Başvuru, haksız yakalama ve gözaltı tedbirleri uygulanmasından dolayı açılan davada hükmedilen tazminatın yetersiz olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, ceza yargılamasının uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; haksız yakalama ve gözaltı tedbirleri uygulanmasından dolayı açılan davada hükmedilen tazminatın yetersiz olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, ceza yargılamasının uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurucunun Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyesi olduğuna yönelik olarak 20/7/2016 tarihinde güvenlik güçlerine telefonla ihbarda bulunulmasının ardından silahlı terör örgütü üyeliği isnadıyla başvurucu hakkında soruşturma başlatılmış ve gözaltı kararı verilmiştir. Gözaltına alınan başvurucu 31/7/2016 tarihinde salıverilmiştir. Dosyanın yer yönünden yetkisizlik kararıyla iletildiği Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı 23/6/2020 tarihinde başvurucu hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı vermiştir. Kovuşturmaya yer olmadığı kararının kesinleşmesi üzerine başvurucu, hakkında uygulanan yakalama ve gözaltı tedbirinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla tazminat davası açmıştır. Dava dilekçesinde başvurucu 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesinin (1) numaralı fıkrasının (e) bendine vurgu yapmış; kendisini ihbar edenin herhangi bir belgeye değil duyuma dayandığını bildirmesine rağmen soyut beyana itibar edilerek gece vakti evinde arama yapılıp yakalandığını, bir günlük gözaltı işleminin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Başvurucu 000 TL maddi, 000 TL manevi tazminat talep etmiştir. Zile Ağır Ceza Mahkemesi (Ağır Ceza Mahkemesi) başvurucu hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini belirtmiş ve başvurucunun gözaltına alınmasına neden olan olayın gelişimi, gözaltında kaldığı süre gözetilerek başvurucuya 150 TL manevi tazminat ödenmesine, maddi tazminat talebinin ise reddine karar vermiştir. Başvurucunun istinaf kanun yolu başvurusu Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kesin olarak esastan reddedilmiştir. Nihai kararın başvurucuya tebliğ edildiğine dair bir belgeye rastlanmamış olup başvurucu, nihai kararı 16/1/2021 tarihinde öğrendiğini bildirmiş; 10/2/2021 tarihinde de bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne, yargılama giderlerini ödemekten geçici olarak muaf tutulmasına, ayrıca başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Birinci Bölüm başvurunun Genel Kurul tarafından incelenmesine karar vermiştir.