11. Ceza Dairesi 2021/40537 E. , 2023/10228 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1970 E., 2019/1290 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz Talebinin Esastan Reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldu
**11. Ceza Dairesi 2021/40537 E. , 2023/10228 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1970 E., 2019/1290 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz Talebinin Esastan Reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2018 tarihli ve 2019/67 Esas, 2019/264 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.12.2019 tarihli ve 2019/1970 Esas, 2019/1290 Karar sayılı kararı ile, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılmasına, sanık ... hakkında, nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, aynı maddenin son cümlesi, 43 üncü maddenin birinci fıkrası, 62 inci, 52 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 5.380,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ve suçun sübut bulmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün hiyerarşisi içinde yer alıp, kendisine örgüt tarafından temin edilen sınav soruları ve cevapları ile 26.03.2011 tarihinde ... tarafından düzenlenen "Polis Memurluğundan Komiser Yardımcılığına Geçiş Sınavında" sınavını kazanıp göreve başladığı ve komiser yardımcısı sıfatı ile ihraç edildiği 22.11.2016 tarihine kadar fazladan maaş aldığı, bilirkişi raporuna göre sanığın 2011 sınavında "çok kuvvetli şüpheli" olduğunun tespit edildiği, sanığın bu suretle kamu kurum ve kuruluşları aleyhine dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunmuştur. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 24.05.2019 tarihli ve 2019/67 Esas, 2019/264 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 21.10.2019 tarihli ve 2019/1797 Esas, 2019/998 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın temyizi üzerine dosyanın Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2022/16528 Esas sayısı ile arşivinde olduğu ve kararın halen kesinleşmediği anlaşılmıştır. ... Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nün 12.07.2018 tarihli araştırma raporuna göre; sanığın, 0 505 (..) (..) numaralı gsm hattı üzerinde BYLOCK isimli uygulamayı kullandığı, yapılan HTS incelemesi sonucunda 2011 Komiser yardımcılığı sınavını kazanan ve soru çaldığı iddia edilen diğer şüphelilerle sınav öncesi ve sonrasında irtibatlı olduğu belirlenmiştir. Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığının 17.05.2017 tarihli ve 2739081*** *** ****5 sayılı cevabi yazılarının ekinde bulunan raporda; “... Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 18.04.2017 tarih ve 2017/68532 sayılı soruşturmasına istinaden Daire Başkanlığımıza teslimi yapılan dijital veriler üzerinde yapılan incelemelerde, Emniyet Mahrem yapılanması kapsamında ... personelinin FETÖ/PDY üyeleri tarafından fişlendiği ve personelin örgüt mensubiyeti ile ilgili derecelendirmelerin yer aldığı tespit edilmiştir." şeklinde ki tespitler üzerine sanığın durumunun ilgili birimden sorulduğu, Kaçakçılık ve Organize Daire Başkanlığının 17.05.2017 tarih ve 2739081*** *** ****5 sayılı yazısı ve ekinden, sanığın AKTİF olarak FETÖ/PDY içinde faaliyet gösterdiğinin belirtildiği anlaşılmıştır. Yapılan araştırmada sanığın sınav döneminde yıllık izin/rapor kullanmadığı tespit edilmiştir. 09.02.2017 tarihli bilirkişi raporuna göre sanığın soruları sınavdan önce elde edip kullandığına dair "çok kuvvetli şüpheli" olduğu tespit edilmiştir. Sanık ..., üzerine atılı suçlamayı ve tanık beyanlarını kabul etmediğini, suça konu sınavı kendi gayretleri ile çalışarak kazandığını, soruları almadığını, bilirkişi raporunun varsayıma dayalı olarak düzenlendiğini beyan etmiştir. Tanık H.Ç., sınavdan 2 gün önce tanımadığı birinin evinde toplandıklarını, sanık ...'in de bu evde olduğunu, evli olanlara yemin ettirilerek tanımadığı bir kişinin evinde projeksiyonla soruları duvara yansıttığını, bu şekilde 700'e yakın soru çözdüklerini, sınavda benzer sorular çıktığını, sınav sorularını çözerken sanık ...'in de olduğunu beyan etmiştir. İlk derece mahkemesince; sanık açısından suçun oluşabilmesi için mağdurun (kamu kurumunun) aldatılması ile sınav sorularının elde edilmesi arasında illiyet bağının bulunması gerektiği, sanığın bu olaydaki eyleminin sınavdan bir gün önce Fetö/Pdy Örgüt mensubunun kendilerine vermiş olduğu yaklaşık 700 soru çözmeleri ve sınavda da benzer çıkan soruları cevaplamaktan ibaret olduğu, her ne kadar sanığın sınavdan önce sınav soru ve cevaplarını örgüt mensuplarından edindiği kanaatine varılmışsa da, buradaki eylemin bir başka kişinin eyleminden yarar sağlayan kişi konumunda olduğu, suçun sınav sorularının hukuka aykırı olarak elde edilmesi ile tamamlandığı, elde edilen sınav sorularının örgüt mensuplarına dağıtılmasının dolandırıcılık suçunun konusunun değil TCK'nun 314/2'inci maddesinde düzenlenen örgüt üyeliğine ilişkin eylem olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılarak sanık hakkında "kamu kurumuna karşı dolandırıcılık" suçundan beraatine hükmedilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü 1. Bölge adliye mahkemesi duruşma açarak yargılama yapmıştır. 2.Yargılama sonunda, sanığın ilk derece mahkemesince de mensubu olduğu kabul olunan FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün diğer mensuplarınca 2011 yılı Komiser Yardımcılığı sınav sorularının temin edilmesi sonucu hileli hareketlerle elde edilen sınav sorularını önceden görerek çözmek suretiyle komiser yardımcılığı sınavında gerçek başarısının üzerinde performans gösterip bu şekilde elde ettiği sınav sonuç puanı ile haksız bir şekilde komiser yardımcılığı görevine atanarak bu sıfatla birden fazla maaş alarak zincirleme suç hükümleri kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği yönünde kanaate ulaşıldığı, ilk derece mahkemesinin hüküm ile çelişen yetersiz gerekçe ile kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunun somut olayda oluşmadığına dair kabulünün isabetli olmadığı, 24.11.2016 tarihinde kabul edilip 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı kanunun 14. Maddesi ile nitelikli dolandırıcılık suçunu düzenleyen TCK'nın 158. maddesinde değişiklik yapılmış olup 6763 sayılı yasa ile TCK'nın 158/1-e maddesinde yer alan düzenlemedeki cezanın alt sınırı 3 yıldan 4 yıla çıkartıldığından bu yeni düzenlemenin atılı suç yönünden aleyhe bir düzenleme olduğu, sanığın, aslında hak etmediği halde komiser yardımcısı olarak 24.07.2012 tarihinde atanmasının ardından 677 sayılı KHK ile ihraç olduğu 22.11.2016 tarihine kadar aldığı maaş ve diğer tüm ek fark miktarının ... İl Emniyet Müdürlüğünün 31.10.2019 tarih ve 2019/1970 konulu yazıları ekinde yer alan evrakta 2.593,80 TL olarak belirtildiği, suç tarihinin bu suç yönünden son maaş ödeme tarihi olan 15.11.2016 olarak kabul edilmesi gerektiği, bu nedenle ilgili maddede 6763 sayılı yasa ile gerçekleştirilen ve 02.12.2016'da yürürülüğe giren değişiklikten önceki 5237 Sayılı TCK'nun 158/1-e-son, 43/1 maddelerinin TCK'nın 7/2 maddesi dikkate alınmak suretiyle sanık lehine olduğu ve sanığın cezasının buna göre tayin ve tespit edilmesi gerektiğinden sanığın neticeden 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Gerekçeli karar başlığında "15.11.2016" olarak hatalı gösterilen suç tarihinin, sanığın kamu görevinden ihraç tarihine göre "22.11.2016" olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 2. 5237 sayılı Kanun 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği; somut olayda haksız menfaat miktarının polis akademisince komiser yardımcılığı için yapılan eğitim-öğretim giderleri ile görev yaptığı süre içinde polislik ve komiser yardımcılığı arasındaki maaş farkının oluşturduğu, mevcut dosyada ... İl Emniyet Müdürlüğünün 31.10.2019 tarih ve 2019/1970 konulu yazıları ekinde yer alan evrakta maaş farkının 2.593,80 TL olarak bildirildiği, Polis Akademisince kurs için yapılan eğitim-öğretim masraflarının dikkate alınmayarak eksik ceza tayin edilmiş olması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 3. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, polis memuru olarak görev yapmakta iken, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün faaliyet ve amaçları doğrultusunda öncesinde soruların sızdırıldığı tespit edilen 26.03.2011 Komiser Yardımcılığı sınavı puanı ile komiser yardımcısı olarak ataması yapılan ve 677 sayılı KHK ile kamu görevinden ihraç edildiği anlaşılan sanık ...'in, anılan örgütün gizliliği, genel yapısı, haberleşme şekli ve faaliyetleri de gözetilerek, gerekçenin 6 ncı sırasının (a) bendinde yer verilen sınava ilişkin deliller, örgütün bağlılığını sürdürmek amacıyla devam ettirdiği "sohbet grubu" adı verilen grupta olduğunu ve soruları aldığını beyan eden tanık anlatımları, emniyet mahrem yapı içerisinde aktif olarak yer almış olması ve bir bütün halinde değerlendirilen dosya kapsamı itibariyle; 2011 Komiser Yardımcılığı sınavı öncesinde sınav sorularını elde ettiği ve örgüt üyeliği kapsamında ve örgüt faaliyeti çerçevesinde soruları önceden temin ederek sınavı kazanıp rütbe farkına istinaden maaş almak suretiyle zincirleme şekilde kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunu işlediği sabit olmakla, mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.12.2019 tarihli ve 2019/1970 Esas, 2019/1290 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştirilen hususlar dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.12.2023 tarihinde karar verildi.