Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/6756 E. , 2024/1229 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/6756 Karar No : 2024/1229 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı VEKİLİ : Av. … 2- … Kaymakamlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: :2021-2022 eğitim öğre…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/6756 E. , 2024/1229 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/6756 Karar No : 2024/1229 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı VEKİLİ : Av. … 2- … Kaymakamlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: :2021-2022 eğitim öğretim yılında Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olarak çalışmak üzere özel bir eğitim kurumuna başvuran davacı tarafından, sistem tarafından öğretmen olarak atanmaya ''personelin görevlendirmeye engel durumunun bulunduğu, ceza durumu ve görevden ayrılma durumunun kontrol edilmesi gerektiği'' gerekçesiyle izin verilmediğinden bahisle göreve başlamasına engel durumunun kaldırılarak çalışma lisansı alabilmesi için gerekli işlemlerin yapılması istemiyle yaptığı başvurunun MEBBİS özlük modülünde ceza kaydı bulunduğundan bahisle reddine ilişkin Pendik Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nün ...tarih ve E-..... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; mevzuatta, özel öğretim kurumunun kapatılması hâlinde çalışma izninin iptalinin gerektiğine ve çalışma iznine tabi olarak mesleğini ifa eden bir kişinin çalışma izninin iptal edilmesinin bir sonucu olarak kişiye doğrudan özel öğretim kurumlarında çalışma yasağı getirilmesine ve böyle bir yasağın uygulanma şartlarına ilişkin bir hükmün bulunmadığı, dolayısıyla davacının çalıştığı özel öğretim kurumunun kapatılması nedeniyle kişiye özel herhangi bir inceleme de yapılmaksızın doğrudan çalışma izni iptal edilmek suretiyle özel öğretim kurumlarında çalışmasının yasaklanmasının kanuni dayanağının bulunmadığı, davacının bir düzenleyici işlem niteliğindeki Genelge uyarınca çalışma izninin iptal edilerek özel öğretim kurumlarında çalışmasının yasaklanmasına ve söz konusu yasaklama nedeniyle de çalışma iznini tarafına iade edilmemesi (verilmemesi) yönünde tesis edilen dava konusu işlemde sebep unsuru yönünden açıkça hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla; davacı hakkında, "silahlı terör örgütüne üye olma'' suçundan açılan davada .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, ancak 5271 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri gereğince Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına, 5 yıl süreyle denetime tâbi tutulmasına karar verildiği, davacının mevzuatta yer alan özel öğretim kurumlarında görevlendirilecek personelde aranan şartları taşımaması nedeniyle tesis edilen dava konusu işlemde 5580 sayılı Kanunun 4. maddesine ve hukuka aykırılık bulunmadığı, aksi yönde verilen idare mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediği belirtilerek davalı Milli Eğitim Bakanlığı istinaf başvurusunun kabulüne, ...İdare Mahkemesi'nin ...gün ve E:..., K:...sayılı kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı/Davalı idare tarafından, belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İLGİLİ MEVZUAT: 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişiler tarafından açılacak özel öğretim kurumlarına kurum açma izni verilmesi, kurumun nakli, devri, personel çalıştırılması, kurumlara yapılacak mali destek ve bu kurumların eğitim-öğretim, yönetim, denetim ve gözetimi ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarının; eğitim-öğretim, yönetim, denetim, gözetim ve personel çalıştırılmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir. Bu Kanun, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişilerce açılan özel öğretim kurumları ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarını kapsar." hükmü; "Kurucu/kurucu temsilcisinin nitelikleri ve kurum binaları" başlıklı 4. maddesinde; "(Değişik 1. fıkra: 09.05.2018 - 7141 S.K/Madde 11) Özel öğretim kurumlarının gerçek kişi kurucularında, tüzel kişi kurucularının yönetim organlarında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ya da affa uğramış olsa bile Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında işlenen suçlardan ceza almamış olması veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartı aranır. (…)" hükmü yer almaktadır. 20/03/2012 tarih ve 28239 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin "Görevlendirme" başlıklı 26. maddesinde; kurum müdürlüğünce, çalışma izni verilmesi istenen eğitim personelinin ve diğer personelin bu izne esas olan belgelerini eksiksiz olarak tamamlamak suretiyle evrakı kurumun doğrudan bağlı bulunduğu millî eğitim müdürlüğüne teslim edileceği, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan şartları sağladığının yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucuna ilişkin yetkili makamlardan alınmış belge ile tespit edilen ve diğer nitelik ve şartları uygun bulunanlara (...) 10 gün içinde çalışma izni valilikçe düzenleneceği, valilikten çalışma izni alınmadan personelin işe başlatılamayacağı, "Kurumlarda görevlendirileceklerden istenilecek belgeler" başlıklı 39. maddesinde ise; çalışma izni düzenlenecek eğitim personelinden Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen şartları haiz olduğuna ilişkin yazılı beyanının isteneceği, kurumda görev yapan personelin Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan şartları taşımadığının sonradan tespit edilmesi hâlinde çalışma izni iptal edileceği kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer alan hükümlerden anlaşıldığı üzere; özel öğretim kurumlarında görev almak isteyen personelde aranan şartların ayrıntılı olarak düzenlendiği, bu bağlamda; "terör örgütlerine ya da Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmamak" aranan şartlar arasında sayıldığı görülmekte olup; şartların ilgililerce sağlanıp sağlanmadığına yönelik; çalışma izni onayı düzenlenmeden önce yapılan değerlendirme enticesinde özel öğretim kurumda görev almasında sakınca görülmeyenlere -diğer şartları da sağlamaları halinde- çalışma izni onayı düzenleneceği; halihazırda özel öğretim kurumunda görev yapan personel hakkında ise; yapılan inceleme değerlendirme neticesinde şartları taşımadığının sonradan tespit edilmesi hâlinde çalışma izni onayının iptal edileceği açıktır. Bir başka ifadeyle; özel öğretim kurumu personelinde aranacak şartlar mevzuatta sayılmış olup, bu şartların terör örgütlerine üyelikle sınırlı tutulmadığı, esasen ceza yargılamasının ilgi alanında bulunmayan iltisak ve irtibatın varlığı hali de personelin çalışma izninin iptalinin hukuki gerekçeleri arasında sayılmıştır. Uyuşmazlığın esasını, terör örgütü olduğuna ve milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğuna Milli Güvenlik Kurulu tarafından karar verilen ve silahlı terör örgütü olduğu Yargıtayın yerleşik içtihadıyla da kabul edilen FETÖ/PDY ile davacının iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığının tespiti oluşturmaktadır. Bakılan dava bir ceza davası değildir. Bu nedenle işlem tesis edilirken ceza hukuku ilkelerinin ve kurallarının uygulanıp uygulanmadığını iş bu davada denetlenme imkanı yoktur. Diğer bir ifadeyle bu davada 'suç ve suçlu bulunma halleri' değil, 5580 sayılı Kanun'a tabi kurumda görev alan kişinin kişinin görevine son verilmesini haklı kılan nedenlerin var olup olmadığı denetlenmektedir. Bununla birlikte, davacıda olduğu gibi kimi durumlarda çalışma izni iptal edilenler hakkında başlatılmış ceza kovuşturmaları bulunabilmektedir. ilgililerin ceza yargılamasında terör örgütlerine üyelik veya yardım nedeniyle ceza almaları ve bu cezanın kesinleşmesi halinde, idari yargı mercilerince, başka bir delile ve araştırmaya ihtiyaç duyulmaksızın; çalışma izni onayının iptaline ilişkin işlemin hukuka uygun olduğuna karar verilmesi gerekmektedir. Zira; 5580 sayılı Kanun'a göre "Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan ceza almamış olmak" şartı açısından "terör örgütüne üyelik" unsuru, bir mahkeme kararı ile tespit edilmiş olmaktadır. İlgililer hakkında terör örgütü üyeliği kapsamında açılmış olan ceza davalarının derdest yani kesinleşmemiş olması durumunda ise; -velev ki ilk derece ceza mahkemeleri ve istinaf mahkemeleri terör örgütü üyeliği suçunun unsurlarının sabit olduğu gerekçesiyle hüküm kurmuş olsun- masumiyet karinesi nedeniyle idari yargı mercilerinin söz konusu cezayı dayanak alarak karar vermesi mümkün görülmemektedir. Bununla birlikte, ceza kovuşturmasının devam ediyor olması ya da davacı hakkında verilen mahkumiyet kararının kesinleşmemiş olması, 5580 sayılı Kanun'un 4. Maddesi uyarınca çalışma izni onayının iptaline ilişkin işlemin iptali istemiyle idari yargı mercileri nezdinde açılan davanın görülmesini engellemeyecektir. Bu bağlamda; ilgililer hakkında ceza yargılaması kapsamında yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi veya üyelik/yardım etme suçlamalarıyla açılan ceza davalarında beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi kararlar verilmiş olsa dahi, idari yargı yerinin irtibat ve iltisak unsurları yönünden de işlemi incelemek zorunda olduğundan, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir. Çünkü; 5580 sayılı Kanun'un 4. maddesinde çalışma izni onayı verilmesi ya da şartları sağlamadığı sonradan anlaşılması nedeniyle halihazırda çalışma izni onayının iptali ne ilişkin gerekçe mevcut sadece üyelikle sınırlı tutulmamış, ceza yargılamasının ilgi alanında bulunmayan iltisak ve irtibat halleri de anılan işlemlerin gerekçekleri arasında sayılmıştır. Anayasa Mahkemesince; iltisaklı kavramının kavuşan, bitişen, birleşen; irtibatlı kavramının ise bağlantılı anlamına geldiği belirtilmiş, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamlarının yargı içtihatlarıyla belirlenebilecek durumda olduğu, iltisak ve irtibat kavramları açısından yapılacak değerlendirmenin ise kişilerin cezai sorumluluğun bulunup bulunmadığından bağımsız olarak sadece kişinin kamu görevine iade edilmesinin uygun olup olmadığı yönünden yapılacak bir incelemeden ibaret olacağı vurgulanmıştır. (E:2018/89, K:2019/84, T:14/11/2019, P:30, R.G 13/02/2020 / 31028 ). Uyuşmazlıkta; davacı hakkında sanık sıfatıyla "silahlı terör örgütüne üye olma'' suçundan açılan davada .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, ancak; 5271 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri gereğince Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına, 5 yıl süreyle denetime tâbi tutulmasına karar verilmiş olup; anılan karar kesinleşmiştir. Dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacı hakkında MEBBİS'te yer alan aktif cezanın, aktif Bylock kullanıcı olduğundan bahisle işlendiği, yapmış olduğu başvuru ile sözleşme yaptığı kurum için tarafına çalışma izni onayı düzenlenmesini engelleyen ceza şerhinin kaldırılmasını talep ettiği, dava konusu işlemle; anılan kaydın varlığı sebebiyle tarafına çalışma izni onayı düzenlenmesinin mümkün olmadığının tarafına bildirildiği anlaşılmakta olup; davacının kendi adına kayıtlı ...numaralı hatta bylock programı kullandığının belirlendiği, programın ilk tespit tarihinin 13/09/2015 olduğu, söz konusu programın ID numarasının belirlendiği ve ID nosunun ...numarası olduğu, kullanıcı adının ..., şifrenin de .... olduğu, bu durumun davacı tarafından ceza yargılamasında mahkeme huzurunda doğrulandığı, dolayısıyla bu bilgilerden yola çıkarak söz konusu telefon hattının ve telefon hattında kullanılan bylock programının davacının kullandığı, davacı hakkında, tanık Y. G.'in ceza soruşturması aşamasında alınan beyanında; davacının ikinci sene kaldığı eve gidip geldiği, bir sıkıntıları olduğunda bunu ...'a illettiklerini onun de sanığa ilettiğini beyan ettiği, davacı hakkında kovuşturma aşamasında talimat mahkemesince alınan ifadesinde de benzer mahiyette beyanda bulunduğu, ayrıca kendisine bylock programını davacının yüklediğini beyan ettiği, davacı ile ilgili tanık G. K.'ın soruşturma aşamasında alınan beyanında; davacının 2013-2015 yıllarında örgüte ait evlerde kalan üniversite öğrencisi kız öğrencilerden sorumlu olduğunu, 2015 yılından sonra kendisi ile görüşmediğini ve örgütte devam edip etmediğini bilmediğini beyan ettiği, tanığın kovuşturma aşamasında talimat mahkemesince beyanının alınması işlem yapıldığı ancak tanığın beyanının alınamadığı, öte yandan davacının etkin pişmanlık kapsamında verdiği beyanlarında da ev ablası olduğunu kabul ettiği, bu haliyle FETÖ/PYD silahlı terör örgütüne ait evlerde yapılan faaliyetlere aktif katılımının olduğu görülmüştür. Bu itibarla; davacının terör örgütlerine ya da Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatının bulunduğu kanaatine ulaşıldığından davacıya 5580 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca çalışma izni onayı verilmemesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararının yukarıda yer alan gerekçe ile ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden tahsil edilemeyen temyiz yargılama giderlerinin davacıdan tahsili için Mahkemece ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 07/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.