Başvuru, ilk yardım hizmetlerinin sağlıklı bir şekilde işlememesi sonucu ölüm olayının meydana gelmesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ilk yardım hizmetlerinin sağlıklı bir şekilde işlememesi sonucu ölüm olayının meydana gelmesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 14/5/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 14/12/2011 tarihinde yaşamını yitiren 1946 doğumlu Ş.A.nın oğludur.A. Başvurucunun Annesi Ş.A.nın Ölümü Başvurucunun babası A. 13/12/2011 tarihinde saat 27'de Kayseri 112 Acil Komuta Kontrol Merkezini arayarak rahatsızlanan eşi Ş.A.nın hastaneye sevki için evlerine ambulans gönderilmesi talebinde bulunmuştur. Başvurucunun babası ile Kayseri 112 Acil Komuta Kontrol Merkezinde telefonu yanıtlayan görevli arasındaki konuşma şöyledir: "112 : AloA. (Başvurucunun babası) : Hayırlı akşamlar.112 : Buyrun, iyi akşamlar A.: Hanımefendi, benim eşim, acile hemen gitmesi lazım.112 : Nesi var, şikâyeti nedirA.: Karnı müthiş şiş, nefes alamaz halde, çok zor durumda112 : Yeni mi oldu?A.: Efendim112 : Yeni mi oldu?A.: Bu akşam112 : Kaç yaşında? A.: Efendim112 : Kaç yaşındaA.: 65 yaşında112 : Başka bir hastalığı var mıydı?A.:Var, şeker var, kalp var112 : Şu anda nefes alamıyor.A.: Çok zorlanıyor" 112 : Zorlanıyor?A.: Çok zor alıyor112 : Tamam söyleyin adresi"(...)[Başvurucunun babası evin adresini tarif etmeye çalışıyor]112 : Bakın ben ambulansa bu şekilde tarif edemem de, bana deyin ki, bu caminin önüne gelsinler ordan alayım, ya da Muhtarlığın önüne gelin, neresi yakın böyleA.: Hanımefendi hastanın gelecek durumu yok ki!112: Hastayı getirmeyeceksiniz, sadece ambulans ile sizi buluşturacağız, eve götüreceksiniz ambulansıA.: Tamam, Şeker Mahallesi Muhtarlığını biliyorlar mı? 112 : Evet, evet A.: Ben Muhtarlığın oraya geleyim.112 : Tamam, Şeker Mahallesi MuhtarlığıA.:Tamam, ben oraya geliyorum112 : Tamam, hemen gelin, ben o arada ambulansıA.: Tamam, bir zahmet hemen"112 : Tabi, hemen çıkacak, geçmiş olsun" Kayseri 112 Acil İl Ambulans Servisi Çağrı Kayıt Formu'na (Çağrı Kayıt Formu) göre çağrı saati 52 olup ambulansın hareket saati 02'dir. Çağrı Kayıt Formu'na göre ambulans buluşma noktasına saat 08'de ulaşmış, olay yerine ise 44'te varmıştır. Çağrı Kayıt Formu'na göre saat 47'de olay yerinden hareket eden ambulans saat 55'te Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesine gelmiştir. Çağrı Kayıt Formu'nunÖn Tanı başlıklı kısmında kvs-arrest (kalp durması) açıklaması bulunmaktadır. Başvurucunun anlatımına göre Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisinde annesinin kalbi yeniden çalıştırılmış ancak evde yaşanan kalp durması sonucu bitkisel hayata giren annesi kurtarılamayarak 14/12/2011 tarihinde yaşamını yitirmiştir.B. Tam Yargı Davası Süreci Başvurucu 22/3/2012 tarihinde Sağlık Bakanlığına müracaat etmiş ve anılan olay sebebiyle uğramış olduğu manevi zararlarının tazmin edilmesi talebinde bulunmuştur. Sağlık Bakanlığı başvurucunun talebinireddetmiştir. Bunun üzerine başvurucu 20/7/2012 tarihinde Ankara İdare Mahkemesinde tam yargı davası açmıştır. Başvurucu, dava dilekçesinde özetle Kayseri 112 Acil Komuta Kontrol Merkezinin yanlış yönlendirmesi sonucu annesinin yaşamını yitirdiğini ileri sürmüştür. Başvurucu bu kapsamda, kalbi sıkışan annesinin yanındaki tek kişi olan babasının "Adres bulamayız." gerekçesiyle evden dışarı çıkmaya yönlendirilmesinin hatalı olduğunu, kalbi sıkışan bir hasta ve hasta yakınına yapılan yönlendirmenin bu olmaması gerektiğini, bu yönlendirmenin annesini daha da telaşlandırdığını ve kalp krizini ağırlaştırdığını belirtmiştir. Başvurucu bu kapsamda ayrıca Kayseri 112 Acil Komuta Kontrol Merkezinin evdeki tek kişi olan babasını dışarı çıkmaya yönlendirmek yerine "Beyefendi, beyne kan gitmesi için hastayı rahat bir şekilde yatırınız, hastayı teskin ediniz, bir kalp ilacı varsa veriniz, yine de kendinden geçecek olursa kalp masajı yapınız, suni solunum yapınız." şeklinde yönlendirmesinin daha yerinde olacağını ifade etmiştir. Başvurucu, böyle bir yönlendirme yapılmış olsaydı belki de annesinin şu an hayatta olacağını ifade etmiştir. Davalı idare; Kayseri 112 Acil Komuta Kontrol Merkezine gelen çağrıdan yaklaşık on beş dakika sonra olay yerine varıldığını, hastaya ilk müdahalenin olay yerinde yapıldığını ve ambulansla hastaneye ulaşılana kadar hastaya ambulans içinde gerekli müdahalenin yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı idare, savunma dilekçesinde ayrıca Kayseri 112 Acil Komuta Kontrol Merkezine gelen çağrı üzerine telefonu yanıtlayan personel tarafından hastanın sağlık durumunun ve adresinin öğrenilmeye çalışıldığını, bölgeye en yakın birinci ve ikinci ambulansın görevde olması nedeniyle olay yerine yönlendirilen üçüncü ambulansın bölgeyi iyi bilmeme ihtimaline binaen hasta yakınından daha detaylı adres temin edilmeye çalışıldığını fakat hasta yakınının adresi bulmayı kolaylaştıracak sabit bir nokta belirtememesi üzerine buluşma noktası olarak mahalle muhtarlığının belirlendiğini ifade etmiştir. Ankara İdare Mahkemesi 31/10/2013 tarihli kararla tarafların beyanlarını ve dava dosyasında bulunan diğer bilgi ve belgeleleri dikkate alarak davanın reddine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"(...)Her ne kadar davacı tarafından 112 acil servis personelince "Beyefendi beynine kan gitmesi için hastayı rahat bir şekilde yatırınız, hastayı teskin ediniz, bir kalp ilacı varsa veriniz, yine de kendinden geçecek olursa kalp masajı yapınız, suni solunum yapınız" gibi yönlendirilmesi gerektiği fakat bu yapılmayarak adresin bulunması için "evden dışarı belli bir yere muhtarlığa çıkın" şeklindeki yönlendirmenin yanlış bir yönlendirme olduğu ve hizmet kusuru oluştuğu ileri sürülmekte ise de; sağlık ekiplerince hasta görülmeden ve rahatsızlığın nedeni anlaşılmadan yapılan yönlendirmelerin hasta aleyhine sonuçlar doğurabileceği, olayda hastaya en hızlı şekilde ulaşmanın öncelikli olduğu dikkate alındığında; davacının söz konusu iddiasına itibar edilmemiştir.Olayda, acil komuta kontrol merkezine ilk çağrının düştüğü andan itibaren kısa bir süre içinde (yaklaşık 15 dakika) hastaya ulaşılarak müdahale edildiği, davalıidarece sunulan 112 acil sağlık hizmetinde herhangi bir hizmet kusuru bulunduğundan söz edilemeyeceği sonucuna ulaşıldığından, davacının anılan olay nedeniyle davalı idarenin hizmet kusurunda bulunduğundan bahisle toplam 000,00 TL manevi tazminat istemi yerinde bulunmamıştır." Başvurucu 30/1/2014 tarihli dilekçeyle ilk derece mahkemesi kararına itiraz etmiştir. Başvurucu itiraz dilekçesinde, genel olarak dava dilekçesindeki hususları yinelemiş ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebinde bulunmuştur. Ankara Bölge İdare Mahkemesi Kurulu 4/3/2015 tarihli ilamla başvurucunun itirazının reddine ve ilk derece mahkemesi kararının onanmasına karar vermiştir. Bu karar 28/4/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 14/5/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk 11/10/2011 tarihli ve 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin ikinci maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Bakanlığın görevi; herkesin bedenî, zihnî ve sosyal bakımdan tam bir iyilik hâli içinde hayatını sürdürmesini sağlamaktır." 11/5/2000 tarihli ve 24046 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Acil Sağlık Hizmetleri Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) "Tanımlar" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: “Bu Yönetmelikte geçen deyimlerden; (...)f) Merkez: Acil sağlık çağrılarının karşılandığı ve ambulansların sevk ve idare edildiği komuta kontrol merkezini,g) İstasyon: Acil çağrılara olay yerinde ve nakil sırasında sağlık hizmeti vermek üzere ambulans ve ekiplerin bulunduğu birimleri,h)Acil Servis: Sağlık hizmeti sunan kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzel kişileri ve gerçek kişiler tarafından kurulmuş yataklı tedavi kuruluşları bünyesinde yer alan acil servisleri,i) Acil Sağlık Hizmetleri: Acil hastalık ve yaralanma hallerinde, konusunda özel eğitim almış ekipler tarafından, tıbbi araç ve gereç desteği ile olay yerinde, nakil sırasında, sağlık kurum ve kuruluşlarında sunulan tüm sağlık hizmetlerini,j) Acil Yardım: Acil sağlık hizmetleri konusunda özel eğitim görmüş ekipler tarafından, tıbbî araç ve gereç desteği ile olay yerinde ve hastaneye nakil sırasında verilen hizmetlerin bütününü,k) İlkyardım: Herhangi bir kaza ya da yaşamı tehlikeye düşüren bir durumda sağlık görevlilerinin tıbbi yardımı sağlanıncaya kadar hayatın kurtarılması ya da durumun daha kötüye gitmesini önleyebilmek amacıyla olay yerinde, tıbbi araç gereç aranmaksızın mevcut araç ve gereçlerle yapılan ilaçsız uygulamaları,l) Acil Tedavi: Hastaneler ile diğer sağlık kurum ve kuruluşlarında acil tıbbî tedaviye ihtiyacı olanlara sunulan hizmetlerin bütününü, (...)r) İl Ambulans Servisi: İldeki tüm ambulans hizmetlerini koordine eden, Bakanlık ve kendisine bağlı diğer ambulanslarla hizmeti sunan başhekimlik, merkez ve istasyonlardan oluşan kuruluşu,s)Başhekimlik: İl ambulans servisi başhekimliğini,t)Başhekim: İl ambulans servisi başhekimini, (...)ifade eder.” Yönetmelik'in "Acil sağlık yardımı çağrısı" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Hizmete ulaşmada ilk aşama, acil sağlık yardımı gerektiren durumlarda merkeze yapılan başvuru niteliğindeki çağrıdır. Çağrı merkeze, ücretsiz aranabilen 112 numaralı telefon aracılığı ile veya diğer iletişim araçları vasıtası ile yapılır. Çağrı, merkezin gerekli hizmeti değerlendirmesi ve planlayabilmesi için olay yeri ve niteliği bilgilerinin yanında hasta ya da yaralı sayısı gibi bilgileri de içerir." Yönetmelik'in "Çağrının Değerlendirilmesi" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Merkez, topladığı bilgiler ışığında, talebin acil sağlık hizmeti gerektirip gerektirmediğini değerlendirir. Değerlendirme yetkisi çağrıyı alan tabibe aittir. Tabip, talebin acil sağlık hizmeti gerektirmediğine kanaat getirir ise, talebi reddetme yetkisine sahip olup, bu takdirde talebin nasıl karşılanabileceğini bildirmekle de yükümlüdür." Yönetmelik'in "Yönlendirme" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Bu Yönetmelikte, acil sağlık hizmeti içinde belirtilen istasyonlar, acil servisler ve destek hizmetleri gerektiğinde, Merkez tarafından yönlendirilir. Yönlendirme, yardım talebinin ulaşmasını takiben, Merkez tarafından mevcut iletişim sistemi ile en kısa sürede, talebin mahiyetine en uygun ve/veya en yakın birim veya birimlerin görevlendirilmesi suretiyle yerine getirilir. Ayrıca Merkez, durumun niteliğine göre ihtiyaç duyduğu diğer kuruluşları da hizmetlerini yönlendirebilmeleri maksadıyla bilgilendirir.Merkez, ekip tarafından müdahale esnasında talep edilen tıbbi danışmanlık için 24 saat süre ile gerekli tıbbi danışman bulundurmak veya tıbbi danışmanlık yapacak Müdürlüğün teklifi Valiliğin onayı ile yetkilendirilmiş bir uzman hekime yönlendirmekle yükümlüdür. Gerektiğinde Eğitim Hastaneleri ve Üniversitelerin ilgili bölümlerindeki uzman hekimlerden de bilgi desteği alınır." Yönetmelik'in "Talebin Yönlendirilen Birim Tarafından Karşılanması" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Merkez tarafından yönlendirilen birim en kısa sürede olay yerine ulaşır. Olay yerine ulaşan ekip, yönlendirme sırasında ve olay yerinde edindiği bilgiler ışığında acil sağlık yardımını gerçekleştirir. Bu müdahale sırasında hizmeti sunan ekip tarafından yapılan değerlendirme sonucunda, ileri tıbbî müdahaleye ihtiyacı olan hastanın ambulans ile nakline karar verilir. Hizmet olay yerinde verilmiş ve hastanın daha ileri tıbbî müdahaleye ihtiyacı bulunmuyor ise, ekip sunduğu hizmet ile ilgili bilgileri merkeze bildirir." Yönetmelik'in "Nakil" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Ekip, nakle karar verir ise, nakil başlamadan Merkez ile iletişime geçerek, gerektiğinde hastanın durumuna en uygun acil servis hakkında yönlendirme ister. Merkez, hizmet kapsamında yer alan acil servislerin o andaki kapasiteleri ışığında, ekibi yönlendirir. Merkez, yönlendirmeyi takiben, gerektiğinde acil servisi olay hakkında bilgilendirir. Nakil sırasında gerekli görülüyor ise, tıbbî müdahale sürdürülür. Nakil sırasındaki tıbbı müdahalenin yürütülmesi için, bilgi desteğine ihtiyaç duyulur ise, uygun kurum ve kuruluş ile Merkez üzerinden veya iletişim imkanı var ise doğrudan temas kurulur." Yönetmelik'in "Acil Servise Nakil" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Hasta acil servise, tıbbî değerlendirme, müdahale ve gerektiğinde stabilizasyon sağlandıktan sonra gerekli bilgilendirmeyi takiben nakledilir." 22/5/2002 tarihli ve 24762 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan (mülga) İlkyardım Yönetmeliği'nin "Tanımlar" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Bu Yönetmelikte geçen; (...)e) İlkyardım: Herhangi bir kaza yada yaşamı tehlikeye düşüren bir durumda sağlık görevlilerinin yardımı sağlanıncaya kadar hayatın kurtarılması yada durumun daha kötüye gitmesini önleyebilmek amacıyla olay yerinde, tıbbi araç gereç aranmaksızın mevcut araç ve gereçlerle yapılan ilaçsız uygulamaları, (...)k) İlkyardımcı: İlkyardım tanımında belirtilen amaç doğrultusunda, hasta veya yaralıya tıbbi araç gereç aranmaksızın mevcut araç ve gereçlerle, ilaçsız uygulamaları yapan en az Temel İlkyardım Kursu alarak ilkyardımcı sertifikası almış kişiyi,(...)ifade eder." 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: “İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir.”B. Uluslararası Hukuk Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) "Yaşam hakkı" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesi şöyledir: "Herkesin yaşam hakkı yasayla korunur." Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) göre yaşam hakkının devlete yüklediği pozitif yükümlülükler -ister özel hastane ister devlet hastanesi olsun- hastaların yaşamlarının korunmasını teminat altına alma zorunluluğu getiren düzenleyici bir çerçeve oluşturulmasını gerekli kılar (Asiye Genç/Türkiye, B. No: 24109/07, 27/1/2015, § 67).