11. Ceza Dairesi 2018/105 E. , 2018/1583 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 213 Sayılı Kanununa Muhalefet HÜKÜM : Sanık ... hakkında 2008 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçundan sanık ... hakkında 2008, 2009 takvim yıllarında, Sanık ... hakkında 2007 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan mahkumiyet Sanıklar ..., ... hakkında 2008 takvim yılı için, Sanık ... hakkında 2007, 2008 takvim yılları için beraat 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinin…
**11. Ceza Dairesi 2018/105 E. , 2018/1583 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 213 Sayılı Kanununa Muhalefet HÜKÜM : Sanık ... hakkında 2008 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçundan sanık ... hakkında 2008, 2009 takvim yıllarında, Sanık ... hakkında 2007 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan mahkumiyet Sanıklar ..., ... hakkında 2008 takvim yılı için, Sanık ... hakkında 2007, 2008 takvim yılları için beraat 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinin 1. fıkrasına göre; tebligat muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 Sayılı Yasa'nın 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır. Dosya incelendiğinde sanık ...'nin MERNİS adresine Tebligat Kanunu 21/2. maddesine göre 11.02.2015 tarihinde tabligat yapıldığı, 06.03.2015 tarihinde ise sanığın sorgu adresinde beyan ettiği adrese tebligat yapıldığı ve bu tebligatın iade döndüğü, önce sorgusunda bildirdiği adrese tebligat yapılması bundan sonuç alınamaması halinde MERNİS adresine tebligat yapılması gerektiği gözetilmeden doğrudan MERNİS adresine yapılan tebliğin usulsüz olduğu ve temyiz süresini başlatmayacağı anlaşılmakla, tebliğnamedeki sanık ...'nin temyiz talebi yönünden red kararı isteyen görüşe iştirak edilmemiş, sanık ...'nin öğrenme üzerine verdiği temyiz dilekçesi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede; Hükmolunan cezanın türü ve süresine göre sanık ...'in duruşmalı inceleme isteminin koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü: Kdz. Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 05.11.2013 tarih ve 2013/1616 E. sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında 2009 takvim yılında sahte fatura kullanmak ve defter ve belgeleri ibraz etmemek suçlarından da dava açılmış ise de bu suçlardan hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, zamanaşımı süresi içerisinde mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür. Katılan vekilinin 10.02.2015 havale tarihli dilekçesinin sanıklar ..., ... ve ...'ye yönelik olduğu ancak temyiz dilekçesi içeriği incelendiğinde bu sanıklar yönünden verilen “ beraat kararları” ile sınırlandırıldığı, temyiz dilekçesi başlık kısımında ... ismi yazılı olmadığından sanık ... hakkında herhangi bir temyiz talebinde bulunulmadığı kabul edilerek sanık ... hakkında verilen beraat kararına yönelik temyiz incelemesi yapılmamış ve sanık ... hakkında ise verilen bir beraat kararı olmadığı anlaşılmakla, sanık ...'nin sadece kendi temyizi üzerine inceleme yapılmıştır. I- Sanık ... hakkında 2007 ve 2008 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan verilen beraat kararlarına yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;