1. Ceza Dairesi 2023/7017 E. , 2025/3012 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1539 E., 2023/2171 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. ve 286/2-(a) maddeleri ge
**1. Ceza Dairesi 2023/7017 E. , 2025/3012 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1539 E., 2023/2171 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. ve 286/2-(a) maddeleri gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2023 tarihli ve 2023/1 Esas, 2023/92 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule karşı nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/2-d, 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.07.2023 tarihli ve 2023/1539 Esas, 2023/2171 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine aykırı olarak uygulama maddesinin 82/1-(d) yerine 82/2-(d) olarak gösterildiği ve suçta kullanılmayan ve bizatihi müsadereye tabi olmayan ahşap kabzalı bıçağın ise sahibine iadesine karar verilmesi yerine müsaderesine karar verilmesi hususlarının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-(a) ve 303/1. maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunun değerlendirilmesi gerektiğine, suçun manevi unsurunun değerlendirilmediğine ilişkindir. III. GEREKÇE Sanığın, maktulün annesi olduğu, olay günü maktulün, eniştesi tanık .... tarafından evine otopsi raporuna göre 2.79 promil alkollü vaziyette getirildiği, babası ...'in aşırı alkol alması konusunda maktulü eleştirdikten sonra kömür alıp almadığını sorduğu, maktulün alkollü olması nedeniyle almadığını söyleyip kömür parasını babasına verip "Kendiniz alın" dediği, ardından ...'in ikametin üst katındaki banyoya duş almak için çıktığı, bu sıra sanığın mutfakta akşam yemeği için sofra kurduğu sırada tarafların tespit edilemeyen sebepten tartışmaya başladıkları, tartışma sırasında maktulün bıçağı kendisine tuttuğu, sanığın da bıçağa vurması üzerine maktulün bu bıçak yaralanmasına bağlı olarak hayatını kaybettiği kabul edilerek sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiş ise de, sanığın aşamalardaki istikrarlı ve aksi kanıtlamayan savunmasında maktulün kendi kendini bıçakladığını beyan etmesi, maktulün cesedi üzerinde yapılan otopsi sonrası İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesince düzenlenen 10.06.2021 tarihli raporda "Kesici delici alet yarasının lokalizasyonunun batın bölgesinde olması, bu bölgenin esnekliğinin fazla olması nedeniyle yaranın derinliğinin, yara özelliklerinin değişebileceği, kişinin sıklıkla sabit pozisyonda olmayıp hareketli bir obje olduğu göz önüne alındığında olay sırasında bıçak sağ elindeyken kendisine sapladığı yönünde değerlendirme yapmanın tıbben mümkün olmadığı, bu hususun adli tahkikatle aydınlatılmasının uygun olacağı," tespitine yer verildiği halde Mahkemece raporun yanlış yorumlanarak maktuldeki yaralanmanın maktul tarafından gerçekleştirilmesinin tıbben mümkün olmadığı şeklinde kabul yapılması, yine maktulün tırnakları üzerinde yapılan incelemeye ilişkin İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesince düzenlenen 10.06.2021 tarihli raporda maktulün DNA'sı dışında başka bir kişiye ait DNA tespit edilemediğine ilişkin tespit, tanık ...'ın olay sonrası sıcağı sıcağına alınan beyanında "Şahısların yüzlerine baksam da yüzlerini hatırlamıyorum" şeklindeki beyanı ve kovuşturma aşamasında yalnızca tanık Rıza'ya ilişkin teşhisi, tanıklar Rıza ve Ayçin'in aşamalardaki beyanları ve maktuldeki yaranın konumu ve bıçağın vücuda giriş şekli bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı nitelikli kasten öldürme suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.07.2023 tarihli ve 2023/1539 Esas, 2023/2171 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-(b) maddesi uyarınca takdiren Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2025 tarihinde karar verildi.