(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/1480 E. , 2012/13093 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı iş sözleşmesinin işveren tarafından sebep belirtilmeksizin sözlü olarak feshedildiğini, fesih sırasında…
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/1480 E. , 2012/13093 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı iş sözleşmesinin işveren tarafından sebep belirtilmeksizin sözlü olarak feshedildiğini, fesih sırasında baskı ile birtakım belgeler imazalatıldığını sözlü bildirimden sonraki günü iş yerine gittiğinde işe alınmadığını iş Sözleşmesinin 4857 sayılı yasanın 19. maddesine aykırı şekilde yapıldığını iddia ederek feshin geçersizliğine ve işe başlatılmama durumuna ilişkin hakların belirlenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı işveren iş sözleşmesinin davacı tarafından istifa suretiyle feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme sonucunda davacının iş sözleşmesinin istifa suretiyle sona erdiği kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık iş sözleşmesinin davacının istifası ile mi yoksa işverence yapılan fesihle mi sona erdiği noktasında toplanmaktadır. Toplanan delillere ve özellikle tanık anlatımlarına göre davacının iş yerinde çalışan bir işçi ile gönül ilişkisine girdiği yönünde dedikodu çıkması üzerine işverence davacıyla iki iş arkadaşının iş sözlemesinin bu dedikodu sebebiyle fesih yönüne gidildiği bu amaçla davacı ve arkadaşlarından istifa dilekçesi alınmak istendiği hizmet sözleşmeleri feshedilip işten çıkartılan diğer iki işçinin istenen istifa dilekçesini vermediği davacının ise ailesinden çekindiği için istifa dilekçesini imzaladığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının 04/05/2011 tarihli istifa dilekçesinin baskıyla alınmadığı özgür iradesine dayandığı gerekçesiyle iş sözleşmesinin davacı tarafından istifa suretiyle sona erdirildiği kabul edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmişse de tanık anlatımları ve dosyadaki diğer tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde iş yerinde çıkan ve somut olarak kanılanmamış olan bir dedikodu sebebiyle davacıdan istifa dilekçesi alındığı ve istifa dilekçesinin davacının serbest iradesi mahsulu olmadığı dolayısıyla iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiği ağırlık kazanmaktadır. Fesih sırasında 4857 sayılı yasanın öngördüğü prosedüre uyulmadığından fesih geçersiz olup bu itibarla davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi hatalıdır. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın KABULÜNE,