TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR SELVİ KARAKOÇO ĞLU VE D İĞERLERİ BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2018/14460) Karar Tarihi: 15/9/2021 Başvuru Numaras ı: 2018/14460 Karar Tarihi : 15/9/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTE Ş Raportör : Ayhan KILIÇ Başvurucular : 1. Selvi KARAKOÇO ĞLU 2. Telli GÜRHAN 3. Rukiye KARAKOÇ 4. Sabur KARAKOÇO ĞLU 5. Yeter KARAKOÇO ĞLU 6. Süreyya KARAKOÇO ĞLU
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR SELVİ KARAKOÇO ĞLU VE D İĞERLERİ BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2018/14460) Karar Tarihi: 15/9/2021 Başvuru Numaras ı: 2018/14460 Karar Tarihi : 15/9/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTE Ş Raportör : Ayhan KILIÇ Başvurucular : 1. Selvi KARAKOÇO ĞLU 2. Telli GÜRHAN 3. Rukiye KARAKOÇ 4. Sabur KARAKOÇO ĞLU 5. Yeter KARAKOÇO ĞLU 6. Süreyya KARAKOÇO ĞLU Başvurucular Vekili: Av. Hürriyet AZAK I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, riskli alandaki ta şınmaza ili şkin olarak payda şlar ın üçte ikisinden fazlas ı taraf ından yüklenici ile yap ılan kat kar şılığı inşaat sözleşmesine r ıza göstermeyen paydaşlar ın hisselerinin kamu otoritelerince resen sat ılmas ı nedeniyle mülkiyet hakk ının ihlal edildiği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 8/5/2018 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2018/14460 Karar Tarihi : 15/9/2021 36. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık görüşünü bildirmi ştir. 7. Başvurucular, Bakanl ığın görüşüne karşı beyanda bulunmu ştur. III. OLAY VE OLGULAR 8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 9. Başvurucular Selvi Karakoço ğlu, Telli Gürhan, Rukiye Karakoç, Sabur Karakoço ğlu, Yeter Karakoço ğlu ve Süreyya Karakoço ğlu s ıras ıyla 1936, 1956, 1959, 1961, 1964 ve 1970 do ğumlu olup İstanbul'da ikamet etmektedir. A. Olay ın Arka Plan ı 10. Başvurucular; İstanbul ili Kad ıköy ilçesi Merdivenköy Mahallesi'nde kâin 268 pafta 1356 ada 9 parsel numaral ı taşınmaz ın paydaşlar ıdır. Taşınmaz ın bulundu ğu bölge 31/5/2013 tarihli ve 28663 say ılı Resmî Gazete'de yay ımlanan 9/5/2013 tarihli ve 2013/4794 say ılı Bakanlar Kurulu karar ıyla 16/5/2012 tarihli ve 6306 say ılı Afet Riski Alt ındaki Alanlar ın Dönüştürülmesi Hakk ında Kanun'un 2. maddesine göre riskli alan olarak belirlenmi ştir. 11. Taşınmazlar ı söz konusu alan ın içinde kalan baz ı malikler 9/5/2013 tarihli Bakanlar Kurulu karar ının kendi ta şınmazlar ına ilişkin k ısm ının iptali istemiyle Dan ıştay Alt ıncı Dairesinde dava açm ıştır. Dan ıştay Alt ıncı ve Ondördüncü Dairelerinin mü şterek heyetinin 7/7/2015 tarihli karar ıyla, dava konusu edilen ta şınmazlar ın riskli oldu ğuna dair tespitin yeterli bir teknik incelemeye dayanmad ığı gerekçesiyle söz konusu ta şınmazlar yönünden Bakanlar Kurulu karar ı iptal edilmi ştir. Bu karara kar şı yap ılan temyiz istemi İdari Dava Daireleri Kurulunun 28/12/2015 tarihli karar ıyla reddedilmi ş ve karar onanm ıştır. Başvurucular ın kendi ta şınmazlar ı yönünden Bakanlar Kurulu karar ının iptali istemiyle dava açt ıklar ına dair bir bilgi bireysel ba şvuru dosyas ında bulunmamaktad ır. 12. Çevre ve Şehircilik Bakanl ığı taraf ından Bakanlar Kurulunun 31/5/2013 tarihli karar ına istinaden an ılan bölge için 1/5000 ölçekli Nâz ım İmar Plan ı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Plan ı haz ırlanm ış ve yürürlü ğe konulmu ştur. B. Birle ştirme ve Parselasyon İşlemine İlişkin Süreç 13. Çevre ve Şehircilik Bakanl ığı taraf ından 10/3/2016 tarihli yaz ıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesinden donat ı terk, bedelsiz yola terk, yol birle ştirme, tevhit, ifrazen taksim işlemlerinin yap ılmas ı istenmiştir. İstanbul Büyük şehir Belediyesi Encümenince 25/5/2016 tarihinde resen terk, yola terk, ifraz, ifrazen taksim, bedelsiz olarak Maliye Hazinesi ad ına tesciline yönelik olarak i şlem tesis edilmi ştir. Bu i şlemin sonucunda başvurucular ınki de dâhil olmak üzere bölgede bulunan ta şınmazlar 3423 ada 2 parse l numaras ında birleştirilmiştir. 14. Başvurucular, ikinci kez düzenleme ortakl ık pay ı kesintisi yap ıldığı iddias ıyla resen terk, yola terk, ifraz, ifrazen taksim, bedelsiz olarak Maliye Hazinesi ad ına tescil işleminin iptali istemiyle İstanbul 7. İdare Mahkemesinde dava açm ıştır. İstanbul 7. İdare Mahkemesi 31/1/2019 tarihli karar ıyla işlemi iptal etmi ştir. Karar ın gerekçesinde, dav a Başvuru Numaras ı: 2018/14460 Karar Tarihi : 15/9/2021 4konusu ta şınmazlar ın bulundu ğu bölgenin riskli alan olarak ilan ına ilişkin Bakanlar Kurulu karar ı ile an ılan riskli alan karar ına istinaden haz ırlanan 1/5000 ölçekli Nâz ım İmar Plan ı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Plan ı değişikliğinin ve 4, 27, 28, 29, 37 ve 44 No.lu plan notlar ının hukuka ayk ırı olduğunun mahkeme karar ıyla tespit edilmi ş olduğuna vurgu yap ılm ıştır. Kararda, bilirki şi raporundaki tespitler bir bütün olarak de ğerlendirildi ğinde dav a konusu resen terk, ifraz, tevhit, taksim ve tescil i şlemlerinin hukuka ayk ırı olduğu belirtilmiştir. İlk derece mahkemesi karar ına karşı yap ılan istinaf ba şvurusu İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin (Bölge İdare Mahkemesi) 21/11/2019 tarihli karar ıyla esastan ve kesin olarak reddedilmi ştir. C. Sat ış İşlemine İlişkin Süreç 15. Yeni olu şan parselin maliklerince S. Anonim Şirketiyle kat kar şılığı inşaat sözleşmesi imzalanmas ı amac ıyla 28/7/2016 tarihinde yap ılan toplant ıya tebligata ra ğmen başvurucular kat ılmam ış ve 204 malikten 188'i aras ında yap ılan anla şmaya r ıza göstermemi ştir. 16. Anla şma sağlayan maliklerin talebiyle İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce (Çevre ve Şehircilik Müdürlü ğü) başvurucular ın hisselerinin 19/10/2016 tarihinde sat ılmas ına karar verilmi ştir. Çevre ve Şehircilik Müdürlü ğü taraf ından taşınmaza ilişkin olarak bedel tespiti yapt ırılm ış ve taşınmaz ın metrekare birim de ğeri 12.700 TL olarak saptanarak her bir malikin hissesine isabet eden bedel ayr ı ayr ı hesaplanm ıştır. Aç ık art ırma usulüyle yap ılan ihale sonucu ba şvurucular ın hisseleri Çevre ve Şehircilik Müdürlü ğünce belirlenen bedel üzerinden S. Anonim Şirketine (yüklenici firmaya) sat ılm ıştır. Sat ış bedeli, başvurucular ad ına aç ılan banka hesab ına bloke edilmi ştir. 17. Başvurucular, sat ış işleminin iptali istemiyle 10/10/2016 tarihinde İstanbul 13. İdare Mahkemesinde (Mahkeme) dava açm ıştır. Dava dilekçesinde, resen birle ştirme karar ına karşı dava aç ıldığı belirtilmi ştir. Dilekçede 6306 say ılı Kanun'un uygulanma ko şullar ının oluşmad ığı, binan ın güçlendirilmesi mümkünken kentsel dönü şüm kapsam ına al ınmas ının hukuka ayk ırı olduğu ifade edilmi ştir. Dilekçede, de ğer tespitinin Çevre ve Şehircili k Müdürlüğü taraf ından yap ılmad ığı, firmalar ın yapt ığı tespitlerin esas al ındığı iddia edilmi ştir. Başvurucular, fiilen toplant ı yap ılmad ığını ve imzalar ın elden topland ığını ileri sürmü ş; buna dair tutulan tutanaklar ın sahte oldu ğunu iddia etmi ştir. 18. Mahkeme 25/9/2017 tarihli karar ıyla davay ı reddetmi ştir. Karar ın gerekçesinde, 6306 say ılı Kanun ile bu Kanun'a dayal ı olarak ç ıkart ılan ilgili yönetmelik hükümlerine yer verildikten sonra söz konusu mevzuata göre riskli alan tespitinden sonra yürütülecek uygulamalar konusunda tüm maliklerin anla şamamas ı hâlinde hisseleri oran ında payda şlar ın en az üçte iki ço ğunluğu ile karar verilmesinin mümkün oldu ğu belirtilmi ştir. Kararda, olayda üçte iki ço ğunluk sağland ığından ve tüm tebligatlar usulüne uygun olarak yap ıldığından başvurucular ın hisselerinin sat ışının hukuka uygun oldu ğu aç ıklanm ıştır. Mahkeme karar ında, birle ştirme işlemine kar şı aç ılan davan ın henüz karara ba ğlanmamas ının sat ış işleminin hukukili ğine etkisi konusunda bir tart ışma yap ılmam ıştır. 19. Başvurucular bu karara kar şı benzer iddialarla istinaf yoluna müracaat etmi ştir. Bölge İdare Mahkemesi 19/3/2018 tarihinde istinaf talebini esastan ve kesin olarak reddetmiştir. Nihai karar 9/4/2018 tarihinde ba şvuruculara tebli ğ edilmiştir. 20. Başvurucular 8/5/2018 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. Başvuru Numaras ı: 2018/14460 Karar Tarihi : 15/9/2021 5IV.İLGİLİ HUKUK 21. 6306 say ılı Kanun'un "Tan ımlar" kenar ba şlıklı 2. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "(1) Bu Kanunun uygulanmas ında; ... ç) Riskli alan: Zemin yap ısı veya üzerindeki yap ılaşma sebebiyle can ve mal kayb ına yol açma riski ta şıyan, Cumhurba şkan ınca kararla ştırılan alan ı, d) Riskli yap ı: Riskli alan içinde veya d ışında olup ekonomik ömrünü tamamlam ış olan ya da y ıkılma veya a ğır hasar görme riski ta şıdığı ilmî ve teknik verilere dayan ılarak tespit edilen yap ıyı, ... ifade eder." 22. 6306 say ılı Kanun'un "Uygulama i şlemleri" kenar ba şlıklı 6. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının 14/4/2016 tarihli ve 6704 say ılı Kanun'un 23. maddesiyle de ğişik hâli şöyledir: "(1) Üzerindeki bina y ıkılarak arsa hâline gelen ta şınmazlarda daha önce kurulmu ş olan kat irtifak ı veya kat mülkiyeti, ilgililerin muvafakatleri aranmaks ızın Bakanl ığın taleb üzerine ilgili tapu müdürlü ğünce resen terkin edilerek, önceki vasf ı ile değerlemede bulunularak veya malik ile yap ılan anlaşman ın şartlar ı tapu kütü ğünde belirtilerek malikler i adına paylar ı oran ında tescil edilir. Ta şınmazlar ın niteliği resen mevcut duruma göre tesci edilir. Bu ta şınmazlar ın sicilinde bulunan ayni ve şahsi haklar ile temlik hakk ını kısıtlayan veya yasaklayan her türlü şerh, hisseler üzerinde devam eder. Belirtilen haklar ve şerhler, tapuda; tevhit, ifraz, terk, tescil, kat irtifak ı ve kat mülkiyeti tesisine ili şkin işlemlerin yap ılmas ına engel te şkil etmez ve bu i şlemlerde muvafakat aranmaz. Bu şekilde belirlenen uygulama alan ında cins de ğişikliği, tevhit, ifraz, terk, ihdas ve tescil i şlemleri muvafakat aranmaks ızın Bakanl ık, TOKİ veya İdare taraf ından resen yap ılır veya yapt ırılır. Bu parsellerin malikleri taraf ından değerlendirilmesi esast ır. Bu çerçevede riskli alanlar ve rezerv yap ı alanlar ında uygulama yap ılan etap veya adada, riskli yap ılarda ise bu yap ılar ın bulunduğu parsellerde, yap ılar y ıktırılmadan önce, parsellerin tevhit edilmesine, münferi t veya birle ştirilerek veya imar adas ı baz ında uygulama yap ılmas ına, ifraz, terk, ihdas ve tapuya tescil i şlemlerine, yeniden bina yapt ırılmas ına, paylar ın sat ışına, kat kar şılığı veya has ılat paylaşımı ve diğer usuller ile yeniden de ğerlendirilmesine, yap ının paydaşı olup olmad ıklar ı gözetilmeksizin sahip olduklar ı hisseleri oran ında payda şlar ın en az üçte iki çoğunluğu ile karar verilir. Bu karara kat ılmayanlar ın arsa paylar ı, Bakanl ıkça rayiç değeri tespit ettirilerek ve bu de ğerden az olmamak üzere anla şma sağlayan diğer paydaşlara aç ık art ırma usulü ile sat ılır. Bu suretle payda şlara sat ış gerçekleştirilemedi ği takdirde, bu paylar, Bakanl ığın talebi üzerine, tespit edilen rayiç bedeli de Bakanl ıkça ödenmek kayd ı ile tapuda Hazine ad ına resen tescil edilir ve yap ılan anlaşma çerçevesind e değerlendirilmek üzere Bakanl ığa tahsis edilmi ş say ılır veya Bakanl ıkça uygun görülenle r TOKİ ye veya İdareye devredilir. Bu durumda, payda şlar ın karar ı ile yap ılan anlaşmaya uyularak i şlem yap ılır. Aç ık art ırma ile sat ışı yap ılacak paylar ın üzerindeki ipotek, ihtiyati haciz, haciz ve intifa hakk ı gibi haklar, sat ış sonras ında sat ış bedeli üzerinde devam eder. Sat ış işlemi sonras ında tapu kayd ındaki haklar ve şerhler Bakanl ığın talebi üzerine tapu müdürlüğünce resen terkin edilir." Başvuru Numaras ı: 2018/14460 Karar Tarihi : 15/9/2021 623. 6306 say ılı Kanun'un 6704 say ılı Kanun'un 25. maddesiyle eklenen ek 1. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "(1) a) Kamu düzeni veya güvenli ğinin olağan hayat ı durduracak veya kesintiye uğratacak şekilde bozuldu ğu yerlerde; planlama ya da altyap ı hizmetleri yetersiz olan veya imar mevzuat ına ayk ırı yap ılaşma bulunan yahut yap ı ya da altyap ısı hasarl ı olan alanlar, b) Üzerindeki toplam yap ı say ısının en az %65 i imar mevzuat ına ayk ırı olan veya yap ı ruhsat ı al ınmaks ızın inşa edilmiş olmakla birlikte sonradan yap ı ve iskân ruhsat ı alan yap ılardan olu şan alanlar, fen ve sanat norm ve standartlar ına uygun, sa ğlıklı ve güvenli ya şama çevrelerini te şkil etmek, sa ğlık, eğitim ve ula şım gibi kamu hizmetlerinin düzenli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amac ıyla, Cumhurba şkan ınca riskli alan olarak kararla ştırılabilir. Riskli alan sınırı uygulama bütünlü ğü gözetilerek belirlenir. (2) a) Riskli alan karar ına karşı Resmî Gazete de yay ımı tarihinden itibaren dava açılabilir. Uygulama i şlemleri üzerine riskli alan karar ına karşı dava aç ılamaz. ..." 24. 6306 say ılı Kanun'un Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan genel gerekçesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Bilindiği üzere, Ülkemizin çok mühim bir k ısm ı, başta deprem olmak üzere tabiî afetlerin riski alt ındad ır. Buna ra ğmen, mevcut yap ılar ın büyük bir k ısm ının muhtemel afetlere kar şı dayan ıklı olmad ıklar ı ve orta şiddetteki bir depremde bile a ğır derecede hasa r görüp y ıkıldıklar ı, bundan dolay ı sosyo-ekonomik problemlerin ya şand ığı ve Devletin beklenmedik bir anda büyük malî külfetler ile kar şı karşıya kald ığı bilinmektedir. Onbinlerce insan ın ölümüne ve çok yüksek malî kay ıplara sebebiyet veren ve 1999 y ılında Marmara Bölgesinde vuku bulan büyük deprem felâketleri, müteakip depremler ve en son olarak 2011 y ılında Van da meydana gelen deprem ile bu gerçek ac ı bir şekilde ortaya çıkm ıştır. Ülkemizin baz ı yerleri ve buralardaki yerle şim merkezleri hâlen çok yükse k deprem riski alt ındad ır. Örneğin, İstanbul un yak ın bir zaman içinde çok şiddetli bi r depremle kar şı karşıya kalaca ğı, bu hususta ihtisas sahibi bilim adamlar ınca ifade edilmektedir. Baz ı yerleşim merkezlerinin jeolojik durumu ve zemin özellikleri ise, buralarda iskân ın tehlikeler arz etti ğini ve afet riski alt ında bulunan bu yerle şim merkezlerinin bir an önce bulunduklar ı yerlerde dönü ştürülerek buralardaki iskân ın yeniden düzenlenmesini ve hatta bunlar ın başka yerlere nakledilmesini zarurî k ılmaktad ır. ... Kanun sayesinde, ba şta deprem olmak üzere tabiî afetler sebebiyle meydana gelmes i kuvvetle muhtemel can ve mal kay ıplar ı önlenecek; mülkiyet haklar ına sayg ı, sağlıklı ve düzenli yerle şme, daha az maliyet ile en fazla sosyal faydan ın temin edilmesi, kaynaklar ın plânl ı, sağlıklı ve verimli kullan ılmas ı ilkelerinin hayata geçirilmesi de mümkün olacakt ır. ...Özellikle belirtilmelidir ki afet riski alt ında olduğu kabûl edilen yerlerde deprem afeti meydana gelmeden önce buralardaki meskenlerin, i şyerlerinin ve sanayi tesislerinin yen i alanlara nakledilmesi sayesinde, yerle şme ve yap ı emniyeti temin edilecek ve muhtemel ca n ve mal kay ıplar ı ile iktisadî ve sosyal di ğer zararlar ın en aza indirilmesi mümkün olacakt ır. Ayr ıca, hâlihaz ırda yaşanabilirlikten uzak, köhnemi ş, can ve mal emniyeti bak ımından riskl i ve görüntü itibar ı ile de çirkin olan yap ılaşmalar ortadan kald ırılabilecek, estetik yap ılar Başvuru Numaras ı: 2018/14460 Karar Tarihi : 15/9/2021 7inşa edilecek ve halk ın daha s ıhhatli ve emniyetli şartlar alt ında ikameti de temi n edilecektir." V.İNCELEME VE GEREKÇE 25. Mahkemenin 15/9/2021 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucular ın İddialar ı ve Bakanl ık Görüşü 26. Başvurucular, 6306 say ılı Kanun kapsam ında yap ılan birleştirme ve parselasyon işlemi s ıras ında ikinci kez düzenleme ortakl ık pay ı kesilmesinin kanuni dayana ğının bulunmad ığını ve bu nedenle mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. Başvurucular 6306 say ılı Kanun'un uygulanabilmesi için ta şınmaz üzerindeki binan ın y ıkılmas ı gerektiğini oysa taşınmazdaki yap ı y ıkılmadan uygulama i şlemlerine giri şildiğini belirtmiştir. Başvurucular ayr ıca taşınmaz ın üzerindeki binan ın güçlendirilmesi yönteminin tercihi mümkün iken riskli yap ı kapsam ına al ınmas ının hukuka ayk ırı olduğunu iddia etmi ştir. Hissesinin sat ışı için hakl ı bir sebebin bulunmad ığını ve kat kar şılığı inşaat sözleşmesine kat ılmamalar ının sat ışı müstahak k ılmad ığını değerlendiren ba şvurucular, hisseleri hakk ında üçte iki ço ğunluğun sat ış karar ı alabilmesinin kendi ba şına mülkiyet hakk ını ihlal etti ğini ifade etmi ştir. Başvurucular son olarak Bölge İdare Mahkemesi karar ının gerekçesiz olmas ından yak ınm ıştır. 27. Bakanl ık görüşünde; i. Dan ıştay Alt ıncı ve Ondördüncü Dairelerinin mü şterek heyetinin 7/7/2015 tarihli karar ıyla Bakanlar Kurulunun 31/5/2013 tarihli karar ının bütününün de ğil baz ı maliklerin ta şınmazlar ı yönünden iptal edildi ğine dikkat çekilmi ştir. İkinci kez düzenleme ortakl ık pay ı kesildiği iddias ıyla başvurucular taraf ından birle ştirme ve parselasyon i şlemine kar şı aç ılan dava sonucunda İstanbul 7. İdare Mahkemesinin 31/1/2019 tarihinde parselasyon i şleminin iptaline karar verdi ği ve an ılan karar ın kesinleştiği hat ırlat ılm ıştır. Başvurucular ın taşınmazlar ının riskli alandan ç ıkar ılmas ı talebiyle yapt ıklar ı başvurunun reddine ili şkin işleme karşı açt ıklar ı davan ın İstanbul 7. İdare Mahkemesinin 30/11/2018 tarihli karar ıyla reddedildi ği belirtilmi ştir. ii. Başvurucular ın ikinci kez düzenleme ortakl ık pay ı kesildiği şikâyetiyle ilgili olarak parselasyon i şleminin iptal edilmi ş olmas ı sebebiyle ma ğdur statülerinin ortadan kalkt ığı ileri sürülmü ştür. Taşınmaz ın riskli alan kapsam ına al ınmas ına yönelik şikâyet hakk ında, ilgili Bakanlar Kurulu karar ına karşı dava aç ılmamas ı nedeniyle ba şvuru yollar ının tüketilmedi ğine karar verilmesi gerekti ği savunulmu ştur. Sat ış işlemi yönünden ise ba şvurucular ın kat kar şılığı inşaat sözleşmesine r ıza göstermemelerine vurgu yap ılarak bu ko şullarda sat ış işleminin hukuka uygun oldu ğu ifade edilmi ştir. Sat ış bedelinin ba şvuruculara ödendi ği gözetildiğinde mağdur statülerinin sona erip ermedi ğinin Anayasa Mahkemesince değerlendirilmesi gerekti ği aç ıklanm ıştır. iii. Mülkiyet hakk ı yönünden yap ılan değerlendirmede ise sat ış işleminin kanuni dayanağının ve meşru amac ının bulundu ğu belirtilmi ştir. Kamu otoritelerinin sa ğlıklı çevre hakk ı alan ında tedbirler alma konusunda geni ş takdir yetkisini haiz oldu ğu ifade edilmi ştir. Başvurucular ın usul imkânlar ından yararlanabildikleri de gözetildiğinde müdahalenin ölçülü oldu ğu vurgulanm ıştır. Başvuru Numaras ı: 2018/14460 Karar Tarihi : 15/9/2021 828. Başvurucular, Bakanl ık görüşüne karşı beyanlar ında parselasyon i şleminin iptal edilmesiyle ta şınmazlar ının birleştirme sonucu olu şan parselin d ışına ç ıkm ış olduğunu belirtmiştir. Başvurucular, Mahkemenin sahtecilik iddialar ını yeterli ölçüde ara ştırmadan karar verdi ğini ifade etmi ştir. Başvurucular, bunun d ışında başvuru formundaki iddialar ını tekrarlam ıştır. B. Değerlendirme 29. Anayasa n ın "Mülkiyet hakk ı" kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir: "Herkes, mülkiyet ve miras haklar ına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yarar ı amac ıyla, kanunla s ınırlanabilir. Mülkiyet hakk ının kullan ılmas ı toplum yarar ına ayk ırı olamaz." 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden a.İkinci Kez Düzenleme Ortakl ık Pay ı Kesildiği İddias ı Yönünden 30. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü nün (İçtüzük) "Düşme karar ı" kenar ba şlıklı 80. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "(1) Bölümler ya da Komisyonlarca yarg ılaman ın her aşamas ında aşağıdaki hâllerde düşme karar ı verilebilir: ...c) ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kalkm ış olmas ı, ...(2) Bölümler ya da Komisyonlar; yukar ıdaki f ıkrada belirtilen nitelikteki bir ba şvuruyu, Anayasan ın uygulanmas ı ve yorumlanmas ı veya temel haklar ın kapsam ının ve s ınırlar ının belirlenmesi ya da insan haklar ına sayg ının gerekli k ıldığı hâllerde incelemeye devam edebilir." 31.İçtüzük'ün 80. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (c) bendine göre ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kalkm ış olmas ı durumunda Anayasa Mahkemesi ba şvurunun dü şmesine karar verebilir. Bununla birlikte İçtüzük'ün 80. maddesinin (2) numaral ı f ıkras ında Anayasa'n ın uygulanmas ı, yorumlanmas ı veya temel haklar ın kapsam ının ve s ınırlar ının belirlenmesi ya da insan haklar ına sayg ının gerekli k ıldığı hâllerde ba şvurunun incelenmesine devam edilebilece ği öngörülmü ştür. 32. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun un "Bireysel ba şvuru hakk ına sahip olanlar" kenar ba şlıklı 46. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı uyar ınca bireysel ba şvuru ancak ihlale yol açt ığı ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve ki şisel bir hakk ı doğrudan etkilenenler taraf ından yap ılabilir. 33. Buna göre bir ki şinin Anayasa Mahkemesine bireysel ba şvuruda bulunabilmesi için üç temel ön ko şulun birlikte bulunmas ı gerekmektedir. Bunlar, ba şvuruya konu edilen kamu gücü eylem veya i şleminden ya da ihmalinden ba şvurucunun güncel bir hakk ı Başvuru Numaras ı: 2018/14460 Karar Tarihi : 15/9/2021 9nedeniyle kişisel olarak ve doğrudan etkilenmesidir. Bu çerçevede ortaya ç ıkan sonuç nedeniyle ba şvurucunun mağdur olduğunu ileri sürmesi gerekir ( Onur Do ğanay, B. No: 2013/1977, 9/1/2014, 42). 34. Öte yandan bireysel ba şvurunun yap ılmas ı sıras ında var olmas ı gereken ma ğdur statüsünün kural olarak bireysel ba şvuru karara ba ğlanana kadar devam etmesi gerekir. Bireysel ba şvuru derdest iken ma ğdur statüsünün ortadan kalkmas ı hâlinde Anayasa Mahkemesi somut olay ın koşullar ını gözeterek ba şvuru hakk ında düşme karar ı verebilir. 35. Somut olayda ba şvurucular ın taşınmaz ıyla ilgili olarak tesis edilen 25/5/2016 tarihli birle ştirme ve parselasyon i şleminin İstanbul 7. İdare Mahkemesinin 31/1/2019 tarihli karar ıyla iptal edildi ği ve an ılan karar ın kesinle ştiği görülmektedir. Bu durumda başvurucular ın parselasyon i şlemi sebebiyle olu şan mağduriyetlerinin ortadan kalkt ığı sonucuna var ılm ıştır. Somut olaydaki müdahalenin niteli ği gözetildi ğinde Anayasa'n ın uygulanmas ı, yorumlanmas ı veya temel haklar ın kapsam ının ve s ınırlar ının belirlenmesi ya da insan haklar ına sayg ı yönünden ba şvurunun incelenmesini gerekli k ılan bir nedenin de bulunmad ığı değerlendirilmi ştir. 36. Bu durumda İçtüzük ün 80. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (c) bendine göre başvurunun bu k ısm ının incelenmesinin sürdürülmesini hakl ı kılan bir nedenin kalmad ığı anlaşılm ıştır. 37. Aç ıklanan gerekçelerle ikinci kez düzenleme ortakl ık pay ı kesildiği iddias ı yönünden ba şvurunun düşmesine karar verilmesi gerekir. b. Taşınmaz ın Riskli Alan Kapsam ına Al ınmas ına İlişkin İşlem Yönünden 38. Anayasa'n ın 148. maddesinin üçüncü f ıkras ı ile 6216 say ılı Kanun'un 45. maddesinin (2) numaral ı fıkras ında bireysel ba şvuruda bulunulmadan önce ihlal iddias ının dayanağı olan işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmü ş olan idari ve yarg ısal başvuru yollar ının tamam ının tüketilmi ş olmas ı gerektiği belirtilmi ştir. Temel hak ihlallerini öncelikle derece mahkemelerinin gidermekle yükümlü olmas ı, kanun yollar ının tüketilmesi koşulunu zorunlu k ılar (Necati Gündüz ve Recep Gündüz, B. No: 2012/1027, 12/2/2013, 19, 20; Güher Ergun ve di ğerleri , B. No: 2012/13, 2/7/2013, 26). 39. Başvurucular ın kendi ta şınmazlar ı yönünden Bakanlar Kurulu karar ının iptali istemiyle dava açt ıklar ına dair bir bilgi bireysel ba şvuru dosyas ında bulunmamaktad ır. Dan ıştay Alt ıncı ve Ondördüncü Dairelerinin mü şterek heyetinin 7/7/2015 tarihinde verdi ği iptal karar ının sadece belli ta şınmazlara yönelik oldu ğu gözlemlenmektedir. Bu durumd a başvurucular ın Bakanlar Kurulu karar ına karşı etkili oldu ğu noktas ında kuşku bulunmayan iptal davas ı açma yolunu tüketmeden bireysel ba şvuruda bulundu ğu anlaşılmaktad ır. 40. Aç ıklanan gerekçelerle ta şınmaz ın riskli alan kapsam ına al ınmas ına ilişkin işlem aç ısından başvurunun di ğer kabul edilebilirlik ko şullar ı yönünden incelenmeksizin başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. c. Sat ış İşlemi Yönünden 41. Bakanl ık sat ış bedelinin ba şvuruculara ödendi ği gözetildi ğinde başvurucular ın mağdur statüsünün bulunup bulunmad ığının değerlendirilmesi gerekti ğini belirtmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2018/14460 Karar Tarihi : 15/9/2021 1042. Bireysel ba şvuruda, bir ba şvurunun kabul edilebilmesi için ba şvurucunun sadece ma ğdur olduğunu ileri sürmesi yeterli olmay ıp ihlalden do ğrudan etkilendi ğini yani mağdur olduğunu göstermesi veya ma ğdur olduğu konusunda Anayasa Mahkemesini ikna etmesi gerekir. Bu itibarla ma ğdur olduğu zann ı veya şüphesi de ma ğdurluk statüsünün varl ığı için yeterli de ğildir ( Ayşe Hülya Potur , B. No: 2013/8479, 6/2/2014, 24). 43. Mağdur statüsü bulundu ğu tespit edilen bir kimse bireysel ba şvuru yapma hakk ına kural olarak sahip olmakla birlikte bireysel ba şvuru yap ılmas ından önceki a şamada mağduriyetin sona ermesi hâlinde bireysel ba şvuru ehliyeti de ortadan kalkar. Ma ğduriyetin sona erdiğinden söz edilebilmesi için kamu makamlar ınca ihlalin tan ınmas ı ve sonuçlar ının giderilmesi gerekir. Tek ba şına ihlalin tan ınmas ı mağduriyeti gidermeye yetmeyece ği gibi açık veya z ımni tan ıma söz konusu olmadan tazminat veya benzeri yollarla ihlali n sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı da mağdur statüsüne son vermez. 44. Bu ba ğlamda kamu makamlar ınca mülkiyet hakk ına yap ılan bir müdahaleden dolay ı malikin ma ğduriyetinin bireysel ba şvurudan önce ortadan kalkt ığının kabul edilebilmesi ihlalin tan ınmas ı ve sonuçlar ının telafi edilmesi zorunludur. Mülkiyet hakk ının ihlalinin tan ınmas ı müdahalenin hukuka ayk ırı olduğunun ya da me şru amac ının bulunmad ığının veyahut ölçülü olmad ığının aç ık veya örtülü olarak deklare edilmesiyle gerçekleşir. İhlalin sonuçlar ının giderilip giderilmedi ği ise her somut olay ın kendi ko şullar ına ve müdahalenin türüne göre yap ılacak değerlendirme sonucu tespit edilebilir. Bu sebeple giderime ili şkin olarak önceden kesin kurallar konulmas ı mümkün de ğildir. 45. Somut olayda ba şvurucular ın taşınmaz ının sat ılmas ı sonucu elde edilen bedel başvuruculara ödenmi ştir. Tazminat veya benzeri ödemelerin kamu otoritelerince mülkiye t hakk ına yap ılan müdahale yönünden yeterli bir giderim te şkil ettiği durumlar söz konusu olabilir. Örne ğin kamula ştırma işlemi sonucunda malike tazminat ödenmesi somut olay ın koşullar ında yeterli bir giderim olarak kabul edilebilir. Bununla birlikte ma ğduriyetin ortadan kalkabilmesi için giderim sa ğlanmas ından önce ihlalin tan ınm ış olmas ı gerekir. Hisselerinin bedelinin ba şvuruculara ödendi ği doğrudur ancak ödeme yap ılm ış olmas ı ihlalin tan ındığı anlam ına gelmemektedir. Bireysel ba şvurudan önceki a şamada hiçbir kamu otoritesi sat ış işleminin hukuka ayk ırı olduğunu, meşru amac ının bulunmad ığını veya ölçülü olmad ığını tespit etmi ş değildir. Bu durumda hisse bedelinin ba şvuruculara ödenmi ş olmas ından hareketle ma ğdur statülerinin ortadan kalkt ığı söylenemeyecektir. 46. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan mülkiyet hakk ının sat ış işlemi sebebiyle ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. 2. Esas Yönündena. Mülkün Varl ığı 47. Mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğinden şikâyet eden bir kimse, önce böyle bir hakk ının var oldu ğunu kan ıtlamak zorundad ır. Bu nedenle öncelikle ba şvurucunun Anayasa'n ın 35. maddesi uyar ınca korunmay ı gerektiren mülkiyete ili şkin bir menfaate sahip olup olmad ığı noktas ındaki hukuki durumunun de ğerlendirilmesi gerekir ( Cemile Ünlü , B. No: 2013/382, 16/4/2013, 26; İhsan Vurucuo ğlu, B. No: 2013/539, 16/5/2013, 31). Başvuru Numaras ı: 2018/14460 Karar Tarihi : 15/9/2021 1148. Somut olayda ba şvurucular ın İstanbul ili Kad ıköy ilçesi Merdivenköy Mahallesi'nde kâin 1356 ada 9 parsel numaral ı taşınmaz ın müşterek malikleri oldu ğu sabit bulunduğuna göre mülkün varl ığı konusunda bir tereddüt yoktur. b. Müdahalenin Varl ığı ve Türü 49. Anayasa n ın 35. maddesi ile mülkiyet hakk ına temas eden di ğer hükümleri birlikte de ğerlendirildi ğinde Anayasa'n ın mülkiyet hakk ına müdahaleyle ilgili üç kural ihtiva ettiği görülmektedir. Buna göre Anayasa'n ın 35. maddesinin birinci f ıkras ında, herkesi n mülkiyet hakk ına sahip oldu ğu belirtilmek suretiyle mülkten bar ışçıl yararlanma hakk ına yer verilmiş; ikinci f ıkras ında da mülkten bar ışçıl yararlanma hakk ına müdahalenin çerçevesi belirlenmi ştir. Maddenin ikinci f ıkras ında, genel olarak mülkiyet hakk ının hangi ko şullarda sınırlanabilece ği belirlenerek ayn ı zamanda mülkten yoksun b ırakman ın şartlar ının genel çerçevesi de çizilmi ştir. Maddenin son f ıkras ında ise mülkiyet hakk ının kullan ımının toplum yarar ına ayk ırı olamayaca ğı kurala ba ğlanmak suretiyle devletin mülkiyetin kullan ımını kontrol etmesine ve düzenlemesine imkân sa ğlanm ıştır. Anayasa'n ın diğer baz ı maddelerinde de devlet taraf ından mülkiyetin kontrolüne imkân tan ıyan özel hükümlere yer verilmi ştir. Ayr ıca belirtmek gerekir ki mülkten yoksun b ırakma ve mülkiyetin düzenlenmesi, mülkiye t hakk ına müdahalenin özel biçimleridir ( Recep Tarhan ve Afife Tarhan , B. No: 2014/1546, 2/2/2017, 55-58). 50. Başvurucular ın hisselerinin r ıza d ışı sat ılmas ı, mülkiyet hakk ına müdahale niteliği taşımaktad ır. Sat ış işlemi sonucu ba şvurucular ın taşınmaz üzerindeki mülkiye t hakk ını yitirdiği gözetildi ğinde müdahalenin mülkten yoksun b ırakma niteli ğinde oldu ğu anlaşılmaktad ır. c. Müdahalenin İhlal Oluşturup Olu şturmad ığı 51. Anayasa'n ın 13. maddesi şöyledir: "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaks ızın yaln ızca Anayasan ın ilgil i maddelerinde belirtilen sebeplere ba ğlı olarak ve ancak kanunla s ınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasan ın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine ayk ırı olamaz." 52. Anayasa n ın 35. maddesinde mülkiyet hakk ı s ınırsız bir hak olarak düzenlenmemi ş, bu hakk ın kamu yarar ı amac ıyla ve kanunla s ınırland ırılabileceği öngörülmü ştür. Mülkiyet hakk ına müdahalede bulunulurken temel hak ve özgürlüklerin sınırland ırılmas ına ilişkin genel ilkeleri düzenleyen Anayasa'n ın 13. maddesinin de gözönünde bulundurulmas ı gerekmektedir. An ılan madde uyar ınca temel hak ve özgürlükler, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine ayk ırı olmaks ızın Anayasa'n ın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere ba ğlı olarak ve ancak kanunla s ınırlanabilir. Dolay ısıyla mülkiyet hakk ına yönelik müdahalenin Anayasa'ya uygun olabilmesi için müdahalenin kanuna dayanmas ı, kamu yarar ı amac ı taşımas ı ve ölçülülük ilkesi gözetilerek yap ılmas ı gerekmektedir ( Recep Tarhan ve Afife Tarhan , 62). Bu ba ğlamda öncelikle müdahalenin kanuni dayana ğının bulunup bulunmad ığı incelenmelidir. 53. Anayasa'n ın 35. maddesinin ikinci f ıkras ında mülkiyet hakk ının ancak kamu yarar ı amac ıyla kanunla s ınırlanabilece ği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakk ına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gere ği ifade edilmi ştir. Öte yandan temel hak ve Başvuru Numaras ı: 2018/14460 Karar Tarihi : 15/9/2021 12özgürlüklerin s ınırland ırılmas ına ilişkin genel ilkelerin düzenlendi ği Anayasa'n ın 13. maddesinde de hak ve özgürlüklerin ancak kanunla s ınırlanabilece ği temel bir ilke olarak benimsenmi ştir. Buna göre mülkiyet hakk ına yap ılan müdahalelerde dikkate al ınacak öncelikli ölçüt, müdahalenin kanuna dayal ı olmas ıdır. Bu ölçütün sa ğlanmad ığı tespit edildiğinde diğer ölçütler bak ımından inceleme yap ılmaks ızın mülkiyet hakk ının ihlal edildiği sonucuna var ılacakt ır (Ford Motor Company, B. No: 2014/13518, 26/10/2017, 49). 54. Müdahalenin kanuna dayal ı olmas ı öncelikle şeklî manada bir kanunun varl ığını zorunlu k ılar. Şeklî manada kanun, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) taraf ından Anayasa'da belirtilen usule uygun olarak kanun ad ı alt ında ç ıkar ılan düzenleyici yasama işlemidir. Hak ve özgürlüklere müdahale edilmesi ancak yasama organ ınca kanun ad ı alt ında çıkar ılan düzenleyici i şlemlerde müdahaleye imkân tan ıyan bir hükmün bulunmas ı şart ına bağlıdır. TBMM taraf ından ç ıkar ılan şeklî anlamda bir kanun hükmünün bulunmamas ı hakk a yap ılan müdahaleyi anayasal temelden yoksun b ırak ır (Ali H ıdır Akyol ve di ğerleri [GK], B. No: 2015/17510, 18/10/2017, 56). 55. Hak ve özgürlüklerin, bunlara yap ılacak müdahalelerin ve s ınırland ırmalar ın kanunla düzenlenmesi bu haklara ve özgürlüklere keyfî müdahaleyi engelleyen ve hukuk güvenliğini sağlayan demokratik hukuk devletinin en önemli unsurlar ından biridir ( Tahsin Erdoğan, B. No: 2012/1246, 6/2/2014, 60). Kanunun varl ığı kadar kanun metninin ve uygulamas ının da bireylerin davran ışlar ının sonucunu öngörebilece ği kadar hukuki belirlilik taşımas ı gerekir. Bir di ğer ifadeyle kanunun kalitesi de kanunilik ko şulunun sa ğlan ıp sağlanmad ığının tespitinde önem arz etmektedir ( Necmiye Çiftçi ve di ğerleri, B. No: 2013/1301, 30/12/2014, 55). Müdahalenin kanuna dayal ı olmas ı, müdahaleye ili şkin yeterince eri şilebilir ve öngörülebilir kurallar ın bulunmas ını gerektirmektedir ( Türkiye İş Bankas ı A.Ş. [GK], B. No: 2014/6192, 12/11/2014, 44). 56. Somut olayda ba şvurucular ın 1356 ada 9 parsel numaral ı taşınmaz ı riskli alan kapsam ına al ındıktan sonra ayn ı bölgede bulunan birçok ta şınmazla birle ştirilmiş ve 3423 ada 2 parsel numaras ına dönüşmüştür. Yeni olu şan parselin 204 malikinden 188'i ta şınmaz üzerinde yeniden bina in şa edilmek üzere S. Anonim Şirketi ile kat kar şılığı inşaat sözleşmesi yap ılmas ını kararlaştırm ış, başvurucular ın buna r ıza göstermemesi üzerine hisselerinin sat ılmas ı için Çevre ve Şehircilik Müdürlü ğünden talepte bulunmu ştur. Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü taraf ından başvurucular ın hisseleri 19/10/2016 tarihinde aç ık art ırma usulüyle yap ılan ihale neticesinde S. Anonim Şirketine sat ılm ıştır. 57. 6306 say ılı Kanun'un 6. maddesinin, riskli alanda kalan ta şınmaz ın maliklerinin hisse itibar ıyla üçte ikisinin ta şınmaz ın değerlendirilmesi konusundaki karar ına r ıza göstermeyen payda şlar ın hisselerinin sat ışını Çevre ve Şehircilik Müdürlü ğünden talep etme ve Çevre ve Şehircilik Müdürlü ğüne de bu hisseleri satma yetkisi verdi ği noktas ında bir tereddüt bulunmamaktad ır. Somut olayda ba şvurucular ın hisse itibar ıyla üçte iki çoğunluğunu oluşturan payda şlar ın S. Anonim Şirketi ile yapt ığı kat kar şılığı inşaat sözleşmesine r ıza göstermedikleri de aç ıktır. 58. Bununla birlikte payda şlar ın üçte iki ço ğunluğunun tüm ta şınmaz üzerinde tasarrufta bulunabilmesi ve anla şmaya varmayan payda şlar ın hisselerinin sat ışını isteyebilmesi için birle ştirme işleminin hukuka uygun olmas ı gerekmektedir. Di ğer bir ifadeyle üçte iki ço ğunluğun sat ış talep etme yetkisi hukuka uygun bir birle ştirme işlemini n varl ığı şart ına bağlıdır. Birleştirme işleminin hukuka uygun olup olmad ığını ilk elden denetlemek Anayasa Mahkemesinin görevi olmamakla birlikte bunun hukuka ayk ırı Başvuru Numaras ı: 2018/14460 Karar Tarihi : 15/9/2021 13olduğunun aç ık bir biçimde anla şıldığı veya başka bir yarg ısal merci taraf ından bunun tespit edilmiş olduğu durumlarda birle ştirme işlemiyle s ıkı bir bağlant ı içerisinde olan sat ış işlemi de hukuki dayanaktan yoksun hâle gelir. 59. Somut olayda birle ştirme işlemi İstanbul 7. İdare Mahkemesinin 31/1/2019 tarihli karar ıyla iptal edilmi ştir. Bu durumda sat ış işlemi de hukuki temelini yitirmi ştir. Mahkemenin sat ış işlemiyle ilgili davay ı karara ba ğlad ığı tarihte henüz birle ştirme işlemi iptal edilmemi ş olsa da ba şvurucunun birle ştirme işlemine kar şı dava açt ığını Mahkemenin bilgisine sundu ğu ve söz konusu davan ın sonucunun beklenmesini talep etti ği görülmektedir. Buna rağmen Mahkemece İstanbul 7. İdare Mahkemesinde görülen davan ın sonucu beklenmeden karar verilmi ştir. Hangi meselelerin bekletici sorun olarak kabul edilece ğinin takdiri Mahkemeye ait olsa da birle ştirme işleminin iptali hâlinde iptal karar ının sonuçsuz kalmas ına sebep olacak tutumlardan kaç ınma yükümlülü ğünün mahkemeler dâhil tüm kamu otoritelerinin sorumlulu ğu olduğu dikkate al ınmal ıdır. Dolay ısıyla Mahkemenin birle ştirme işlemiyle ilgili olarak verilecek muhtemel bir iptal karar ının sonuçsuz kalmamas ına yönelik tedbirler almam ış olmas ı bir bütün olarak bak ıldığında kamu otoritesinin yükümlülüklerinin ihlali sonucunu do ğurmuştur. 60. Netice olarak ba şvurucular ın taşınmaz ının 6306 say ılı Kanun'un 6. maddesi kapsam ında riskli alan içinde kalan ba şka taşınmazlarla 3423 ada 2 parsel numaras ında birleştirilmesine ili şkin işleminin hukuk ayk ırı olduğu tespit edilerek iptal edilmesi nedeniyle başvurucular ın hisselerinin sat ışının hukuki dayanaktan yoksun hâle geldi ği sonucuna ulaşılmaktad ır. Var ılan sonuca göre müdahalenin me şru bir amac ının bulunup bulunmad ığının veya ölçülü olup olmad ığının değerlendirilmesine gerek görülmemi ştir. 61. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa'n ın 35. maddesinde güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. 3. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 62. 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "(1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir." 63. Başvurucular, ihlalin tespit edilmesini ve yeniden yarg ılamaya ve her biri için 1.000.000 TL tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmi ştir. 64. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir. Anayasa Mahkemesi di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı Başvuru Numaras ı: 2018/14460 Karar Tarihi : 15/9/2021 14anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına da işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 65. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 66.İhlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı veya mahkemenin ihlali gideremedi ği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı ile İçtüzük ün 79. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) bendi uyar ınca ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere karar ın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. An ılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farkl ı olarak ihlali ortadan kald ırmak amac ıyla yeniden yarg ılama sonucunu do ğuran ve bireysel ba şvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi taraf ından ihlal karar ına bağlı olarak yeniden yarg ılama karar ı verildiğinde usul hukukundaki yarg ılaman ın yenilenmesi kurumundan farkl ı olarak ilgili mahkemenin yeniden yarg ılama sebebinin varl ığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla böyle bir karar ın kendisine ula ştığı mahkemenin yasal yükümlülü ğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı nedeniyle yeniden yarg ılama karar ı vererek devam eden ihlali n sonuçlar ını gidermek üzere gereken i şlemleri yerine getirmektir ( Mehmet Do ğan, 58, 59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66, 67). 67.İncelenen ba şvuruda, ba şvurucular ın hisselerinin sat ışının kanuni temelden yoksun olmas ı sebebiyle mülkiyet hakk ının ihlal edildi ği sonucuna ula şılm ıştır. Dolay ısıyla ihlalin idarenin i şleminden kaynakland ığı anlaşılm ıştır. Ancak mahkemeler de ihlali giderememi ştir. 68. Bu durumda mülkiyet hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Yap ılacak yeniden yarg ılama ise bireysel ba şvuruya özgü düzenleme içeren 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı f ıkras ına göre ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına yöneliktir. Bu kapsamda yap ılmas ı gereken i ş, yeniden yarg ılama karar ı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple karar ın bir örne ğinin yeniden yarg ılama yap ılmak üzere İstanbul 13. İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir. 69.İhlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılaman ın yeterli bir giderim sa ğlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekti ği sonucuna ula şılm ıştır. 70. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.894,70 TL yarg ılama giderinin ba şvuruculara mü ştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir. Başvuru Numaras ı: 2018/14460 Karar Tarihi : 15/9/2021 15VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. 1.İkinci kez düzenleme ortakl ık pay ı kesilmesi nedeniyle mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddia yönünden ba şvurunun incelenmesinin sürdürülmesini hakl ı kılan bir neden kalmamas ı sebebiyle DÜ ŞMESİNE, 2. Taşınmaz ın riskli alan kapsam ına al ınmas ı sebebiyle mülkiyet hakk ının ihlal edildiğine ilişkin iddian ın başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDUĞUNA, 3. Hisselerin sat ılmas ı sebebiyle mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa'n ın 35. maddesinde güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ının İHLAL EDİLDİĞİNE, C. Karar ın bir örne ğinin mülkiyet hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere İstanbul 13. İdare Mahkemesine (E.2016/1553, K.2017/1592) GÖNDER İLMESİNE, D. Başvurucular ın tazminat talebinin REDD İNE, E. 294,70 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.894,70 TL yarg ılama giderinin ba şvuruculara MÜ ŞTEREKEN ÖDENMES İNE, F. Ödemenin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucular ın Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, G. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 15/9/2021 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Ba şkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Muammer TOPAL Recai AKYEL Üye Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTE Ş