10. Hukuk Dairesi 2023/9411 E. , 2023/10223 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2040 E., 2023/694 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/332 E., 2021/94 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzer
**10. Hukuk Dairesi 2023/9411 E. , 2023/10223 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2040 E., 2023/694 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/332 E., 2021/94 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya uygulanan haciz işleminin iptali ile maaşından kesilen tutarların en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın haksız ve hukuka aykırı iddiaları ile ikame edilmiş bu davanın reddine karar verilmesini, davanın basit yargılamaya tabi olduğundan davanın esasa girilmeden usulden reddi gerektiğini, müvekkil Kurum tarafından tüm kanunlara riayet edilerek hareket edildiğini, tüm tebligatların yasal süreleri içerisinde yapıldığını ancak davacı yan tarafından hiçbir itiraz da bulunulmamış olduğundan müvekkil Kurum tarafından alacağına kavuşmak adına haciz işlemleri gerçekleştirildiğini bu davanın öncelikle usulden reddine, usule ilişkin itirazlarının kabul görmediği takdirde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticari sicil kayıtlarının incelenmesinde, davacının 22.12.2005 tarihine kadar şirket ortağı olduğu, 26.12.2008 tarihine kadar yetkili müdür olduğu, ödeme emirlerine konu borçların tamamının borçlunun sorumlu olduğu döneme ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davacı adına tebliğe çıkarıldığı anlaşılan, 2007/11470, 2007/15330 ve 2007/11014 takip numaralı ödeme emirlerinin davacının eşi imzasına tebliğ edildikleri, bu ödeme emirlerine yönelik olarak açılmış bir iptal davası bulunmadığı anlaşılmakla, ödeme emirleri kesinleşmiş bulunmaktadır.8 adet ödeme emrinin 2007/11469 takip numarası altında tevhit edildiği belirtilmesine karşın 2007/11470, 2007/15330 ve 2007/11014 takip numaralı ödeme emirleri dışında kalan ödeme emirlerinin davacıya tebliğlerine rastlanmamakla, bu ödeme emirleri kapsamında bir kesinleşme bulunmamaktadır. 2007/11469 takip nolu ödeme emrinin ise müdürlük görevinin sona erdiği tarihten sonra olmak üzere 14.04.2009 tarihinde dava dışı şirket çalışanı imzasına tebliğ edilmesinin davacı hakkında geçerli sonucu bulunmamaktadır. Gelir, aylık ve ödeneklerin 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesine göre takip ve tahsili gereken alacaklar nedeniyle haczedilebileceği, 2007/11470, 2007/15330 ve 2007/11014 takip nolu ödeme emirleri nedeniyle maaş haczi işleminin mevzuata uygun bulunduğu, diğer ödeme emirleri nedeniyle bir kesinleşmeden söz edilemeyeceği bu nedenle, maaş haczine esas alınamayacakları, davacının yaşlılık aylığından kesilen tutarların, belirtilen ödeme emirleri kapsamındaki borcu aşmadığı anlaşılmakla; davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, davacının emekli maaşına konulan haczin 2007/11469, 2007/15331, 2010/14178, 2010/14179, 2005/12511takip sayılı ödeme emirleri yönünden kaldırılmasına, 2007/11470, 2007/15330 ve 2007/11014 takip sayılı ödeme emirleri yönünden haczin devamına, davacının maaşından yapılan kesintilerin faizi ile birlikte tahsiline ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: 1.Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri Davacının şirket ortaklığından ayrıldığı 25.12.2005 tarihi ve ortak dışı müdür olması ve 26.12.2008 tarihinde de ortak dışı müdürlükten ayrılmış olmasının hiçbir sorumluluğunun kalmadığını gösterdiğini, dolayısıyla davacının ilgili şirketteki hissesini 03.02.2006 tarihinde aktifi ve pasifi ile devrettiğinden, ilgili yasanın 04.06.2008 öncesi durumuna göre davacı lehine olan hüküm uygulanacağından dolayı davacının hiçbir şekilde sorumluluğu bulunmadığını belirterek; istinaf itirazında bulunmuştur. 2.Davalı Kurum Vekilinin İstinaf Sebepleri Kurum aleyhine açılan işbu davanın menfi tespit davası niteliğinde olduğunu, davaya konu uyuşmazlık ile ilgili gerek 506 ve 5510 sayılı Yasalarda gerekse de 6183 sayılı Kanun'un Kurum aleyhine menfi tespit davası açılabileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığını, bu itibarla, müvekkili Kuruma menfi tespit davası açılamayacağından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin yasaya ve usule aykırı olduğunu belirterek istinaf itirazında bulunmuştur. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu ödeme emirleri nedeniyle ödeme emirlerinin iptalleri yönünden dava açıldığına ilişkin iddia ve delil sunulmadığı; ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde ise, davacının 22.12.2005 tarihine kadar borçlu şirketin ortağı olduğu, 26.12.2008 tarihine kadar yetkili müdür olduğu, ödeme emirlerine konu borçların tamamının davacının müdür olarak sorumlu olduğu döneme ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Davacı adına tebliğe çıkarıldığı anlaşılan 2007/11470, 2007/15330 ve 2007/11014 takip numaralı ödeme emirlerinin davacının eşi imzasına 03.04.2009 tarihinde tebliğ edildikleri, bu ödeme emirlerine yönelik olarak açılmış bir iptal davası bulunmadığı anlaşılmakla, 7 günlük dava açma süresinden sonra dava açıldığı, bu ödeme emirlerinin kesinleşmiş bulunduğu, bu ödeme emirleri yönünden davanın reddedilmesi gerektiği, ancak 8 adet ödeme emrinin 2007/11469 takip numarası altında tevhit edildiği belirtilmesine karşın 2007/11470, 2007/15330 ve 2007/11014 takip numaralı ödeme emirleri dışında kalan ödeme emirlerinin davacıya tebliğlerine rastlanmamakta, ayrıca 2007/11469 takip nolu ödeme emrinin ise müdürlük görevinin sona erdiği tarihten sonra olmak üzere 14.04.2009 tarihinde dava dışı şirket çalışanı imzasına tebliğ edilmesi ile usule aykırı tebligat yapıldığından bu ödeme emirlerinin davacı hakkında geçerliliği bulunmadığı kanaatiyle 2007/11470, 2007/15330 ve 2007/11014 takip numaralı ödeme emirleri dışındaki ödeme emirleri yönünden davanın kabulünde isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur. Davalı Kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; haczin kaldırılması ile davacının maaşından yapılan kesintilerin faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 35, 55 ve 58 inci maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Fazla yatırılan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.