5. Ceza Dairesi 2010/8602 E. , 2010/9982 K. Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli yağma, silahlı tehdit ve tehdit suçlarından sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda; beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli yağma, silahlı tehdit ve tehdit suçlarından mahkümiyetine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.11.2009 gün ve 2008/266 Esas, 2009/391 Karar sayılı hük…
**5. Ceza Dairesi 2010/8602 E. , 2010/9982 K.** **"İçtihat Metni"** Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli yağma, silahlı tehdit ve tehdit suçlarından sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda; beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli yağma, silahlı tehdit ve tehdit suçlarından mahkümiyetine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.11.2009 gün ve 2008/266 Esas, 2009/391 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli yağma, silahlı tehdit ve tehdit suçlarından kurulan usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA, Beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Oluş ve kabula göre; mağdureye sarılıp öpen, cinsel ilişkiye girmek istediğini söyleyerek elbiselerini çıkarmaya çalışan sanığın, mağdurenin annesinin telefonla arayıp gelmelerini söylemesinden sonra mağdureyi evine geri götürdüğünün anlaşılması karşısında, mahkemece eylemin tamamlanmasına ciddi sayılabilir engel nedenlerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilip tartışılmadan ve eyleminin tamamlanan kısmının çocuğun basit cinsel istismarı niteliğinde olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Suçun sonucunda mağdurenin beden veya ruh sağlığında bozulma olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 7 ve 23. maddeleri gereği usulüne uygun olarak teşekkül etmiş ilgili İhtisas Kurulundan rapor alınmadan Ege Üniversitesi Çocuk Psikiyatrisi Anabilim Dalı uzmanları tarafından düzenlenen 07.09.2009 günlü yetersiz raporla yetinilerek karar verilmesi, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.12.1989 gün ve 1989/314 Esas, 1989/399 ve 20.11.2007 gün, 2007/5-142 Esas, 2007/240 sayılı kararlarında vurgulandığı gibi; sonucun gerçekleşmiş olması nedeniyle neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlara teşebbüsün olanaklı bulunmadığı gözetilip, 5237 sayılı TCK.nun 35. maddesinin aynı Yasanın 61/5. maddesindeki sıraya uygun olarak ancak 103/2. madde ile tayin edilen ceza üzerinden uygulanıp daha sonra 103/6. madde ile sonuç cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 23.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.