T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/3118 KARAR NO : 2025/3227 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/08/2025 NUMARASI : 2025/623 E DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 17/12/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonund…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/3118 KARAR NO : 2025/3227 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/08/2025 NUMARASI : 2025/623 E DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 17/12/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ... Destek Servis Hizmetleri A.Ş.'nin araç kiralama, servis ve onarım hizmetleriyle alanında faaliyet gösterdiğini, davalı... Sigorta Anonim Şirketi ile aralarında Anlaşmalı Tamir Sözleşmesi başlıklı servis hizmet sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşme uyarınca davalı...’un sigortalısı olan şahıslara müvekkili şirketi tarafından kaza sonrası hasar onarım hizmeti verileceğinin kararlaştırıldığını,Bu sözleşme kapsamında davalı...’un başvurusu üzerine davaya konu 5766256 poliçe numaralı ile sigortalısı dava dışı ...'a ait ... plakalı, ... şasi numaralı, ... marka, 2020 ... model aracın 14.01.2025 tarihinde dava dışı ...'ın velisi ve araç sürücüsü ...'ın beyanına göre otopark çıkışı araca vermiş olduğu hasar neticesinde onarımının talep edildiğini ve müvekkili şirketçe onarımının sağlandığını,Ekte kaza, hasar ve onarım fotoğrafları, dava dışı şahsın 5766256 numaralı... kasko poliçesi , kazaya ilişkin müşteri beyanı, onarılan aracın ruhsatı, aracın müvekkili şirkete teslim edildiğine ve poliçe kapsamı dışında olması halinde sigortalının sorumlu olduğuna dair taahhüt belgesi onarılan aracın onarım neticesinde sigortalıca onarılmış ve sağlam bir şekilde teslim alındığına dair teslim, ibra ve temlik belgesi bulunduğunu, Onarımının tamamlanmasının akabinde, müvekkili şirket tarafından onarıma ilişkin ... numaralı 27.02.2025 tarihli ve 78.480,00 TL bedelli faturanın düzenlendiğini ve davalı...’ten ödeme talep edildiğini, davalı tarafça faturaya itiraz edilmediği halde her hangi bir ödeme yapılmadığını, Taraflar arasındaki sözleşmenin son maddesinde sözleşmeden kaynaklanan herhangi bir bedelin ödenmemesi halinde müvekkili şirket tarafından aylık %5 oranında gecikme faizi talep edilebileceğinin belirtildiğini,Müvekkilinin sözleşmeden doğan alacaklarını ödemeyen...’ten ve hasar ona- rımını ödemeyi taahhüt eden dava dışı ...'dan tahsil edebilmek amacı ile İstanbul 32. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla;Müvekkilinin alacağının korunması amacıyla, dava sonuçlanıncaya kadar davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerde bulunan hak ve alacakları üzerine İİK 257 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati haciz konulmasına, En nihayetinde davalının icra dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile HMK 109. madde doğrultusunda fazlaya ilişkin talep ve diğer dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 84.621,92-TL yönünden takibin devamına,Haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlu (davalı) aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine,Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; ilamsız icra takibine itiraz üzerine açılan “îtirazın iptali” davasında hem “itirazın iptali” ve hem “alacağın tahsili” talebinin bir arada ileri sürülemeye- ceğini, itirazın iptali ve alacak davası nitelikleri ve sonuçları itibarıyla birbirinden farklı dava türleri olduğunu, mahkemece “itirazın iptaline” karar verecekse, kısmi dava açılamayacağını ve eksik harcın tamamlanmasının gerektiğini, Müvekkil sigorta şirketi, davacıya olan borcunun tamamını ödemiş olup davacının iddia ettiği yönde İstanbul 32. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasında itirazın iptaline ve icra takibinin devamına karar verilmesinin davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vereceğini,Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun 09.04.2025 tarihli ve 1038 sayılı kararıyla; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 20. maddesi kapsamında, gerekli ser- mayenin nakden şirket hesaplarına intikal ettiğinin tevsikine kadar müvekkili... Sigorta A.Ş.' nin tüm branşlarda yeni sigorta sözleşmesi akdetme ve temdit yetkisinin kaldırıldığını, SEDDK kararı kapsamında ödemelerin kamu otoritesi tarafından SEDDK’nın izin verdiği ölçüde yürütül düğünü , müvekkili şirketin ödemeler konusunda karar alma yetkisinin bulunmadığını, bu durumda müvekkili sigorta şirketini,davacıya yapılan ödemesinde yaşanan gecikme kapsamında sorumlu tutulamayacağını Davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile, müvekkili şirket aleyhine herhangi bir hüküm kurulacaksa dahi, müvekkilinin faiz sorumluluğunun olmadığını, ayrıca işbu davanın açıl- masına müvekkili sebebiyet vermediğinden müvekkili aleyhine yargılama giderlerine hükmedile- meyeceğini beyanla davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesi'nce 19.08.2025 tarihinde "İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN REDDİNE" karar verilmiştir.İstinaf Başvurusu: Ara karar davacı tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde:sözleşme kapsamında müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, onarımı gerçekleştirdiğini, onarım bedeli karşılığında düzenlenen faturanın ödenmediğini, alacağın muaccel olduğunu, yaklaşık ispatın sağlandığını ve ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu beyanla ara kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Davacı araç onarım bedeline ilişkin faturadan kaynaklanan alacağının tahsili talebiyle davalı borçlu aleyhine icra takibine girişmiş, borçlunun takibe itirazı üzerine takip durduğundan itirazın iptali talebiyle eldeki davayı açmıştır.Davacı vekili, dava dilekçesinde alacağı güvence altına almak amacıyla ihtiyati haciz talep etmiştir. Mahkemece ihtiyati haciz talebi reddedilmiş ve bu karar istinafa getirilmiş olmakla, istinaf konusu kararın niteliğine göre, bu aşamada uyuşmazlık ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluş- madığı ve yaklaşık ispatın sağlanıp sağlanmadığı noktasındadır. 2004 sayılı Kanun’un “İhtiyati Haciz Şartları” kenar başlıklı 257.maddesi şöyledir:Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya ken- disi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”, Aynı Kanun’un “İhtiyati Haciz Kararı” kenar başlıklı 258. maddesi; “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” hükmünü içermektedir. 6100 sayılı Kanun’un “İhtiyati Tedbir Talebi” kenar başlıklı 390. maddesinin (3) numaralı fıkrası; “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” hükmünü içer- mektedir. Davacı ,takip ve dava konusu alacağına dayanak olarak , dava dilekçesi ekinde kaza, hasar ve onarım fotoğrafları, dava dışı şahsın 5766256 numaralı... kasko poliçesi , kazaya ilişkin müşteri beyanı, onarılan aracın ruhsatı, aracın müvekkili şirkete teslim edildiğine ve poliçe kapsamı dışında olması halinde sigortalının sorumlu olduğuna dair taahhüt belgesi onarılan aracın onarım neticesinde sigortalı tarafından onarılmış ve sağlam bir şekilde teslim alındığına dair teslim, ibra ve temlik belgesi ibraz etmiştir.Davalı vekili icra takibine itirazında " Müvekkil Şirketin, alacaklı görünen tarafa karşı her hangi bir borcu bulunmamaktadır. İcra takibine konu borç tamamen haksız olup icra takibine girişen tarafın Müvekkilden hiçbir alacağı bulunmamaktadır. Kaldı ki borcun sebebi ve alacak kalemleri açıklanmamış olduğundan ödeme emri usule uygun değildir. Takibe konu borç, Müvekkilden haksız olarak talep edilmektedir" diyerek " borcun tamamına, asıl alacağa, faize ve borcun ferilerine itiraz etmiş,Cevap dilekçesinde de, müvekkili sigorta şirketinin davacıya olan borcunun tamamını ödediğini ve takibe haklı olarak itiraz edildiğini ileri sürmüştür.Tarafların iddia ve savunmalarına göre alacağın varlığı yargılamaya muhtaç olup yargılamanın bulunduğu aşamaya ve mevcut delil durumuna göre yaklaşık ispatın sağlanmadığı ve diğer ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden,davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 17/12/2025