Başvuru, idare mahkemesine gönderilmek üzere aynı büyükşehir belediyesi sınırları içindeki asliye hukuk mahkemesine verilen dava dilekçesinin, asliye hukuk mahkemesine verildiği tarih yerine idare mahkemesi kayıtlarına girdiği tarih esas alınmak suretiyle davanın süre aşımı gerekçesiyle reddedilmesinin mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, idare mahkemesine gönderilmek üzere aynı büyükşehir belediyesi sınırları içindeki asliye hukuk mahkemesine verilen dava dilekçesinin, asliye hukuk mahkemesine verildiği tarih yerine idare mahkemesi kayıtlarına girdiği tarih esas alınmak suretiyle davanın süre aşımı gerekçesiyle reddedilmesinin mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 28/4/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 25/12/2015 tarihinde, başvurunun, çalışma hakkının ihlal edildiğine ilişkin kısmının konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin kısmının ise kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 29/2/2016 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş sunmamıştır. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Sarıyer Adliyesinde yazı işleri müdürü olarakgörev yaptığı dönemle ilgili olarak işlediği iddia edilen fiiller sebebiyle meslekten çıkarma disiplin cezası ile cezalandırılmıştır. Başvurucu, 21/7/2005 tarihinde tebliğ edilen söz konusu cezanın iptali istemiyle, Sarıyer Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği 13/9/2005 tarihli ve 2005/4259 muhabere kayıt numaralı dilekçesiyle İstanbul İdare Mahkemesinde dava açmıştır. Söz konusu dilekçe, 30/9/2005 tarihinde, İstanbul Nöbetçi İdare Mahkemesi hakiminin havalesiyle idare mahkemesi kayıtlarına girmiştir. İstanbul İdare Mahkemesi, 31/10/2011 tarihli ve E.2006/2516, K.2011/1547 sayılı kararıyla davayı süre aşımı gerekçesiyle, oyçokluğuyla reddetmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:"İstanbul ilinde İdare Mahkemesi bulunması nedeniyle, Sarıyer Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi kanalıyla gönderilen dava dilekçesinin Nöbetçi İdare Mahkemesinde kayda girdiği tarihin esas alınması gerekmekte olup, en geç 2005 tarihinde tebellüğ edilen işlem üzerine, davanın en son, yukarıda anılan yasa hükmünde belirtilen 60 günlük sürenin son günü olan 2005 tarihinde açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 2005 tarihinde kayda giren dilekçeyle açıldığı anlaşıldığından, istemin esasının süre aşımı nedeniyle incelenme olanağı bulunmamaktadır." Karar, Danıştay Onikinci Dairesinin 29/1/2013 tarihli ve E.2012/517, K.2013/17 sayılı kararıyla, kararın dayandığı gerekçenin hukuka ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığı gerekçesiyle oyçokluğuyla onanmıştır. Karara katılmayan üyelerin görüşleri ise şöyledir:"Mahkeme kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan haliyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dilekçelerin Verileceği Yerler" başlıklı maddesinde "Dilekçeler ve savunmalar ile davalara ilişkin her türlü evrak, Danıştay veya ait olduğu mahkeme başkanlıklarına veya bunlara gönderilmek üzere idare veya vergi mahkemesi başkanlıklarına, idare veya vergi mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk hakimliklerine veya yabancı memleketlerde Türk konsolosluklarına verilebilir." hükmü yer almıştır.Dava dilekçelerinin, savunmalarının ve davalara ilişkin her türlü evrakın kural olarak ait oldukları mahkeme başkanlıklarına verilmesi gerekmekte ise de; söz konusu hükümle kanun koyucu idare ve vergi mahkemelerinin ülkenin birçok yerinde bulunmaması durumunu göz önünde tutarak ve ilgililere bu yönden kolaylık sağlayarak gereksiz harcamalardan kurtarmak amacıyla dava dilekçelerinin, savunmaların ve davalara ilişkin her türlü evrakın verilebileceği diğer yerleri de göstermiş ve bunların arasında asliye hukuk hakimliklerine de yer vermiş bulunmaktadır.Olayda; dava dilekçesinin İstanbul İdare Mahkemesi'ne gönderilmek üzere müstakil bir ilçe olan ayrı bir asliye hukuk mahkemesi yargı çevresi niteliğinde bulunan Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesine verilmesini, 2577 sayılı Kanun'un maddesine aykırı kabul etmeye olanak bulunmamaktadır. Bu nedenle, 2005 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesi kayıtlarına giren dilekçe ile açılan davada süre aşımı bulunmadığından, aksi yolda verilen kararın bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına karşıyız." Başvurucunun karar düzeltme istemi de aynı Dairenin 20/12/2013 tarihli ve E.2013/4473, K.2013/11908 sayılı kararıyla oyçokluğuyla reddedilmiştir. Bu karar 19/4/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 28/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun, "Dilekçelerin verileceği yerler" kenar başlıklı maddesi, başvuruya konu davanın açıldığı tarihte şu şekildedir: “Dilekçeler ve savunmalar ile davalara ilişkin her türlü evrak, Danıştay veya ait olduğu mahkeme başkanlıklarına veya bunlara gönderilmek üzere idare veya vergi mahkemesi başkanlıklarına, idare veya vergi mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk hakimliklerine veya yabancı memleketlerde Türk konsolosluklarına verilebilir” 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanun'un maddesi ile 2577 sayılı Kanun'un maddesine, "idare veya vergi mahkemesi bulunmayan yerlerde" ibaresinden sonra gelmek üzere "büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde kalıp kalmadığına bakılmaksızın" ibaresi eklenmiş, değişiklik 5/7/2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Değişiklikten sonraki haliyle madde şu şekildedir: “Dilekçeler ve savunmalar ile davalara ilişkin her türlü evrak, Danıştay veya ait olduğu mahkeme başkanlıklarına veya bunlara gönderilmek üzere idare veya vergi mahkemesi başkanlıklarına, idare veya vergi mahkemesi bulunmayan yerlerde büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde kalıp kalmadığına bakılmaksızın asliye hukuk hakimliklerine veya yabancı memleketlerde Türk konsolosluklarına verilebilir” 2577 sayılı Kanun'un "Dava açma süresi" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:" Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. Bu süreler;a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı,..Tarihi izleyen günden başlar..."