1. Hukuk Dairesi 2015/6654 E. , 2018/1095 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 22.02.2018 Perşembe günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı vekili Avukat ..…
**1. Hukuk Dairesi 2015/6654 E. , 2018/1095 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 22.02.2018 Perşembe günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı vekili Avukat ... geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava, koşullu bağıştan rucu sebebine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir. Davacı vekili, dava konusu 3 nolu parselin ... hizmet binası ve santral yapılmak koşulu ile ilgili idareye bedelsiz devredildiğini, ancak koşul yerine getirilmediği gibi taşınmazın satışı için hazırlık yapıldığını öğrendiklerini ileri sürerek tapu iptali-tescile karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, taşınmazın koşulsuz devredildiğini, ayrıca zamanaşımı süresinin de geçtiğini belirtip davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, taşınmazın koşullu devrine ilişkin bir kaydın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bilindiği üzere, bağıştan dönme(rücu); bağışlayanın bağışlanana varması gereken tek yanlı beyanıyla geriye yürüyen(makable şamil) ve hukuki ilişkiye son veren yenilik doğurucu bir haktır. Bağışlayan şartlı(koşullu) veya yüklemeli(mükellefiyetli) şekilde bağışta bulunmuşsa, bağışlanandan hukuka, ahlaka aykırı veya imkansız olmadığı sürece 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun(TBK) 291/2. (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (BK) 241/1.) maddesi uyarınca yüklemenin yerine getirilmesini isteyebilir. Haklı bir neden olmaksızın yerine getirilmemesi halinde de, TBK'nin 295/3 (BK'nin 244/3.) maddesine dayanarak bağıştan dönme hakkını kullanıp verdiğini geri isteyebilir. Hemen belirtmek gerekir ki; bağış sözleşmesindeki koşul veya mükellefiyetin niteliğinin, kapsamının ve yerine getirilme zamanının tam olarak tespiti büyük önem taşır. Bu itibarla salt kullanılan sözlerin değil, tarafların gerçek iradelerinin ve bağışlayanın asıl amacının ortaya çıkarılması gerekir. Ayrıca amacın gerçekleşmeyeceğinin kesin biçimde anlaşılması tarihi ile bu tarihten itibaren TBK'nin 297/1. (BK'nin 246/1.) maddesine göre bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde bağıştan dönme (rücu) hakkının kullanılıp kullanılmadığının araştırılması da zorunludur. Öte yandan, Türk Borçlar Kanunu'nun borçlunun temerrütüne ilişkin genel hükümleri; koşullu veya yüklemeli bağışlarda da gözden uzak tutulmamalı, TBK'nin 124. (BK'nin 107.) maddede sayılan özel haller dışında, sözleşmeden dönme hakkının kullanılabilmesi için mütemerrit duruma düşen bağışlanana işin özelliğine ve hayatın olağan akışına uygun bir süre tanınmalıdır. Somut olayda, dava konusu 322 ada 3 parsel sayılı taşınmazın "16.02.1989-ifraz" suretiyle ... adına tescil edilip aynı resmi akitte ... Belediyesi'ne "bağış" yoluyla devredildiği; bu kez ... Belediyesi'nin anılan taşınmazı 21.09.1996 tarihili resmi akitte ...'na "satış" yoluyla devrettiği; davacı ...'nın da, taşınmazı aynı tarih (21.09.1996) ve takip eden yevmiye sayılı resmi akitte "kayıtsız, şartsız ve mükellefiyetsiz bağış" suretiyle davalı ... Telekominikasyon A.Ş'ye temlik ettiği görülmektedir. Diğer taraftan; davacı ile davalı arasında düzenlenen 10.04.1993 tarihli protokol, davalının ... Belediyesine gönderdiği 22 Nisan 1994 tarihli yazı ve Belediye ile Ticaret Borsası meclis kararları tüm dosya içeriğiyle birlikte değerlendirildiğinde, taşınmazın ... ve santral binası yapılmak koşuluyla davacı tarafından davalıya devredildiği sonuç ve kanaatine varılmaktadır. Hal böyle olunca, yukarıda belirtilen ilke ve olgular çerçevesinde işin esası hakkında değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsizdir. Davacının yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 30.12.2017 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 1.630.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 22/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.