3. Ceza Dairesi 2021/16702 E. , 2023/1998 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süre
**3. Ceza Dairesi 2021/16702 E. , 2023/1998 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.03.2018 tarihli ve 2017/417 Esas, 2018/173 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 11.01.2019 tarihli ve 2018/1604 Esas, 2019/21 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.10.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, 1. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 2. Sanık yönünden eylemle ilişkilendirilmiş, delillendirilmiş bir iddianame ve mütalaa bulunmadığına, atılı suçlamayı kabul etmediklerine, 3. Yapının 15 Temmuz darbe girişimi ile örgüt sayılması gerektiğine, iddia olunan eylem tarihleri itibariyle yargı kararı ile belirlenmiş terör örgütünün bulunmadığına, 3. Bank ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, artışın olduğu dönemin araç alım satım işleminin yapıldığı tarihle örtüştüğüne, 4. Dernek ve sendika üyeliklerinin müspet suç yönünden delil olarak kabul edilmeyeceğine, 5. Sanığın ByLock programını kullanmadığına, User ID tespitinin olmadığına, 6. ByLock'un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, 7. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmesi gerektiğine 8. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Somut olay itibariyle, sanığın ByLock programını kullanması, örgütün finansal faaliyetlerinde önemli bir yere sahip olan Bank Asyadaki hesabına örgütün sözde liderinin talimatı sonrasında mutad sayılamayacak düzeyde para yatırması; FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı olduğundan dolayı kapatılan Silvan Eğitimciler Derneği ve PAK Eğitim İş adlı sendikaya üye olması nazara alınarak sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile önceden süreklilik ve çeşitlilik arz eden organik bağının bulunduğu, sanığın eylemlerinin bir bütün halinde silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, suç tarihinin hatalı yazılması dışında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE a) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması ve ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi, ByLock programını kullandığı belirtilen sanığın kullanımında olan cep telefonuna ilişkin HTS kayıtları ile CGNAT baz verilerinin karşılaştırılması ve sanığın ByLock programını kullanıp kullanmadığının tespitine yönelik uzman bilirkişi raporunun aldırılması, ByLock'ta kayıtlı kişiler var ise bu kişilerin de araştırılarak gerekirse tanık olarak dinlenmeleri, ayrıca örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanıkla ilgili bilgi ya da beyan olup olmadığı da araştırılıp gerekirse ilgili şahısların tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması, tüm bu delillerin dosya arasına temini, temyiz aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan F. D. isimli kişinin beyanlarının okunması, gerekirse tanık olarak dinlenmesi ile yine temyiz aşamasında gelen içerik çıkartma raporu ile birlikte tüm delillerin CMK'nın 217 nci maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini, b) Sanığın, örgüte müzahir Bank Asyada hesap açıp, para yatırmak şeklindeki eylemlerinin, örgüt liderinin talimatı öncesi ve bu talimat sonrasını da kapsayacak şekilde, ayrıca Bank Asyanın TMSF'ye devir tarihi olan 29.05.2015 tarihi sonrası da dahil olmak üzere Bank ... kayıtları üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılıp, aldırılacak ayrıntılı rapor sonucuna göre, suç kastı da değerlendirilmek suretiyle, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda para yatırma, hesap açma işlemlerinin olup olmadığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında hukuka aykırılık saptanmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 11.01.2019 tarihli ve 2018/1604 Esas, 2019/21 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.04.2023 tarihinde karar verildi.