T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO : 2024/1125 Esas KARAR NO : 2026/78 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/03/2024 NUMARASI: 2022/563 E. - 2024/233 K. DAVANIN KONUSU: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 19/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO : 2024/1125 Esas KARAR NO : 2026/78 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/03/2024 NUMARASI: 2022/563 E. - 2024/233 K. DAVANIN KONUSU: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 19/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı alacaklının, İstanbul Anadolu 25. İcra Dairesinin ... E. numaralı icra dosyasında davacı aleyhine takip başlattığını, takip dayanağı çekin, ...... Ürünleri San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şirketi tarafından düzenlenmiş olup, davacının takip borçlusu şirketle de takibe konu borçla da bir ilgisi bulunmadığını, dosya borçlusu şirket ile davacı arasındaki her türlü bağın 2012 yılında tamamen kesilmiş olduğunu, işbu takibin davacıya karşı yürütülmesinin hukuka ve usule aykırı olduğunu, ancak davalı şirket tarafından bu husus bilinmesine veya bilinebilecek durumda olmasına rağmen davacının şahsına ait iş yeri olan ... ...' nun ...l/İstanbul'da bulunan adresine 07/04/2022 tarihinde haciz işlemi için gelindiğini, haciz işlemi neticesinde mahcuz malların yediemin olarak davacıya bırakıldığını, davacının 18/.../2022 tarihinde tekrar haciz işlemi için mezkur adresine gelinmesi üzerine cebri icra tehdidi altında, borçlusu ile hiçbir ekonomik ve hukuk ilişkisinin olmadığı mezkur takibe konu borcu ödemek zorunda kaldığını, davacının yukarıda bilgileri verilen icra dosyasının borçlusu ...şirketi ile her türlü bağını 04/.../2012 tarihli ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin .... Sayfasında yer alan "... TC kimlik numaralı ... şirkette mevcut 50.000,00 TL hissesini ... 5. Noterliğinde 26.....2012 tarih ve ... sayı ile tasdikli hisse devir ve temlik sözleşmesi ile hissesinin tamamını ... Mah. ... Sok. No:...... İstanbul adresinde ikamet eden ... TC kimlik numaralı ...' a devretmiştir. (...)" şeklinde ilan olduğu üzere sona erdiğini, söz konusu... Esas sayılı takibe dayanak ... no.lu çekin, ödeme emrinde belirtildiği üzere 27/02/2015 tarihinde, davacının borçlu şirketle herhangi bir hukuki bağının kalmadığı bir tarihte düzenlendiğini, yine davacıya ait ... ... şirketi çekin düzenlendiği 27/02/2015 tarihinden çok önce, 15/06/2012 tarihli ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin ... Sayfasında ilan olduğu üzere 11/.../2012 tarihinde ticaret siciline tescil edildiğini, davacının, borçlu şirketin kendine ait bütün hisselerini ...' a devretmeden çok önce borçlu şirketin ortağı olması sebebiyle şirketin aldığı kredilere kefil olduğunu, yine bu sebeple ... Bank A.Ş.' den alınmış bir ticari krediye kefil olduğunu, söz konusu kredinin 16/08/2016 tarihinde davacının borçlu şirketin hisselerini devrinden çok sonra ... A.Ş.' ye Alacak Temlik Sözleşmesiyle devrolduğunu, davacı, borçlu şirketin borcunu ödememesi sebebiyle yine icra tehdidi altında kefil olduğu kredinin borcu ödediğini ve her basiretli tacirin yapması gerektiği gibi kendi isim ve şanı ile şirketi ... ...' nun itibarını korumak amacıyla bir borcu yoktur yazısı aldığını, bahse konu borcu yoktur yazısının mezkur haciz tutanağı ile birlikte dosyaya eklendiğini, ilgili bankadan kredi evrakları istenilmesiyle davacının krediye ne zaman kefil olduğunun ortaya çıkacağını, bu bakımdan ... Bank A.Ş. ve ... A.Ş.' ye müzekkere yazılarak kendilerine temlik olunan ticari kredinin detaylarını içerir dökümlerin istenmesini talep ettiklerini, söz konusu belgelerin incelenmesiyle de görüleceği üzere cebri icra tehdidi altında borcu olmayan takip miktarını dekont açıklamasına şerh düşerek ödeyen davacının ve malları haczedilen şirketi ... ...' nun, ... Esas numaralı icra dosyasındaki borçlu şirketle ilgi ve alakası bulunmadığını, bahse konu icra takibi kapsamında 07/04/2022 tarihinde davacının şahıs şirketinde borçlu ile hiçbir ilgi ve alakası bulunmayan malların haczedildiğini, sonrasında istihkak iddiasında bulunan müvekkiline yediemin olarak bırakıldığını, davacının uzun yıllardır "..." işi yapan basiretli bir tacir olup, şirketi ... ...'nun da aynı faaliyet alanına sahip, kamu kurum ve kuruluşlarıyla iş yapan, alanında bilinen bir şirket olduğunu, davacının borçlu şirketle hiçbir bağının kalmadığını, yıllardır kendi şahıs şirketi olan ve alanında bilinirliği olan, kamu kurum ve kuruluşlarıyla da iş yürüten ... ... şirketini yönettiğini, borçlu şirket ile farklı adreste kurulan ve borçlu şirketin herhangi bir ortağının davacının şahıs şirketiyle ilgisi bulunmadığından, borçlu şirket ile davacının şahıs şirketi arasında açık bir şekilde hiçbir bağ bulunmadığını belirterek, yaptıkları açıklamaların ve mahkemenin resen dikkate alacağı hususların doğal bir sonucu olarak istirdat davalarının kabulüne karar verilerek, davanın kabulü ile, mezkur icra takibi kapsamında, müvekkili tarafından dosya hesabına yapılan 37.110,00 TL'nin avans faizi ile birlikte geri alınarak müvekkiline verilmesine, davalı aleyhine bedelin %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatı hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; İstanbul Anadolu 25. İcra Dairesi'nde ... Esas sayılı icra takibinde, ... Ticaret Limited Şirketi, ... ve ...... Ürünleri Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi’nin borçlu konumunda olduğunu, davacı ...’nun dosyada istihkak iddia eden 3.kişi konumunda olduğunu, yapmış oldukları açıklamalar ve Yargıtay kararı doğrultusunda, davacı ...’nun bahsi geçen icra dosyasında borçlu sıfatıyla borçlu sıfatına haiz olmaması sebebiyle istirdat davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı dava dilekçesinde, '' ... müvekkilin takip borçlusu şirketle de takibe konu borçla da bir ilgisi bulunmamaktadır.'' beyanına yer verilmiş olduğunu, belirtmiş olduğu üzere haciz mahallinde gerçekleştirilen evrak araştırması uyarınca, ... şirketi adına düzenlenmiş olan ibraname bulunduğunu, ayrıca, haciz mahallinde yer alan şirketin, borçlu şirket ...şirketinin yetkilisi olan ...'nun yetkilisi olduğu şirket olduğunu, şirket yetkilisi ...'nun, kendi beyanları ile borçlu şirketin kurucu ortaklarından olduğunu tasdiklediğini, borçlu şirket ...şirketi ile istihkak iddia eden 3. şirket ... ...'nun iş kollarının ''...'' alanında olup, birebir aynı olduğunu, bulunan evraklarda 2016 yılında da ... ile borçlu şirket ...şirketi arasında ilişkinin devam etmekte olup, borçlu ...'nun borçlu şirkete kefil olduğunu belirterek, öncelikle husumet yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine, borçlu ...ile davacı ... arasında organik bir bağın mevcut olması, ...’nun anlaşma uyarınca cebri icra tahdidi altında kalmadan ödeme yaptığı aşikar olup, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.MAHKEME KARARI:İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesi 07/03/2024 tarihli 2022/563E. - 2024/233K. sayılı kararıyla; "...Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; dosya kapsamında alınan kök ve ek bilirkişi raporu gereğince davacı ile takip dosyası borçluları arasında organik bağın bulunmadığı, davacının İstanbul Anadolu 25. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına konu borçla bir ilgisi ve sorumluluğu olmamasına rağmen icra tehdidi altında ödeme yapmak zorunda kaldığı, davacının istirdat talebinin alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamı gereğince sabit ve yerinde olduğu anlaşılmış, davanın kabulüne, 37.100,00-TL'nin 20.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜNE, 1-37.100,00-TL'nin 20.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davacı tarafın icra tehdidi altında ödeme yapmak zorunda kaldığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, İstanbul Anadolu 5. İcra Hukuk Mahkemesi'ne 2022/... Esas ve 2022/.... Karar sayılı kararında, davacıya yedi gün içinde istihkak davası açma hakkı verildiğini, ancak davacının süresi içerisinde istihkak davası açmadığını, davacının buna rağmen cebri icra tehdidi altında ödeme yaptığını iddia etmesinin samimi olmadığını, davacının istihkak davası açmayarak, borçluya ait borcu kabul etmiş olup, icra dosyasına ödeme yaptığını, davacının cebri icra işlemi olarak nitelediği haczi istihkak davası açarak durdurabilecekken, cebri icra tehdidi altında ödeme yaptığı beyanının gerçeğe aykırı olduğunu, 18.05.2022 tarihli haciz tutanağında, ''... Anlaşma ihtimalimiz vardır, şu an için başkaca işlem yapılmasın..'' ibaresinden anlaşıldığı üzere, cebri icra tehdidi altında değil, tarafların karşılıklı anlaşması doğrultusunda dosyaya ödeme yapıldığını, davacının icra tehdidi altında ödeme yaptığını iddia etmesinin ve Yerel Mahkemenin bu doğrultuda davacının icra tehdidi altında ödeme yaptığına karar vermesinin hukuka ve usule uygun olmadığını, Davacı taraf ile dosya borçlusu arasında organik bağ bulunmakta olup, dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarının eksik incelemeye dayandığını, asıl rapora itirazlarının incelenmediğini, hazırlanan ek raporun çoğu sayfasında kök rapora beyan ve itiraz kısmına yer verdiklerini, dosyadaki delillerin tümünü incelemediklerini, davacı taraf her ne kadar 2012 yılında borçlu şirketin kendisine ait hisselerinin tamamını ...'a devrettiğini iddia etmişse de, bilirkişi raporunda CD içerisinde yer alan kayıtlarla da davacının aynı yıl borçlu şirket ...... .... Şti.'ne kefil olduğunun göründüğünü, kişinin hisselerini devrettiğini iddia ettiği tarihte bahse konu borçlu şirkete kefil olmasının dahi taraflar arasındaki organik bağı ispatladığını, bilirkişi heyetinin bu delilleri incelemediğini, borcu ödediğini iddia eden davacının bu kadar sene içerisinde kefalet sözleşmesi çerçevesinde borçlu şirkete asıl borçlu ile aralarındaki iç ilişkiye dayanarak rücu davası açıp açmadığının da sorgulanması gerektiğini, borçlu ...... .... Şti. ile davacı ... arasında organik bir bağın bulunduğunun görüldüğünü, Davacı ile borçlu ...şirketinin faaliyet alanlarının birebir aynı olduğunu, bulunan evrakta 2016 yılında da ... ile borçlu şirket ...... .... Şti. arasında ilişki devam etmekte olup, ...’nun borçlu şirkete kefil olduğunu, tarafların danışıklı ve muvazaalı olarak alacaklardan mal kaçırmak ve borçluyu korumak amacıyla örtülü olarak ticari faaliyetlerine devam ettiklerini, Bilirkişi raporlarının eksik incelemeye dayandığını, taraflar arasındaki organik bağın bilirkişiler tarafından tespit edilememiş olup, hakkaniyete aykırı raporlar düzenlendiğini belirterek, arz ve izah ettikleri ve re’sen dikkate alınacak gerekçelerle İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/563 E. Sayılı dosyasında verilen usule ve yasaya aykırı kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İstanbul 25. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ...Hizmetleri A.Ş., borçluların ... Tic. Ltd. Şirketi, ... ve ...... .... Şirketi oldukları, 15.700,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 17.492,05 TL alacak için 2015/4367 Esas numarası ile 10/03/2015 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibine başlandığı, takip dayanağının 27/02/2015 günlü, ... seri numaralı, 16.900,00 TL bedelli çek ve 09/03/2015 tarihli diğer olarak belirtildiği, dosyanın 07/05/2021 tarihinde yenilenerek ... Esas numarasını aldığı, davacıya ait iş yerinde 07/04/2022 tarihinde menkul haczi yapıldığı, haczedilen malların davacıya yediemin olarak bırakıldığı, davacının istihkak iddiasında bulunduğu, davalı alacaklı vekilinin istihkak iddiasını kabul etmediği, davacı ile borçlu ...şirketi arasında organik bağ bulunduğunu iddia ettiği, davacının işyerinde ...şirketine ait ibraname bulunduğu, 18/05/2022 tarihinde yine aynı adrese muhafaza işlemi için gidildiği, iş yeri kapalı olduğunda davalı alacaklı vekilinin iş yeri yetkilisini telefonla aradığı, anlaşma ihtimalleri bulunduğunu beyan ederek işlem yapılmadan geri dönüldüğünün tutanağa yazıldığı, icra dosyasına ... tarafından cebri icra tehdidi altında 20/05/2022 tarihinde 37.110,00 TL ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. Dosyada mevcut ticaret sicil kayıtları incelendiğinde; ... ... şahıs şirketinin 11/06/2021 tarihinde tescil edildiği, ... ... .... Şirketi'nin 21/11/2011 tarihinde tescil edildiği, tek ortağının ve yetkilisinin ... olduğu tespit edilmiştir.İstanbul Anadolu 5. İcra Hukuk mahkemesinin 06/05/2022 tarihli, 2022/... Esas, 2022/272 Karar sayılı kararı incelendiğinde; davacı ... A.Ş., davalıların ... ve borçlular ... , ... Ticaret Limited Şirketi ve ...... .... Şti. oldukları, İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ... tarihli yazısı ile; icra takip dosyasından 07/04/2022 tarihinde yapılan haciz sırasında 3. şahıs ... tarafından istihkak iddiasında bulunulduğu, alacaklı vekilinin 3. şahsın istihkak iddiasını kabul etmediğinden takip dosyasında İİK'nun 97. maddesi gereğince takibin devamına veya talikine ilişkin bir karar verilmek üzere dosyanın UYAP sistemi üzerinden Mahkemeye gönderildiği, yapılan yargılama sonucunda “…yapılan araştırmada borçlu şirket adına verilmiş ibraname görüldüğü, menkul malların istihkak iddia eden/3. kişiye ait olduğunu ispatlamaya yeterli olmadığı, bu durumda mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, bu yasal karinenin aksinin istihkak iddia eden 3. kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerektiği…” gerekçesiyle İİK.nun 97/1. maddesi uyarınca takibin devamına kesin olarak karar verildiği tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince mali müşavir ... ve ticaret hukuku öğretim görevlisi...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 16.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Hesaplama yönünden; Tüm bu tespit ve incelemeler neticesinde; davalı şirketin incelenen kendi ticari defterlerinde davacı ... ve dava dışı ...şirketine karşı borçlu ya da alacaklı olduğuna ilişkin herhangi bir tespit yapılamamıştır. Davacının Menfi Tespit Talebi Yönünden: Dosya kapsamında bulunan deliller incelendiğinde, yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda davacı ile dava dışı ...şirketi arasında iktisadi anlamda bir kader birlikteliğinin bulunmadığı ve bu sebeple dava konusu borçtan dolayı davacının sorumluluğunun bulunmadığı..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.İlk derece mahkemesince aynı bilirkişi heyetinden alınan 10.02.2024 tarihli ek raporda özetle; "..Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi, Sayın Mahkemece bilirkişi heyetine ye verilen görev ile sınırlı olarak mezkûr surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde; A- Davacının Menfi Tespit Talebi Yönünden: Davalı tarafından kök rapora yönelik itirazlar değerlendirildiğinde davacının borçlu şirket ile arasında organik bağ bulunmasından kaynaklanan borçtan sorumluluğunun bulunmadığı, bu anlamda kök rapordaki görüşümüzü muhafaza ettiğimizi..." yönünde görüşlerini bildirmiştir. G E R E K Ç E : Dava, davacının borçlu olmadığı halde cebri icra tehdidi altında icra dosyasına yaptığını iddia ettiği ödemenin istirdatı davasıdır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya incelendiğinde; davalı tarafça, davacının borçlu ...şirketinin eski ortağı olması ve iş yerinde bu şirkete ait ibraname bulunması nedeniyle borçlu şirketle bağlantılı olduğunun iddia edildiği, davacıya ait iş yerine 07/04/2022 ve 18/05/2022 tarihinde iki kez haciz işlemi için gidildiği, bir kısım menkul malların haczedildiği, davacının 20/05/2022 tarihinde "cebri icra tehdidi altında" ödeme yaptığına dair şerh koyarak borcu banka havalesiyle ödediği tespit edilmiştir. Dosya kapsamında davacının dava dışı borçlu ...şirketi ile, eski ortağı olması dışından bir bağlantısının tespit edilemediği, davacının iş yerine iki kez haciz için gidilmesi nedeniyle davacı tarafça cebri icra baskısı altında ödeme yapıldığının anlaşıldığı, ödeme dekontunda bu konuda ihtirazi kaydın mevcut olduğu anlaşılmakla, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık yoktur. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 2.534,30TL nispi harçtan, peşin alınan 633,58 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.900,72 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 20,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 19/01/2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.