası karar tarihi inci fıkranın uygulanmasına rağmen mali bünyenin güçlendirilmesine imkan görülemeyen yatırım bankaları ve kalkınma bankalarının bankacılık işlemlerini yapma izni nci maddeye göre kaldırılır sayılı mülga kanunun maddesi şöyledir veya inci maddelerde belirtilen tedbirlerin bir kısmının veya tamamını uygulanmasına rağmen mali bünyesinin güçlendirilmesine imkan görülemeyen veya mali bünyesinin bu tedbirler uygulansa dahi güçlendirilemeyecek derecede zayıflamış edilen bir bankanın bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izni nci maddeye göre kaldırılır bakan bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılan bir bankanın yönetim ve denetimini tasarruf mevduatı sahiplerine sigorta kapsamında gerekli ödemelerin yapılması banka aleyhine sonuç yaratmayan başlamış işlemlerin sonuçlandırılması bankadan alacaklı olan kişilerin hak ve menfaatlerinin korunması kredilerin ve diğer alacakların tahsiline devam edilmesi ve benzeri işlemlerin gerçekleştirilmesi hususunda görevli ve yetkili olmak üzere tasarruf mevduatı sigorta fonuna veya bir bankaya geçici olarak devredebilir bakanlar kurulu mevduat kabul ve bankacılık işlemleri yapma yetkisinin kaldırılmasına ilişkin kararın resmi gazete de yayımlandığı tarihten itibaren banka aleyhindeki icra takipleri iflas talebinin kabul veya reddine kadar durur mevduat kabul ve bankacılık işlemleri yapma yetkisi kaldırılan bankanın tasarruf mevduatı sahiplerine nci maddeye göre edilecek miktarlarda yapılacak ödemeler sigorta fonu tarafından karşılanır tasarruf mevduatı sigorta fonu ödediği tasarruf mevduatı için tasarruf mevduatı sahipleri yerine bankanın iflasını ister ve iflas masasına imtiyazlı alacaklı sıfatıyla iştirak eder hükmolunan bir banka için kanununun inci maddesinin inci fıkrasına göre teşkil olunacak büro tasarruf mevduatı sigorta fonu temsilcisi katılmaksızın toplanamaz söz konusu hükmün nci fıkrası iflasına hükmolunan bankalar hakkında uygulanmaz memurları tasarruf mevduat sigorta fonunca teklif ve müsteşarlıkça kabul edilen yeter sayıda kişiden oluşur iflas idaresinin toplantı ve karar nisabında çoğunluk esası aranır hükmolunan bankanın tasarruf mevduatı sigorta fonuna olan borçları masanın nakit durumuna göre ve kanununun nci maddesinde gösterilen sıra cetvelinin kesinleşmesi beklenmeksizin ödenir ve nci fıkra hükümleri uncu maddeye göre iflasına karar verilenler hakkında da uygulanır herhangi bir sebeple mevduat kabul ve bankacılık işlemleri yapma yetkileri kaldırılan faaliyetleri durdurulan iflas veya tasfiyelerine karar verilen veya konkordato ilan eden yabancı bankaların türkiye deki şubeleri hakkında da bu madde hükümleri edilir bu şubelerin mevcut ve alacaklarının yurt dışına transferine ilişkin esaslar bakanlıkça tespit edilir başvuru numarası karar tarihi tarihli ve sayılı mülga bankalar kanununun maddesinin numaralı fıkrasının b bendinin ilk hali şöyledir hisseleri kısmen veya tamamen fona intikal eden bir bankanın yönetim ve denetimin doğrudan veya dolaylı olarak tek başına veya birlikte elinde bulunduran ortaklarının veya yöneticilerinin yönetim kurulu kredi komiteleri şubeler diğer yetkili ve görevliler aracılığıyla veya sair suretlerle banka kaynaklarını ve varlıklarını doğrudan veya üçüncü kişilere rehnetmek teminat göstermek ekonomik gücü olmayan kişilere kredi vermek karşılığında kredi temin etmek amacıyla kredi kullandırmak yurt içi veya yurt dışı banka mali kuruluşlar nezdinde depo veya sair adlarla hesap açtırmak veya bu hesapları teminat göstermek ve sair şekillerde kullanmak suretiyle veya başkaca dolanlı işlemlerle edindikleri veya bu suretle üçüncü kişilere edindirdikleri para mal her türlü hak ve alacakların temininde kullanılan banka kaynakları ve varlıkları nedeniyle doğan alacak fon alacağı sayılır bu alacaklar hakkında sayılı amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanun hükümleri uygulanır fon bu para mal her türlü hak ve alacaklara ihtiyati haciz koymaya muhafaza altına almaya ve bunlardan değeri fon tarafından sayılı vergi usul kanununun nci maddesine göre kurulan takdir komisyonlarının fon tarafından belirlenecek kurum ve kuruluşlarca hazırlanacak raporları da dikkate alarak tespit edeceği değeri üzerinden alacağına bu bankaların fon tarafından devralınan zararlarına mahsuben devralmaya yetkilidir bu alacaklara zararın alacağın doğmasına sebebiyet veren haksız işlemin yapıldığı tarihten itibaren sayılı amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanunun inci maddesinde belirtilen oranda gecikme zammı uygulanır fon tarafından bu madde hükümlerine istinaden yapılacak işlemlerde sayılı ticaret kanunu hükümleri uygulanmaz bu işlemler her türlü vergi resim ve harçtan istisna tutulur bu fıkra ile fona tanınan yetkiler fon tarafından başkaca bir işleme gerek olmaksızın fonun karar alması ile tekemmül eder yapılan işlemlerden tescile tabi olanlar fonun talebi üzerine tescil ve gerektiğinde ilan olunur fon alacaklarından yönetim ve denetimi fona geçen bankacılık yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri ilgili bakan bakanlar kurulu veya kurul tarafından kaldırılan bankalar ile tasfiyeye tabi tutulan veya tasfiye işlemi başlatılan kaynağını kullanmış olmasından dolayı fona borçlu olması kaydıyla fona intikal eden bir bankadan ilk kredinin banka kaynağının kullanılmasından sonra bu bendin birinci cümlesinde belirtilen gerçek ve tüzel kişilerin edindikleri bu suretle üçüncü kişilere edindirdikleri para her türlü mal hak ve alacaklarının banka kaynağı kullanılmak suretiyle edinildiği edindirildiği kabul edilir ve bu gerçek kişiler ile tüzel kişiler tarafından edinilen para her türlü mal hak ve alacaklar hakkında bu fıkra hükümlerini uygulamaya fon yetkilidir bu suretle edinildiği edindirildiği kabul edilen para her türlü mal hak ve alacaklar üzerinde ilk kredinin banka kaynağının kullanıldığı tarihten sonra üçüncü kişilere yapılan satış devir ve temlik sınırlı ayni hak tesisi gibi işlemler ile üçüncü kişiler lehine tesis edilen ayni ve şahsi tüm haklar fona karşı hüküm ifade etmez bu hukuki işlemlere taraf olan tüm şahısların külli ve cüzi halefleri dahil yukarıda belirtilen işlemlerin gerçekleşmesinden sonra edindikleri edindirdikleri para her türlü mal hak ve alacaklar hakkında da bu fıkra hükümleri uygulanır yukarıda belirtilen işlemlere taraf olan üçüncü kişiler bankanın fona devrinden sonraki işlemler nedeniyle bu fıkranın birinci paragrafında sayılan kişiler ise bankanın fona devrinden önceki sonraki işlemler nedeniyle iyiniyet iddiasında bulunamazlar bankanın fona devrinden önce satış kira devir ve temlik gibi işlemler ile ayni ve şahsi hak tesisine ilişkin işlemlere taraf olan kişiler iyiniyetli olduklarını kanıtlamak zorundadırlar başvuru numarası karar tarihi anayasa mahkemesinin tarihli ve sayılı karan ile anılan maddenin beşinci paragrafında yer alan sondan bir önceki cümledeki niyet iddiasında bulunamazlar ibaresinin üçüncü kişiler yönünden anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir bu kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir dava konusu kuralla fon un işlem ya da eylemleri yargı denetimi dışında tutulmamış üçüncü kişilerin iyiniyet iddiasında bulunmaları engellenmiştir kuralı genel bir hukuk kuralı olmakla birlikte karşılaşılan her uyuşmazlığın ilgili yasa hükümleri yok sayılarak sadece iyiniyet kuralı ile çözüleceği anlamına gelmez bir yasa kuralının uygun amaç taşımasıyla birlikte bu amacın gerçekleşmesini sağlayacak yöntemlerin de hukuka uygun olması gerekir tarafın iyiniyetinin olup olmadığı kararının mahkeme tarafından yapılan inceleme ve araştırma sonucu ortaya çıkacağı kuşkusuzdur kamu alacağının tahsilinin hızlandırılması gibi soyut bir gerekçe iyiniyete ilişkin ispat kuralının uygulanmamasının nedeni olamaz kuralda geçen tüm üçüncü kişilerin işlemleri muvazaalı kabul edilerek iyiniyetli üçüncü kişilerin dava açma haklarının özü zedelenmekte mahkemeye etkili erişim ve savunma hakları engellenmekte korunmasında kamu yararı bulunan iyiniyetli kimsenin idare ve mahkeme önünde iyiniyetli olduğunu iddia ve ispat etme hakkı elinden alınmaktadır açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural üçüncü kişiler yönünden anayasa maddelerine aykırıdır gerekir sayılı mülga kanunu yürürlükten kaldıran sayılı mülga kanunun ek maddesi şöyledir bu kanundan kaynaklanan fon alacaklarına ve bu kanuna göre hazine alacağı sayılan alacaklara ilişkin dava ve takiplerde zamanaşımı süresi yirmi yıldır fon alacakları ve bu kanuna göre hazine alacağı sayılan alacaklar bakımından bu sürenin başlangıcı fon tarafından ödeme yapılmasına veya yapılacak olmasına sebebiyet veren kişilerin fiillerinin gerçekleştiği tarihten itibaren başlar sayılı mülga kanunun ek maddesi şöyledir temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi fona intikal eden bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri ilgili bakan bakanlar kurulu veya kurul tarafından kaldırılan bankalar ile tasfiyeleri fon eliyle yürütülen veya fon tarafından tasfiye işlemleri başlatılan bankaların ve maddesinde sayılan kişilerin maddesinde sayılanlar dışındaki üçüncü kişilerle yaptıkları sözleşmelere bu sözleşmelerin karşılıklı edimleri içermeleri edimler arasında orantısızlık bulunmaması üçüncü kişilerin edimlerini yerine getirdiklerine dair düzenlenmiş usulüne uygun belgelerinin bulunması ve bu işlemlerin her türlü muvazaadan ari olduğunun bu kişiler tarafından ispatlanması halinde bankalar kanununun ve maddeleri uygulanmaz sayılı kanunun geçici maddesinin ilk hali şöyledir bu kanun ile fon alacağının tahsili bakımından yarar görülerek zamanaşımı ve diğer konularda fon lehine getirilen hükümler makable şamildir anayasa mahkemesinin tarihli ve sayılı karan ile bu maddede yer alan zamanaşımı ve ibaresi iptal edilmiştir bu kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir başvuru numarası karar tarihi kanun un geçici maddesinde yer alan zamanaşımı sözcüğüyle maddede öngörülen yirmi yıllık zamanaşımı süresinin geçmişe etkili olması sağlanmıştır yukarıda sayılı kanun un ek maddesi de dikkate alınarak detaylı olarak açıklandığı üzere itiraz konusu kural tarihinden önce on yılını doldurup tarihinde ise henüz yirmi yılını doldurmayan alacaklara ilişkin zamanaşımı sürelerinin yirmi yıla uzaması sonucunu doğurmaktadır zamanaşımı süresinin geçmiş bulunması alacağı kendiliğinden sona erdirmemekte sadece borçluya bir defi hakkı vermektedir borçlunun zamanaşımı defini öne sürmesi durumunda borç sona ermeyip eksik borç haline dönüşmektedir zamanaşımı definin ileri sürülmesi zamanaşımına uğramış borcun borçlusuna borcu ifadan kaçınma hakk tanımaktadır borçlunun zamanaşımı defini ileri sürmesi durumunda hakim davayı reddetmek zorunda kalmakta alacak varlığını sürdürse de takip edilebilir olmaktan çıkmaktadır konusu kuralın yürürlüğe girdiği tarihten önce borçlu aleyhine açılacak veya yapılacak takiplerde borçlunun zamanaşımı defini ileri sürerek borcu ifadan kaçınması ve davayı veya takibi sonuçsuz bırakması mümkün iken itiraz konusu kuralla zamanaşımı süresinin yirmi yıla uzaması nedeniyle bu imkan borçlunun elinden alınmıştır diğer bir ifadeyle itiraz konusu kuralla fon alacaklarında zamanaşımı süresinin yirmi yıl olmasını öngören hükmün geçmişe etkili olduğu kurala bağlanmak suretiyle borçlunun önceki kanun hükmü uyarınca sahip olduğu zamanaşımı defini ileri sürme hakkı ortadan kaldırılmıştır kuralın gerekçesinden amacın fon alacaklarının tahsili imkanının artırılması suretiyle kamu menfaatlerinin korunması olduğu anlaşılmaktadır kamu alacaklarının takip ve tahsili için hukuki düzenlemeler ve ayrıcalıklı yetkilerle kolaylık ve hızlılık sağlanmasının doğal olduğu kabul edilmekle birlikte bu konuda bireylerin haklarının ve hukukun genel ilkelerinin de göz önünde bulundurulması hukuk devletinin bir gereğidir kuralla fon alacaklarının daha yüksek oranda tahsilinin sağlanması amaçlanmakta ise de borçlunun zamanaşımına uğramış alacaklarının yeniden canlandırılması ve bu suretle yürürlükte bulunan hukuk kurallarına göre doğmuş ve tahakkuk etmiş olan zamanaşımı defini ileri sürme hakkının geçmişe yönelik olarak elinden alınması hukuka olan güven duygusunu zedelemekte ve hukuk güvenliği ilkesini ihlal etmektedir açıklanan nedenlerle kanun un geçici maddesinde yer alan itiraz konusu zamanaşımı sözcüğü anayasa maddesine aykırıdır gerekir sayılı kanunun geçici maddesinin birinci fıkrası şöyledir bu kanunun yayımı tarihinden önce tarihine kadar temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi fona intikal eden bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri ilişkili bakan bakanlar kurulu veya kurul tarafından kaldırılarak tasfiyeleri fon eliyle yürütülen veya fon tarafından tasfiye işlemleri başlatılan bankalar hakkında başlatılan işlemler sonuçlanıncaya ve her türlü fon alacakları edilinceye kadar bu kanunla yürürlükten kaldırılan sayılı kanunun ve inci maddeleri ek ve maddeleri ile geçici üncü hükümlerinin uygulanmasına devam edilir sayılı kanunun maddesinin onuncu ve on birinci fıkraları şöyledir başvuru numarası karar tarihi fon alacağının tahsili bakımından yarar görmesi halinde ve fona borçlu olup olmadıklarına bakılmaksızın fon bankalarının a yönetim ve denetimine sahip olduğu iştiraklerinin b hakim ortağı olan tüzel kişilerin c gerçek ve tüzel kişi hakim ortaklarının hakim ortak olduğu şirketlerin d yukarıda sayılan kişiler adına hareket eden veya onlar hesabına kendi adına para mal veya hak edinen şirketlerin ortaklarının bu maddede belirtilen şirketlerde sahip oldukları hisselerinin tamamına bir kısmına ilişkin temettü hariç ortaklık hakları ile bu şirketlerin yönetim ve denetimini devralmaya ve şirket ana sözleşmesinde belirlenen yönetim müdürler ve denetim kurulu üyelerinin sayılarıyla bağlı kalmaksızın ve imtiyazlı hisselere dayanılarak atanıp bakılmaksızın görevden almak üye sayısını artırmak eksiltmek suretiyle bu kurullara üye atamaya yetkilidir bu kanunun inci maddesinin birinci fıkrasının e bendi hükmü uyarınca faaliyet izni kaldırılan veya fona devredilen bankalar ile tasfiyeye tabi tutulan veya tasfiye işlemi başlatılan bankaların bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen gerçek ve tüzel kişiler ile gerçek kişilerin kan ve kayın hısımlarının edindikleri bu suretle üçüncü kişilere edindirdikleri para her türlü mal hak ve alacakların banka kaynağı kullanılmak suretiyle edinildiği edindirildiği kabul edilir bu gerçek kişiler ile tüzel kişiler tarafından edinilen para her türlü mal hak ve alacaklar hakkında bu madde hükümlerini uygulamaya fon yetkilidir bu suretle edinildiği edindirildiği kabul edilen para her türlü mal hak ve alacaklar üzerinde ilk kredinin banka kaynağının kullanıldığı tarihten sonra üçüncü kişilere yapılan satış devir ve temlik sınırlı hak tesisi gibi işlemler ile üçüncü kişiler lehine tesis edilen ve şahsi her türlü hak fona karşı hüküm ifade etmez bu hukuki işlemlere taraf olan ve cüzi halefleri dahil tüm şahısların yukarıda belirtilen işlemlerin gerçekleşmesinden sonra edindikleri edindirdikleri para her türlü mal hak ve alacaklar hakkında da bu madde hükümleri uygulanır yukarıda belirtilen işlemlere taraf olan üçüncü kişiler bankanın faaliyet izninin kaldırılması veya yönetim ve denetiminin fona devrinden sonraki işlemler nedeniyle bu maddenin birinci fıkrasında sayılan kişiler ise bankanın faaliyet izninin kaldırılması veya yönetim ve denetiminin fona devrinden önceki sonraki işlemler nedeniyle iyiniyet iddiasında bulunamazlar bankanın faaliyet izninin kaldırılması veya yönetim ve denetiminin fona devrinden önce satış kira devir ve temlik gibi işlemler ile ve şahsi hak tesisine ilişkin işlemlere taraf olan üçüncü kişiler iyiniyetli olduklarını kanıtlamak zorundadırlar sayılı kanunun maddesi şöyledir müflisin borçlusu iflasın açılmasından evvel alacaklısının aciz halinde bulunduğunu bilerek masanın zararına kendisine veya üçüncü bir şahsa takas suretiyle bir menfaat temir etmek için müflise karşı bir alacak ihdas ederse bu takasa mahkemede itiraz olunabilir sayılı kanunun maddesinin ilgili kısmı şöyledir başvuru numarası karar tarihi alacakları rehinli olan alacaklıların satış tutarı üzerinde rüçhan hakları vardır gümrük resmi ve akar vergisi gibi devlet tekliflerinden muayyen eşya ve akardan alınması lazım gelen resim ve vergi rehinli alacaklardan sonra gelir bir alacak birden ziyade rehinle temin edilmiş ise satış tutarı borca mahsup edilirken her rehinin idare ve satış masrafı ve bu rehinlerden bir kısmı ile temin edilmiş başka alacaklar da varsa bunlar nazara alınıp paylaştırmada lazım gelen tenasübe riayet edilir alacakları taşınmaz rehniyle temin edilmiş olan alacaklıların sırası ve bu teminatın faiz ve eklentisine şümulü kanunu medeninin taşınmaz rehnine müteallik hükümlerine göre tayin olunur teminatlı olup da rehinle karşılanmamış olan veya teminatsız bulunan alacaklar masa mallarının satış tutarından aşağıdaki sıra ile verilmek üzere kaydolunur birinci sıra a iş ilişkisine dayanan ve iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile iflas nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları b işçiler için yardım sandıkları veya sair yardım teşkilatı kurulması veya bunların yaşatılması maksadıyla meydana gelmiş ve tüzel kişilik kazanmış bulunan tesislere veya derneklere olan borçları c açılmasından önceki son bir yıl içinde tahakkuk etmiş olan ve nakden ifası gereken aile hukukundan doğan her türlü nafaka alacakları sıra velayet ve vesayet nedeniyle malları borçlunun idaresine bırakılan kimselerin bu nedeniyle doğmuş olan tüm alacakları ancak bu alacaklar iflas vesayet veya velayetin devam ettiği müddet yahut bunların bitmesini takip eden yıl içinde açılırsa imtiyazlı alacak olarak kabul olunur bir davanın veya takibin devam ettiği müddet hesaba katılmaz üçüncü sıra özel kanunlarında imtiyazlı olduğu belirtilen alacaklar dördüncü sıra olmayan diğer bütün alacaklar il sayılı kanunun maddesi şöyledir alacaklıların masa tarafından neticelendirilmesine lüzum görmedikleri bir iddianın takibi hakkı alacaklıya devrolunur hasıl olan neticeden masraflar çıkarıldıktan sonra devralanın alacağı verilir ve artanı masaya yatırılır tarihli ve sayılı amme alacaklarının tahsili usulü hakkında kanunun maddesinin birinci fıkrası şöyledir başvuru numarası karar tarihi amme alacağını vadesinde gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir ödeme emri ile tebliğ olunur b uluslararası hukuk avrupa hakları sözleşmesine sözleşme ek nolu protokolün maddesi şöyledir her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir yukarıdaki hükümler devletlerin etin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin y a da başka katkıların a para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip olduklar hakka halel getirmez avrupa hakları mahkemesi bankalara el konulması ile bağlantılı şikayetleri bankaya el konulmasını kimi durumlarda mülkiyetten yoksun bırakma sonucuna yol açsa dahi ülkedeki bankacılık sektörünü kontrol etmek amacına yönelik bir tedbir niteliğinde olduğu gerekçesiyle mülkiyetin kamu yararına kullanımının kontrolü veya düzenlenmesine ilişkin üçüncü kural çerçevesinde incelemiştir b no süzer ve eksen holding b no bununla birlikte göre söz konusu müdahale sözleşmeye ek nolu protokolün maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesinde belirtilen genel ilke ışığında yorumlanmalıdır buna göre müdahalenin hukuka uygun olup olmadığı kamu yararına dayalı meşru bir amacının olup olmadığı ve başvurucunun mülkiyet hakkı ile müdahalenin taşıdığı meşru amacın dayandığı kamu yararı arasında adil bir denge sağlanıp sağlanmadığı belirlenmelidir v