Aşağıda madde numaraları bildirilen anonim şirketlere ilişkin hükümler limited şirketlere de uygulanır. Belgelerin ve beyanların kanuna aykırılığına ilişkin 549 uncu; sermaye hakkında yanlış beyanlar ve ödeme yetersizliğinin bilinmesi hakkında 550 nci; değer biçilmesinde yolsuzluğa dair 551 inci; kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğunu düzenleyen 553 üncü; denetçilerin (…)[89] sorumluluğuna ilişkin 554 ilâ 561 inci maddeler. Feshe ilişkin 353
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı İç Mimar ... ile Davalı ...’ın, mobilya ve iç dekorasyon sektöründe faaliyet gösteren, dava dışı ... Tic. Limited Şirketini (kısaca “... Ltd.” olarak amiaeaKfîr) 1995 yılında fiilen birlikte kurduklarını ve bu firmayı birlikte Türkiye'nin önde gelen lüks mobilya ve tasarım ürünleri satan şirketlerinden biri haline getirdiklerini, dava taraflarının aynı zamanda 16 yıl evli kaldıklarını, 1991 yılında başlattıkları evlilik hayatlarını, evlilik birliklerinin temelden sarsılması nedeniyle 2007 yılında anlaşmalı boşanma ile sonlandırmış olduklarını, boşanma ile birlikte davacının ... Ltd.’de %49,95 oranında ortak olduğunu, davacıya yönetimde bir görev verilmediğini, anılan şirketin yönetim yetkisinin tek başına davalı müdüre ait olduğunu, yönetimdeki olumsuzluklar ve davacının şirketten dışlanması üzerine davacının TTK’nın kendisine verdiği hakları tatbik etmeye başladığım ve bu suretle davalının, hukuka aykırı davranışları nedeniyle hem şirkete, hem de diğer ortaklara zarar verdiğini ve bundan dolayı huzurdaki davayı açmaya karar vermiş olduğunu,8 Nisan 2015 tarihinde toplanan genel kurulda ibraz edilen faaliyet raporu, bilanço ve belge kayıt uygunluk raporu incelendiğinde şirketin 2014 faaliyet yılında faaliyet olarak kâr ettiğini, 6552 sayılı Kanun ile getirilen imkânlardan faydalanılması nedeniyle ... Ltd.’nin yılsonunda dönem olarak zarar ettiğinin ortaya çıktığının anlaşıldığını, davacı yana sunulan belgelerden durumun tam olarak anlaşılamamış olduğunu, bunun üzerine TTK’ya uygun olarak bilgi alma hakkının tatbik edilmek istendiğini, bu hakkın inceleme olarak kabul edildiğinin davacı tarafa bildirildiğini ve 28 Nisan 2015 tarihinde inceleme yapıldığını, bu incelemede de sadece daha önce bildirilen konularla sınırlı inceleme yapabileceği söylendiğinden incelemenin sağlıklı bir şekilde yapılamadığını, bunun üzerine nihayet 15 Temmuz 2015 tarihinde inceleme yapılabildiğini ve yapılan bu İnceleme neticesinde işbu davaya konu edilen usulsüzlüklerin tespit edildiğini,Yapılan incelemede, davalı şirket müdürü tarafından 6552 sayılı Kanun çerçevesinde yapılan başvuru ile davacıya maddi zarar verildiğini, hesaplarda yapılan usulsüzlük ile davacıya verilen zararın artırıldığım, anılan Kanun ve bu Kanun kapsamında çıkarılan tebliğlere göre bir şirketin yalnızca 31.12.2013 tarihi itibari İle 131 kodlu hesap bakiyesi için Kanundan faydalanma imkânım haiz olduğunu, şirket müdürü davalının vermiş olduğu beyanname ile bu esasa riayet etmediğini, ... Ltd.’nin 31.12.2013 tarihinde 131 kodlu hesaptaki bakiyesinin 2.683.401,81 TL tutarında olduğunu, verilen beyanname ile 3.272.549,61 TL tutarında bir tutar için Kanundan faydalanıldı ğının anlaşıldığım, fazladan beyanname verilen 589.147,80 TL tutarın Kanuna aykırı olduğunu ve davacı tarafça da bu usulsüzlüğe muvafakat edilmediğini, bu nedenle 589.147,80 TL tutarın ortakların 134 kodlu diğer cari hesaplarına geri yansıtılması gerektiğini, davalı müdürün almış olduğu bu hukuka aykırı karar nedeniyle şirketin fazladan 17.674,43 TL tutarında vergi ödemek zorunda kaldığını, bu verginin iade alınma imkânının da olmadığını, şirkete verilen bu zararın müdür tarafından şirkete faiziyle birlikte ödeme yapılmak suretiyle giderilmesi gerektiğini,Şirket müdürünün, borç tutarları ile ortaklık yüzdeleri arasında ciddi dengesizlik olmasına rağmen şirket ortaklarına danışmadan, onlardan onay almadan Kanun'dan faydalandığını, 6552 sayılı Kanun’un, şirket ortaklarının şirkete olan borçlarının, kâr payı dağıtımına göre daha düşük bir vergi oranıyla gidere atılmasını sağlayarak hem ortaklara, hem de şirkete avantaj sağladığını, müvekkilince her zaman (geçmiş genel kurullarda ve diğer resmi olmayan görüşmelerde de) şirketin ortaklara borç verme yöntemini terk etmesi ve kâr payı dağıtmasının talep edildiğini, ancak şirketin geçmişten beri ortaklara borç verme usulü ile yönetilmekte olduğunu ve bu durumun da ortakların şirkete ciddi oranda borçlanması sonucunu doğurduğunu, 6552 sayılı Kanun’un tanıdığı faydanın, tüm ortaklara sağlanması ve ancak faydalanmanın ortakların şirketteki hisseleri ile orantılı olması durumunda geçerli olacağım, aksi durumda şirketin yılsonunda dağıtacağı kâr payının faydalanmaya bağlı olarak düşeceğini, oransal olarak Kanun'dan aleyhine az faydalanılan ortağın bu durumdan zarar göreceğini, yukarıda belirtilen tablo incelendiğinde de, Kanun’dan bu şekilde faydalanılmış olmasının davacının potansiyel kâr payı hakkını etkilediğinin görüleceğini, zira Kanun kapsamında faydalanılan tüm tutarların şirket hesaplarında şirketin zararı gibi göründüğünden, davacı aleyhine orantısal olarak fazladan beyan edilen her tutarın davacmın potansiyel kâr payı alacağım aşağıya çekmiş olduğunu,Davalının, TTK m. 626 ve 627 hükümlerine aykın olarak özensiz bir şekilde davrandığını, davacıya hiçbir şekilde danışmadan kendi başına 6552 sayılı Kanundan faydalanma yönünde karar aldığını, alığı bu karan eşit işlem ilkesine aykırı bir şekilde uygulayarak kendisi ve şirketin küçük ortağı babasının lehine fayda sağladığım, şirketin yılsonunda yüksek miktarda zarar açıkladığını,Davacı tarafından yapılan incelemede şirkete kesilen faturalar arasında dava dışı ... A.Ş. tarafından kesilmiş, 16 Ocak 2015 tarihli ... numaralı 20.540,00 TL tutarlı bir faturanın bulunduğunu, alkollü içecek faturası olan bu giderin şirketle hiçbir ilgisinin olmadığını, davalı müdürün şahsi harcamasına ilişkin olduğunu, bu bedelin davalının şahsi borç hesabına kaydedilmesi gerekirken şirketin hesabına kaydedildiğini, bu suretle şirkete verilen zararın davalı yana tazmini gerektiğini,Müvekkili davacı tüm bu taleplerini 24 Temmuz 2015 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile ileri sürdüğünü, ihtarına rağmen taleplerinin yerine getirilmediğini, belirterek şirketin fazladan ödemek zorunda kaldığı 17.674,43 TL verginin şimdilik 1.000 TL’sinin; davalı müdür ve dava dışı şirket ortağı ... için 6552 sayılı Kanun’dan aşkın faydalanma nedeniyle şirketin upradığı 282.214,89 TL tutarındaki zararın şimdilik 1.000 TL’sinin; müvekkilinin hesabından düşülmesi gereken 849.743,70 TLTik borcun davalı müdürün hesabından düşülmesine ilişkin kararın batıl olduğunun tespitine ve bu işlemden dolayı uğranılan zararın hesap edilerek bu zararın şimdilik 1.000 TL’sinin; davalının özensiz davranışı dolayısıyla fazladan ödenmek zorunda kalınan 72.924,00 TL tutarındaki kira ve aidat bedelinin şimdilik 1.000-TL’sinin; davalının şahsi harcamasına ilişkin olup da ... Ltd.’ye fatura edilen 20.540,00 TL’sinin şimdilik 1.000 TL’sinin davalı müdürden alınarak dava dışı ... Ltd.’ye verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.