19. Ceza Dairesi 2015/26980 E. , 2016/21786 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre,yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görü
**19. Ceza Dairesi 2015/26980 E. , 2016/21786 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre,yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak, ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2012 tarih ve 2011/505, 509, 513, 21.02.2012 tarih ve 2011/506, 510, 511 ve 621 esas sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, İİK'nın 337/a maddesinde düzenlenen “ticareti usulüne aykırı terk etmek” suçunun ticaret şirketleri müdür ve yetkililerince de işlenmesi mümkündür. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 44. maddesinin 1. fıkrasında, ''Ticareti terk eden bir tacir 15 gün içinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirmeye ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunmaya mecburdur. Keyfiyet ticaret sicili memurluğunca ticaret sicili ilanlarının yayınlandığı gazete'de ve alacaklıların bulunduğu yerlerde de mutat ve münasip vasıtalarla ilan olunur. İlan masraflarını ödemiyen tacir beyanda bulunmamış sayılır'' ve aynı Kanun'un 337/a maddesinin 1. fıkrasında, ''44'üncü maddeye göre mal beyanında bulunmayan veya beyanında mevcudunu eksik gösteren veya aktifinde yer almış malı veya yerine kaim olan değerini haciz veya iflas sırasında göstermeyen veya beyanından sonra bu malları üzerinde tasarruf eden borçlu, bundan zarar gören alacaklının şikâyeti üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.'' hükümleri yer almaktadır. Borçlu şirketin ... Vergi Dairesi tarafından 07.09.2010 tarihinde resen terk ettirildiği, müştekinin şikayetinin ise 22.08.2013 tarihinde yapıldığı dikkate alındığında, müşteki vekilinin İİK'nın 347. maddesinde yazılı bir yıllık süreyi geçirdikten sonra, şikayetçi olduğu nazara alınmadan şikayet hakkının düşürülmesi kararı yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, Kabule göre de; Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazıda, sanık ...'ün borçlu şirketin yetkili temsilcisi olmadığı anlaşılmakla unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı ve sanıkların ayrı ayrı temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 24.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.