3. Hukuk Dairesi 2016/15207 E. , 2018/6737 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (TİCARET) MAHKEMESİ Taraflar arasındaki istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 19/06/2018 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden davalı gelmedi. Karşı taraf adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve taraflardan kims…
**3. Hukuk Dairesi 2016/15207 E. , 2018/6737 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (TİCARET) MAHKEMESİ Taraflar arasındaki istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 19/06/2018 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden davalı gelmedi. Karşı taraf adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve taraflardan kimsenin gelmediği anlaşılmakla işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; elektrik abonesi bulunduğu davalı şirketin düzenlediği faturalar ile kendisinden hukuka aykırı olarak kayıp-kaçak, perakende satış hizmeti, sayaç okuma, iletim ve dağıtım bedeli tahsil ettiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere, şimdilik 10.000 TL'nin dava tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 15.01.2016 tarihli dilekçesiyle talebini 28.426,57 TL'ye artırmıştır. Davalı;davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-) Dava, elektrik abonelerinden tahsil edilen kayıp-kaçak, perakende satış hizmeti, sayaç okuma, iletim ve dağıtım bedellerinin istirdatı istemine ilişkindir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.05.2014 günlü ve 2013/7-2454 Esas 2014/679 Karar Sayılı kararı ve Dairemiz kararları ile Anayasanın Vergi ödevi Başlıklı 73. maddesindeki “... Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır..." şeklindeki düzenlemeye göre; kayıp-kaçak bedeli uygulamasının EPDK Kararları ve tebliğleri çerçevesinde uygulama arz eden kanunlar ve ikincil mevzuat hükümleri çerçevesinde EPDK tarafından belirlenerek uygulandığı, bu tarihteki mevcut hukuki düzenlemenin EPDK'na sınırsız bir fiyatlandırma ve tarife unsuru belirleme hak ve yetkisi vermediği, özellikle kaçak bedellerinin kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmenin hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmadığı, bu faturalara yansıtılan bedel miktarlarının şeffaflık ilkesi ile denetlenebilmesi ve hangi hizmetin karşılığında ne kadar ücret ödendiğinin bilinmesininde şeffaf hukuk devletinin vazgeçilmez unsuru olduğu, EPDK kararları ile kayıp-kaçak bedelinin mevcut mevzuat kapsamında tüketicilerden alınmasının hukuka uygun olmadığı kabul edilmiştir.