12. Ceza Dairesi 2013/15938 E. , 2013/23580 K. "" Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Esas-Karar No : 2012/963 Değişik iş Resmi belgede sahtecilik, hakaret, iftira suçlarından şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma sonucunda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 04.07.2012 tarihli ve 2012/46579 soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 18.09.2012 tarihli v…
**12. Ceza Dairesi 2013/15938 E. , 2013/23580 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Esas-Karar No : 2012/963 Değişik iş Resmi belgede sahtecilik, hakaret, iftira suçlarından şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma sonucunda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 04.07.2012 tarihli ve 2012/46579 soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 18.09.2012 tarihli ve 2012/963 değişik iş sayılı karar ile ilgili olarak; Dosya kapsamına göre, şüphelilerin daha önce ortak iş yaptıkları, müşteki mağdur sıfatına haiz kardeşleri İsa İmrak ile aralarında görülmekte olan davalarda müştekinin akıl hastası olduğundan bahisle savunma yaptıkları, bu kapsamda müştekinin tedavi gördüğü Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinden rapor örneği temin ederek dava dosyalarına ibraz ettikleri, bu nedenle müştekinin şikâyeti sonrası Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca şikâyetin soyut olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; 17/11/2011 tarihinde şüpheli ...'ın Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine gittiği, kardeşi müşteki İsa İmrak'a ait tedavi belgelerini sanki özel doktora vereceklermiş gibi gerekçe göstererek rapor örneği talep ettiği, söz konusu raporu temin ettikten sonra görülmekte olan davalarda müşteki aleyhine kullandığı, söz konusu raporun bu şekilde temin edilmesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 136. maddesinde “Verileri Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirme” başlıklı düzenlemede ifade bulan “Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” hükmüne istinaden şüphelilerin bu suçtan soruşturulması, hukuki durumlarının bu suça göre tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 04.03.2013 gün ve 15242 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2013 gün ve 2013/91040 sayılı tebliğnamesi ve Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 22.05.2013 tarih, 2013/8401 esas ve 2013/8369 karar sayılı görevsizlik kararı ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla; Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Belirli veya belirlenebilir bir kişiye ait her türlü bilginin, başkasına verilmesi, yayılması ya da ele geçirilmesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 136/1. maddesinde “Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” başlığı altında suç olarak tanımlanmış olup, eylemin; kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak ya da belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle gerçekleşmesi hali, aynı Kanunun 137. maddesinde cezada artırım nedeni olarak öngörülmüştür.