. T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/540 KARAR NO : 2025/1575 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/12/2022 NUMARASI : 2018/528 Esas - 2022/1023 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 06/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/11/2025 İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/12/2022 tarih 2018/528 Esas 2022/1023 Karar sayılı…
. T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/540 KARAR NO : 2025/1575 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/12/2022 NUMARASI : 2018/528 Esas - 2022/1023 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 06/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/11/2025 İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/12/2022 tarih 2018/528 Esas 2022/1023 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalı ... A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, davalıların işleteni ve ZMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası neticesinde davacının yaralanmasına neden olduğunu, olay nedeni ile davacının maddi ve manevi zarara uğradığı, kusurun karşı tarafta bulunduğunu, davalıların oluşan zararı karşılaması gerektiğini, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sigorta şirketi yönünden maddi tazminat ile sınırlı olmak üzere maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... AŞ vekili, kusuru kabul etmediklerini, kazanın meydana gelmesınde davacının da kusurlu hareketinin de rol oynadığını, davacının taleplerinin fahiş olduğunu, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, kazanın meydana gelmesinde davalı kusuru olmayıp davacının kendi idaresinde olan bisikletinden düşerek yaralandığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, mobese kayıtlarının celbi halinde kazanın nasıl meydana geldiğinin ortaya çıkacağını, istenilen tutarının da fahiş belirterek; davanım reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... vekili, davacı tarafça davalı şirkete üsulüne uygun başvuru yapılmadığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, maluliyet hesabında genel şartlarda da açıkça belirtildiği üzere sakatlık oranının nazara alınması gerektiğini, davacı tarafın sürekli maluliyet halinde zararını ispat etmesi gerektiğini, maluliyet oranının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden rapor aldırılması gerektiğini, davalı ... şirketinin sorumluluğunun ancak poliçede yazılı limitle sınırlı oldugunu, belirtilerek; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sürücüsü bulunduğu bisiklet ile seyir halindeyken davalılardan.... AŞ ye ait davalı ...'ün sürücü olarak sevk ve denetiminde bulunan diğer davalı ... AŞ nin ZMMS poliçesiyle teminat altına alınan .... plakalı otobüsün karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralandığı, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu, davacının ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davacının kaza nedeniyle sürekli ve geçici maluliyeti oluştuğu iddiası kapsamında davacının muayene evraklarının tetkiki ve davacının muayenesi sonucunda davacının kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre kazanın maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığı, ayrıca davacıdaki omuz ağrısı ile dava konusu kaza arasında illiyet bağının kurulamadığı, geçici maluliyet süresinin üç hafta olduğunun tespit edildiği, geçici maluliyet nedeniyle davacının 592,20-TL geçici iş göremezlik tazminat alacağına hak kazandığı, dava kısmi dava olarak açıldığından davacının sunmuş olduğu 21/09/2022 tarihli ıslah dilekçesi üzerine davalı .... tarafından ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı itirazında bulunulduğu, kazanın 10/01/2014 tarihinde meydana geldiği, ıslahın 21/09/2022 tarihinde yapıldığı, kaza tarihinden itibaren ceza zamanaşımı olan sekiz yıl eklendiğinde ıslah tarihi itibariyle sekiz yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, bu nedenle ıslah edilen 492,00-TL yönünden .... yönünden zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiği, diğer davalılar sigorta şirketi ve araç sürücüsü davalıların ise 592,20-TL geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu oldukları, olay nedeniyle davacı lehine 5.000,00-TL manevi tazminata karar verilmesi gerektiği, belirtilerek; davacının davasının kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı ve davalı ... A.Ş. tarafından kanun istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, dava aşamalarında talep edilen bilirkişi incelemeleri yapılmaksızın hüküm tesis edildiğini, bilirkişi raporlarına itirazlar doğrultusunda yeni bir bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davacının kolundaki hareket kısıtlılığı ve ağrının kazanın üzerinden çok uzun bir süre geçmiş olmasına rağmen devam ettiğini, davacının dava konusu kaza sebebiyle çok büyük bir korku ve travma yaşadığını, milli sporcu olduğu da göz önüne alındığında iyileşme süresi boyunca bu kazanın geleceğine olan etkisi nedeniyle psikolojik olarak derin üzüntü ve elem duyduğunu, karşı tarafın yüzde yüz kusurlu olduğu,nu, davacı lehine takdir edilen manevi tazminatın günümüz ekonomik koşulları ve alım gücü de göz önüne alındığında çok düşük olduğunu, bilirkişi raporunda belirlenen 592,20-TL geçici iş göremezlik tazminatının da adil ve hakkaniyetli bir tazminat olmadığını, davacı lehine daha fazla miktarda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiğini, belirterek; kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı .. A.Ş. vekili, kusur ve aktüerya raporlarının hükme esas alınamayacağını, davalı şirketin dava konusu uyuşmazlıktan doğan sorumluluğu bulunmadığını, davalı sürücü ...’ün olayın gerçekleşmesinde kusuru bulunduğu kabul edilse dahi, davalının bu davranışından dolayı davalı şirketin sorumlu tutulamayacağını, belirterek; kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, işletenin hukuki sorumluluğu ve ZMMS poliçesi kapsamında trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesi tarafından yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. 1. Dairemizce HMK madde 355 uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2. 6100 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 341. maddesi uyarınca 2022 yılı için ilk derece mahkemeleri tarafından verilen miktar veya değeri 8.000.00-TL'yi geçmeyen malvarlığına ilişkin kararlar kesin olup, istinaf yoluna başvurulamaz. Kesinlik sınırı kamu düzenine ilişkin olup sınırın belirlenmesinde dava konusu alacağın değeri dikkate alınır. Eş söyleyişle alacak davalarında istinaf kesinlik sınırı belirlenirken, yalnız alacağın aslı yani asıl talep nazara alınır; faiz, icra tazminatı, ihtarname, delil tespiti ve yargılama gideri gibi giderler hesaba katılmaz. Eldeki dava dosyasında maddi tazminat istemi yönünden kabul edilen dava değeri anılan Kanun hükmü uyarınca istinaf sınırının altında kaldığından davalının maddi tazminat yönünden kararın istinafı kabil değildir. Bu nedenle, davalının maddi tazminat ve ferilerine yönelik istinaf başvurusunun reddi gerekir. 3.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 01/09/2013 ile 01/06/2015 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.(Yargıtay 4.HD'nın 20/06/2022 tarih ve 2021/13933 E. 2022/9109 K.) Somut uyuşmazlıkta kaza tarihinin 10.01.2014 tarihi olmasına göre düzenlenecek raporun Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği'nin yaptığı atıf ve adı geçen Yönetmelik'in % 60 ve üstü maluliyet için belirleme yapma esasını kabul etmesi nedeniyle, 11/10/2008 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranları Tespit İşlemleri Yönetmeliği ekindeki cetvellerin kullanılması suretiyle düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.HD'nın 29/06/2022 tarih ve 2021/15362 E. - 2022/9643 K. ) Dosyaya kazandırılan E.Ü TFH Adli Sağlık Kurulu raporu ve itiraz üzerine düzeznelen ATK ihtisas kurulu raporlar anılan ilke, esaslara uygun ve maluliyetin tespiti hususunda yeterlidir. 4. Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; yerleşik uygulamada belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının uğradığı cismani zarar nedeniyle iş gücü kaybı zararına hak kazanmasına, maluliyetin olay tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilmesine, davacının kaza nedeniyle oluşan yaralanmasının fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğundan sürekli maluliyet tayin edilmesine gerek olmadığının tespit edilmesine, kişideki omuz ağrısı ile dava konusu olay arasında illiyet bağının kurulamamasına, davacının gelirinin soysal ve ekonomik durumuna uygun düşecek şekilde saptanmasına, geçi iş görmezlik tazminatının tespit edilen bu gelir üzerinden yerleşik ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, maddi olay ve davacının mevcut yaralanmasına uygun düşecek şekilde manevi tazminatın takdirine, işleten araç malikince cevap süresinde usulüne uygun şekilde zamanaşımı definde bulunulmamasına rağmen ıslah dilekçesine karşı ileri sürülen zamanaşımı define itibar edilerek ıslah ile artılan geçici iş görmezlik tazminatı miktarı yönünden davanın zamaaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olması yerinde değil ise de davacı tarafça açıkça bu hususta istinaf itirazında bulunulmamasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, davalının istinaf başvurusunun maddi tazminat yönünden kesinlik nedeniyle reddine, davalının manevi tazminata ilişkin istinaf başvurusu ile davacının istinaf başvurusunun ise istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı .... A.Ş.'nin maddi tazminat yönünden istinaf başvurusunun kararın istinafı kabil olmadığından kesinlik nedeniyle REDDİNE, 2-Davacı ile Davalı... A.Ş.'nin manevi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 3-Davacı adli yardımdan faydalandığından harç alınmasına yer olmadığına, 4-Davalı ... A.Ş. yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 180,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 435,40-TL harcın bu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf başvurusu yapan taraflarca yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 06/11/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.