T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1270 - 2025/1173 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1270 KARAR NO : 2025/1173 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20.06.2023 NUMARASI : 2022/538 Esas 2023/485 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 09.10.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 13.10.2025 İlk Derece Mahkemesince ve…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1270 - 2025/1173 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1270 KARAR NO : 2025/1173 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20.06.2023 NUMARASI : 2022/538 Esas 2023/485 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 09.10.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 13.10.2025 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 03.03.2020 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın aynı yönde seyir halinde olan ... plakalı araca arkadan çarpması sonucunda bu araçta bulunan ...’nın ağır şekilde yaralandığını, dava dışı ...’nın bu kaza sonucu zararlarının tazmini hususunda davalı sigorta şirketinde bulunan 654722/1 numaralı hasar dosyasında tahsil edilecek tazminat alacağının 25.000,00 TL’sini davacıya temlikname ile devrettiğini, dava dışı ...’nın davalı sigorta şirketinden tazmin edip etmediğinin taraflarınca bilinmediğini, davalı sigorta şirketi aleyhine temlikname alacağı tutar yönünden Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2022/10300 sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalı tarafça itiraz edildiğini, arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını belirterek, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında dava dilekçesinde talep edilen 25.000,00 TL alacağın bu tutara işlemiş faiziyle 29.350,00 TL yönünden takibin devamına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacı tarafça arabuluculuk başvurusu yapılmadan dava açıldığından davanın reddi gerektiğini, davacı ile zarar gören arasında geçerli olarak bir temlik sözleşmesi akdedilmediğini, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun Ek 6. maddesi uyarınca temlikin sigorta alacakları için geçersiz olduğunu, kusur durumuna ilişkin olarak bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin taleplerin teminat dışında olduğunu, davalı sigorta şirketinin dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olduğunu, icra inkar tazminatı talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın temlik sözleşmesine istinaden alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 184. maddesi gereğince yazılı şekilde yapılan alacağın devri sözleşmesinin geçerli olduğu ve sigorta alacağını temlik yasağı getiren yasal düzenlemenin yapıldığı tarihten önce (14.01.2020'de) yapılmış ve sonuçlarını doğurmuş olan temlikin geçerliliğini koruduğu, davacının hukuken geçerli biçimde ve temlik yasağı getiren yasal düzenlemeden önce yapılmış olan ve temlik alacağı hakkında devir sözleşmesi kapsamında sigortalının haklarına halef sıfatını kazandığı, sigorta tarafından bilirkişi raporuyla gerçek zararın belirlendiği, davacı tarafından sigortalıya ödeme yapılmadan önce sigortacıya başvuru yapıldığı ve davalının ödeme tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, ödemeden sigortacının sorumlu olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile davalının Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2022/10300 Esas sayılı takip dosyasında yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 25.000,00 TL asıl alacak ve 2.946,58 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 27.946,58 TL olarak devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren talep gibi yasal faiz işletilmesine, asıl alacağın %20'si oranında olan 5.589,31 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın hatalı olup dosya kapsamındaki asıl alacak olan 25.000,00 TL yönünden tam karar verildiğini, faiz talebi yönünden eksik karar verildiğini, temlik edilen tutarın kaza taihinden itibaren işlemiş faiziyle davacıya ödenmesi gerektiğini, 6098 sayılı TKB’nin 189. maddesi hükmünün nazara alınması gerektiğini, asıl alacağın ferileriyle birlikte devredildiğini, kararın bu yönüyle hatalı olduğunu, faiz taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmesinin gerekçesinin belirtilmediğini ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı sigorta şirketi vekili istinaf dilekçesinde, temliknameye konu edilen alacağın devri sigorta alacakları için Kanun gereğince geçersiz olduğunu, davanın husumet nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davanın kabulünün hatalı olduğunu, 22.07.2020 tarihli 5684 sayılı Kanun’un Ek 6. maddesi hükmü uyarınca sigorta şirketi tarafından temliknameye istinaden ödeme yapılmadığını, temlik alınan kişiye karşı dava açılması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin temlikname ile sorumlu tutulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalı sigorta şirketinin temliknameden hiçbir safhada haberdar olmadığını, mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmiş olmasının yerinde olmadığını, icra inkar tazminatı için alacağın likit ve taraflar arasında belirlenebilir olması durumunda borçlunun itirazının kötüniyetli olması gerektiğini, yargılama gerektiren durumlarda icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacı vekili, 03.03.2020 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç ile ...'nın yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı kazada ...'nın yaralandığını, adı geçenin davalı sigorta şirketinden tahsil edilecek tazminat alacağının 25.000,00 TL'lik kısmını temlikname ile davacıya temlik ettiği, temlik edilen tutar yönünden Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2022/10300 Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dosya içeriğinden, 03.03.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yolcu konumunda bulunan ...'nın yaralandığı, adı geçen ile davacı arasında düzenlendiği anlaşılan 14.07.2020 tarihli "Temlikname" başlıklı belgede, Sincan 2. Noterliğinin 08457 yevmiye numaralı vekaletname ile aynı anda hüküm ve sonuç doğuracak temlikname ile beraber davalı sigorta şirketi nezdinde açılmış bulunan 654722/1 numaralı dosyadaki alacağın 25.000,00 TL miktarının devir ve temlik edildiğinin bildirildiği, davacı tarafça anılan temliknameye dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali talebiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır. 1-Avukatlık Kanunu'nun 47. maddesi, “Avukat el koyduğu işlere ait çekişmeli hakları edinmekten veya bunların edinilmesine aracılıktan yasaklıdır. Bu yasak, işin sona ermesinden itibaren bir yıl sürer. Birinci fıkra hükmü, avukatın ortaklarını ve yanında çalıştırdığı avukatları da kapsar. Ancak, 164'üncü madde hükmü saklıdır.” hükmünü haizdir. Davacı tarafça ibraz edilen temlikname içeriğinde Sincan 2. Noterliğinin 08457 yevmiye numaralı vekaletname ile aynı anda hüküm ve sonuç doğuracağına ilişkin hüküm bulunduğu nazara alınarak öncelikle anılan vekaletnamenin merciinden temini ile davacı ile temlik eden arasında vekalet ilişkisi bulunup bulunmadığı, temliknameye konu tutarın Avukatlık Kanunu'nun 47. maddesi kapsamında edinme yasağı kapsamında olup olmadığının belirlenmesi gerekirken anılan hususun göz ardı edilmiş olması doğru değildir. 2-28.07.2020 tarihli 31199 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanunun 57. maddesi ile 5684 sayılı Kanuna getirilen Ek 6. maddede; "(1)Bu Kanun uyarınca sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlardan ya da Hesaptan talep edilecek tazminat alacağı ancak; a)Alacaklı tarafından bizzat, b)Alacaklının kanuni temsilcisi veya kanuni temsilcisinin bizzat vekalet verdiği avukat vasıtasıyla, c)Alacaklının bizzat vekalet verdiği eşi, çocukları, annesi, babası, kardeşleri veya avukatı vasıtasıyla takip edilebilir. Takip yetkisi, sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlar ya da Hesap nezdinde yapılacak işlemleri kapsar. (2)Tazminat alacağı, sadece hak sahibine veya avukatına ödenir ve birinci fıkrada belirtilen kişiler de dahil olmak üzere hiç kimseye devredilemez. (3)Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunca belirlenir." düzenlemesi getirilmiştir. Bu düzenlemeye göre; tazminat alacağının talep edilebilirliği bizzat alacaklıya, alacaklının kanuni temsilcisine veya onun verdiği vekaletname ile avukatına ve alacaklının bizzat verdiği vekaletname ile eşi, çocukları, annesi, babası, kardeşleri veya avukatına tanınmıştır. 28.07.2020 tarihinden itibaren, bu kişiler haricinde tazminat alacağının talep edilebilmesi mümkün değildir. Yine, aynı tarihten itibaren tazminat alacağının; tazminat alacaklısının eşi, çocukları, annesi, babası, kardeşleri de dahil devir edilmesi mümkün değildir. "Talep edebilme" aynı zamanda bir usul hukuku düzenlemesi olup, usul hukuku düzenlemelerinin derhal yürürlüğe girmesi ilkesi gereğince; 28.07.2020 tarihinden önce düzenlenmiş olan temliknameye dayalı olarak bile olsa, sigorta şirketinden 28.07.2020 tarihinden sonra temlik alacaklısının talepte bulunma ya da dava açma hakkının olmadığı açıktır. Temlikname tarihi Ek-6 madde düzenlemesinden önce olsa dahi sigorta şirketi kendisine yapılan başvuru tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat ile bağlı olduğundan temlikname tarihi değil sigorta şirketine başvuru tarihi önem kazanmaktadır. Somut olayda, dava dışı ...'nın 14.07.2020 tarihli temlikname ile davalı sigorta şirketinden alacağının 25.000,00TL'lik kısmını davacıya devrettiğinin belirtildiği nazara alınarak öncelikle davacı tarafça temliknameye dayalı olarak davalı sigorta şirketine başvuruya ilişkin tüm kayıt ve belgelerin temini ile başvuru tarihinin tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıklığa kavuşturulması, daha sonra başvuru tarihi itibariyle temlik yasağına ilişkin Sigortacılık Kanunu'nun Ek-6. maddesi yürürlükte olup olmadığı da değerlendirilerek varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmek üzere hükmün kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 5-Ankara 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2022/10300 esasına yatırılan 65.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 09.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.