6. Hukuk Dairesi 2011/6812 E. , 2011/12379 K. "" MAHKEMESİ : Ankara 11. İcra Mahkemesi İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılmış olan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacı alacaklı İcra Mahkemesine …
**6. Hukuk Dairesi 2011/6812 E. , 2011/12379 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 11. İcra Mahkemesi İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılmış olan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacı alacaklı İcra Mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılmasını, kiralananın tahliyesini istemiştir. Mahkemece istemin reddine karar verilmesi üzerine karar davacı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, davalı kiracıya karşı kira alacağının tahsili için icra takibi yapıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu bildirerek, haksız itirazın kaldırılmasını ve kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalının itirazında kira sözleşmesinin sahte olduğu itirazında bulunduğunu borçlu tarafından ibraz edilen sözleşmede ise davacının kiralayan sıfatının olmadığı görüldüğünden davanın reddine karar verilmiştir. İİK.'nun 269/2. maddesi hükmüne göre, borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait sözleşmedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse akdi kabul etmiş sayılır. İİK.'nun 63. maddesine göre de, davalı borçlu aynı kanunun 62. maddesinin dördüncü fıkrasındaki istisnalar dışında, itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez. Davacı alacaklı 29.11.2010 tarihinde başlatmış olduğu icra takibinde taraflar arasında imzalanan 1.7.2006 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesine dayanmıştır. Davalı borçlu süresindeki itirazında borcu olmadığını, dava konusu yerde kiracı olduğunu kira sözleşmesinin sahte olduğunu beyan etmiş ancak sözleşmedeki imzaya açıkça itiraz edilmemiştir. Bu durumda takipte dayanılan kira akdinin varlığının kesinleştiğinin kabulü zorunludur. Mahkemece uyuşmazlığın takipte dayanılan kira sözleşmesine göre çözülmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 03.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.