T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/951 Esas KARAR NO : 2025/1696 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 15/02/2024 (Esas Hakkında Karar) ve 02/07/2014 tarihli Tavzih Kararı NUMARASI : 2021/16 E. - 2024/60 K. DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini KARAR TARİ…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/951 Esas KARAR NO : 2025/1696 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 15/02/2024 (Esas Hakkında Karar) ve 02/07/2014 tarihli Tavzih Kararı NUMARASI : 2021/16 E. - 2024/60 K. DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini KARAR TARİHİ: 25/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... Jimnastik Kulübü başkanı ...'nın aralarındaki dostluğun bir nişanesi olarak ...' nın davaya konu yağlı boya portresini 1988 yılında resmettiğini ve ...'ya hediye ettiğini ancak davalı şirketin, davacıdan iznini almaksızın söz konusu portreyi 2015 Ağustos tarihli 166 sayılı ... Dergisinin kapağında kullandığını, bunun dışında sergilerde, afişlerde ve tespit edemedikleri bir çok yerde kullandığını, üzerinde değişiklikler yaptığını, çoğalttığını, değişik platformlarda yayımladığını, hediye olarak dağıttığını, eser aslı tahrif edilmek suretiyle atkı üzerine basılarak davalı şirketçe ...'nın 15.08.2014 tarihindeki cenaze merasimine katılan herkese ücretsiz dağıttığını, bir kısım ürünlerin ise yurtiçi ve yurtdışı mağazalarında ve internet sitelerinde piyasa sürüldüğünü, bu kapsamda davaya konu ... ES37 ... 68*86 200 PRÇ ... ve ... ES37 ... 68*86 2000 PRÇ ... ürünlerinin yeniden çoğaltılmasının, yayılmasının önlenmesi, satışının durdurulması ve piyasadan toplatılması için İHTİYATİ TEDBİR KARARI verilmesini, FSEK m. 66 uyarınca devam eden tecavüzün ref’i ve muhtemel tecavüzün men’ini, 2015 Ağustos tarihli 166 sayılı ... Dergisinin kapak fotoğrafı olarak kullanması sebebiyle 5846 s. FSEK m. 68/1 uyarınca, davacının sözleşme yapılması halinde isteyebileceği bedelin 3 katının bilirkişi raporu neticesinde tam ve kesin miktar belirlendiğinde artırılmak üzere şimdilik 5.000,00 TL’sinin söz konusu ihlalin gerçekleştiği 01/08/2015 tarihten itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile verilmesini, davaya konu ... ES37 ... 68*86 200 PRÇ ... ve ... ES37 ... 68*86 2000 PRÇ ... ürünlerine ilişkin 5846 s. FSEK m. 68/1 uyarınca, davacının sözleşme yapılması halinde isteyebileceği bedelin 3 katının bilirkişi raporu neticesinde tam ve kesin miktar belirlendiğinde artırılmak üzere şimdilik 5.000,00 TL’sinin söz konusu ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı yana verilmesini, 5846 s. FSEK m. 70 uyarınca davalının davaya konu ürünlerin (Neticei talep 3. ve 4. talepler) satışı neticesinde karar tarihine kadar elde etmiş olduğu kârın bilirkişi raporu neticesinde tam ve kesin miktar belirlendiğinde artırılmak üzere şimdilik 5.000,00 TL’sinin söz konusu ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini, davacı manevi haklarının haleldar olması sebebiyle 5846 s. FSEK m. 70 uyarınca ihlale konu her bir ayrı olay bakımından ihlal edilen manevi hakların ayrı ayrı değerlendirilmesi suretiyle toplamda 100.000,00 TL manevi tazminatın ihlal tarihlerinden itibaren işleyecek olan kanuni faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin söz konusu ürünlerde merhum ...'ya ait bir fotoğraf kullandığını, çıkardığı dergi ve ... ile ...'nın anılarını yaşatmak istediğini, bu nedenle de ...'ya ait bir fotoğrafı kullandığını, kullanılan fotoğrafın, davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği yağlı boya resim ile alakası olmadığını, dolayısıyla müvekkilinin davacının mali ve/veya manevi haklarını ihlal edici herhangi bir eylemde bulunmadığını, davacının merhum ...'nın cenazesinde maddi bir amaç güdülmeyen ve kim tarafından yapıldığı belli olmayan kullanımları dahi vekil eden yapıyormuş gibi göstermeye çalışmakta olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 15/02/2024 tarih, 2021/16 Esas, 2024/60 Karar sayılı kararıyla; "...Davaya konu yağlı boya tablonun FSEK kapsamında güzel sanat eseri niteliği ve davacının eser sahipliği ile hak sahipliği: FSEK Madde 1/B hükümlerine göre eser, sahibinin hususiyetini taşıyan ve bu kanunda ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanat eseri ve sinema eseri olarak kabul edilen mahsullerdir. Bir ürünün eser sayılması için onu vücuda getirenin hususiyetini taşıması gerekir. Bu ilk temel şarttır. İkincisi ise kanunda dört başlık altında düzenlenen eser kategorilerinden birine dâhil olmaktır. Kanunun 2. Maddesi ilim ve edebiyat eserlerini, 3. Maddesi musiki eserlerini, 4. Maddesi güzel sanat ve 5. Maddesi de sinema eserlerini düzenlemiştir. Eser sahipliği kavramı, Kanunun hem tanımlar kenar başlıklı 1/B maddesinde hem de 8/1 maddesinde “eseri meydana getiren kişi” olarak tarif edilmiştir. O halde, bir kitabın yazarı, bir bestenin kompozitörü, bir resmin çizeri, bir fotoğrafı çeken, sinema eserlerinde de yönetmen, senaryo yazarı, özgün müzik bestecisi ve animatör eser sahibidir. Eser meydana getirmek, eser olarak nitelendirilebilecek hususiyetini katarak, Kanun’un dört başlık altında düzenlediği kategorilerden birine dâhil edilebilecek bir ürün ortaya koymaktır. Kanun eseri meydana getiren kişiye çeşitli haklar tanımıştır. Bu hakları kullanma ve yararlanma yetkisi de münhasıran eser sahibine aittir (FSEK md. 13/1, md. 18, md. 19, md 20) Eser sahibine tanınan haklar Kanunun “FİKRİ HAKLAR” başlıklı üçüncü bölümünde düzenlenmiş olup, 13, 14, 15, 16 ve 17. maddelerde manevi hakları; 21, 22, 23, 24 ve 25 maddeler de mali haklar yer almaktadır. Buna göre eser sahibi eserinin umuma arzı, adının eseriyle birlikte anılması, eserin bütünlüğüne zarar verilmemesi ve eserin aslına erişim konusunda münhasır nitelikte manevi hakları haizdir. Eser sahibinin mali hakları ise eserin işlenmesi (m.21), çoğaltılması (m.22), yayılması (m.23), umumi mahallerde temsili (m.24) ve umuma iletim (m.25) şeklinde öngörülmüştür. Manevi ve mali haklar eser sahibinin izni olmadan üçüncü kişilerce kullanılamaz. Kanunda belirtilen istisnalar (md. 30-37) saklıdır. Eser üzerindeki 14-17. maddelerde belirtilen hakların eser sahibinin izni olmadan kullanılması manevi haklara; 21-25 maddelerde belirtilen hakların kullanılması mali haklara saldırı teşkil eder. Fikir ve sanat hukukunda hakların devrine veya kullanma yetkisinin verilmesine (ruhsat-lisans) ilişkin sözleşme ve tasarrufi muamelelerin yazılı şekilde yapılması ve kullanma yetkisine veya temlike konu hakların neler olduğunun sözleşmede belirtilmesi şarttır (FSEK 52). Yazılı yapılmayan hukuki muameleler geçerli değildir. Güzel sanat eserlerinin telif kapsamında korunmasının ana koşulu, diğer eser türlerinde olduğu gibi, eser sahibinin hususiyetinin yanında bu eserlerin estetik değere (bedii vasfa) sahip olmasıdır. Yani estetik değer bütün güzel sanat eserlerinde aranan önemli bir koşuldur. Zaten, FSEK’in 4’üncü maddesinin 1’inci fıkrasında geçen “estetik değere sahip olan...” ifadesinden, eserlerden ancak bu niteliğe sahip olanların güzel sanat eseri olarak kabul edilebileceği anlaşılmaktadır. Bu açıklamalar ışığında Alınan her iki heyet raporunda da ; Dava konusu uyuşmazlıktaki tablonun FSEK m.4/1 anlamında güzel sanat eseri olduğu, Davacının FSEK m.11 deki karine çerçevesinde eser sahibi olduğu, yağlıboya eserin farklı alanlarda fotoğrafik kullanımının davacının mali haklarından FSEK 21'de düzenlenen işleme,FSEK 22'de belirtilen çoğaltma, FSEK 23'te belirtilen yayma hakkının, davacının manevi haklarından ise dergide ve ... kullanımında davacının eser sahibi olarak belirtilmemesi ve farklı bir mecrada kullanım konusunda umuma arz yetkisinin davacıda olduğu dikkate alındığında FSEK 15'te belirtilen eser sahibi olarak belirtilme hakkı ile FSEK 14'te belirtilen umuma arz hakkının ihlali sayılacağı anlaşılmıştır. TAZMİNAT İSTEMİNİN İNCELENMESİ Davacı, FSEK’ten kaynaklanan haklarının ihlali sebebiyle FSEK m.68 kapsamında 3 kat telif tazminatı ile FSEK 70. Madde kapsamında maddi tazminat talep etmiştir. FSEK m.68/2 hükmüne göre talep edilebilecek telif tazminatının ise, taraflar arasında sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedel veya rayiç bedel esas alınarak belirlenmesi gerekir. Rayiç bedel belirlenirken, sanatçının sanatçı kimliği, eserin niteliği, kullanım amacı, eser üzerinde hangi hakların, hangi süre ile ve ne şekilde (tam ruhsat, devir, izin) tanındığı gibi hususların dikkate alınması gerekmektedir. Davacının Ressam olduğu ve ... Jimnastik Kulübü başkanı ...'nın yağlıboya portresini 1988 yılında resmettiği ve ...'ya hediye ettiğini , ancak davacıdan iznini almaksızın söz konusu portrenin farklı mecralarda kullanıldığı , Dosyaya mübrez deliller incelendiğinde dava konusu olan yağlıboya portrenin fotoğraflarının bulunduğu 2015 Eylül 167 sayılı ... Dergisi'ndeki davacı ... ... ile yapılan röportajda söz konusu yağlıboya portrenin yapılma hikayesinin anlatıldığı ve görsellere yer verildiği görülmekte olup ayrıca 2014 basım tarihli ve künyesinde Kapak Resmi: ... ... şeklinde isminin olduğu ve ... Yayınevi'nden çıkan ... tarafından yazılan “... ...'ın ..." isimli kitabın kapağında da dava konusu yağlı boya portrenin kullanıldığı görülmektedir. Davacı tarafın delilleri içinde yer alan davacıya ... antetli kağıdıyla BK Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Mican tarafından “... Kartal Yuvalarında satışı yapılan E537 ... 68*86 200 parça ... isimli ürünümüzde telif hakkı size ait olan görseli kullanmamıza izin verdiğiniz için teşekkürlerimizi sunarız” şeklinde dava konusu olan eserinde yer aldığı bir yazı mevcuttur. Dosyada bulunan bu bilgi ve belgeler kapsamında dava konusu olan ...'nın portresinin olduğu yağlıboya tablonun FSEK m.11 deki karine çerçevesinde eser sahibinin davacı olduğu , Dava konusu eser ... kulübü tarafından ... ES37 ... 68*86 200 PRÇ ... ve ... ES37 ... 68*86 200 PRÇ ... ürünlerinde ve ... Dergi'sinin 2015 Ağustos tarihli 166 sayılı kapağında da kullanıldığı görülmüştür. Dava konusu eserin diğer yerlerde, sergilerde, afişlerde ve değişik platformlarda yer alan görselinin kimin tasarrufuyla yayınlandığı ve görselin yer aldığı atkıların kimin tarafından yapıldığına dair davacı yanca dosyada herhangi bir belge sunulmamış olup, bu durumda Raiç bedel yönünden kullanımın dergide ve ... kullanımındaki raiç yönünden incelenmesi gereklidir. Davacı hem FSEK 68 hem de FSEK 70/3'e göre maddi tazminat talebinde bulunmuştur. Yargıtay uygulamasına göre, hem FSEK.m.68, hem de FSEK.m.70.f.2 veya FSEK.m.70.f.3 kapsamında maddi tazminat talep edildiğinde, talep edilen toplam bedel, anılan seçenekler uyarınca istenebilecek “en çok bedel" ile sınırlıdır. Dolayısıyla davacının bu taleplerinden hangisi yüksek ise, en yükseğine hükmedilmelidir. Dosyada davaya konu tablonun davalı tarafça izin alınarak kullanılması halinde davacıya ödenecek emsal telif bedeline ilişkin emsal sözleşme veya rayiç bedel yazısı bulunmamaktadır. Bu çerçevede davaya konu eserin türü, niteliği, beğeni ölçüsü kullanımın mecrası süresi ve yoğunluğu da dikkate alındığında emsal telif bedelinin 15.000 TL olabileceği her iki heyet tarafından tespit edilmiş, bu bedelin 3 kat takdirinin de Mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir. Davalı şirketin incelenen 2015, 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılları özel dönemlere ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK 64-66. Maddelerine göre yaptırılması gereken açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun şekilde yaptırıldığı, ticari defterlerin usulüne uygun şekilde tutulduğu ve sahibi lehine delil olabileceği mali bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Davalı ... ... ÜRÜNLER SAN. TİC. A.Ş” nin davaya konu ... Kodlu “... ES37 ... 68*86 2000 PRÇ ...” üründen toplam 4.593-TL Zarar elde ettiği, davaya konu ürünün kampanya dahilinde 500,00-TL üzeri alışverişte ücretsiz olarak verildiği ,keza Davaya konu “C0014036 2015 Ağustos ... Dergi” satıcısının Promat Basım Yayın San. VE Tic. A.Ş. olduğu, 05/08/2015 tarihli 134618 nolu fatura ile 13.549 Adet, 94618 kdv dahil 42.847,36 TL'ye davalı şirketçe satın alındığı mali inceleme kapsamından anlaşılmıştır. Toplanan deliller, hükme dayanak olarak alınan denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişilerin 1 ve 2. Heyet raporları HMK 266 madde kapsamında hükme dayanak olarak alınmış olup, davalı kullanımın davacının mali haklarından FSEK 21'de düzenlenen işleme,FSEK 22'de belirtilen çoğaltma, FSEK 23'te belirtilen yayma hakkının, keza farklı bir mecrada kullanım konusunda 25. madde kapsamında umuma arz yetkisinin ihlal edildiği , Davacının hem FSEK 68 hem de FSEK 70/3'e göre maddi tazminat talebinde bulunduğu, dergide ve ... şeklinde yanının aynı ihlal vasıtası ile gerçekleşmesi gözetilerek FSEK 68 göre tek bir tazminata hükmedilmesi gerekmiş, cenazede dağıtılan atkı nedeniyle kim tarafından dağıtıldığı yönünde bir delil bulunmadığından bu yöndeki tazminat istemi yerinde yerinde görülmemiş, Yargıtay'a göre, hem FSEK.m.68, hem de FSEK.m.70.f.2 veya FSEK.m.70.f.3 kapsamında maddi tazminat talep edildiğinde, talep edilen toplam bedel, anılan seçenekler uyarınca istenebilecek “en çok bedel" ile sınırlı olduğundan FSEK 68 göne 15.000 TL nın 3 katı 45.000 TL belirlenen bedel FSEK 70 md'ye göre 42.847,36 TL den fazla olduğundan FSEK 68 e göre maddi tazminat belirlenmiş, bu kapsamda Fsek 68 maddesi uyarınca 15.000 TL nın 3 katı 45.000 TL' telif tazminatına hak kazanılmış ise de talep ile bağlı kalınarak 5000 TL maddi tazminatın 1.8.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekmiştir. Davacı manevi tazminatta talep etmiş olup, Davacının manevi haklarından dergide ve ... kullanımında davacının eser sahibi olarak belirtilmemesi ve farklı bir mecrada kullanım konusunda umuma arz yetkisinin davacıda olduğu ve kullanım nedeniyle izin aldığına dair belge de sunulmadığı dikkate alındığında FSEK 15'te belirtilen eser sahibi olarak belirtilme hakkı ile FSEK 14'te belirtilen umuma arz hakkının ihlal edilmesi nedeniyle davacının manevi tazminat talep hakkının olduğu, gözetilerek ; Tarafların ekonomik durumları, ihlâl olunan hakkın mahiyeti, ihlalin etkileri, ihlalin ulaştığı kitle, fiilin ve kusurun ağırlığı, paranın satın alma gücü ibraz olunan belgeler ve eylemin gerçekleştirilme biçimi karşısında manevî tazminat miktarının 10.000- TL belirlenmiş,manevi tazminat bir zenginleşme aracı olmadığından fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Toplanan deliller, taraf iddia ve savunmaları, HHK 266 madde kapsamında 2 ayrı heyetten alınan aynı sonuca ulaşan birbirleri ile uyumlu heyet raporları,sunulu ürün örneği, kullanıma ilişkin görseller, noter tespit tutanağı gözetilerek ; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, Fsek 68 maddesi uyarınca 15.000 TL nın 3 katı 45.000 TL' telif tazminatına hak kazanılmış ise de talep ile bağlı kalınarak 5000 TL maddi tazminatın 1.8.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Takdiren 10.000. TL manevi tazminatın 1.8.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, manevi tazminatta Fazlaya ilişkin istemin reddine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07.07.1987 tarih, 1836/4131, 13.10.2009 tarih 5561/10516, 13.09.2011 tarih 10929/10277 ve HGK'nın 20.03.2002 tarih, 176/214 sayılı kararlarında açıklandığı ve öğretide de benimsendiği üzere, hak sahibinin FSEK'in 68. maddesi uyarınca telif tazminatı talebinde bulunduğu ve mahkemece de telif tazminatına hükmedildiğinden taraflar arasında farazi sözleşme yapılmış gibi bir hukuki durum meydana geleceğinden ve bu durumda, davalının eyleminin de farazi sözleşme kapsamında yasal kullanım haline dönüşeceğinden; davacı hak sahibi farazi sözleşmenin kapsadığı kullanımın refini ve menini isteyemeyeceğinden bu yöndeki istemin reddine,dava tarihinden sonra davalının kullanımda bulunduğu yönünde delil bulunmadığından tedbir isteminin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE 2- Fsek 68 maddesi uyarınca 15.000 TL nın 3 katı 45.000 TL' telif tazminatına hak kazanılmış ise de talep ile bağlı kalınarak 5000 TL maddi tazminatın 1.8.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3- Takdiren 10.000. TL manevi tazminatın 1.8.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, manevi tazminatta Fazlaya ilişkin istemin reddine,4- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07.07.1987 tarih, 1836/4131, 13.10.2009 tarih 5561/10516, 13.09.2011 tarih 10929/10277 ve HGK'nın 20.03.2002 tarih, 176/214 sayılı kararlarında açıklandığı ve öğretide de benimsendiği üzere, hak sahibinin FSEK'in 68. maddesi uyarınca telif tazminatı talebinde bulunduğu ve mahkemece de telif tazminatına hükmedildiğinden taraflar arasında farazi sözleşme yapılmış gibi bir hukuki durum meydana geleceğinden ve bu durumda, davalının eyleminin de farazi sözleşme kapsamında yasal kullanım haline dönüşeceğinden; davacı hak sahibi farazi sözleşmenin kapsadığı kullanımın refini ve menini isteyemeyeceğinden bu yöndeki istemin reddine,dava tarihinden sonra davalının kullanımda bulunduğu yönünde delil bulunmadığından tedbir isteminin reddine,..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Davalının, davacının FSEK kapsamında mali veya manevi haklarını ihlal edici bir eylemi olmadığını, merhum ...'nın, ... Spor Kulübü camiası ve taraftarı için önemli bir isim olduğunu, ... Spor Kulübü'ne yıllarca başarıyla hizmet ettiğini, "Onursal Başkanlık" unvanı verildiğini ve camianın daima birleştirici gücü olarak görülmüş bir kişi olduğunu, ... anılarını yaşatmak, kendisine duyulan minnet borcunu ödemek, taraftarın kendisine duyduğu özlemi gidermek ve anıları yaşatmak adına ...'ya ait bir fotoğrafı kullandığını, kullanılan fotoğrafın, davacı tarafın kendisine ait olduğunu ileri sürdüğü resimden farklı olduğunu, davacı, merhum ...'nın cenazesinde maddi bir amaç güdülmeyen ve hatta kim tarafından yapıldığı bilinmeyen kullanımları dahi vekil edenin üstüne yıkmaya çalışıldığını, davalının eseri hiçbir şekilde kullanmadığını, umuma arz etmediğini, yaymadığını, çoğaltmadığını, yayımlanmadığını, ihlal oluştuğunu hiç bir şekilde kabul etmemekle birlikte, bilirkişilerce vekil edenin ticari defter ve kayıtlarında inceleme yapılmış; yerel mahkeme ilamında ihlale dayanak olarak gösterilen ... ürününden vekil edenin zarar ettiği, dergi ürününün ise sadece satın alındığı ancak satışının gerçekleşmediği tespit edildiğini beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan 07/06/2024 tarihli tavzih talepli dilekçe sunduğu görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ TAVZİH KARARI: İlk derece Mahkemesinin 02/07/2024 tarihli Tavzih Kararında; "...Davacı ... ... vekili Av. ... tarafından sunulan 07/06/2024 tarih ve 2021/16 Esas sayılı, tavzih talepli dilekçe ile mahkemenin 14/11/2023 tarihli celsede bedel arttırımı talebine binaen verilen 2 haftalık süre içerisinde dilekçe sunarak harcı yatırdıklarını ancak bedel arttırım talepli dilekçenin dikkate alınmadan karar verildiğini bu nedenle tavzihen düzeltilme yapılmasını talep etmiştir... Uyap sistemi üzerinde kayıtlı belgeler üzerinde yapılan incelemede davacı vekilinin 28/11/2023 tarihinde sunduğu dilekçe ile bilirkişi raporu neticesinde ileride arttırılmak üzere 5.000 TL olarak belirlediği bedeli dosyaya sunulan üç ayrı bilirkişi raporunda belirlenen miktarlar doğrultusunda FSEK 68.md hükmüne göre 30.000 TL daha arttırarak toplam 45.000 TL ye çıkartılmasını talep ettiği,Arttırılan değer doğrultusunda eksik kalan 515,00 TL harcı tamamlayarak makbuzunu dosyaya sunduğu, 26/01/2021 tarihte davayı açma esnasında 59,30 TL peşin harç, 08/10/2021 tarihinde 2.000 TL tamamlama harcı olarak peşin harcın ve 28/11/2023 tarihli dava değeri arttırımı talepli dilekçe ile de 515,00 TL tamamlama harcının yatırılarak makbuzlarının dosyaya sunulduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK.nın 305. Maddesi "Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez" hükmüne amir olduğu, bu nedenlerden dolayı kararın hüküm bendinin 2, 5, 6, 7. Maddesi üzerinde yapılan maddi hatanın, HÜKÜM/ "1- Fsek 68 maddesine göre hesaplanan 3 katı olan 45.000 TL maddi tazminatın 01.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," 2- 3.757,05 TL ilam harcının 59.30 TL, 2.000 TL peşin ve 515,00 TL tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 1.182,75 TL harcın davalıdan tahsiline, 3-Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 25.500 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine " şeklinde tavzihen düzeltilmesine, 4- Takdiren 10.000 TL manevi tazminatın 1.8.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, manevi tazminatta Fazlaya ilişkin istemin reddine,5- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07.07.1987 tarih, 1836/4131, 13.10.2009 tarih 5561/10516, 13.09.2011 tarih 10929/10277 ve HGK'nın 20.03.2002 tarih, 176/214 sayılı kararlarında açıklandığı ve öğretide de benimsendiği üzere, hak sahibinin FSEK'in 68. maddesi uyarınca telif tazminatı talebinde bulunduğu ve mahkemece de telif tazminatına hükmedildiğinden taraflar arasında farazi sözleşme yapılmış gibi bir hukuki durum meydana geleceğinden ve bu durumda, davalının eyleminin de farazi sözleşme kapsamında yasal kullanım haline dönüşeceğinden; davacı hak sahibi farazi sözleşmenin kapsadığı kullanımın refini ve menini isteyemeyeceğinden bu yöndeki istemin reddine,dava tarihinden sonra davalının kullanımda bulunduğu yönünde delil bulunmadığından tedbir isteminin reddine, 6- Kabul edilen Manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 10.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7- Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 10.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine8-Reddedilen ref talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 25.500 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine 9-Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 59,30 TL başvuru harcı, 390,80 TL tebligat ve müzekkere masrafı 6.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.450,10 TL yargılama giderinin taktiren 2/3 sini davalıdan alınarak davacıya verilmesine,10-Davalı tarafın yargılama giderlerinden olan 3.075 TL bilirkişi ücretinin taktiren 1/3 ünün davacıdan alınarak davalıya verilmesine,11-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine, şeklindeki hüküm bendinde bir değişiklik yapılmadan bu hali ile kalmasına,Tavzihe ilişkin kararın talep halinde taraf vekillerine tebliğine,..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; HMK 305'e aykırı olarak davalı aleyhine tavzih yolu hüküm genişletilmiş ve değiştirilmiş olduğunu, davada, bedel artırım dilekçesi yerel mahkeme tarafından nazara alınmadığını ve hem kısa kararda hem gerekçeli kararda "taleple bağlı kalınarak 5.000-TL(beşbinTürkLirası) maddi tazminatın 01.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline" karar verildiğini, somut olayda hüküm açık ve icrasında tereddüt bulunmadığını, Ayrıca hükümde birbirine aykırı fıkralar içeren bir husus da bulunmadığını, davacı lehine hükmedilen maddi tazminat miktarı 5.000-TL'den 45.000-TL ye çıkarılmış buna ek olarak davalı aleyhine 25.500-TL vekalet ücretine hükmedilmiş yine yargılama giderleri de buna göre yükletildiğini, davacının tavzih talebinin taraflarına tebliğ edilmediğini, cevap hakkının engellendiğini, yokluklarında karar verildiğini beyanla ilk derece mahkemesince verilen tavzih kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. G E R E K Ç E : Dava, FSEK'ten doğan hakların ihlali iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıda özetlendiği şekilde maddi tazminat talebinin taleple bağlı kalınarak kabulüne, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne, kullanımın ref'i ve meni taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.Karara karşı, davalı vekili yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davacı tarafından, kararın tavzihi isteminde bulunulması sonrasında ilk derece mahkemesince 02.07.2024 tarihli kararı ile tavzih talebinin kabulüne karar verilmiştir.Tavzih kararına karşı, davalı vekili yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.1-Dairemizce öncelikle Tavzih Kararına ilişkin ileri sürülen istinaf talebinin incelemesi yapılmıştır. Yapılan incelemede; Davacı tarafından, yargılama aşamasında yaptığı ıslah ile dava değerinin arttırıldığı ve ancak talebi hakkında değerlendirme yapılmadığını ileri sürerek kararın tavzih yoluyla düzeltilmesini talep etmiş olup, ilk derece mahkemesince davacının ıslah dilekçesi ile talep sonucunu arttırdığı, arttırılan kısma yönelik harcı tamamladığı gerekçesiyle, HMK 305. Maddesine dayalı olarak FSEK 68. Madde kapsamında takdir edilen 5.000,00-TL maddi tazminata ilişkin hüküm bendini 45.000,00-TL olarak ve devamında vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkraları yönünden tavzih kararı verildiği görülmüştür. 6100 sayılı HMK.nın 305. Maddesinde "Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez" şeklindedir.Kabule göre yapılan değerlendirmede, hükmün yeterince açık olduğu, çelişkili hüküm fıkraları içermediği, istinafa konu 02.07.2024 tarihli tavzih kararı ile esas hakkında tesis edilen hüküm fıkrasında tanınan haklar ve yüklenen borcun değiştirildiği ve genişletildiği görülmekle, tavzih kararının HMK 305. Madde usulüne aykırı olduğu görüldüğü gibi davacının ıslah talebinin değerlendirilmediğine ilişkin itirazı ancak kanun yolu aşamasında ileri sürülebileceğinden tavzih talebinin bu gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin kabulü ile "Davacının Tavzih talebinin reddine" dair Dairemizce yeniden karar verilmesi gerekmiştir.2-Esas hakkında verilen karara yönelik olarak ileri sürülen istinaf taleplerinin incelenmesinde;Davalı vekili tarafından her ne kadar hüküm altına alınan manevi tazminat yönünden istinaf talebinde bulunulmuş ise de; Yapılan yargılama ile dergi ve ... kullanımında davacının eser sahibi olarak belirtilmemesi ile farklı bir mecrada kullanım konusunda umuma arz yetkisinin ihlal edildiğinin tespit edildiği, dosya kapsamında aksi delil bulunmadığı, tarafların ekonomik durumları, ihlâl olunan hakkın mahiyeti, kusurun ağırlığı ve eylemin gerçekleştirilme biçimi dikkate alındığında, takdir edilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğu anlaşıldığından manevi tazminata yönelik istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.İlk derece mahkemesince kabul edilen ve istinaf incelemesine konu edilen maddi tazminat değeri 5.000,00-TL olup karar tarihi olan 15.02.2024 itibarı ile istinaf sınırı 28.250,00-TL'nin altında kalmaktadır. Kesinlik sınırı dikkate alınarak, maddi tazminat yönünden davalı vekilince ileri sürülen istinaf isteminin ise usulden reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1- Davalı vekilinin, 02.07.2024 tarihli Tavzih Kararına yönelik istinaf isteminin KABULÜNE, 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 2021/16 Esas 2024/60 Karar 02/07/2024 tarihli Tavzih Kararının KALDIRILMASINA,2- Davacının Tavzih talebinin Reddine,3- 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 2021/16 Esas 2024/60 Karar 15/02/2024 tarihli esas hakkında verilen kararda manevi tazminata yönelik istinaf talebinin ESASTAN REDDİNE,4- 6100 sayılı HMK'nın 341. maddesi gereğince, davalı vekilinin, İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 2021/16 Esas 2024/60 Karar 15/02/2024 tarihli esas hakkında verilen kararda maddi tazminata yönelik istinaf isteminin USULDEN REDDİNE, 5-İstinaf yargılaması yönünden; 5.a-Davalı vekilinin, asıl davaya yönelik istinaf istemi yerinde görülmediğinden, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.024,65 TL nispi harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 597,05 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5.b-Davalı vekilinin ek karara yönelik istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine,5.c-İstinaf yargılaması sırasında davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 260,00TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.429,40TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5.ç-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5.d-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 25/12/2025 tarihinde, gerek 15/02/2024 tarihli esas hakkında verilen karar ve gerekse 02/07/2024 tarihli Tavzih kararı yönünden oy birliği ile kesin olarak karar verildi.