5. Hukuk Dairesi 2024/10083 E. , 2025/6618 K. MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1553 Esas, 2024/1306 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Karasu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/294 Esas, 2023/181 Karar Taraflar arasındaki çekişmeli taşınmazın kıyı kenar tahdidi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada ya…
**5. Hukuk Dairesi 2024/10083 E. , 2025/6618 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1553 Esas, 2024/1306 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Karasu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/294 Esas, 2023/181 Karar Taraflar arasındaki çekişmeli taşınmazın kıyı kenar tahdidi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu Sakarya ili, ..., ... Mahallesi 137 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisinde kaldığını, bu durumun mülkiyet hakkını ihlâl ettiğini belirterek müvekkilinin uğradığı zararın tazminini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; 3621 sayılı Kıyı Kanunu'na göre kıyıların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu, taşınmazın tapu kaydının iptali ile sicilden terkinini istemeye yetkili tarafın Hazine olduğunu, dava konusu taşınmazın davacı adına olan tapu kaydı iptal edilmediğinden zarar ve 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat şartlarının oluşmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tamamının bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsili ile davacıya ödenmesine ve taşınmazın tapu kaydının iptali ile tapu sicilinden terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; kıyı kenar çizgisi dışında kalan kısmın Hazine adına tescilinin sağlanmasının hatalı olduğunu, kıyıların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup özel mülkiyete konu olamayacağını ve bu nedenle tazminat talep edilemeyeceğini, davacı tarafın tazminat talep edebilmesi için tapu kaydının iptal edilmesi gerektiğini, kıyı kenar çizgisi belirlendikten sonra buna göre dava açma ve kıyı kenarda kalan taşınmazların Hazine adına tescilini talep etme yetkisinin idarede olduğunu, ancak tapusu iptal edildikten sonra taşınmaz sahibinin tazminat davası açabileceğini, dava konusu taşınmazın arsa olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğunu, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, emsal alınan taşınmazın uygun olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak dava tarihi itibarıyla belirlenen tazminata hükmedilmesinde, bu tarih itibarıyla faize hükmedilmesinde ve hükmedilen tazminat bedeli üzerinden davacı yararına nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediğini; ancak hükme esas alınan raporda; emsal taşınmazda 0.31 oranında düzenleme ortaklık payı kesintisi uygulanmış olmasına göre de dava konusu taşınmazda öncesinde 0.25 oranında kesinti yapıldığı dikkate alınarak taşınmazdan %0,06 oranında ek kesinti yapılmış olduğu, dosyadaki tapu ve imar belgelerinden; dava konusu taşınmazın 6785 sayılı İmar Kanunu'nun 42 nci maddesi gereği %25 oranında kesinti yapılarak oluşturulan imar parseli olduğu anlaşıldığından bilirkişi kurulu tarafından belirlenen metrekare birim fiyatı üzerinden değer biçilmesi gerekirken dava konusu taşınmaz için belirlenen birim değerden ek %0,06 oranında düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılarak düşük değer takdiri hatalı ise de (Yargıtay 5.Hukuk Dairesi 06.11.2023 tarihli ve 2023/3464 Esas, 2023/10411 Karar sayılı karar kararı) istinaf edenin sıfatı ve davacının kök rapora itiraz dilekçesindeki açıklama ve kabulleri ile bedel artırım dilekçesi nazara alınarak; taleple bağlılık ilkesi gereğince kararda bu yönüyle hata olmadığı değerlendirilerek davalı Hazine vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu Sakarya ili, ..., ... Mahallesi 137 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davacının murisi tarafından 27.06.1967 tarihinde tesis kadastrosu yoluyla edinildiği, dava konusu taşınmazın tapu kaydına edinme tarihinden sonra 24.02.2020 tarihli ve 4285 yevmiye numaralı işlemle “Taşınmazın bir kısmı veya tamamı kıyı kenar çizgisinde kalmaktadır” şeklinde şerh konulduğu, eldeki davanın 22.07.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. 3. Dava konusu arsa niteliğindeki taşınmaza emsal kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi ve bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yerindedir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.