Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/3286 E. , 2024/2224 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3286 Karar No : 2024/2224 DAVACI :... Derneği VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... Bakanlığı VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. ... DAVANIN KONUSU: 25/04/2022 tarih ve 5530 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin "Sağl…
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/3286 E. , 2024/2224 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3286 Karar No : 2024/2224 DAVACI :... Derneği VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... Bakanlığı VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. ... DAVANIN KONUSU: 25/04/2022 tarih ve 5530 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin "Sağlık izni" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde denetimli alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu yönetmeliğin eki EK-2'de yer alan Sağlık İzni Tablosu'nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir." ibaresinin, dördüncü fıkrasında yer alan; "yıl geçişlerinde üst üste kullanılamaz ve diğer yıla aktarılamaz" ibaresinin, beşinci fıkrasının, EK-2 Sağlık İzni Tablosu'nun ve Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 12/05/2022 tarih ve E-95966346-449-512 sayılı Genel Yazısı'nın iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI: 1- 657 sayılı Kanun’un 103. maddesinin son fıkrası uyarınca şua izin süresinin bir ay olduğu, anılan amir hükmün, herhangi bir koşula bağlı olmaksızın, radyoaktif ışınlarla çalışanlara 1 ay sağlık izni (şua izni) verilmesini gerektirdiği, buna karşın dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında şua izninin 30 güne kadar olabileceğinin düzenlendiği, bu düzenlemenin Kanun’a aykırı olduğu, 2- Radyasyonun canlı dokular üzerinde etkilerini erken ve geç dönemde gösterdiği, radyasyonun erken dönem etkileri, radyasyonun alımını takip eden hatta saatler içinde ortaya çıkan etkiler olduğu, bunlar arasında en erken tanımlananların kanın şekilli elemanları ile üreme hücrelerinde görülen ve radyasyon alımını takip eden saatler içerisinde ortaya çıkan değişikler olduğu, ışınlamanın erken etkisi olarak kanın şekilli elamanlarından lökositlerde azalma tespit edilirken, periferik yaymada lenfositlerde oranca artış, gronulositlerde ise azalmanın dikkati çektiği, uzun zaman zarfında, sindire sindire alınan küçük dozlardaki radyasyon insanda kısa dönemde belirgin bir rahatsızlık tablosu veya hastalık yaratmazken ani ve yüksek doz ışınlama sonrasında alınan radyasyon sonucunda ışınlanan vücut parçası ile ilişkili olarak bir dizi rahatsızlık ve hatta ölümle sonuçlanan değişikliklerin oluştuğu, radyasyonun geç etkilerinin radyasyonun geç ya da gecikmiş etkilerinin ışınlanmadan aylar hatta yıllar sonra ortaya çıkan çoğu kez ölümcül olan bir dizi hastalık ve antiteyi kapsadığı, uzun süreli ve az miktarlarda radyasyona maruz kalınmasının aynı etkiyi gösterdiği, radyasyonun geç etkilerinin başında kısırlık ve kataraktın olduğu, radyasyonun gecikmiş etkileri arasında doğal yaşam süresinin kısalması kromozom aberasyonları, kalıtsal etkiler kan yapıcı organlarda depresyon etkisi ile gelişen lösemi başta olmak üzere troid, meme, gastrointestinal sistem ve akciğer gibi bir çok organda artan kanser riskleri görüldüğü, hekimlerin radyasyon dolayısıyla maruz kaldıkları bu tür ek riskler dolayısıyla özel bir takım çalışma kurallarına tabi olmaları gerektiği, 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi Ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun'un Ek 1. maddesine göre iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresinin 35 saat olduğu, 25/06/2021 tarih ve 31522 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 24/06/2021 tarih ve 4144 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile kaldırılan Radyoloji, Radyom ve Elektrikle Tedavi Müesseseleri Hakkında Nizamname'nin 21. maddesinde röntgen ve radyom ile daimi olarak günde beş saatten fazla çalışılamayacağı, röntgen muayenehanelerinde pazardan başka ayrıca bir gün daha öğleden sonra tatil yapılacağı, 22. maddesinde hastanelerde, röntgen ve radyom ile tam müddetle (günde 5 saat) çalışan kimselerin hastanenin başka işlerinde kullanılamayacağı, bunlara gece uykularını ihlal edecek iş verilemeyeceği, 23. maddesinde röntgen ve radyom laboratuvarlarında çalışan bütün mütahassıs ve müstahdemlerin, senede iki defa kanları muayene edilerek küreyvatları sayılmak ve el ve sair açık yerlerinin cildini muayene ettirmenin zorunlu olduğu, bu muayeneler neticesinde görülecek arızalar iyi oluncaya kadar o kimsenin çalışmasına müsaade edilmeyeceği, 24. maddesinde röntgen ve radyom ile iştigal eden kimsenin senede dört hafta muntazaman devamlı tatil yapmasının mecburi olduğunun kurala bağlandığı, 3- Gerek özel gerekse kamu sağlık kurumlarında görev yapan sağlık çalışanlarının haklarına ilişkin bu düzenlemelerde, daha kısa çalışma ve daha uzun dinlenme süresi belirlenmek suretiyle, özellikli ve riskli alanda çalışan hekimlerin ve diğer sağlık personelinin sağlıklarının korunmasının amaçlandığı, ancak; 3153 sayılı Kanun'da değişiklik olmasa da sağlık çalışanlarının maruz kaldıkları etkiler ve aldıkları riskleri bertaraf etmeye ya da en aza indirmeye yönelik hükümler içeren Tüzüğün kaldırılmasının ardından, davacı Dernek üyesi hekimlere sağlık izni bakımından yeterli korumayı sağlamayan davaya konu Yönetmelik düzenlemesinin yapıldığı, Anayasa'nın 5. maddesinde insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmanın Devletin temel amaç ve görevleri arasında sayıldığı, yine Anayasa'nın 56. maddesi uyarınca Devletin, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamakla yükümlü olduğu, 5547 sayılı Avrupa Sosyal Şartının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun ile iç hukukumuzun bir parçası haline gelen Avrupa Sosyal Şartının 1. Bölümünün 3. maddesinde “Tüm çalışanların güvenli ve sağlıklı çalışma koşullarına sahip olma hakkı vardır.” 11. maddesinde ise “Herkes, ulaşılabilecek en yüksek sağlık düzeyinden yararlanmasını mümkün kılacak her türlü önlemden yararlanma hakkına sahiptir.” denildiği, yine 2. Bölümünde yer alan madde 2/4’te akit tarafların “İçinde bulunulan tehlikeli ve sağlığa zararlı işlerdeki riski ortadan kaldırmayı ve bu risklerin henüz yeterince azaltılamadığı ya da kaldırılamadığı durumlarda bu işlerde çalışanlara ücretli ek izin verilmesini veya bunların çalışma saatlerinin azaltılmasını sağlamayı” taahhüt ettiklerinin yazılı olduğu, madde 3’te de akit tarafların, güvenli ve sağlıklı çalışma koşullarına sahip olma hakkının etkili bir biçimde kullanılmasını sağlamak amacına yönelik taahhütlerinin neler olduğunun sıralandığı, ülkemizce 23/03/1968 tarih ve 12856 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 1033 sayılı Kanun ile kabul edilmiş olan Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 115 sayılı “Radyasyondan Korunması Sözleşmesi”nin 3. maddesinde “işçilerin sağlık ve emniyetleri bakımından iyonizan radyasyonlara karşı etkili bir şekilde korunmasını sağlamak maksadıyla münasip her türlü tedbir alınacaktır.” 5. maddesinde de “İşçilerin iyonizan radyasyonlara maruz kalışlarının mümkün olan en asgari hadde indirilmesi için her türlü gayret sarfedilmeli ve fuzuli olan her türlü maruz kalışlar bütün ilgili taraflarca önlenmelidir.” denildiği, Anayasa'nın 90. maddesinin beşinci fıkrasında “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.” düzenlemesine yer verildiği, 4- Yönetmeliğin "Sağlık izni" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrası yönünden, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izni süresinin, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde denetimli alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirleneceğini düzenleyerek bu kişilerin sağlık izin sürelerinin 30 günden 1 güne kadar kademeli olarak azaltılmasına yol açtığından, ulusal ve uluslararası hukuk kurallarına aykırı olduğu, 5- Yönetmeliğin "Sağlık izni" başlıklı 8. maddesinin beşinci fıkrası yönünden; iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izni süresinin hesabında, doğum, ölüm, evlilik ve yıllık izin ile geçirilen sürelerin dikkate alınmayacağının düzenlendiği, ancak bu izinlerin, çalışanların sahip oldukları en temel haklardan olduğu ve gerek 657 sayılı Kanun ve gerekse 4857 sayılı Kanun hükümlerine göre çalışılmış günlerden sayıldığı, bu nedenle üst hukuk normlarına aykırı şekilde bu sürelerin çalışma süresine dahil edilmemesine dair düzenlemenin hukuka aykırı olduğu, 6- Yönetmeliğin "Sağlık izni" başlıklı 8. maddesinin dördüncü fıkrası yönünden; 4857 sayılı İş Kanunu'nun bu nitelikteki izinlerin sonraki yıllara aktarılmasına ve üst üste kullanılmasına olanak tanıdığı, 657 sayılı Kanun'un 103. maddesinde önceki yılın izninin aktarılabileceğine ve birbirini izleyen iki yılın izninin bir arada verilebileceğine dair düzenleme içerdiği, bu nedenle üst hukuk normlarına aykırı şekilde izin hakkının Yönetmelikle sınırlandırılması sonucunu doğuran anılan düzenlemede yer alan “yıl geçişlerinde üst üste kullanılamaz ve diğer yıla aktarılamaz” ibaresinin hukuka aykırı olduğu, 7- Öte yandan, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünce, davaya konu Yönetmeliğin "Sağlık izni" başlıklı 8. maddesinin ne şekilde uygulanacağını göstermek amacıyla 12/05/2022 tarih ve E-95966346-449-512 sayılı Genel Yazı hazırlanarak 81 il valiliğine gönderildiği, ülke genelinde yeknesak bir uygulama yapılmasını sağlamaya yönelik olmakla düzenleyici bir işlem olma özelliği gösteren söz konusu Genel Yazı'da, Yönetmelik düzenlemesine atıfla “bir takvim yılı içerisinde denetimli alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan "Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenecek olup çalışma süresinin hesaplandığı yıl sona erdikten sonra personel ardışık yıl içerisinde sağlık izni kullanacaktır.” belirtildiği, devamında Yönetmeliğin yayınlandığı tarih gözetilerek Yönetmelik kapsamında yer alan sağlık personelinin 01/01/2022-26/04/2022 tarihleri arasında çalıştığı süreye ilişkin sağlık izninin Yönetmelik'te belirtilen esaslara göre 2022 yılı içinde kullandırılacağı, 2022 yılı iznini önceki esaslara göre (30 gün) kullananlara bu yıl için başkaca izin kullandırılmayacağının belirtildiği, oysa kural olarak düzenleyici işlemlerin yürürlük tarihinden itibaren hüküm doğuracağı, 2022 yılı için 30 günlük izin hakkı, 1 Ocak 2022 tarihinde tüm sağlık çalışanları için doğduğu; bu tarih itibarıyla kazanılmış hak olduğu, bu nedenle 2022 yılı izinlerinin yeni düzenleme ile getirilen kademeli gün hesabına göre değil, eski düzenlemeye göre 30 gün olarak kullandırılması gerektiği, düzenlemenin Anayasa’nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesini de ihlal eder nitelikte olduğu, Genel Yazı'da 01/01/2022-26/04/2022 tarihleri arasında bir aylık sağlık iznini kullanan personele yeni düzenleme kapsamında 2022 yılı içerisinde sağlık izni verilmeyeceğinin belirtildiği; böylece iznini yılın ilk 4 ayı içinde kullananlarla henüz kullanamayanlar arasında eşitlik ilkesinin ihlal edildiği, Ayrıca 12/06/2022 tarihli Genel Yazı'ya göre “01/01/2022-26/04/2022 arası sağlık izninin, Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan Sağlık İzni Tablosu’nda belirtilen çalışma süresine göre hesaplanarak 2022 yılı içerisinde kullandırılması”, “26/04/2022-31/12/2022 tarihleri arasındaki çalışma süresine ilişkin hak kazanacağı sağlık izninin ise 01/01/2023 tarihi itibarıyla 2023 yılı içerisinde kullandırılması” şeklindeki uygulama, dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen “sağlık izninin bölünmezliği” kuralına da uygun düşmediği, bu düzenlemelerin, hekimlerin ve diğer sağlık çalışanlarının özlük ve sağlık haklarını ihlal ettiği, riske attığı, sağlık hakkının vazgeçilmez ve ertelenemez niteliği gözetildiğinde, hak ihlaline yol açan düzenleyici işlemlerin uygulanmasına devam edilmesinin sağlık çalışanları yönünden telafisi imkansız zarara yol açacağı ileri sürülmektedir. DAVALI İDARELERİN SAVUNMASI : 1- Sağlık hizmeti sunumu kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak tetkik, teşhis ve tedavi amaçlı uygulanan radyoloji hizmetleri, nükleer tıp hizmetleri ile ağız, diş ve çene radyolojisi hizmetlerinin sunulduğu binaların vasıflarını, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı maruziyetine karşı hastalar ve çalışan güvenliğine ilişkin usül ve esasları ve iyonlaştırıcı radyasyon ve radyoaktif maddeyle çalışan personele verilecek sağlık iznini belirlemek amacıyla 3153 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile 657 sayılı Kanun'un 2. ve 103. maddelerine dayanılarak hazırlanan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklid Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik'in 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulduğu, Yönetmeliğin dava konusu 8. maddesinin birinci fıkrası ve Yönetmelik eki Ek-2 Sağlık İzni Tablosu yönünden; 07/09/1985 tarih ve 18861 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Radyasyon Güvenliği Tüzüğü'nün 2. maddesinin (K) bendinde, radyasyon görevlisinin “sürekli olarak denetimli alanlarda veya radyasyon kaynaklarıyla çalışar kişidir. Denetimli alanlarda veya radyasyon kaynaklarıyla geçici olarak veya arasıra çalışan kişiler radyasyon görevlisi sayılmazlar.” şeklinde, aynı maddenin (D) bendinde, radyasyon kaynağının "iyonlaştırıcı radyasyon yayınlayanı radyoaktif maddelerle radyasyon yayınlayıcı veya üretici aygıtlardır.” şeklinde ve (I) bendinde, denetimli alanların, radyasyon güvenliği bakımından giriş ve çıkışların özel denetime ve içerisindeki çalışmaların özel kurallara bağlı olduğu alanlardır.” şeklinde tanımlandığı, mülga Sağlık Hizmetlerinde İyonlaştırıcı Radyasyon Kaynakları İle Çalışan Personelin Radyasyon Doz Limitleri ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinin (b) bendinde; “Denetimli alanlar: Radyasyon görevlilerinin giriş ve çıkışlarının özel denetime, çalışmalarının radyasyondan korunma bakımından özel kurallara bağlı olduğu ve görevi gereği radyasyon ile çalışan kişilerin ardışık beş yılın ortalama yıllık doz sınırlarını 3/10'undan fazla radyasyon dozuna maruz kalabilecekleri alanlar,” olarak, (ı) bendinde; “Radyasyon görevlisi: Radyasyon kaynağı ile yürütülen faaliyetlerden dolayı görevi gereği, 24/3/2000 tarihli ve 23999 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği'nde toplum üyesi kişiler için belirtilen doz sınırlarının üzerinde radyasyona maruz kalma olasılığı olan kişi,” olarak, (j) bendinde, “Radyasyon kaynağı: Teşhis, tedavi, araştırma veya kalibrasyonda kullanılan ve radyasyon yayan tıbbi cihazlar, radyofarmasötik veya radyoaktif kaynağı,” olarak tanımlandığı, 3153 sayılı Kanun'da “radyasyon görevlisi” tanımına yer verilmemiş olmakla beraber, hem Radyasyon Güvenliği Tüzüğü'nde, hem de mülga Sağlık Hizmetlerinde İyonlaştırıcı Radyasyon Kaynakları ile Çalışan Personelin Radyasyon Doz Limitleri ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmelik'te “radyasyon görevlisi” tabirinin kullanıldığı, tanımı da yapılmak suretiyle hangi koşulları taşıyan personelin radyasyon görevlisi sayılacağının açıkça ortaya konulduğu, buna göre, yukarıda belirtilen kriterleri taşımaması sebebiyle -unvanı radyoloji veya nükleer tıp uzmanı olmasına karşın- radyasyon görevlisi olarak kabul edilmeyen personelin; 3153 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinde öngörülen haftalık 35 saatlik çalışma süresine göre değil, diğer memurların tabi olduğu 657 sayılı Kanun'un 99. maddesinde belirtilen genel çalışma süreleri dahilinde çalıştırılmasının gerekmekte olduğu, yine, unvanı kardiyoloji uzmanı olan hekimlerin, haftada belirli saatlerde invaziv (girişimsel) işlemlerde bulunmaları halinde bunların radyasyon görevlisi sayılıp sayılmayacakları ve fiili hizmet süresi zammı ile şua izninden faydalanıp faydalanamayacakları hususunda çok sayıda görüş talep edilmesi üzerine de, verilen görüş yazıları ile bu hekimlerin durumlarının, öncelikle o tarihte yürürlükte olan Sağlık Hizmetlerinde İyonlaştırıcı Radyasyon Kaynakları İle Çalışan Personelin Radyasyon Doz Limitleri ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmeliğin 8. maddesinin onuncu fıkrası hükmü çerçevesinde Radyasyon Güvenliği Komitesince değerlendirilerek, yıllık 1 mSv etkin doz değerinden fazla doza maruz kalma ihtimali tespit edilmesi halinde kişisel dozimetre kullanımının sağlanması, bunun sonucunda radyasyon kaynakları ile sürekli ve fiilen iştigal edildiğinin ve mevzuatta belirlenenden fazla doza maruz kalındığının bilimsel veriler ile ortaya konulması halinde “radyasyon görevlisi” olarak kabullerinin mümkün olabileceğinin bildirildiği, böylece, bir cihazın radyasyon kaynağı sayılıp sayılmadığı ve hangi personelin radyasyon görevlisi sayılacağının her personel bakımından ayrı ayrı değerlendirilmesi sonucuna göre radyasyon kaynakları ile iştigal eden ve radyasyon görevlisi olarak kabul edilen personelin, mevzuatımızda birbirine paralel olarak düzenlenen şua izninden ve 5510 sayılı Kanun'a göre fiili hizmet süresi zammından yararlanabilmelerinin mümkün hale geldiği, radyasyon görevlisi olarak kabul edilen personelin şua izni olarak da tabir edilen sağlık izninden ve fiili hizmet süresi zammından birlikte yararlanması mümkün olmakla birlikte, bazı sağlık tesislerinde radyoloji uzmanı ya da tıbbi görüntüleme teknisyenlerinin yıl boyunca iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı içermeyen cihazlarla çalışmalarına ya da yılın bazı aylarına tekabül eden sürelere bakılmaksızın sağlık iznini tam olarak kullandıklarının tespit edildiği, bu durumu ayırmak, radyasyonun olumsuz etkilerine maruz kalan personelin sağlığının korunması amacıyla İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklid Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 8. maddesinde sağlık izninin kullanımına ilişkin usul esasların yeniden düzenlendiği, yeni Yönetmelik'te radyasyon görevlisi değil, 3153 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesi lafzına uygun olarak “iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı çalışanı” tanımlamasının getirildiği, Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği'nin 4. maddesinin birinci fıkrasının (s) bendinde, “Ünite: Radyoloji uzmanı dışındaki uzman hekimin kendi uzmanlık alanı yetkisindeki iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı kullanılarak tetkik, teşhis ve/veya tedavi işlemlerinin yapıldığı üniteyi, ifade eder.” tanımına yer verildiği, bilahare 5. maddede 3 gruba ayırarak iyonlaştırıcı radyasyon kaynaklarının neler olduğuna yer verildiği, Yeni Yönetmeliğe de hem bu düzenleme ile uyumlu olarak hem de Radyasyon Güvenliği Tüzüğü'nün 2. maddesinin (K) bendinde yer alan, “Radyasyon görevlisi, sürekli olarak denetimli alanlarda veya radyasyon kaynaklarıyla çalışan kişidir.” şeklindeki tanıma uygun olarak sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı denetimli alanlarda çalışanlara yıllık izinlerine ilaveten sağlık izni verileceğinin belirtildiği, böylece de anjiografi cihazı, C kollu skopi cihazı, ERCP gibi cihazları kullananların da iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı çalışanı olarak kabul edilmelerine ve sağlık izni hakkından faydalanabilmesine açıklık getirildiği, dolayısıyla, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı olarak kabul edilmeyen manyetik rezonans, ultrason ve doppler cihazları ile yapılan çalışmalarda radyasyona maruziyet olmadığından, bu süreler için sağlık izni verilmesine imkan bulunmadığı, dolayısıyla, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izni süresinin, bu çalışanların “iyonlaştırıcı radyasyon kaynaklarının bulunduğu ve doğrudan radyasyona maruz kalınan” gözetimli alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak belirlenmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, 3153 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinde belirtilen haftalık 35 saatlik çalışma süresi ve takvim yılı 52 hafta olarak dikkate alındığında, 35 saat x 52 hafta=1840 saat olarak hesaplanması gerekirken personelin 30 günlük yıllık izin hakkı ve maksimum 30 günlük sağlık izni hakkı düşülerek 1840 saat yerine 1500 saat üzerinden hesaplama yapıldığı ve Ek-2'de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nun düzenlendiği, 1500 saat iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışan personelin 42 haftalık fiili çalışma süresi ile 657 sayılı Kanun'un 103. maddesi kapsamında 30 günlük sağlık iznini kullanabildiği, düzenlemenin amacının, iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerle yapılan çalışmaları gereği iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı çalışanı olarak kabul edilen personelin bu çalışmalarının karşılığı gelen gün kadar sağlık izni kullandırılması olduğu, çalışma çizelgelerine göre yılın bazı aylarında iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı olarak kabul edilemeyen cihazlarla çalıştıkları(MR, USG gibi) ya da raporlama hizmeti sundukları zamanlarda, bu personelin, radyasyona maruz kalma ihtimali olmadığından bu sürelerin düşülmek suretiyle, yılın tamamında denetimli alanlarda iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışan personel ile arasındaki farkın, kullanılacak sağlık izni sürelerinin belirlenmesi ile giderilmesi amacıyla Yönetmelik Eki Ek-2 Sağlık İzni Tablosunun hazırlandığı, radyoloji hizmet sunumuna takvim yılı içerisinde iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları içeren ve içermeyen birimlerde rotasyon yaparak çalışma yapılabilir olması nedeniyle Yönetmeliğin 8. maddesi ile iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışılmayan sürelerin, süre hesabının dışında bırakılması suretiyle iş gücü kaybının da önüne geçilmesinin amaçlandığı, hizmetin sürekliliği ve kamu yararı gözetilerek yapılan düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı, 2- Yönetmeliğin "Sağlık izni" başlıklı 8. maddesinin dördüncü fıkrasındaki "diğer yıla aktarılamaz" ibaresi yönünden; söz konusu iznin, hakedildiği zamanda kullanılmayıp bir sonraki yıla aktarılması yönündeki talebin iznin kullanım amacı ile çeliştiği, zira; söz konusu iznin, çalışanların yıllık izinleri gibi isteğe bağlı olarak kullanabildikleri bir izin olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, Yönetmelik'te iznin bir sonraki yıla aktarılmamasına ilişkin yapılan düzenlemenin, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışan söz konusu personelin sağlığını korumak amacıyla gerçekleştirildiği, anılan fıkradaki “yıl geçişlerinde üst üste kullanılamaz” ifadesi yönünden; Yönetmelik kapsamındaki iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak sağlık hizmet sunumunun gerçekleştiği birimlerde görev yapan personel sayısı, insan gücü planlamaları ve sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği dikkate alınarak düzenlenmiş olup, Yönetmelikle gerekli güvenlik tedbirlerinin alındığı alanlarda görev yapan söz konusu personele yıl geçişlerinde üst üste sağlık izni verilmesinin sağlık hizmetlerinin yapısı ve kesintisiz sunulması noktasında kamu yararı açısından uygulanabilir olmadığı, 3- Yönetmeliğin "Sağlık izni" başlıklı 8. maddesinin beşinci fıkrası bakımından; denetimli alanlarda iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışan ve bu çalışma sebebiyle “iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı çalışanı” olarak kabul edilen personelin sağlık izninin bu kaynaklarla ve bu alanlarda yaptıkları fiili çalışma süresine göre belirlendiği, sağlık izni hesaplanırken iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışılmayan sürelerin dışarıda bırakılarak iyonlaştırıcı radyasyona maruz kalınmayan süreler nedeniyle oluşabilecek iş gücü kayıplarının önüne geçilmesi amacıyla hizmetin sürekliliği ve kamu yararı gözetilerek yapılan düzenlemede hukuka aykırı ve iptali gerektirici bir yön bulunmadığı, 4- Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 12/05/2022 tarihli ve 512 sayılı Genel Yazısı yönünden; Yönetmeliğin yayımlandığı tarih itibarıyla uygulamaya başlanması ve bu Yönetmelik yayımlanmadan önce iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitler ile çalışan personelin çalıştığı süreler göz önünde bulundurulmak suretiyle dava konusu Genel Yazı ile, söz konusu personelin mağduriyet yaşamaması için 2022 yılı sağlık izinlerinin kullanımına ilişkin açıklamalara yer verildiği, hizmetin gerekleri ve kamu yararına uygun olan ve üst hukuk normlarına aykırılık taşımayan Genel Yazı'nın iptalini gerektirir bir husus bulunmadığı savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Yönetmelik, 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış olduğundan davanın konusuz kaldığı göz önüne alındığında, anılan Yönetmeliğin iptali istenilen düzenlemeler ve Genel Yazı'nın iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava, davacı Dernek tarafından, 25/04/2022 tarih ve 5530 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren "İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik"in 8. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde denetimli alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu yönetmeliğin eki EK-2'de yer alan "Sağlık İzni Tablosu"nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir." ibaresinin, dördüncü fıkrasında yer alan, "yıl geçişlerinde üst üste kullanılamaz ve diğer yıla aktarılamaz" ibaresinin, beşinci fıkrasının, "EK-2 Sağlık İzni Tablosu"nun ve "Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 12/05/2022 tarih ve E-95966346-449-512 sayılı Genel Yazısı"nın iptali istemiyle açılmıştır. Davanın, anılan "Yönetmelik"in sözkonusu maddelerinde yer alan ibareler ile "EK-2 Sağlık İzni Tablosu"nun iptali istemi yönünden incelendiğinde; 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren "İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik"in 11. maddesi ile 25/04/2022 tarih ve 5530 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik" yürürlükten kaldırılmış bulunduğundan, davanın konusuz kaldığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, davanın, Genel Yazı'nın iptali istemi kısmına gelince; 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun'un 3. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 2. ve 103. maddelerine dayanılarak 5530 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 26/04/2022 ve 31821 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ''İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik''in ''Sağlık İzni'' başlıklı 8. maddesiyle, sağlık izninin yeniden düzenlenmesi neticesinde, sağlık iznine ne şekilde hak kazanılacağı ile hak edilen söz konusu iznin nasıl ve ne zaman kullandırılacağına ilişkin hususlara yer verilerek, tüm sağlık kurum ve kuruluşlarının bilgilendirilmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır. Ancak, Genel Yazı içeriğine esas teşkil eden anılan Yönetmelik hükümleri, 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ''İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik''in 11. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Bu durumda, sağlık iznine ilişkin hükümlerin nasıl uygulanacağını açıklamak üzere çıkarılan Genel Yazı'nın dayanağı olan Yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığı dikkate alındığında; davanın, Genel Yazı'nın iptali istemine ilişkin kısmının da konusuz kaldığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, konusu kalmayan, "İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik"in anılan maddelerinde yer alan ibareler ve "EK-2 Sağlık İzni Tablosu"nun iptaline ilişkin dava ile Genel Yazı'nın iptaline dair dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu ve Onikinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen Ek 1. madde uyarınca yapılan müşterek toplantıda, 2577 sayılı Kanunun 17. maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşma için taraflara önceden bildirilen 07/05/2024 tarihinde, davacı vekili Av. ...'un geldiği, davalı Cumhurbaşkanlığı ve Sağlık Bakanlığı vekili Hukuk Müşaviri Av. ...'ın geldiği, Danıştay Savcısı...in hazır olduğu görülerek açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne göre söz verilip, dinlenildikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alınarak, taraflara son kez söz verildikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :Davacı Dernek tarafından, 25/04/2022 tarih ve 5530 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin "Sağlık izni" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde denetimli alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu yönetmeliğin eki EK-2'de yer alan Sağlık İzni Tablosu'nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir." ibaresinin, dördüncü fıkrasında yer alan; "yıl geçişlerinde üst üste kullanılamaz ve diğer yıla aktarılamaz" ibaresinin, beşinci fıkrasının, EK-2 Sağlık İzni Tablosu'nun ve Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 12/05/2022 tarih ve E-95966346-449-512 sayılı Genel Yazısı'nın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : 25/04/2022 tarih ve 5530 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin "Sağlık izni" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde denetimli alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu yönetmeliğin eki EK-2'de yer alan Sağlık İzni Tablosu'nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir." ibaresinin, dördüncü fıkrasında yer alan; "yıl geçişlerinde üst üste kullanılamaz ve diğer yıla aktarılamaz" ibaresinin, beşinci fıkrasının, EK-2 Sağlık İzni Tablosu'nun iptali istemi yönünden incelndiğinde; 25/04/2022 tarih ve 5530 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan dava konusu İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin, 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesiyle yürürlükten kaldırılması nedeniyle davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, davanın esası hakkında karar verilmesine olanak bulunmamaktadır. Dava, Genel Yazı'nın iptali istemi yönünden incelendiğinde; Söz konusu Genel Yazı'nın, yürürlükten kaldırılan 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 8. maddesinde düzenlenen sağlık izninin uygulanmasına ilişkin açıklamalara yer verilerek, il bünyesinde faaliyet gösteren tüm sağlık kurum ve kuruluşlarına gerekli bilgilendirmenin yapılması hususunda gereğinin yapılması amacıyla 81 İl Valiliğine (İl Sağlık Müdürlükleri) gönderildiği anlaşılmaktadır. Bu duruma göre; anılan Genel Yazı'nın dayanağı olan Yönetmeliğin yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle uygulanma kabiliyeti kalmayan Genel Yazı'nın iptali istemi hakkında da karar verilmesine olanak bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 25/04/2022 tarih ve 5530 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin "Sağlık izni" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde denetimli alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu yönetmeliğin eki EK-2'de yer alan Sağlık İzni Tablosu'nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir." ibaresinin, dördüncü fıkrasında yer alan; "yıl geçişlerinde üst üste kullanılamaz ve diğer yıla aktarılamaz" ibaresinin, beşinci fıkrasının, EK-2 Sağlık İzni Tablosu'nun ve Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 12/05/2022 tarih ve E-95966346-449-512 sayılı Genel Yazısı'nın iptali istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama gideri ile karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı davalar için belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, 3. Posta gideri avansından artan tutarın, kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 07/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava, 25/04/2022 tarih ve 5530 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin "Sağlık izni" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde denetimli alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu yönetmeliğin eki EK-2'de yer alan Sağlık İzni Tablosu'nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir." ibaresinin, dördüncü fıkrasında yer alan; "yıl geçişlerinde üst üste kullanılamaz ve diğer yıla aktarılamaz" ibaresinin, beşinci fıkrasının, EK-2 Sağlık İzni Tablosu'nun ve Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 12/05/2022 tarih ve E-95966346-449-512 sayılı Genel Yazısı'nın iptali istemiyle açılmıştır. Dava konusu Yönetmelik, 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, yürürlüğe giren yeni Yönetmek'te, iptali istenilen düzenlemelere ilişkin esaslı değişikliklerin yapılmadığı, yürürlükten kaldırılan Yönetmelik ile benzer nitelikteki düzenlemelere yer verildiği anlaşıldığından, anılan Yönetmeliğin iptali istenilen düzenlemeler ve sağlık izninin uygulanmasına ilişkin Genel yazı'nın esasının incelenmesi gerektiği oyu ile dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen çoğunluk kararına katılmıyoruz.