Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/7295 E. , 2024/3204 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7295 Karar No : 2024/3204 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek boz
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/7295 E. , 2024/3204 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7295 Karar No : 2024/3204 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; davacının Mersin İl Emniyet Müdürlüğü emrinde komiser olarak görev yaptığı dönemde, "..." sahte ismiyle Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen ihbar mektubu ile ilgili olarak, "gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklamak" suçunu işlediğinden bahisle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/13. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile tecziye edilmesine ilişkin 30/12/2015 günlü, 2015/293 sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ile bu işlem nedeniyle mahrum kalınan maddi zararların yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; dava dosyasının incelenmesinden; Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı dosyasıyla ilgili olarak yürütülen soruşturma kapsamında, soruşturmada görevli emniyet görevlilerinin birtakım usulsüzlükler yaptığına ilişkin olarak Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına "...", "..." ve "..." isimleri ile ihbar mektupları gönderildiği, ihbar mektuplarında geçen hususlara benzer paylaşımların, "..." adlı twitter adresinde 16/02/2014 ve 02/03/2014 tarihlerinde yayımlandığı, konuyla ilgili olarak davalı idare tarafından yapılan disiplin soruşturması sonucunda; dava konusu işlemle, davacının, bahsi geçen ihbar mektupları ve twitter paylaşımları nedeniyle beş kez meslekten çıkarılmasına karar verildiği, bakılan davanın, "..." sahte ismiyle Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen ihbar mektubu ile ilgili olarak verilen meslekten çıkarılma cezasının iptali istemiyle açıldığı, olayda; davaya konu olay da dahil olmak üzere, soruşturma dosyasına konu olaylara ilişkin olarak Mahkemelerinin ara kararına cevaben gönderilen teftiş raporu ve eki belgelerin incelenmesinden; ... ve ... olarak bilinen iş adamlarına yönelik isnatlarla ilgili olarak başlayan ve sonraki süreçte başka kişilerin de karıştığı birtakım olaylarla ilgili olarak yürüyen, adli sürece konu iç içe geçmiş olayların genel olarak değerlendirilmesi gerektiği, aksinin, davacının meslekten çıkarılmasına ilişkin "..." sahte ismiyle Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen ihbar mektubu olayının tek başına irdelenmesini imkansız kılacağı, bu kapsamda; davacının da görev yaptığı teknik dinleme ve takibin yapıldığı birimde 2014 yılı Ocak ayı başında bazı görev değişikliklerinin yapılması sonrasında, 20/01/2014 ve 23/01/2014 tarihli ihbar mektuplarının Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, aralarında davacının da bulunduğu birçok personelin 15/02/2014 tarihinde birimden ilişikleri kesilerek başka birimlere atandığı, 16/02/2014 tarihinde "..." adlı twitter adresinde konuyla ilgili paylaşımlar yapıldığı, davacının birim amiri olarak görev yaptığı birimde görevli polis memurları H.A. ve M.Z.Ş.'nin ifadelerinde, "teknik takiple ilgili bilgileri sadece birim amiri olan davacıya verdikleri, sözkonusu bilgilerin başka kişilerce bilinmesinin mümkün olmadığı" yönünde beyanda bulundukları, şube müdürü V.İ.'nin ifadesinde, "Vali ile yaptığı görüşmenin öncesine ait telefon görüşmelerine sadece davacının şahit olduğunu" beyan ettiği, sözkonusu görüşmenin tarih ve saat verilmek suretiyle dava konusu ihbar mektubunda ve twitter paylaşımlarında da yer aldığı, 17/02/2014 tarihinde teknik takip bürosunda yapılan aramada, görev yerleri değişen polis memurları U.T. ve B.K.'nın kullandığı masa etajerinde bulunan harddisk üzerinde yapılan teknik incelemede, harddisk içeriğinde mevcut görüntü ve kayıtların bir kısmının ihbar mektupları ve twitter paylaşımlarına konu olaylarla birebir aynı olduğu, konuyla ilgili olarak Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığı, belirtilen hususların birlikte değerlendirilmesinden; davacının teknik takip ve izleme büro amiri olarak görev yaptığı birime 2014 yılı Ocak ayı başında yapılan atamalar sonrasında bahsi geçen ihbar mektuplarının gönderildiği, davacının da aralarında bulunduğu bir kısım personelin birimden ilişkilerinin kesilmesinden bir gün sonra twitter paylaşımının yapıldığı, konuya ilişkin olarak başlatılan idari soruşturmalardan; davacının teknik büro amiri olarak bildiği ve gizli kalması gereken bir kısım bilgilerin sözkonusu ihbar mektupları ve twitter haberlerine konu edildiği, teknik büro amiri sıfatıyla gizliliğin sağlanmasından birinci derecede sorumlu olmasına karşın bu yönde bir eyleminin bulunmadığı, yine sözkonusu ihbar mektupları ve twitter haberlerine konu edilen birtakım bilgilerle ilgili mahkeme kararı olmaksızın yapılan dinleme ve görüntü alma olayı ile bilgi notlarının sızdırılması olaylarına karıştığı ve bu eylemlerinden dolayı meslekten ihraç edildiği, davacının yukarıda belirtilen olaylardaki eylemlerinin, "gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklamak" disiplin suçunu oluşturduğu sonuç ve kanaatine varıldığından, davacının subut bulan eylemleri nedeniyle meslekten ihraç edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan; Anayasa Mahkemesi'nin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararıyla, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline karar verilmiş olmakla birlikte, iptal hükmünün, anılan kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, dolayısıyla dava konusu disiplin cezasının verildiği tarihte söz konusu kanun hükmünün yürürlükte olması nedeniyle, dava konusu olaya Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerinin uygulanmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu idare mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; disiplin soruşturmasının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine aykırı olarak altı aylık süre içerisinde başlatılmadığı, üzerine atılı suç yönünden somut hiçbir delilin bulunmadığı, davalı idarece tamamen varsayımlara dayalı olarak dava konusu işlemin tesis edildiği, konuya ilişkin olarak adli yargıda açılan ve ... Ağır Ceza Mahkemesi'nde E:... esasıyla görülen ceza davası sonucunun beklenilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği ileri sürülmektedir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacının Mersin İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü emrinde komiser olarak görev yaptığı dönemde, "..." sahte ismiyle Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen ihbar mektubu ile ilgili olarak, "gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklamak" suçunu işlediğinden bahisle, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararıyla, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/13. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Anılan disiplin kurulu kararının iptali ile bu işlem nedeniyle mahrum kalınan maddi zararlarının yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 8/13. maddesinde; "Gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklamak," fiili, "meslekten çıkarma" cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır. Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün yasal dayanağını oluşturan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin 1. cümlesi, 29/01/2016 günlü, 29608 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün yasal dayanaktan yoksun kalması üzerine, 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete’de, 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) yayımlanmış, anılan KHK, 31/01/2018 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülerek yasalaşmış ve 7068 sayılı 'Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun, 08/03/2018 günlü, 30354 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Anılan Kanun'un 8-6-e maddesinde, "Gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklamak" fiili, "meslekten çıkarma" cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, Mersin İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde teknik takip büro amiri olarak görev yaptığı dönemde, davacı ve aynı büroda görevli bir kısım personelin, 15/02/2014 tarihinde ilişiklerinin kesilmesini müteakip, 16/02/2014 tarihinde "..." isimli Twitter hesabında "Mersin'de emniyet, siyaset, iş dünyası üçgenindeki derin, çarpık ve kirli ilişkiler" başlıklı paylaşımın yayımlandığı, akabinde 02/03/2014 tarihinde yine "..." adlı twitter adresinde benzer içerikte paylaşımların yapıldığı, bu paylaşımların öncesinde, "..." ve "..." sahte isimleriyle Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına ihbar mektuplarının gönderildiği, akabinde dava konusu 20/03/2014 tarihli "..." sahte ismiyle Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına ihbar mektubu gönderildiği, "...", "..." ve "..." sahte isimleriyle gönderilen ihbar mektupları ve "..." isimli Twitter adresinde yayımlanan bilgilerin, Mersin KOM Şube Müdürlüğü Teknik Takip Büro Amirliğince takip edilen dosyalara ilişkin çalışmalar sırasında elde edilen bilgiler olduğu, bahse konu üç ihbar mektubu ile "..." isimli Twitter adresinde yayımlanan twitlerin içeriklerinin aynı olduğu, disiplin soruşturmasına konu içeriklerin Mersin KOM Şube Müdürlüğü teknik takip bürosunda çalışanlar ya da bu kişilerin bilgi verdikleri şahıslar haricinde bilinmesinin mümkün olmadığından bahisle dava konusu işlemin tesis edildiği görülmektedir. Olayda; konuya ilişkin olarak yapılan disiplin soruşturması sırasında, sahte isimlerle ihbar mektuplarını gönderenlerin kimliklerinin tespiti amacıyla yapılan çalışmalar kapsamında ifadesi alınan Huzurkent PTT Şubesi görevlisi S.N.'nin; "tam olarak hatırlamadığı bir tarihte, şapkalı ve gözlüklü bir şahsın elinde bir kaç zarfla şubeye geldiği, işlem yapmak için kimlik belgesi isteyince şahsın zarfları göndermekten vazgeçtiği ve gittiği" yolunda ifade verdiği, bu haliyle "..." sahte ismiyle gönderilen ihbar mektubunun kim tarafından, nereden gönderildiğinin tespit edilemediğinin anlaşıldığı, konuyla ilgili olarak adli yargıda açılan ceza davasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; "yapılan soruşturmada asılsız ihbar mektuplarını postaneden atan kişilerin tespit edilemediği, yine sosyal medya hesaplarının gerçek kullanıcılarının tespit edilemediği, bilgilerin KOM Şube Müdürlüğü çalışanları olan sanıklar tarafından sızdırıldığı ya da asılsız ihbar mektuplarının sanıklar tarafından atıldığına ilişkin olarak, katılanların ve tanık sıfatıyla beyanı alınan kişilerin değerlendirmeleri dışında, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delilin bulunmadığı" gerekçesiyle, davacının da aralarında bulunduğu sanıkların beraatine karar verildiği ve anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilerek kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; her ne kadar "..." sahte ismiyle Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen ihbar mektubu nedeniyle davacının, "gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklamak" fiilini işlediğinden bahisle davaya konu işlem tesis edilmişse de; ihbar mektubunun davacı tarafından gönderildiği veya ihbar mektubunda yer verilen bilgilerin, davacı tarafından sızdırıldığı ya da açıklandığı yönünde, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut bir tespitin bulunmadığı ve bu durumun ceza mahkemesi kararıyla da ortaya konulduğu dikkate alındığında, davacının, soruşturmaya konu eyleminin sübuta erdiğinin kabulüne hukuken olanak bulunmadığından, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde ve temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 27/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.