TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR MERAL DANI Ş BEŞTAŞ BAŞVURUSU (4) (Başvuru Numaras ı: 2018/6657) Karar Tarihi: 24/3/2021 Başvuru Numaras ı: 2018/6657 Karar Tarihi : 24/3/2021 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Celal Mümtaz AKINCI M.Emin KUZ Y ıldız SEFERİNOĞLU Basri BA ĞCI Raportör : Sinan ARMA ĞAN Başvurucu : Meral DANI Ş BEŞTAŞ Vekili : Av. Mehdi ÖZDEM İR I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, tutuklu olan ba şvurucunun ba şka bir ceza infaz kurumuna nakli
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR MERAL DANI Ş BEŞTAŞ BAŞVURUSU (4) (Başvuru Numaras ı: 2018/6657) Karar Tarihi: 24/3/2021 Başvuru Numaras ı: 2018/6657 Karar Tarihi : 24/3/2021 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Celal Mümtaz AKINCI M.Emin KUZ Y ıldız SEFERİNOĞLU Basri BA ĞCI Raportör : Sinan ARMA ĞAN Başvurucu : Meral DANI Ş BEŞTAŞ Vekili : Av. Mehdi ÖZDEM İR I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, tutuklu olan ba şvurucunun ba şka bir ceza infaz kurumuna nakli için havaliman ına götürülmesi i şlemi s ıras ında ellerinin kelepçelenmesi sebebiyle kötü muamele yasağının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 26/2/2018 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık görüş bildirmiştir. 6. Başvurucu, Bakanl ık görüşüne karşı beyanda bulunmu ştur. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ve Ulusal Yarg ı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) arac ılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: 8. Başvurucu, Halklar ın Demokratik Partisinden 26. dönem Adana milletvekilidir. 9. Başvurucu 28/1/2017 tarihinde evinde gözalt ına al ınm ıştır. Başvurucu gözalt ına alınmas ı sonras ında silahl ı terör örgütüne üye olma suçlamas ıyla Diyarbak ır 4. Sulh Ceza Başvuru Numaras ı: 2018/6657 Karar Tarihi : 24/3/2021 3Hâkimliğine sevk edilmi ş ise de tutuklama talebi reddedilmi ş ve hakk ında adli kontro l hükümlerinin uygulanmas ına karar verilmi ştir. 10. Diyarbak ır Cumhuriyet Ba şsavc ılığının (Savc ılık) söz konusu karara itiraz ı üzerine Diyarbak ır 5. Sulh Ceza Hâkimli ğince (Hâkimlik) 30/1/2017 tarihinde ba şvurucu hakk ında yakalama karar ı verilmiştir. 11. Başvurucu 30/1/2017 tarihinde ikamet etti ği evde yeniden gözalt ına al ınm ış ve akabinde Hâkimlikçe tutuklanm ıştır. Ayn ı tarihte ba şvurucu, Diyarbak ır E Tipi Ceza İnfaz Kurumuna getirilerek burada tutulmaya ba şlanm ıştır. 12. Başvurucu 31/1/2017 tarihinde ba şka bir ceza infaz kurumuna nakledilmek üzere Diyarbak ır Havaliman ı'na götürülmek istenmi ştir. Başvurucunun ısrar ına rağmen elleri kelepçelenmi ştir. Başvurucu, havaliman ına kelepçeli şekilde getirilmi ş fakat hava şartlar ının kötü olmas ı nedeniyle uçu ş gerçekleşmemiştir. 13. Başvurucu bunun üzerine elleri kelepçeli şekilde daha önce tutulmakta oldu ğu Diyarbak ır E Tipi Ceza İnfaz Kurumuna konulmu ştur. 14. Başvurucu avukat ı arac ılığıyla 1/2/2017 tarihinde ellerinin kelepçelenmesi nedeniyle Savc ılıkta şikâyetçi olmu ştur. Başvurucu şikâyet dilekçesinde özetle 4/12/2004 tarihli ve 5271 say ılı Ceza Muhakemesi Kanunu nun 93. maddesi uyar ınca kaçma şüphesi veya tehlike arz edecek hiçbir davran ışı olmamas ına rağmen keyfî şekilde ellerinin kelepçelendi ğini, milletvekili olmas ı sebebiyle onurunun k ırılmas ının amaçland ığını iddia etmiştir. Başvurucu, kendisini haks ız yere kelepçeleyen kamu görevlilerinin görevi kötüye kullanma, eziyet ve i şkence suçlar ından cezaland ırılmas ını istemiştir. 15.Şikâyet dilekçesi üzerine aç ılan soruşturma kapsam ında herhangi bir ara ştırma yap ılmam ıştır. 16. Savc ılık 20/4/2017 tarihinde ba şvurucunun şikâyetine ili şkin olarak kovu şturm a yap ılmas ına yer olmad ığına karar vermi ştir. Karar gerekçesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Şikayete konu somut olayda kolluk görevlilerinin görevlerinin gereklerine uygun davrand ıklar ı, bu bağlamda üzerlerine at ılı bulunan suçun yasal unsurlar ının oluşmad ığı belirlenmi ştir. Aç ıklanan nedenlerle şüpheliler hakk ında KAMU ADINA KOVU ŞTURMAYA YE R OLMADI ĞINA,... [karar verildi.]" 17. Savc ılık karar ına karşı itiraz ında başvurucu, şikâyet dilekçesinde ileri sürdü ğü hususlar ı tekrarlam ıştır. Başvurucunun itiraz ı Diyarbak ır 2. Sulh Ceza Hâkimli ğinin 10/12/2017 tarihli karar ıyla reddedilmi ş, an ılan karar ba şvurucuya 25/1/2018 tarihinde tebli ğ edilmiştir. 18. Başvurucu 26/2/2018 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk19. 5271 say ılı Kanun un " Yakalanan veya tutuklanan ki şilerin nakli" kenar başlıklı 93. maddesi şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2018/6657 Karar Tarihi : 24/3/2021 4"Yakalanan veya tutuklanarak bir yerden di ğer bir yere nakledilen ki şilere, kaçacaklar ına ya da kendisi veya ba şkalar ının hayat ve beden bütünlükleri bak ımından tehlike arz etti ğine ilişkin belirtilerin varl ığı hâllerinde kelepçe tak ılabilir." 20. 13/12/2004 tarihli ve 5275 say ılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfaz ı Hakk ında Kanun'un "Zorlay ıcı tedbirlerin kullan ılmas ı" kenar ba şlıklı 50. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı şöyledir: "Hiçbir hâlde zincir ve demire vurmak tedbir olarak uygulanmaz. Kelepçe ve bedensel hareketleri k ısıtlay ıcı araçlar; a) Yetkili makam ın önüne getirildi ğinde ç ıkar ılmak kayd ıyla, sevk ve nakil s ıras ında kaçmay ı önlemek için, b) Hekimin talimat ve gözetiminde olmak üzere t ıbbî nedenlerle, c) Diğer kontrol usûllerinin yetersizli ği hâlinde hükümlünün kendisine veya başkalar ına zarar vermesine veya e şyay ı tahrip etmesine engel olmak için kurum en üst amirinin emriyle, Kullan ılabilir." B. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi İçtihad ı 21. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesine (A İHM) göre k ısıtlama yöntemlerinden biri olan kelepçeleme, yasal yakalama ya da tutuklama ile ba ğlant ılı olarak uyguland ığında ve koşullar ın makul olarak gerektirdi ğinden daha fazla güç kullanma ya da kamuya te şhir içermediğinde genellikle Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi nin (Sözle şme) 3. maddesinde düzenlenen i şkence yasa ğı kapsam ında bir sorun te şkil etmez ( Raninen/Finlandiya , B. No: 20972/92, 16/12/1997, 56; Öcalan/Türkiye [BD], B. No: 46221/99, 182; Gorodnitchev/Rusya , B. No: 52058/99, 24/5/2007, 101, 102, 105, 108; Mirosław Garlicki/Polonya , B. No: 36921/07, 14/6/2011, 73-75). 22. AİHM tutuklular ın nakledilmesi s ıras ında kelepçe kullan ımını inceledi ği Raninen/Finlandiya (ayn ı kararda bkz. 52-59) karar ında, başvurucunun kelepçeli bir şekilde nakledilmesi, kendisinin tutumundan kaynaklanan gerekli bir tedbir olmasa da başvurucunun olaydan birkaç ay sonra al ınan sağlık raporlar ında belirtilen ruhsal durumuyla ilgili olumsuz geli şmeler ile kelepçeleme olay ı aras ında illiyet ba ğı kuramad ığını belirterek bu muamelenin ba şvurucunun ruhsal durumu üzerindeki olumsuz etkisine ikna olmad ığını açıklam ış; olayda Sözle şme'nin 3. maddesi için aranan asgari e şik seviyesinin a şılmad ığını değerlendirmi ştir. V.İNCELEME VE GEREKÇE 23. Mahkemenin 24/3/2021 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddialar ı ve Bakanl ık Görüşü 24. Başvurucu; hakk ındaki yakalama karar ını evinde ö ğrenmesine ra ğmen kaçmas ının söz konusu olmad ığını, tutuklama karar ında dahi kaçma şüphesine yer verilmedi ğini, yasama dokunulmazl ığı ihlal edilerek tutukland ığını ve bir de keyfî şekilde ellerinin kelepçelendi ğini belirtmi ştir. Elleri kelepçelenerek mensubu oldu ğu partiye siyasi Başvuru Numaras ı: 2018/6657 Karar Tarihi : 24/3/2021 5bir operasyon yap ılmak istendi ğini, onurunun k ırılmas ının amaçland ığını iddia etmi ştir. Kelepçelenmesini gerektiren, kamu makamlar ı taraf ından düzenlenmi ş hiçbir tutanak veya soruşturma yok iken havaliman ına götürülüp getirilmesi s ıras ında kelepçelenmesinin te şhir amac ıyla yap ıldığını belirten ba şvurucu, kelepçeleme şeklindeki orant ısız müdahale nedeniyle Sözle şme'nin 3. ve Anayasa'n ın 17/3. maddelerinin ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. 25. Bakanl ık görüşünde; otuz günlük yasal süre içinde yap ılmad ığından başvurunun süre aşımı nedeniyle kabul edilemez bulunmas ı gerektiği bildirilmi ştir. Bakanl ık ayr ıca başvurucunun kelepçe tak ılmas ı nedeniyle yaralanma veya psikolojik travma ya şayıp yaşamad ığını aç ıklay ıp delillendirmedi ğini, bu nedenle kötü muamele için aranan asgari eşiğin aşılmad ığını, Savc ılığın vard ığı sonuçtan ayr ılmay ı gerektiren maddi ve hukuki bir neden bulunmad ığını belirtmiştir. 26. Başvurucu; Bakanl ık görüşüne ilişkin beyan ında, başvurunun süresinde yap ılmad ığı iddias ının mesnetsiz oldu ğunu belirterek ba şvuru formundaki iddialar ını tekrarlam ıştır. B. Değerlendirme 1. Başvuru Süresi Yönünden 27. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 47. maddesinin (5) numaral ı fıkras ı ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 64. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı uyar ınca bireysel ba şvurular ın başvuru yollar ının tüketildi ği tarihten, ba şvuru yolu öngörülmemi ş ise ihlalin ö ğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yap ılmas ı gerekmektedir. 28. Somut olayda ba şvurucunun kovu şturmaya yer olmad ığına karar ına karşı itiraz ı Diyarbak ır 2. Sulh Ceza Hâkimli ğinin 10/12/2017 tarihli karar ıyla reddedilmi ş, an ılan karar başvurucuya 25/1/2018 tarihinde tebli ğ edilmiştir. Bu durumda 26/2/2018 tarihli ba şvurunun yasal süresi içerisinde yap ıldığı kabul edilmelidir. 2. Diğer İddialar Yönünden 29. Devletin bireyin maddi ve manevi varl ığını koruma ve geli ştirme hakk ına sayg ı gösterme yükümlülü ğü, öncelikle kamu otoritelerinin bu hakka müdahale etmemelerini yani anılan maddenin üçüncü f ıkras ında belirtilen şekillerde ki şilerin fiziksel ve ruhsal zarar görmelerine neden olmamalar ını gerektirir. Bu, devletin bireyin vücut ve ruh bütünlü ğüne sayg ı gösterme yükümlülü ğünden kaynaklanan negatif ödevidir (C ezmi Demir ve di ğerleri, B. No: 2013/293, 17/7/2014, 81). 30. Diğer taraftan Anayasa n ın 17. maddesinin üçüncü f ıkras ı ve Sözle şme nin 3. maddesi herhangi bir s ınırlama öngörmemekte; i şkence, insanl ık d ışı ve onur k ırıcı muamele ve cezalar ın yasaklanmas ının mutlak mahiyetini belirtmektedir. Kötü muamele yasa ğının mutlak mahiyeti Anayasa n ın 15. maddesi kapsam ında belirtilen sava ş veya ulusun varl ığını tehdit eden ba şka bir genel tehlike hâlinde dahi istisna öngörmemi ştir. Ayn ı şekilde Sözleşme nin 15. maddesi benzer bir düzenleme ile kötü muamele yasa ğına ilişkin herhangi bir istisna öngörmemi ştir (Turan Günana, B. No: 2013/3550, 19/11/2014, 33). 31. Anayasa n ın 17. maddesinin üçüncü f ıkras ındaki "Kimseye i şkence ve eziye t yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle ba ğdaşmayan bir cezaya veya muameleye tab i tutulamaz." şeklindeki kural mahpuslara yönelik uygulamalar için de geçerlidir. Bu husus, Başvuru Numaras ı: 2018/6657 Karar Tarihi : 24/3/2021 65275 say ılı Kanun'un "İnfazda temel ilke" kenar ba şlıklı 2. maddesinin (2) numaral ı fıkras ında "Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infaz ında zalimane, insanl ık d ışı, aşağılay ıcı ve onur k ırıcı davran ışlarda bulunulamaz." ve ayn ı Kanun'un 6. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (b) bendinde "Hürriyeti ba ğlay ıcı cezan ın zorunlu k ıldığı hürriyetten yoksunluk, insan onuruna sayg ının korunmas ını sağlayan maddî ve manevî ko şullar alt ında çektirilir. " şeklindeki düzenleme ile aç ıkça vurgulanm ıştır. Dolay ısıyla verilen bir mahkûmiyet vey a tutuklama karar ının infaz ında mahkûmlar veya tutuklular için sa ğlanacak şartlar insan onuruna sayg ıyı koruyacak nitelikte olmal ıdır (Turan Günana, 36). 32. Yukar ıda ifade edilen tüm hususlar ın yan ında bir muamelenin Anayasa n ın 17. maddesinin üçüncü f ıkras ının kapsam ına girebilmesi için asgari bir a ğırlık derecesine ula şmış olmas ının gerektiğini ifade etmek gerekir. Her olayda asgari e şiğin aşılıp aşılmad ığı somut olay ın özellikleri dikkate al ınarak değerlendirilmelidir. Bu ba ğlamda muamelenin süresi, fiziksel ve ruhsal etkileri ile ma ğdurun cinsiyeti, ya şı ve sağlık durumu gibi faktörler önem taşımaktad ır (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, 23). 33. Tutuklu veya hükümlülerin ceza infaz kurumu d ışında bulunduklar ı süre boyunca kaçmalar ının önlenmesi, kendilerine veya ba şkalar ına zarar vermeleri tehlikesinin bertaraf edilmesi amac ıyla kolluk görevlileri taraf ından kelepçe gibi bedensel hareketleri kısıtlay ıcı araçlar ın kullan ılmas ı kural olarak Anayasa'n ın 17. maddesinin üçüncü f ıkras ı yönünden sorun olu şturmamaktad ır. 34. Elbette bu araçlar ın kullan ımında kamu makamlar ının takdir yetkilerini, al ınan tedbirin amac ını aşacak boyutta keyfî kullanmalar ı kötü muamele yasa ğı kapsam ında kalabilmektedir. Bu durumda öncelikle de ğerlendirilmesi gereken husus, al ınan tedbirin makul seviyede say ılıp say ılmad ığı, sonuçlar ı bak ımından hakk ında tedbir uygulanan ki şideki fiziksel ve ruhsal etkilerinin kötü muamele olu şmas ı bak ımından aranan e şiği aşıp aşmad ığıdır. 35. Somut olayda ba şvurucu, ba şka bir ceza infaz kurumuna nakledilmek amac ıyla havaliman ına götürülürken ve yine uçu şun gerçekle şmemesi nedeniyle tutuldu ğu yere geri getirilirken ellerinin gerekmedi ği hâlde kelepçelenmesinden şikâyetçidir. Ba şvurucu, kelepçelenmesi sebebiyle meydana gelen etkileri fiziksel de ğil manevi bütünlü ğü temelinde açıklam ıştır. Başvurucuya göre gerekmedi ği hâlde, te şhir amac ıyla söz konusu tedbir uygulanm ıştır. Diğer taraftan ba şvurucunun ba şka bir ceza infaz kurumuna nakledilmesini n hukuka ayk ırı olduğuna ilişkin bir iddias ı bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla başvurucunun nakil için d ışarıya ç ıkar ılmas ı hakl ı bir nedene dayand ığı kabul edilerek de ğerlendirme yap ılacakt ır. 36. Uygulanan güvenlik tedbirinin te şhir edilmesi hâlinde kötü muamele yasa ğı kapsam ında inceleme yapabilmek mümkündür. Bunun için öncelikle kamu görevlilerinin teşhir amac ıyla hareket etti ğine ilişkin somut delillerin varl ığı gerekir ( Mustafa Kamil Çolak , B. No: 2016/75236, 8/9/2020, 35). 37. Tutuklan ıp ceza infaz kurumuna konulan ba şvurucunun havaliman ına nakli sıras ında ellerinden kelepçelenmesi 5275 say ılı Kanun'un 50. maddesi de dikkate al ındığında dayanaks ız gözükmemektedir. Silahl ı terör örgütüne üye olma suçundan tutukland ığı anlaşılan başvurucuya kelepçe tak ılmas ı da somut olay kapsam ında makul bir tedbir say ılmal ıdır. Başvurucu taraf ından; havaliman ına getirilmesi, orada tutulmas ı ve sonras ında geri götürülmesi sürecinde ola ğanın ötesinde bir muameleye tabi tutuldu ğunu, diğer bir Başvuru Numaras ı: 2018/6657 Karar Tarihi : 24/3/2021 7deyişle kelepçeli hâlinin özel olarak kamuya gösterilmeye çal ışıldığını ortaya koyan bir olgu başvuru dosyas ına yans ıtılmam ıştır. 38.Şüphelilere kelepçe tak ılmas ı ilgili hukukta aç ıklanan mevzuattan kaynaklanan bir yöntem olup şüphelilerin kaçmas ının ya da ba şkalar ına zarar vermesinin önlenmesi amac ını taşımaktad ır. Bu uygulaman ın niteliğinden kaynaklanan, kelepçe tak ılmas ının doğal sonucu olan olumsuz etkiler kötü muamelenin asgari bir a ğırlık derecesine ula ştığının kabul edilmesi için yeterli de ğildir ( Kazim Aksoy (2) , B. No: 2015/8409, 4/7/2019, 39) 39. Başvurucu, mensubu oldu ğu partinin hedef al ındığını, milletvekili olmas ı nedeniyle onurunun k ırılmas ının amaçland ığını ileri sürmü ş ise de hukuki dayana ğı olan ve makul bir tedbir olarak gözüken müdahalenin bu kas ıtla icra edildi ğini ortaya koyan bir veri bulunmamas ı karşısında başvurucunun iddialar ının soyut nitelikte oldu ğu kanaatine var ılm ıştır. Dahas ı başvurucunun küçük dü şürüldüğü beyan ı dışında olay ın etkisi nedeniyle yaşadığı ruhsal sorunlara i şaret eden bir aç ıklama yapmad ığı ya da psikolojisinin bozulduğuna dair bir rapor sunmad ığı görülmektedir. Ellerin kelepçelenmesi şeklindeki müdahalenin ba şvurucunun ruhsal bütünlü ğü üzerinde yaratt ığı olumsuz etkinin özgürlükten mahrum kalman ın doğal sonucu olan kaç ınılmaz elem seviyesinin ötesinde asgari bir a ğırlık derecesine ula şmad ığı anlaşılm ıştır. 40. Aç ıklanan gerekçelerle kötü muamele yasa ğına ilişkin bir ihlalin olmad ığı aç ık olduğundan ba şvurunun açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. Celal Mümtaz AKINCI ve M. Emin KUZ bu görü şe kat ılmam ışlard ır. VI. HÜKÜMAç ıklanan gerekçelerle; A. Kötü muamele yasa ğının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA Celal Mümtaz AKINCI ve M.Emin KUZ'un kar şı oylar ı ve OYÇOKLU ĞUYLA, B. Yarg ılama giderlerinin ba şvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 24/3/2021 tarihinde karar verildi. Başkan Üye Üye Kadir ÖZKAYA Celal Mümtaz AKINCI M.Emin KUZ Üye Üye Y ıldız SEFERİNOĞLU Basri BA ĞCI Başvuru Numaras ı: 2018/6657 Karar Tarihi : 24/3/2021 8KARŞIOY GEREKÇES İ 1. Başvurucu, hakk ındaki yakalama karar ını evinde ö ğrenmesine, kaçmas ının söz konusu olmamas ına, tutuklama karar ında da kaçma şüphesine yer verilmemesine ra ğmen yasama dokunulmazl ığı ihlal edilip tutukland ığını ve keyfi bir şekilde ellerinin kelepçelendi ğini iddia etmi ştir. Havaliman ına götürülüp getirilirken kelepçelenmesinin te şhir amac ıyla ve onurunun k ırılmas ı amac ıyla yap ıldığını, bu orant ısız müdahale nedeniyle Sözleşme nin 3. ve Anayasa n ın 17/3 maddesinin ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. 2. 5271 say ılı Ceza Muhakemesi Kanunu nun 93. maddesi ve 5275 say ılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfaz ı Hakk ında Kanun'un 50. maddesinde belirtilen durumlarda kelepçe kullan ılabileceği düzenlenmi ştir. Anayasa Mahkemesi de, tutuklu veya hükümlülerin ceza infaz kurumu d ışında bulunduklar ı süre boyunca kaçmalar ının önlenmesi, kendilerine veya başkalar ına zarar vermeleri tehlikesinin bertaraf edilmesi amac ıyla kolluk görevlileri taraf ından kelepçe gibi bedensel hareketleri k ısıtlay ıcı araçlar ın kullan ılmas ı kural olarak Anayasa'n ın 17. maddesinin üçüncü f ıkras ı yönünden sorun olu şturmad ığına karar vermi ştir. (Ö.U., B. No: 2016/62587, 23/6/2020, 32 Mustafa Kamil Çolak , B. No: 2016/75236, 8/9/2020, 30;). 3. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi ise (A İHM), yasal tutukluluk ile ba ğlant ılı olarak kelepçe ve di ğer k ısıtlama araçlar ının kullan ılmas ını, koşullar ın makul olarak gerektirdi ğinden fazla güç kullan ımı veya kamuya te şhir içermemesi kayd ıyla Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi nin 3. maddesi kapsam ında bir sorun olarak görmemektedir. 4. AİHM, bu konuda somut olay ın özel ko şullar ını değerlendirme zorunlulu ğu olduğunu belirtmektedir. Nitekim, hasta veya zay ıf bir kişinin kelepçelenmesinin güvenlik gerekleriyle orant ısız olduğuna ve kas ıtlı olsun veya olmas ın haks ız bir aşağılanma anlam ına geldiğine hükmetmi ştir. (Shlykov ve diğerleri/Rusya, B. No: 78638/11, 19/1/2021, 72-75) 5. Kelepçeleme ba ğlam ında ciddiyet düzeyini de ğerlendirirken A İHM, başvuran ın cezas ının ciddiyetini, sab ıka kayd ını ve şiddet geçmi şini (Paradysz/Fransa , B. No: 17020/05, 29/10/2009, 95, ve Kaverzin/Ukrayna , B. No: 23893/03, 15/5/2012, 156,); tedbirin iç hukuka uygunlu ğunu ( Julin/Estonia, B. No: 16563/08, 29/5/2012, 130); tedbirin mahpusun davran ışıyla orant ılılığını (Goriunov/Moldova , B. No: 14466/12, 29/5/2018, 33); tutukluluğun hukuka uygunlu ğunu, muamelenin kamusal niteli ğini, sağlık aç ısından sonuçlar ını (Raninen/Finlandiya , B. No: 20972/92, 16/12/1997, 57-58), ba şvuran ın sağlık durumu ile gardiyanlar ve köpekler gibi uygulanan di ğer güvenlik önlemlerini (Kaverzin/Ukrayn a, B. No: 23893/03, 15/5/2012, 159-60); ve kelepçelerin uygulanma süresini ( Kashavelov/Bulgaristan , B. No: 891/05, 38, 20/1/2011, 39) dikkate almaktad ır. 6. Anayasa Mahkemesi de yukar ıda ifade olundu ğu üzere ( 2) hukuki yetkiye dayal ı güç kullan ımına ilişkin olarak, makul temeli bulundu ğu ve ölçülü oldu ğu sürece kollu k görevlilerinin güvenlikle ilgili de ğerlendirme ve uygulamalar ına müdahale etmemektedir. Gerçekten kolluk görevlilerinin kar şı karşıya kald ıklar ı durumu soyut olarak de ğerlendirerek farkl ı bir sonuca ula şmak ancak bu yönde çok güçlü somut olgular ın bulunmas ı halinde söz konusu olabilir. 7. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesinin, gerekli ve ölçülü olmad ığı veya makul temeli bulunmad ığı durumlarda kelepçe kullan ımının da söz konusu oldu ğu güç Başvuru Numaras ı: 2018/6657 Karar Tarihi : 24/3/2021 9kullan ımına ilişkin olaylar nedeniyle ihlal kararlar ı verdiği de görülmü ştür. ( Arif Haldun Soygür , B. No: 2013/2659, 15/10/2015; Beyza Kural Y ılanc ı, B. No: 2016/78497, 12/1/2021) 8. Somut ba şvuru kapsam ında başvurucu, milletvekili olmas ı sebebiyle sevk sıras ında kendisine kelepçe tak ılmamas ını talep etmi ştir. Başvurucunun ısrar ına rağmen tutuklu bulundu ğu Diyarbak ır ilinden ba şka bir ile sevki için Diyarbak ır Havaliman ına götürüldü ğü esnada ve burada bulundu ğu s ırada kelepçe kullan ılm ıştır. 9. Başvurucunun kelepçe kullan ımı nedeniyle fiziksel bir zarar gördü ğü veya ac ı duyduğu yönünde bir iddias ı bulunmamaktad ır. Bir milletvekili olarak somut bir nede n olmaks ızın kendisine kelepçe tak ılmas ının onur k ırıcı olduğunu belirterek, uygulaman ın havaliman ına götürülüp getirilme s ıras ında teşhir amac ıyla yap ıldığını ileri sürmektedir. 10. Başvurucu, isnat edilen suç kapsam ında tutuklanm ış olsa da o s ırada milletvekilidir. Tutuklama karar ında veya daha sonra sevk s ıras ında başvurucunun kaçma şüphesi bulundu ğu yönünde bir kanaat, de ğerlendirme veya iddia bulunmamaktad ır. Bunun yan ında başvurucunun kendisi veya ba şkalar ı için tehlike arz etti ği yönünde bir olguya i şaret de edilmemi ştir. Kolluk görevlilerinin kanunla verilmi ş bir yetkiyi kullanm ış olmalar ı, salt bu nedene dayal ı olarak uygulaman ın hukuka uygun oldu ğunu kabul için yeterli de ğildir. Bu nedenle ba şvurucunun kaçma ya da kendisi veya ba şkalar ının hayat ve beden bütünlükleri bak ımından tehlike arz etti ğine ilişkin belirtilerin varl ığı gerekir. Nitekim yakalama veya tutuklama kapsam ında sevk edilen baz ı kişilere gerekli olmad ığı değerlendirilerek kelepçe tak ılmayabilmektedir. 11. Sevk gerçekle şmese de ula şımın hava yolu ile sa ğlanmas ı planland ığından başvurucunun bu amaçla götürüldü ğü havaliman ı kamuya aç ık bir mahal olmakla birlikte, buras ının yürütülen faaliyet gere ği yüksek güvenlikli bir yer oldu ğu da dikkate al ınmal ıdır. 12. Başvurucunun havaliman ında kelepçeli olarak bir süre bekledi ği konusunda tereddüt bulunmamaktad ır. Kamuoyunda tan ınan ve bilinen ba şvurucunun sevk i şleminin yap ılacağı yerde kamuya aç ık bir alanda kelepçeli olarak bir süre beklemesi te şhir sonucunu doğurabilecek niteliktedir. Kolluk görevlilerinin bir eyleminin kötü muamele olarak değerlendirilebilmesi, illa o eylemin hukuka ayk ırı bir amaç veya özel bir kas ıtla yap ılmas ını gerekli k ılmaz. 13. Uygulamaya ili şkin değerlendirme hatas ı ile diğer koşullar ın bir araya gelmesi bu kapsamda bir sonucun ortaya ç ıkmas ı bak ımından yeterli olabilir. Kural olarak ki şi bedensel ac ı duymasa da gerekli olmad ığı halde do ğrudan bedene uygulanan, ki şinin suçlu olduğu alg ısı yaratacak şekilde kamuya olumsuz mesaj veren bir maddi güç kullan ımının, kişiler yönünden a şağılay ıcı ve onur k ırıcı nitelikte olmad ığı söylenemeyecektir. 14. Aç ıklanmaya çal ışılan nedenlerle, ba şvurucuya kelepçe tak ılmas ı uygulamas ının ilgilinin ki şisel durumuna ve olay ın özelliklerine uygun olmad ığı, başvurucunun onurunu zedeleyici nitelikte oldu ğu ve asgari e şiği aştığı, sonuç olarak kötü muamele yasa ğını ihlal ettiği kanaatinde oldu ğumdan ço ğunluk görü şüne kat ılmad ım. Üye Celal Mümtaz AKINCI Başvuru Numaras ı: 2018/6657 Karar Tarihi : 24/3/2021 10 KARŞIOY GEREKÇES İ Tutuklu olan ba şvurucunun ba şka bir ceza infaz kurumuna nakledilmek üzere havaliman ına götürülürken ve uçu şun gerçekle şmemesi üzerine geri getirilirken kelepçelenmesi sebebiyle kötü muamele yasa ğının ihlal edildi ği iddias ıyla yapt ığı başvuruda, söz konusu iddian ın aç ıkça dayanaktan yoksun oldu ğu gerekçesiyle kabul edilemezlik karar ı verilmiştir. Çoğunluğun buna ili şkin karar ının gerekçesinde; ba şvurucunun kelepçelenmesi sebebiyle meydana gelen etkileri manevî bütünlü ğü temelinde aç ıklad ığı, uygulanan tedbirin teşhir edilmesi hâlinde kötü muamele yasa ğı kapsam ında incelenmesi mümkün ise de öncelikle kamu görevlilerinin te şhir amac ıyla hareket etti ğine ilişkin somut delillerin bulunmas ı gerektiği, başvurucunun havaliman ına götürülmesi, orada tutulmas ı ve geri getirilmesi s ıras ında kelepçeli hâlinin kamuya gösterilmeye çal ışıldığını ortaya koyan bir olguyu dosyaya yans ıtmad ığı, başvuru dosyas ında da kamu görevlilerinin te şhir amac ını ortaya koyan bir olgunun bulunmad ığı, nakilleri s ıras ında tutuklulara kelepçe tak ılmas ının mevzuattan kaynakland ığı ve kaçmalar ının veya ba şkalar ına zarar vermelerinin önlenmesi amac ını taşıdığı, bu uygulaman ın niteliğinden kaynaklanan olumsuz etkilerin kötü muamelenin asgari bir a ğırlık derecesine ula ştığının kabul edilmesi için yeterli olmad ığı, başvurucunun iddialar ının ise soyut nitelikte oldu ğu ve olay ın etkisiyle ya şadığı ruhsal sorunlara i şaret eden bir aç ıklama yapmad ığı gibi buna dair bir rapor da sunmad ığı için mezkûr müdahalenin asgari bir a ğırlık derecesine ula şmad ığı belirtilmi ştir. Kararda da belirtildi ği üzere, Mahkememizin ve A İHM in içtihad ına göre, tutuklama ile bağlant ılı olarak kelepçeleme - şartlar ın gerektirdi ğinden fazla güç kullan ımı veya kamuya teşhir içermemesi hâlinde- Anayasan ın 17. ve Sözle şmenin 3. maddeleri kapsam ında bir sorun teşkil etmemekte; tutuklanarak bir yerden di ğer bir yere nakledilen ki şilere kelepçe tak ılmas ının kanunî dayana ğının olduğunda da ihtilaf bulunmamaktad ır. Bilindiği gibi, an ılan muamelenin kanunî dayana ğını oluşturan 5271 say ılı Kanunun Yakalanan veya tutuklanan ki şilerin nakli ba şlıklı 93. maddesinde, tutuklanarak bir yerde n başka bir yere nakledilen ki şilere, kaçacaklar ına veya kendileri yahut ba şkalar ı bakımından tehlike arz ettiklerine ili şkin belirtilerin varl ığı hâlinde kelepçe tak ılabileceği; 5275 say ılı Kanunun Zorlay ıcı tedbirlerin uygulanmas ı başlıklı 50. maddesinde de sevk ve nakil sıras ında kaçmay ı önlemek için kelepçe kullan ılabileceği hükme ba ğlanmaktad ır. Başka bir anlat ımla, her iki hükümde de kesin kelepçe kullan ımı değil, belirtilen şartlara uygun olarak takdir yetkisi çerçevesinde mezkûr tedbirin uygulanabilmesi öngörülmektedir. Bununla birlikte, an ılan tedbirin kanunlarda öngörülmü ş olmas ı yap ılacak incelemede de ğerlendirilecek hususlardan sadece biri olup an ılan fiziksel tedbirin başvurucuya uygulanmas ının ölçülülü ğü ve bu kapsamda gereklili ği konusunda da bir değerlendirme yap ılmal ıdır. B aşka bir anlat ımla, an ılan tedbirin ba şvurucuya uygulanmas ının gereklili ği konusunda objektif şartlar ın bulunup bulunmad ığının dikkate al ınmas ı gerekmekte ve başvurucunun nakledilmesi s ıras ında kaçaca ğına veya kendisine ya da ba şkalar ına zara r verebilece ğine ilişkin bir neden olup olmad ığı önem taşımaktad ır. Başvuru Numaras ı: 2018/6657 Karar Tarihi : 24/3/2021 11 İncelenen ba şvuruya konu somut olayda evinde gözalt ına al ınan, ancak hakk ındaki tutuklama talebi reddedilerek adlî kontrol karar ı ile serbest b ırak ılan başvurucu iki gün sonra yine evinde gözalt ına al ınarak tutuklanm ış ve ertesi gün ba şka bir ceza infaz kurumuna nakledilmek üzere havaliman ına götürülürken kelepçelenmi ştir ( 9-13). Ç oğunluğun kabul edilemezlik karar ının gerekçesinde, ba şvurucunun, havaliman ına götürülmesi, orada tutulmas ı ve ceza infaz kurumuna geri getirilmesi s ıras ında kelepçeli hâlinin özel olarak kamuya gösterilmeye çal ışıldığını ortaya koyan bir olguyu başvuru dosyas ına yans ıtmad ığı belirtilmekte ise de -bir amac ın ortaya konulmas ındaki güçlük ve ba şvurucunun konumu dikkate al ındığında- başvurucu bunun te şhir amac ıyla yap ıldığını gösteren bir olguyu dosyaya yans ıtamam ış olsa bile, bu kan ıt, aksi ortaya konulamayan baz ı karinelerden de olu şabilir ( Cezmi Demir ve di ğerleri, B. No: 2013/293, 17/7/2014 , 95). Nitekim ba şvuruya konu savc ılık ve hâkimlik kararlar ında, başvurucunun gözalt ına alınmas ına direndi ği veya adlî kontrol karar ıyla serbest b ırak ıldıktan sonra kaçmaya te şebbüs ettiği belirtilmedi ği gibi geçmi şte şiddet içeren davran ışlarda bulundu ğuna ve tehlike oluşturabilece ğine dair bir delilden de söz edilmemi ş ya da nakil s ıras ında kaçaca ğına vey a kendisi yahut ba şkalar ı bak ımından tehlike arz etti ğine ilişkin belirtilerin neler oldu ğu açıklanmam ıştır. B aşvurucunun, ba şka bir ceza infaz kurumuna nakledilmek üzere havaliman ına götürülürken ve geri getirilirken kelepçelenmesinde 5271 say ılı Kanunun 93. ve 5275 say ılı Kanunun 50. maddelerinde belirtilen şartlar ın, özellikle kaçaca ğına veya kendisinin ya da başkalar ının hayat ve beden bütünlükleri bak ımından tehlike arz etti ğine ilişkin belirtilerin, kovuşturma yap ılmas ına yer olmad ığına dair kararda ve ba şvurucunun bu karara itiraz ının reddi konusundaki sulh ceza hâkimli ği karar ında ortaya konulmas ı, başka bir ifadeyle kolluğun an ılan maddelerdeki takdir yetkisini kullanmas ında ölçünün a şılıp aşılmad ığının da değerlendirilmesi gerekmektedir. Oysa -yukar ıda da belirtildi ği üzere- savc ılık ve sulh ceza hâkimliği kararlar ında mezkûr tedbirin ölçülülü ğü ve bu kapsamda gerekli olup olmad ığı değerlendirilmemi ş; Bölümümüz ço ğunluğu taraf ından da esas olarak kelepçelemenin mevzuattan kaynakland ığının belirtilmesiyle yetinilirken, olay tarihinde 51 ya şında kad ın bir milletvekili olan ba şvurucuya mezkûr tedbirin uygulanmas ının ölçülü ve bu kapsamda gerekli olup olmad ığı konusunda bir de ğerlendirme yap ılmam ıştır. D iğer taraftan Devletin Anayasan ın 17. maddesinde teminat alt ına al ınan bireyin maddî ve manevî varl ığını koruma ve geli ştirme hakk ına sayg ı gösterme yükümlülü ğü, öncelikle bu hakka müdahale edilmemesini gerektirmekte; bir muamelenin an ılan maddenin üçüncü f ıkras ının kapsam ına girebilmesi için ise asgari bir a ğırlık derecesine ula şmas ında ve bu asgari e şiğin aşılıp aşılmad ığının her somut olay ın özellikleri dikkate al ınarak değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktad ır. Başka bir deyi şle, bu asgari e şik göreceli olup asgari e şiğin aşılıp aşılmad ığının her bir olay için, olay ın özellikleri gözönünde bulundurularak de ğerlendirilmesi gerekmekte; bu ba ğlamda, di ğer hususlar ın yan ında muamelenin süresi, fiziksel ve ruhsal etkisi ile ba şvurucunun cinsiyeti, ya şı ve sağlık durumu gibi faktörler de önem ta şımaktad ır (Kaz ım Aksoy [2], B. No: 2015/8409, 4/7/2019, 35, 36; Tahir Çanan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, 23). B aşvurucunun cinsiyeti, ya şı ve konumu ile ba şvuru konusu savc ılık ve hâkimlik kararlar ındaki gerekçeler dikkate al ındığında teşhir amac ının ortaya konulamad ığı yönündeki kabule de, asgari e şiğin aşılmad ığına ilişkin değerlendirmeye de kat ılmak mümkün de ğildir. Başvuru Numaras ı: 2018/6657 Karar Tarihi : 24/3/2021 12 K uşkusuz kötü muamele konusundaki iddialar uygun delillerle desteklenmelidir. Ancak -kelepçeli olarak te şhir etme amac ının ortaya konulmas ında olduğu gibi- asgari e şiğin aşılıp aşılmad ığına ilişkin makul kan ıtlar da aksi ispat edilemeyen baz ı karinelerden olu şabilir (Cezmi Demir ve di ğerleri , 95). Bu itibarla, tedbirin do ğal sonucu olan olumsuz etkilerin kötü muamelenin asgari bir a ğırlık derecesine ula ştığının kabul edilmesi için yeterli olmad ığı, ayr ıca başvurucunun küçük dü şürüldüğüne ilişkin beyan ı dışında olay ın etkisiyle ya şadığı ruhsal sorunlara i şaret eden bir aç ıklama yapmad ığı ya da psikolojisinin bozuldu ğuna dair rapor sunmad ığı belirtilerek kabul edilemezlik sonucuna ula şılmas ı isabetli de ğildir. Yukar ıda aç ıklanan sebeplerle, ba şvurunun kabul edilebilir bulunmas ı ve esas incelemesi yap ılarak ihlal sonucuna var ılmas ı gerektiği düşüncesiyle ço ğunluğun kabu l edilemezlik karar ına karşıyım. Üye M. Emin KUZ