Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/7704 E. , 2024/940 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/7704 Karar No : 2024/940 TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACILAR) 1- …2- … VEKİLİ : Av. … II- (DAVALI) … Bakanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF : I- (DAVALI) … Bakanlığı II- (DAVACILAR) 1- …2- … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Anta
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/7704 E. , 2024/940 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/7704 Karar No : 2024/940 TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACILAR) 1- …2- … VEKİLİ : Av. … II- (DAVALI) … Bakanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF : I- (DAVALI) … Bakanlığı II- (DAVACILAR) 1- …2- … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Antalya İli, Muratpaşa İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın imar planında ilköğretim alanı olarak belirlenmek suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufunun hukuken kısıtlandığı ileri sürülerek, taşınmaz bedeline karşılık olmak üzere, ıslah yoluyla belirlenen 1.328.292,85 TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:.., K:… sayılı kararda; 26/11/2022 tarihli, 32025 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7421 sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 3. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun Ek 1. maddesinin birinci fıkrasına eklenen "Bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar, adli yargıda görülür." kuralı uyarınca, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun Ek 1. maddesine dayanılarak mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin eldeki davanın görüm ve çözümünün adli yargı yerine ait olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçeyle davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 15/1-a maddesi uyarınca görev yönünden reddine; davacılar tarafından yapılan 4.282,50 TL yargılama gideri ile istinaf yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından istinaf aşamasında yapılan toplam 116,50 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, taraflar leh ve aleyhine avukatlık ücretine hükmedilmemesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Taraflarca yapılan istinaf başvurularına konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1. Davacılar tarafından, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının, vekalet ücreti dışındaki yargılama giderleri yönünden usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir. 2. Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının, vekalet ücreti yönünden usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : 1. Davacılar tarafından, karşı tarafın temyiz isteminin reddi ile kararın lehine olan kısımlarının onanması gerektiği savunulmuştur. 2. Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesinin atıfta bulunduğu Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri" başlıklı 331. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemece hükmedilmesi gerektiğinden, tarafların temyiz istemlerinin kabulüyle, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının vekalet ücretine ilişkin kısmı yönünden yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması, vekalet ücreti dışında kalan yargılama giderlerine ilişkin kısmı yönünden ise aynı gerekçeyle bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Antalya İli, Muratpaşa İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın imar planında ilköğretim alanı olarak belirlenmek suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufunun hukuken kısıtlandığı ileri sürülerek, taşınmaz bedeline karşılık olmak üzere, ıslah yoluyla belirlenen 1.328.292,85 TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyiz edilen kararın, vekalet ücretine ilişkin kısmı yönünden; Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup taraflarca ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Kararın, vekalet ücreti dışında kalan yargılama giderlerine ilişkin kısmına gelince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usülü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararın düzeltilerek onanacağı hükmüne yer verilmiştir. Maddenin gerekçesinde ise, madde ile temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekalet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun Mahkemece tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesi ile atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ''Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri'' başlıklı 331. maddesinde ''(1) Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. (2) Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder. (3) Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde yargılama giderleri davacıya yükletilir.'' hükmüne yer verilmiştir. 7421 sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 3. maddesiyle eklenen cümle ile taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davaların adli yargıda görüleceği düzenlenmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesi ile atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ''Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri'' başlıklı 331. maddesinde ''(1) Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." hükmüne yer verilmiştir. Bilindiği gibi, yargılama sonucu bir kimseye yargılama giderlerinin yükletilmesinin nedeni, o kimsenin dava açmak suretiyle karşı tarafın gider yapmasına neden olmuş olmasıdır. Davacının davayı açtığı andaki mevzuata veya içtihat durumuna göre davasında haklı olup da dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren yeni bir kanun hükmü gereğince davanın adli yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle görev yönünden reddi halinde, dosyanın geldiği aşamaya kadar olan yargılama giderlerinden sorumlu tutulması adil yargılanma ilkesine uygun görülemez. Bu durumda, davanın açıldığı tarihte haklı durumda bulunan tarafın, yargılama sırasında meydana gelen mevzuat değişikliği nedeniyle davanın görev yönünden reddi halinde yargılama giderlerinden sorumlu tutulması kabul edilemez. Nitekim Anayasa Mahkemesinin 17/11/2021 tarih ve 2018/27686 başvuru numaralı Hilmi Kocabey ve Diğerleri kararında da yargılama giderlerinden sorumluluk konusunda, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna vurgu yapılmış ve konu Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkı dikkate alınarak değerlendirilmiştir. Bu itibarla, yukarıda yer verilen açıklamalar, uyuşmazlık konusuyla ilgili yerleşik içtihatlar ve değerlendirmeler çerçevesinde, mahkemelerce davanın açıldığı tarihteki ve görev ret kararı verilmeden önceki aşamada tarafların haklılık durumu dikkate alınarak yargılama giderlerinin takdir edilmesi gerekmektedir. Somut olayda, taşınmazın kısıtlılık durumunun sabit olması nedeniyle, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre gelinen aşamada yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasının hakkaniyete uygun olacağı sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesi, 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin kısmının, "davacılar tarafından yapılan 4.282,50 TL yargılama gideri ile istinaf yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına..." şeklindeki bölümünün, "davacılar tarafından karşılanan 4.282,50 TL yargılama gideri ile istinaf yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine..." şeklinde; Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının "istinaf aşamasında yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen yargılama giderinin taraflar üzerinde bırakılmasına" şeklindeki bölümünün ise, "taraflarca istinaf aşamasında yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen yargılama giderinden davacılar tarafından karşılanan 584,50 TL'nin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, davalı tarafından karşılanan 92,50 TL'nin ise üzerinde bırakılmasına" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz istemlerinin kabulüne, davalı idarenin temyiz isteminin ise reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle görev yönünden reddine ilişkin ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yargılama giderlerine ilişkin kısmının, istinaf istemlerine konu Mahkeme kararının hüküm fıkrasının davacılar tarafından karşılanan yargılama giderlerine ilişkin yukarıda belirtilen bölümü, "davacılar tarafından karşılanan 4.282,50 TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine" şeklinde; … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının hüküm fıkrasının istinaf yargılama giderlerine ilişkin yukarıda belirtilen kısmının ise, "taraflarca istinaf aşamasında yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen yargılama giderlerinden davacılar tarafından karşılanan 584,50 TL'nin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, davalı tarafından karşılanan 92,50 TL'nin ise üzerinde bırakılmasına" şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/02/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.