13. Hukuk Dairesi 2013/18979 E. , 2014/210 K. "" ... ile 1-... 2-... Turizm Ltd. Şti aralarındaki dava hakkında ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 05/04/2012 gün ve 2009/355-2012/275 sayılı hükmün Dairemizin 03.04.2013 tarih ve 2012/29652-2013/8609 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalılardan ... tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu. K A R A R Davacı, 1996 yılında ulusal televizyonlardan davalıl…
**13. Hukuk Dairesi 2013/18979 E. , 2014/210 K.** **"İçtihat Metni"** ... ile 1-... 2-... Turizm Ltd. Şti aralarındaki dava hakkında ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 05/04/2012 gün ve 2009/355-2012/275 sayılı hükmün Dairemizin 03.04.2013 tarih ve 2012/29652-2013/8609 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalılardan ... tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu. K A R A R Davacı, 1996 yılında ulusal televizyonlardan davalıların...’nın .... ilçesinde devre ' mülk inşa ederek satışa sunduklarını öğrendiğini, 22.10.1996 Tarihli sözleşmeyle 5 adet A grubu devre mülkü davalı şirketten satın aldığını,sözleşmelerde ki edimlerini yerine getirmesine rağmen davalıların satış sözleşmesinde yazılı bulunan yükümlülükleri yerine getirmediklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak 12884 Euro devre mülk bedeli ile 12884.50 Avro cezai şart 1000 tl zarar toplamı 27182 ... davalılardan tahsilini istemiş, 13.03.2012 tarihli ıslah dilekçesiyle 5 adet A grubu devremülkün 37500 TL ettiğini, 12884 Euro nun karşılığı olan 30394.53 tiden çıkarılması sonucu 7105 TL bakiye alacağına dönüştüğünü belirterek bu alacaklarına ıslah tarihinden karar verilmesini diğer alacaklarının saklı tutulmasını talep etmiştir. Davalılardan Belediye, devre mülk satımına ilişkin sözleşmenin tarafı olmadığını, aradan 15 sene geçtikten sonra Yargıtay HGK'nun 2010/13-516 esas 2011/6 karar nolu ilamıyla sorumlu tutulduklarını, bunu fırsat bilen diğer davalı ... Ltd. Şti.’nin sayısı bilinmeyen eski tarihli yeni sözleşmeler akdettiğini, gelişen teknoloji ışığında ‘mürekkep yaş’ yöntemiyle bu tür sözleşmelerdeki imzanın atılış tarihinin tam olarak belirlenebildiğini, şirketten devre mülkü satın alan üye sayısının bilinmediğini, üyelerin iddia edilen tarihte mi yoksa Hukuk Genel Kurulu kararından sonra mı üye yapıldığının belirlenmesi gerektiğini, bu sahte ödeme belgeleri ve Belediye Başkanmın şirket tarafından yetkisiz temsili sonucu büyük oranda zarara uğratıldığını, ödemelerin gerçekleşmediğini, şirketin ticari defterlerini ibraz 2013/18979-2014/210 etmediğini, bugüne kadar sayısı 300'ü geçen ve sadece bir kişinin 238 adet devre mülkü bu şirketten satın , aldığının iddia edildiğini, devre mülk inşaatlarının yapı ruhsatlarının iptal edildiğinin hem yerel hem de genel basında defalarca yer aldığını, inşaata çivi çakmanın imkansız hale geldiğini, bu sebeple 1997 yılında edimin ifasının imkansızlığının anlaşıldığını, devre mülkle ilgili ihalenin de feshedildiğini, dönemin belediye başkam ile meclis üyelerinin bundan dolayı cezalandırıldığını, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/179 esas sayılı dosyası ile belediyenin %20 ortağı olduğu şirketin feshi için dava açıldığını, ayıplı ifa kapsamına giren davalarda zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğunu savunarak davanın zamanaşımı nedeniyle olmadığı takdirde esastan reddini dilemiştir.