Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/2316 E. , 2024/6710 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/2316 Karar No : 2024/6710 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- Kendi adına asaleten ... Ve ...'ye velayeten ... 2- ... 3- ... VEKİLLERİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... 2- ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMLERİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/2316 E. , 2024/6710 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/2316 Karar No : 2024/6710 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- Kendi adına asaleten ... Ve ...'ye velayeten ... 2- ... 3- ... VEKİLLERİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... 2- ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMLERİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ...'nün 10/10/2015 tarihinde ... önünde meydana gelen patlamada hayatını kaybetmesi nedeniyle oluştuğu öne sürülen maddi zararlarının tazmini istemiyle idareye yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile olayda idarenin kusuru ve ihmali bulunduğu ileri sürülerek müteveffanın eşi, oğulları, annesi ve babası olan davacıların her biri için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.000,00 TL olmak üzere toplam 35.000,00 TL maddi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, davacılar yakını ...'nün hayatını kaybetmesine neden olan olayın bir terör saldırısı olduğu, canlı bomba ile gerçekleştirilen patlama olaylarının çok sayıda vatandaşın ölümüne ve yaralanmasına sebep olduğu göz önüne alındığında, olay nedeniyle hayatını kaybeden ...'nün eşi, çocukları, annesi ve babası olan davacıların maddi zararlarının sosyal risk ilkesi uyarınca davalı idarelerce tazmin edilmesi gerektiği, davacıların bakılan davadaki maddi tazminat istemlerinin, olayda hayatını kaybeden ...'nün desteğinden yoksun kalmaya dayandırıldığı anlaşıldığından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişi raporunda; ...'nün vefatı nedeniyle geride kalan yakınları için destekten yoksun kalma tazminatlarının; eşi ... için 315.167,06 TL, oğlu ... için 21.999,12 TL, oğlu ... için 56.463,98 TL, anne ... için 74.006,72 TL, baba ... için 77.428,26 TL olarak hesaplandığı, 08/02/2019 tarihinde kayda giren miktar artırım dilekçesi ile talep edilen toplam 545,065,14 TL maddi tazminatın (... için 315.167,06 TL, ... için: 21.999,12 TL, ... için: 56.463,98 TL, ... için: 74.006,72 TL, ... için 77.428,26 TL) maddi tazminatın, 35.000,00 TL'sinin idareye başvuru tarihinden itibaren, 510.065,14 TL'sinin ise miktar artırım dilekçesinin davalı idarelere tebliğ edildiği 20/03/2019 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, davacılar tarafından maddi zararlarının tazmini istemiyle yapılan 09/12/2015 tarihli başvuruların zımnen reddine ilişkin işlemin iptali hakkında ise; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesine göre, idari eylemlerden doğan tam yargı davalarında idareye başvurarak ön karar alınmasının zorunlu olduğu, ancak böyle bir ön karar alındıktan sonra tam yargı davası açılabileceği, ancak, ilgili madde kapsamında yapılan başvurunun reddedilmesine ilişkin işlemin idari davaya konu olabilecek nitelikte bir işlem olmaması nedeniyle, anılan Kanun'un 13. maddesi uyarınca yapılan başvuru üzerine açılan tam yargı davasında başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali isteminin incelenmesi olanağı bulunmadığı gerekçesiyle tazminat talebinin reddine ilişkin işlemin iptali isteminin incelenmeksizin reddine, maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/10/2022 tarih ve E:2022/944, K:2022/2856 sayılı bozma kararına uyularak; davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davacılar tarafından; olayın meydana gelmesinde hizmet kusuru bulunduğu, maddi tazminat hesabının 5233 sayılı Kanun'a göre yapılmasının hatalı olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı ... Bakanlığı tarafından, dava konusu olayın bir terör olayı olduğu, bu nedenle 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı ... Valiliği tarafından, olayın bir terör olayı olduğu, bu nedenle 5233 sayılı Kanun'un uygulanması gerektiği, olayda hizmet kusuru, kusursuz sorumluluk halinin bulunmadığı, kabul etmemekle birlikte faizin dava tarihinden ve miktar artırım dilekçesinin idareye tebliğ tarihinden itibaren olması gerektiği, bu nedenle idareye başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğu, idarelerinin harçtan muaf olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararın kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, kabulüne karar verilen maddi tazminat miktarına işletilecek yasal faize ilişkin kısmı dışındaki kısımları yönünden incelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, kabulüne karar verilen maddi tazminat miktarına işletilecek yasal faize ilişkin kısmı dışındaki kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, hükmedilen maddi tazminata işletilen yasal faiz yönünden incelenmesi: İLGİLİ MEVZUAT: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında, "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." kuralı yer almıştır. Taleple bağlılık ilkesi, medenî usul hukukunda yer alan ve yargılamaya hâkim olan ilkelerden bir tanesi olup hâkimin, tarafların talepleriyle bağlı olduğunu, talepten fazlasına veya talepten başka bir şeye karar veremeyeceğini; ancak duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebileceğini ifade eder. Her ne kadar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda "taleple bağlılık" ilkesine açıkça veya 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na atıfta bulunulmak suretiyle yer verilmemiş ise de; Danıştay dairelerinin ittifakla kabul ettiği yerleşik içtihatlarla, taleple bağlılık ilkesi idari yargılama hukukunda da uygulanmaktadır. Bu bağlamda, idari yargı mercilerinde açılan davalarda, idare mahkemelerinin davacının istemi ile bağlı olduğu, bu istemi genişletecek biçimde bir karar veremeyeceği açıktır. Öte yandan; faiz en basit biçimiyle; idarenin tazmin borcu bağlamında, kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, 07/04/2016 tarihinde bakılan davanın açıldığı, davacılar tarafından dava dilekçesinde yasal faiz istenilmemesine rağmen, Bölge İdare Mahkemesince hükmedilen maddi tazminat tutarına idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletildiği anlaşılmaktadır. Yargılama hukukuna hakim olan taleple bağlılık ilkesi dikkate alındığında, Bölge İdare Mahkemesince, davacıların yasal faize ilişkin bir istemleri bulunmadığından bu hususta bir hüküm kurulmaması gerekirken, taleplerini aşar şekilde davacılar lehine yasal faize hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır. Bu nedenle, Bölge İdare Mahkemesince, belirtilen kısım yönünden yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin yasal faize ilişkin kısım yönünden KABULÜNE, diğer kısımlar yönünden REDDİNE, davacıların temyiz isteminin REDDİNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı temyize konu kararının yasal faiz dışında kalan kısımlarının ONANMASINA, yasal faize ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ......Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 19/12/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.