8. Hukuk Dairesi 2021/3905 E. , 2023/2997 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunu…
**8. Hukuk Dairesi 2021/3905 E. , 2023/2997 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahalllesi çalışma alanında bulunan 108 ada 519 parsel sayılı 7.330,87 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden, tarla vasfıyla, davalı adına tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi ... Mahalllesi 108 ada 519 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yerlere mübadeleye tabi Türklerin iskanen tapu verilmek suretiyle yerleştirildiğini, iskanen verilen tapu kayıtları hariç tüm bölgenin emvali metruke olduğunu ve zilyetlikle kazanılamayacağını, dava konusu taşınmazın da bu yerlerden olduğunu, ayrıca çekişme konusu taşınmazın fiili olarak ormana komşu olduğunu, orman kadastrosu kesinleşmiş ise de orman olup olmadığı hususunun araştırılmadığını, taşınmazın öncesi ormansa orman kadastrosunun kesinleşme tarihi ile tespit tarihi arasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik süresinin geçmediğini, yine zilyetlik şartlarının da gereği gibi araştırılmadan beyana göre tespit yapıldığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile 108 ada 519 parselin Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir. 3. Çekişme konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 1993 yılında yapılarak kesinleşmiş olup, daha sonra, 2002 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) değişik 9'uncu maddesine göre fenni hataların düzeltilmesi çalışması yapılmıştır. II. CEVAP Davalı duruşmadaki beyanında özetle; dava konusu taşınmazın dedesinden kendisine intikalen ve taksimen geçtiğini, zilyetliğinin 20 yılın çok üzerinde olduğunu, taşınmazın sınırlarının sabit olup orman ya da mera ile ilgisinin bulunmadığını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI