11. Ceza Dairesi 2019/3340 E. , 2020/1669 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek HÜKÜM : 1- Sanık ... hakkında 2008,2009,2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan; beraat 2-Sanık ... hakkında; a) 2011 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan; beraat b) 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan; mahkumiyet I-Sanık ... hakkında “2008, 2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme," su…
**11. Ceza Dairesi 2019/3340 E. , 2020/1669 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek HÜKÜM : 1- Sanık ... hakkında 2008,2009,2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan; beraat 2-Sanık ... hakkında; a) 2011 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan; beraat b) 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan; mahkumiyet I-Sanık ... hakkında “2008, 2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme," suçlarından verilen beraat kararlarına yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA, II-Sanık ... hakkında “2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme“ suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: Hükmün açıklandığı tarihte sanığın başka suçtan dolayı hükümlü olarak ceza infaz kurumunda bulunması nedeniyle; Mahkemece hüküm fıkrasına, 5271 sayılı CMK‘nin 263/1 maddesi gereğince cezaevinde bulunan hükümlünün tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceğinin de yazılması gerektiği halde, bu hususun hüküm fıkrasına yazılmamış olması ile hükümden önce 05.08.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7035 sayılı Kanunun 21. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nin 291.maddesinin 1.fıkrasında düzenlenen ve Bölge Adliye Mahkemelerinin kararlarına karşı yedi gün olarak öngörülen temyiz süresinin on beş gün olarak değiştirildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtay'dan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Yasanın 8.maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı CMUK’nin 305 ila 326. maddelerinin uygulanması gerektiği ve 1412 sayılı CMUK'nin 310. maddesi uyarınca da temyiz süresinin bir hafta olduğu gözetilmeden temyiz süresinin 15 gün olduğu belirtilmek suretiyle yanıltıcı ifade kullanılmış olması karşısında, sanığın temyiz süresinin hükmün tebliğ tarihi olan 20.02.2019 tarihinde başlamayacağı, sanığın temyiz dilekçesinin havale tarihi olan 28.02.2019 tarihinin hükmü öğrenme tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, dolayısıyla sanığın öğrenme üzerine ve yasal süresi içerisinde hükmü temyiz ettiği kabul edilerek yapılan incelemede;