Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkil ... ile ...'ın ... ilindeki ... A.ş. yetkilileri ile görüşerek kargo işi yapmak üzere ... ... 'de, müvekkil ise ... ili ... ilçesinde ... işletmesinin şubesini açmak üzere görüşme yaptıklarını, davalı şirket yetkilileri ile görüşme sonrası şube açmakta anlaştıklarını, orada görüşme sonrası 40.000 dolarlık bonoyu hem ...'a hemde müvekkil ...'a başta teminat olmak üzere bonoyu imzalattıklarını, bunun üzerine Kahramanmaraş iline geldikten bir müddet
DAVACI : ... TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ İNEGÖL ŞUBESİ - VEKİLİ : Av.DAVALI : İNEGÖL ORGANİZE SAN.BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ - VEKİLİ :Av. DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)DAVA TARİHİ : 05/05/2021KARAR TARİHİ : 19/10/2022GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 04/11/2022Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirkete tebliğ edilen davalı İnegöl OSB 'nin 08.04.2020 Tarihli Atıksu Deşarj Yönetmeliği Konulu 500-201 Sayılı Genel Yazısı ile : '' 02.04.2020/110 No'lu Yönetim Kurulu Kararı ile Atıksu Deşarj Yönetmeliği ' ne , Atık su Debi Payı Kullanımı ve Atık su Debi Payı Devir İşlemleri ile İlgili Usul ve Esaslar başlıklı dokuzuncu maddesi eklenmiştir.'' denildiğini, dava konusu Yönetim Kurulu kararına karşı taraflarınca Bursa 2. İdare Mahkemesinin 2020/572 Esaslı dosyası ile 14.07.2020 tarihinde iptal talepli dava ikame edildiğini, ancak Bursa 2. İdare Mahkemesinin 06/10/2020 tarihli, 2020/720 numaralı kararı ile, '' 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarınca davanın GÖREV YÖNÜNDEN REDDİNE, '' denilmek sureti ile görevsizlik kararı verildiğini, işbu İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraflarınca itiraz edildiğini, iş bu itirazlarına binaen İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10. İdare Dava Dairesi 2021/148 Esaslı dosyasının 2021/371 numaralı kararı ile, '' 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine, .., kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu Mahkemeye gönderilmesine, '' denilmek sureti ret kararı verildiğini ve bu kararın taraflarına 22.03.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, TBK Madde 158 'e göre dava veya def’inin esastan değil ancak usulden reddi halinde ret kararının verilmesine kadar geçen süre içinde zamanaşımıve hak düşürücü sürenin dolması halinde tarafın yaşayacağı bu mağduriyetin giderilmesi bakımından altmış günlük bir ek süre içerisinde bu haklarını kullanabileceği öngörülmekte olduğunu, bir diğer anlatımla söz konusu madde dava veya def’inin, mahkemenin görevli veya yetkili olmaması ya da düzeltilmesi mümkün bir hata yapılması veya vaktinden önce açılması sebebiyle reddedilmiş olması ile davacının davasını açtığı veya def’ini ileri sürdüğü tarih ile mahkemece usulen ret kararının verilmesine kadar geçen sürede zamanaşımı veya hak düşürücü sürenin geçirilmiş olması hallerinde uygulama alanı bulmakta olduğunu, dolayısıyla İnegöl Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu tarafından alınmış 02.04.2020 tarihli kararına karşı taraflarınca ikame edilen davanın Bursa 2.İdare Mahkemesi'nce görev yönünden reddi üzerine taraflarınca süresi içerisinde İnegöl Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu tarafından alınmış 02.04.2020 tarihli kararın iptalini talep etmek zarureti hasıl olduğunu, somut olayda, anonim şirketlere ilişkin TTK ve sair mevzuat hükümleri uygulama alanı bulacağından emredici Kanun maddesi doğrultusunda anonim şirket paydaşları, Kanunda öngörülen istisnalar dışında esas sözleşmeyle pay sahiplerine, pay bedelinin ödenmesi veya öngörülmüş olması hâlinde payın itibari değerini aşan primin ifası dışında borç yükletilemeyeceğinin açık olduğunu, ayrıca sadece esas sözleşme ile pay sahiplancak belli zamanlarda tekrarlanan ve konusu para olmayan edimleri yerine getirmek yükümlülüğü de yüklenebileceğini, diğer bir anlatımla paydaşın anonim şirkete karşı tek borcu, taahhüt ettiği sermaye payından ibaret olduğunu, anonim şirketlerin kanuni yapısından kaynaklanan özelliği gereği, paydaşın şirkete ödemeyi taahhüt ettiği sermaye payı dışında bir borç altına sokulması, bu konudaki kuralın emrediciliği nedeni ile mümkün olmadığını, bir diğer yandan tek borç ilkesinin istisnalarından biri olan tali (ek) yükümlülüklerin ancak pay sahiplerine sermaye taahhüdünden doğan borçları yanında, belli zamanlarda tekrarlanan ve konusu para olmayan edimleri yerine getirmek yükümlülüğü yüklenmesi şeklinde olabileceği açık olduğunu, aksi yöndeki uygulamaların Kanunun emredici hükümlerine aykırılık teşkil edeceğinden iptali gerekeceğini, bu kapsamda müvekkil şirketin faaliyet alanında bulunduğu Bursa İnegöl Organize Sanayi Bölgesi tarafından , müvekkil şirketin de katılım bedeli olarak 525.000,00 $ ödeme yapması ile 2000 yılında 105.000 m³/gün kapasiteli arıtma tesisi işletmeye alınmış akabinde yine davalı tarafından kapasite artışı yapılarak mevcut arıtma tesisi kapasitesine 105.000 m³ daha ekleme yapıldığını, ancak davalı tarafından söz konusu kapasite miktarının artışında esas alınan kriter ve ölçümler hakkında müvekkil şirkete herhangi bir bilgilendirmede bulunulmadığı gibi müvekkil şirketin onayının da alınmadığını, bir diğer yandan müvekkil şirketin gerek arıtma tesisinin kurulması gerekse işletilmesi aşamasında payına düşen katılım bedeli olan 525.000,00 $ ödeme yaparak ve kullanım bedelini ödemeye devam ederek payına düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, ancak davalı tarafça herhangi bir ön bilgilendirme yapılmaksızın ve müvekkilin rızası alınmaksızın uygulamaya alınan debi paylarının kısıtlanması ve kısıtlı kullanımın aşılması halinde ek ödeme yapılacağına dair kararın, Kanun'un emredici hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, davalının bu kararlarının konusunu karşılığı para olan bedellerin ödenmesi oluşturmakta olduğunu, ek yükümlülüklerin karşılıksız olması mümkün olmamakla birlikte kuruluşun konusunu oluşturan faaliyet alanında yine kuruluşun ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik tedbirler arasında olmasının esas olduğu, ancak söz konusu yükümlülüklerin organize sanayi bölgesi ve işbu bölgede faaliyet gösteren firmaların menfaatlerini hiçe saymakta olduğunu, bu sebeple davacı tarafın hukuka aykırı işbu hukuka aykırı ve keyfi uygulamalarının iptali gerekmekte olduğunu, dava konusu karara dayanak yönetmelik hükümlerinden de anlaşılacağı üzere gerekçesi ve sınırları kesin bir şekilde belirlenmeden öngörülemeyen, sınırı ve sonu belli olmayan tek yanlı kararlar, her gün bir yenisi icat edilebilecek düzenlemelerle mülkiyet hakkına ağır şekilde müdahale meydana getirmekte olduğunu, bu anlamda müvekkil şirketin mülkiyet hakkına önemli derecede etki eden ve ek ödeme yükümlülüğü getiren söz konusu mali nitelikteki karar hukuka aykırı olup iptali gerekmekte olduğunu, müvekkil şirketin İnegöl Organize Sanayi Bölgesi’nin kuruluşundan itibaren katılımcısı olduğunu, ayrıca müvekkil şirketin, İnegöl OSB’nin kuruluş sürecinde aktif olarak faaliyet gösterdiğini, kaldı ki müvekkil tarafından İnegöl OSB ‘nin kurulma sürecinde arsa payı bedeli ödenmiş olup, akabinde bir de sanayi bölgesinin sorumluluğu dahilinde yapılan arıtma tesisinin kurulması aşamasında tesise katılım bedeli olarak 525.000,00 $ ödeme yapılarak ortak olunduğunu ve müvekkil şirketin temsilcisi müteşebbis heyette yerini aldığını, davalı yan tarafından müvekkilin rızası dışında tek taraflı olarak verilen Yönetim Kurulu kararı ile, müvekkil şirketin atıksu kullanım kotasının ; söz konusu yatırımlara destek vererek üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmesine ve sanayi bölgesinde faaliyet gösteren işletme sayılarında ve yatırımlarında herhangi bir azalma olmamasına rağmen, orantısız bir şekilde azaltılması hakkaniyete uygun düşmemekte ve bu kapsamda davalı Müdürlük tarafından icra edilen tek yanlı ve hukuka aykırı işlemler müvekkilin müktesep hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, katılımcıların yatırımları ile kurulmuş olan atık su arıtma tesisinden inegöl belediyesi'nin haksız yararlanması hukuka aykırı olduğunu, belediyeler atıksu arıtma tesisi kurmakla yükümlü olup, İnegöl Belediyesi tarafından işbu yükümlülük yerine getirilmemekle birlikte bir de söz konusu belediyenin, müvekkil şirket ve diğer katılımcıların yatırımlarıyla kurulan İnegöl Sanayi Bölgesinin arıtma tesisinden faydalanmakta olduğunu, bu hususun açıkça yasaya aykırı olup, müvekkil şirketin hakkının zayi olmasına sebebiyet verdiğini, kaldı ki belediyelerce kurulması ve işletilmesi gereken evsel atıklara ilişkin arıtma tesislerinin kullanımı sonucunda Kirleten Öder İlkesi gereğince çeşitli Yönetmeliklerle tarifelendirilmiş olup, bu konuda evsel atık üreticilerinden belirli bedeller alınmakta olduğunu, ancak İnegöl OSB 'ye ait arıtma tesisinin İnegöl Belediyesince kullanılması neticesinde evsel atıkların işbu arıtma tesisine aktarımı neticesinde evsel atık üreticilerinden ilgili mevzuatlarda belirlenen usul ve esaslara uygun bedellerin alınmaması ve müvekkil şirket ve diğer katılımcıların ortak arıtma tesisinin kapasitesinden söz konusu üreticilerin faydalanması adına yüksek bedeller ödemesi ağır bir hak kaybına yol açmakta olduğunu, davalı kuruluş tarafından müvekkil şirketin yatırım ve hakları gözetilmeksizin belediyenin haksız kullanımının arttırılmasına yönelik alınmış olan dava konusu kararın, kuruluşun çıkarlarını gözetmediği aşikar olup İnegöl Belediyesi'ne menfaat sağlamaya yönelik olduğu açık olduğunu, davalı yan tarafından inegöl organize sanayi bölgesinin temel yapısına uymayan kararlar alınmış ve dolayısıyla mevzuat kapsamında belirlenmiş olan kuruluş amacına aykırı hareket edildiğini, organize Sanayi Bölgelerinin kurulmasındaki amacın sınai üretimini arttırmak, sanayi yatırımlarını özendirmek , ulusal düzeyde rekabeti uluslararası (küresel) rekabete dönüştürmek olup, davalı yan tarafından söz konusu amaçlar doğrultusunda hareket edilmesi gerekmektedir. Ancak davalı tarafından dava konusu kararlar, sanayinin geliştirilmesi ve sanayicilerin faaliyetlerinin desteklenmesi amacı ile alınmamakta, aksine belediyenin ayrı bir arıtma tesisi ile ayrıştırması gereken evsel atıksuları kapsamakta olduğunu, zira iş bu hususta müvekkil şirketin muvafakati bulunmamakta olup davalı yan tarafından muvafakatinin alınması gibi bir durum da söz konusu olmadığını, zira davalı yan tarafından bahsi geçen işlemler yapılırken İnegöl Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren ortak ve mülk sahiplerinden herhangi bir muvafakat alınmamış olup işbu durum ilgili kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırılık meydana getirdiğini, bir diğer yandan müvekkil şirketin kapasite raporlarından da anlaşılacağı üzere, müvekkil şirket yüzlerce çalışanı olan, İnegöl ve Bursa çevresinde istihdam sağlayan köklü ve büyük bir firma olduğunu, bu doğrultuda alınan karardan önce davalı müdürlük tarafından müvekkil şirkete tahsis edilen debi kullanım kotası; müvekkil şirketin İnegöl çevresinde sağlamış olduğu istihdam, bünyesinde çalıştırdığı işçi sayısı, şirket ve üretim kapasitesi de göz önünde bulundurulduğunda ancak işbu oranları karşılar nitelikte olduğunu, ancak yine bahse konu kapasite raporlarından anlaşılacağı üzere davalı Müdürlük tarafından icra edilen işbu tek yanlı yönetim kurulu kararları ile müvekkil şirketin atıksu debi kullanım kotası oldukça fazla miktarda düşürülmüş olup, istihdamın sağlanması bakımından önemi yadsınamayacak kadar büyük olan müvekkil şirketin faaliyet ve üretim kapasitesini karşılayamayacak hale geldiği aşikar olduğunu, davalı Müdürlük tarafından belirlenen oldukça düşük miktardaki debi kullanım kotası, işbu uygulamaya devam edilmesi durumunda müvekkil şirketin işletmesinde işçi çıkarılmasına ve üretim faaliyetinin azalmasına sebebiyet vereceğini, halbuki organize sanayi bölgeleri, kamu tüzel kişilikleri ile akdetmiş oldukları sözleşmeler doğrultusunda kamu yararına hareket etmekle yükümlü olup kuruluş amaçları da bu yönde olduğunu, ancak davalı idarece gerçekleştirilen iş ve işlemler açıkça esas sözleşmeye ve mevzuata aykırılık teşkil etmekte olduğunu, bu doğrultuda müvekkil şirket katılım payı ödeme ve diğer yatırımlarda üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmiştir. Ancak getirilen yeni kararlarla oluşumu toplumun menfaati için öngörülmüş olan İnegöl Organize Sanayi Bölgesinin kuruluş sürecinde ortaya çıkan işlemlerle tüm sanayicilerin arsalarının alınması gibi tüm külfetlere katlanan müvekkil şirketin müktesep ve vazgeçilmez hakları ihlal edildiğini, bu ihlallerin müvekkil şirketin üretim faaliyetinin düşmesi sebiyle zarara ve hak kaybına uğramasına yol açmakta olduğunu, İnegöl Organize Sanayi Bölgesi arıtma tesisi kuruluş sürecinde müvekkil şirketten katılım payı bedeli adı altında alınmış olan 525.000,00 $ karlığında davalı müdürlük tarafından müvekkil şirkete tahsis edilen 11.000 m³ atıksu debi kullanım kotasının, herhangi bir dayanak olmaksızın haksız ve hukuka aykırı olarak ve yine davalı yan tarafından orantısız bir şekilde düşürülmüş olması, müvekkil şirketin kazanılmış olan haklarını ihlal ettiğini, davalı müdürlük tarafından herhangi bir süreye tabi olmaksızın müvekkil şirkete tahsis edilen 11.000 m³ debi atıksu kullanım kotası; müktesep hak ilkesi gereğince müvekkil şirkete iade edilmesi gerektiğini belirterek İnegöl Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu tarafından alınmış 02.04.2020 tarihli haksız ve hukuka aykırı kararın iptali ile müvekkil şirketin atıksu debi kullanım kotasının düşürülmesine itirazlarımızı ve müktesep hakkımız doğrultusunda müdahalenin men'i ile kota kullanımının eski hale getirilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.