10. Hukuk Dairesi 2025/5572 E. , 2025/16194 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2250 E., 2024/2212 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 28. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/166 E., 2021/688 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bölge A…
10. Hukuk Dairesi 2025/5572 E. , 2025/16194 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2250 E., 2024/2212 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 28. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/166 E., 2021/688 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıların müteahhitliğini yaptığı inşaatta kalıp ve duvar ustası olarak çalıştığını, 29... tarihinde inşaattan düşerek ağır yaralandığını ve iş kazası geçirdiğini, kaza sonrası ... Hastanesine kaldırıldığını ve ameliyata alındığını, kazadan sonra 7 ay istirahat ettiğini, sonrasında ayağa kalkabildiğini, ancak 2007 yılının 6 ncı ayına kadar hiç çalışamadığını, müvekkilinin kazadan sonra bedeninde ağır hasar kaldığını, ... Devlet Hastanesi Özürlü Sağlık Kurulunun 11.09.2013 tarihinde verdiği rapor ile %35 oranında özürlü olduğunun tespit edildiğini ve SGK tarafından başvuran müvekkiline maluliyet maaşının bağlandığını, kaza sebebiyle %35 oranında özürlü olduğunu bu rapor ile öğrendiğini, davalıların kazadan sonra müvekkilini oyaladıklarını ve ilgilenmediklerini, telefonlarına dahi çıkmadıklarını, bu zamana kadar da müvekkilinin zararını karşılamadıklarını beyanla; davaya konu iş kazasına ilişkin şimdilik 121.368,66 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı ...'ye ait iş yerinde gerek kaza tarihinde, gerek evvelinde, gerekse kazadan sonra hiçbir şekilde çalışmadığını, davalı ...'nin ise iş yeri bulunmadığı gibi diğer davalı müvekkil ... ile hiçbir ortaklığı bulunmadığını, aksine diğer davalı ..., diğer davalı ...'nin oğlu olup, kaza tarihinde ...'ye ait iş yerinde sigortalı olarak çalıştığını, davacının davalı ...'ye ait iş yerinde çalışmadığı ve davacıya ait iş yerinde iş kazası geçirmediğini, iş kazasının meydana geldiği tarih ile dava tarihi arasında 13 yıllık sürenin geçmiş olduğu ve zamanaşımı söz konusu olduğunu, diğer davalı ... yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.07.20 21... /166 E., 2021/688 K. sayılı kararında; iş kazasının meydana gelmesinde davalı işveren ...'nin %80 kusurlu olduğu, davacı kazalının %20 oranında kusurlu olduğu davacının kaza nedeniyle %37,2 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, davalı ...'nin ise kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmaması nedeniyle bu tutardan sorumlu olmadığı kabulünden hareketle; "...Davanın kısmen kabulü ile Toplam 121.368,66 TL net maddi tazminatın, kaza tarihi olan 29.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, Davalı ...'ye yönelik davanın reddine,..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 09.11.20 22... /2550 E., 2022/2107 K. sayılı kararında özetle; " "...Dava konusu somut olay 29.10.2005 tarihinde meydana gelmiş, davacı tarafça ilk defa 11.09.2013 tarihinde dava konusu olayla ilgili maluliyet raporu almak üzere ... Devlet Hastanesine başvurulmuş, maluliyet oranının %35 olduğu belirtilmiştir. Davacı daha sonra 04.03.2015 tarihinde ilk defa SGK'ya başvurmuş, SGK müfettişi tarafından 05.08.2016 tarihinde olayın iş kazası olduğuna dair rapor düzenlenmiştir. Yine SGK ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce 06.02.20 17... sayılı meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespitine ilişkin sağlık kurulu kararı düzenlemiş, bu karara göre davacının sürekli iş göremezlik durumuna girdiği tarihin 29.04.2006 tarihi olduğu, davacının sürekli iş göremezlik derecesinin %37,2 olarak tespit edildiği anlaşılmıştır. Bu karara dayanak ... ... Üniversitesi ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 02.11.2016 tarih ve ... rapor numaralı sağlık kurulu raporu olup, bu rapor incelendiğinde bölümler başlıklı kısımda kazadan sonra 6 ay boyunca istirahatli olmasının uygun olduğu, karar kısmında ise kaza tarihinden itibaren 3 ay istirahat sonu çalışmış olabileceğinin tespit edildiği anlaşılmış, kazadan sonraki 6 ay sonunun 29.04.2006 tarihine denk geldiği anlaşılmıştır. Yine davacı tarafından dosyaya sunulan kazadan hemen sonra düzenlenmiş Dr. ... ve Araştırma Hstanesi 2. Nöroşirürji Kliniğinin düzenlediği 131222 protolol numaralı belgeden davacının 21.11.2005 tarihinde hastaneden taburcu olduğu, sonucun şifa olarak belirtildiği, hastaya 20 gün sonraya kontrol ve 6 hafta boyunca korse kullanması önerildiği görülmüştür. Yargılama devam ederken Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından 17.04.2019 tarih ve 2019/7202 sayılı rapor düzenlenmiş, raporda davacının maluliyetinin %37,2 olduğu belirlenmiş son olarak yine yargılama devam ederken Adli Tıp Kurumundan rapor alınmış ve 19.08.2020 tarih ve 12494 sayılı ATK raporu ile davacının iş kazası nedeni ile maluliyetinin %37 olduğu tespit edilmiştir. Yukarıdaki safahatten de anlaşıldığı gibi, davacının iş göremezlik durumuna girdiği tarih 29.04.2006 tarihi olup davacının bu tarihten sonra çalışabileceği, bu tarih itibari ile davacının kendisinde meydana gelen maluliyeti tespit ettirebileceği, ancak davacının 11.09.2013 tarihine kadar iş kazası ile ilgili hiçbir işlem ve başvuru yapmamış olduğu, bu tarihten sonra işlemlere başlamış olduğu ve en nihayetinde 22.05.2018 tarihinde huzurdaki davayı açmış olduğu anlaşılmıştır. Davacı zararın varlığını, mahiyetini ve esaslı unsurları hakkında bir dava açılmasını ve davanın gerekçelerini göstermeye elverişli bütün hâl ve şartları 29.04.2006 tarihinde öğrenmiş olup, zamanaşımı süresinin bu tarihten itibaren başladığının kabulü gerekir. Dolayısı ile sözleşmeye dayalı olarak davacının tazminat talep hakkı 29.04.2016 tarihi itibari zamanaşımına uğramıştır. Bu noktada zarar yargılama aşamasında tespit edildiğinden ve zamanaşımının bu tarihten sonra başlaması gerektiğinden de bahsedilemeyecektir. Zira davacının olay tarihinden dava tarihine kadar geçen 12 yılı aşkın süreçte dava açmasını ya da harekete geçmesini engelleyecek herhangi bir durum olmadığı, davacının iş kazası sebebiyle maluliyet durumunu 29.04.2006 tarihi itibari ile öğrenebilecekken öğrenmediği, dolayısı ile kendisinden kaynaklanan geç öğrenme sebebi ile zamanaşımı süresinin davacı lehine olacak şekilde başlatılamayacağı, yine zamanaşımını durduran ya da kesen sebeplerden birinin de olmadığı anlaşıldığından davacının talebinin zamanaşımı sebebi ile reddine karar vermek gerekir...." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme hükmünün kaldırılarak davanın reddine dair karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairemiz 26.06.20 24... /11 58... /7194 Karar sayılı ilamı ile özetle, "... Bu açıklamalara göre davacı vekilinin iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının %37,2 olduğunu ilk kez Kurumun 06.02.2017 tarihli raporuyla öğrendiği ve giderek aynı oranın Adli Tıp 3. Üst Kurulundan alınan 19.08.2020 tarihli raporla doğrulandığı ve sürekli iş göremezlik oranının %37,2 olduğunun ATK rapor tarihi olan 19.08.2020 tarihi itibariyle kesinleştiği gözetildiğinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde talep ettiği tutar ile 11.06.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talep ettiği tutarın zamanaşımına uğradığından bahsedilemeyeceğinden davacının dava ve ıslah dilekçesi kapsamındaki tazminat istemleri değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olmuştur. "gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekilince temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz sebepleri olarak özetle; davacının malüliyet oranının kaza tarihinden hemen sonra, kemik kırıklarında en geç ortalama 1 yıl içerisinde tıbbi olarak tespit edilebilmesine rağmen davacının hiçbir sağlık kuruluşuna bu amaçla başvurmamış olduğunu, 10 yıla yakın bir süre beklediğini, bu nedenle, maluliyet oranının dosyaya sunulan raporla kesinleştiğinin hukuken ve vicdanen kabul edilemeyeceğini, davacının dava dilekçesindeki iddialarının hilaf-ı hakikat olduğunu gerçekleri yansıtmadığını, kazalı işçinin dosyaya celbedilen SGK kayıt bilgi ve belgeleri ile sigorta kaydının iş kazası tarihinden sonra farklı tarihlerde aynı işvereni olan ... İnşaat ve Ticaret Limited Şirketine ait iş yerinde çalıştığının açıkça görüldüğünü, davacı - kazalı işçinin, çalıştığı şirketi ve bu şirketin ticaret unvanının açıkça bildiğini, bu hususu SGK ... İl Müdürlüğüne vermiş olduğu başvuru dilekçesinde açıkça belirttiğini, kazalı işçinin bu beyanının HMK'nın 188. maddesi uyarınca ikrar olarak kabulünün zorunlu olduğunu, davacı tarafından huzurdaki davada bahsini ettiği iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat talepli dava açtığını, Mahkemece davacının usulüne uygun olarak açtığı davada talep ettiği manevi tazminat talebiyle ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi hukuki, doğru ve isabetli olmadığını, davacıya hizmet tespit davası açması için kesin süre verilmesi gerektiğini ve hizmet tespit davasının sonucunun bekletici mesele yapılmasına karar verilmesi gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumunun Rehberlik ve Teftiş Kurulu Başkanlığının tanzim etmiş olduğu ve davacının davalı ...'nin iş yerinde 29.10.2005 tarihinde iş kazası geçirdiğine ve % 80 kusurun davalı ...'ye ait olduğuna dair 05.08.2016 tarihli inceleme raporunun hukuki ve isabetli olmadığını, gerçekleri de yansıtmadığını, davacının yaşadığı iş kazası ile işverenin kusuru arasında illiyet bağı olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde kabul ve ikrar ettiği ve sigorta kayıtlarında da görüldüğü üzere, kazadan sonra uzun yıllar başka iş yerlerinde aynı işlerde çalıştığını, davacının kaza tarihinden maluliyet raporu aldığı tarihe kadarki süreçte başka işlerde aynı görev konumuyla yaptığı tüm çalışmaların ve varsa geçirmiş olduğu iş kazasının / kazalarının 29.10.2005 tarihinde yaşadığını iddia ettiği iş kazasından kaynaklı maluliyetine etkisinin de teknik ve bilimsel verilerle yetkili Kurum ve kuruluşlar marifetiyle tespit ettirilmesi gerektiğini, maddi ve manevi zararların da bu tespit edilecek gerçek ve net durum esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, bu nedenler göz önünde bulundurularak davanın esastan reddini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77., 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51., 52., 54., 55. ve 417. maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13., 16.,19. ve 21. maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleri. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.