Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/6790 E. , 2024/3448 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/6790 Karar No : 2024/3448 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av.... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Valiliği 2- ... Kaymakamlığı VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 667 sayılı KHK kapsamında…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/6790 E. , 2024/3448 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/6790 Karar No : 2024/3448 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av.... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Valiliği 2- ... Kaymakamlığı VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan Özel Bafra Yıldız Temel Lisesi'nde öğretmen olarak görev yaptığı dönemde çalışma izni iptal edilen davacı tarafından, hakkında yürütülen adli soruşturma ve kovuşturma neticesinde beraat ettiğinden bahisle çalışma izni iptalinin kaldırılması istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin Samsun Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün ...tarih ve E... sayılı işlemi ile ... tarih ve E... sayılı Kaymakamlık Olur'u ile çalışma izninin iptal edilmesine ilişkin işlemin iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Davanın, ... tarih ve E... sayılı Bafra Kaymakamlık Olur'u ile çalışma izninin iptali istemi yönünden incelenmesinden; davacının çalışma izninin iptali işlemini en geç davalı idareye başvurduğu 14/10/2016 tarihinde öğrendiğinin ve aynı gün idareye itiraz ettiğinin kabulü gerekmekte olup, bu tarihten itibaren altmış gün içinde davalı idarece cevap verilmeyerek, talebin 13/12/2016 tarihinde zımnen reddi üzerine, davacı tarafından bu tarihi izleyen günden itibaren 60 gün içinde dava açılması gerekirken, 13/06/2018 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın bu kısmı hakkında süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; davanın, Samsun Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün ...tarih ve E... sayılı işleminin iptali istemi yönünden incelenmesinden; davacının özel öğretim kurumları öğretmenlik çalışma izninin iptalinin kaldırılması istemi Samsun Valiliği bünyesinde oluşturulan komisyonca yapılan değerlendirme neticesinde elde edilen bilgi ve belgeler neticesinde, ilgili Mahkeme kararı gereği Müdürlükçe yapılacak bir işlem bulunmadığından bahisle reddedilmiş ise de; yasal düzenlemeler çerçevesinde özel öğretim kurumlarında görev yapacak personellere ilişkin çalışma izinlerinin söz konusu personellerin sözleşme imzaladığı özel öğretim kurumlarınca, kanun ve yönetmelikte belirlenen usuller çerçevesinde talep edileceği, bu suretle valilikler tarafından onaylanan çalışma izinleri ilgili özel öğretim kurumuna münhasır olacağı gibi söz konusu özel öğretim kurumuyla akdedilen sözleşme dönemiyle de sınırlı olacağı, dolayısıyla davacı tarafından talep edildiği şekilde genel nitelikte çalışma izni düzenlenmesine olanak bulunmadığı, buna göre davacının çalışma izninin iptalinin kaldırılmasına ilişkin isteminin reddine dair dava konusu işlemde de netice itibariyle hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın bu kısmının reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından dava konusu işlemin dayanağı Genelgenin hukuka aykırı olduğunu; işlemin yetki yönünden iptali gerektiğini ve hukuka aykırı olarak tesis edildiğini ileri sürmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, temyizi talep edilen kararın hukuk ve usule uygun olduğunu, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Özel Bafra Yıldız Temel Lisesi'nde öğretmen olarak görev yapmakta iken çalışma izni iptal edilen davacı tarafından; çalışma izninin iptaline ilişkin işlem ile, çalışma izninin geri verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddedilmesine ilişkin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 4. maddesinde "Özel öğretim kurumlarının gerçek kişi kurucularında, tüzel kişi kurucularının yönetim organlarında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ya da affa uğramış olsa bile Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, millî savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında işlenen suçlardan ceza almamış olması veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartı aranır." hükmü yer almaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı'nın ... tarih ve E... sayılı Bakan Olur'u ile uygun görülen ve Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü'nün 21/07/2016 tarih ve 7783529 sayılı "FETÖ/PDY Terör Örgütü ile Bağlantılı Olduğu Tespit Edilen Kurumlar" konulu, bütün Valilikler bünyesindeki İl Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderilen Genelge'nin 3. maddesinde "..Cumhuriyet Savcılıklarınca haklarında işlem başlatılan özel öğretim kurumları ile özel öğrenci yurtlarından yönetimine kayyum atanmayan kurumlar ile kayyum atanan kurumlarda kayyum ataması yapılmadan önce görev yapan, yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin MEBBİS üzerinden tespitleri yapılarak çalışma izinleri valiliklerce iptal edilecek ve bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmeyecek ve MEBBİS üzerinde gerekli bilgiler işlenecektir." düzenlemesine yer verilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı'nın 11/10/2016 tarih ve E.11116419 sayılı Bakan Olur'u ile uygun görülen ve 11/10/2016 tarih ve E.11137945 sayılı işlem ile bütün Valilikler bünyesindeki İl Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderilen yazıda ise; "..Bu yöndeki uygulamalar sonucunda bazı personellerin mağdur duruma düştüğü yönündeki başvuruların Bakanlığımıza ve valiliklere iletildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle; 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan kurumlarla ilgili yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılan personeller hakkında valilikler tarafından komisyon oluşturulacaktır. Milli Eğitim Müdürlüklerine müracaat edenlerden 667 sayılı KHK kapsamında millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisaki, bunlarla irtibatı olmadığı; oluşturulan bu komisyon marifetiyle belirlenen personellerin ekte ki tabloya işlenerek Bakanlığımızca değerlendirmek üzere Valilikler tarafından Genel Müdürlüğümüze bildirilmesi gerekmektedir." açıklamalarına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davanın, 27/07/2016 tarih ve E.7983544 sayılı Bafra Kaymakamlık Olur'u ile çalışma izninin iptali istemi yönünden incelenmesinden; Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davanın, Samsun Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün 02/05/2018 tarih ve E.8627956 sayılı işleminin iptali istemi yönünden incelenmesinden; Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesi neticesinde; Cumhuriyet Savcılıklarınca haklarında işlem başlatılan özel öğretim kurumları ile özel öğrenci yurtlarından yönetimine kayyum atanmayan kurumlar ile kayyum atanan kurumlarda kayyum ataması yapılmadan önce görev yapan, yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin MEBBİS üzerinden tespitleri yapılarak çalışma izinlerinin valiliklerce iptal edileceği, bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmeyeceği, bireysel değerlendirme yapılmaksızın tesis edilen bu işlemlerden kaynaklanan mağduriyetlerin giderilmesine yönelik valilikler bünyesinde komisyonlar oluşturulacağı ve bu komisyonlarca yapılacak bireysel inceleme neticesinde anılan kişilerin millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisaki, bunlarla irtibatı olup olmadığının tespit edilmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır. İptal davaları idarî işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalardır. İdari işlem ise idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği hukuki sonuç doğuran işlemdir. İdareyi işlem yapmaya sevk eden maddi ve hukuki etkenler ise idari işlemin sebep unsurunu oluşturmaktadır. Dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuki denetiminin yapılabilmesi; bu değerlendirmeyi haklı kılan maddi sebeplerin yargılama esnasında davalı idarece ortaya konulmasına ve izah edilmesine bağlıdır. Bu konudaki yükümlülük şüphesiz öncelikle dava konusu işlemi tesis eden davalı idareye aittir. Bununla birlikte idari yargı mercilerince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinde öngörülen resen araştırma ilkesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için her türlü inceleme ve araştırmanın yapılması da mümkün, hatta olayın niteliğine göre gereklidir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarihli ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Somut olayda; davacının çalışma izninin geri verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun komisyonun yaptığı incelemeler gerekçe gösterilmek suretiyle reddedildiği, Mahkemece davanın bu kısmı hakkında davanın reddine karar verildiği, Bölge İdare Mahkemesince de bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddedildiği dosyanın tamamı incelendiğinde, davacının terör örgütü ile irtibat veya iltisaklı olup olmadığına ilişkin yeterli araştırmanın yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davanın Milli Eğitim Bakanlığı'nın 11/10/2016 tarih ve E.11116419 sayılı Bakan Olur'u uygun görülen yazısı kapsamında yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali isteminde kaynaklandığı, diğer bir anlatım ile yeni bir çalışma izni başvurusu olmadığı hususu da gözönüne alınarak öncelikle; davalı idareye, davacı hakkında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatı olduğu yönünde değerlendirme yapılmasına dayanak teşkil eden tespitlerin, bu tespitlere ilişkin bilgi ve belgelerin sorulması, öte yandan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için; Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığına; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait örgüt içi iletişim programı (ByLock) kullandığına ya da ankesörlü telefon görüşme kaydı bulunduğuna ilişkin tespit olup olmadığının sorulmasına, var ise tespitlere ilişkin belge ve raporların, (mahiyetleri ve kullanım bilgileri yer alacak şekilde) FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında var ise davacının adının geçtiği ifade tutanaklarının istenilmesine, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna; davacının, müflis Asya Katılım Bankası AŞ’de katılım ya da cari hesabının bulunup bulunmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, hesap no, hesap açılma tarihi, işlem tarihleri, işlemlerin mahiyeti, tutarı yer alacak şekilde) istenilmesine, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğüne; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait özel öğretim kurum ve kuruluşlarına ilişkin eğitim kaydı ile özel öğrenci yurtları vb. ilişkin kayıt bilgileri (istihbari olanlar dâhil) olup olmadığının sorularak, var ise tespitine ilişkin belge ve raporların istenilmesine, Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kuruluna (MASAK); davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkili gerçek (sivil imamlar vb) veya tüzel (Kimse Yok Mu Derneği vb) kişilere bağış ya da para transferinin olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, dernek/vakıf, miktar ve tarih yer alacak şekilde) istenilmesine, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğüne; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan dernek ya da sendika/federasyon/konfederasyonlarda yönetim/denetim/genel kurul üyelik/aidat bilgisi olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) istenilmesine, Vakıflar Genel Müdürlüğüne; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan vakıflarda üyeliği ya da mütevelli heyeti üyeliği olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) istenilmesine, Krea İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon Anonim Şirketine; davacının Digitürk aboneliğinin bulunup bulunmadığı, aboneliği bulunuyorsa bu aboneliği iptal ettirip ettirmediğinin, iptal ettirmiş ise hangi tarihte iptal ettirdiğinin sorularak, var ise müşteri hizmetleri ile yapılan görüşmenin çözümünün ve diğer bilgi ve belgelerin birer örneğinin istenilmesine" yönelik verilecek ara kararı neticesinde davalı idare ile yukarıda anılan kurum ve kuruluşlarca gönderilecek bilgi ve belgeler davacıya tebliğ edilerek karşı beyanlarının da alınmasından sonra davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Kuşkusuz yukarıda anılan değerlendirme yapılırken davacı hakkındaki ceza soruşturmasındaki ve ceza kovuşturmasındaki (kesinleşmiş takipsizlik ya da beraat kararı ile sonuçlanmış olsa dahi) tespitlerin de irtibat ve iltisak noktasında göz önüne alınması gerekmektedir. Bu itibarla, belirtilen hususlarda araştırma yapılmaksızın, eksik incelemeyle Samsun Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istemine ilişkin olarak, davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin kısmen kabulüne kısmen reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının a) Samsun Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istemi yönünden BOZULMASINA, oyçokluğu ile, b) ... tarih ve E... sayılı Bafra Kaymakamlık Olur'u ile çalışma izninin iptali istemi yönünden ONANMASINA, oybirliği ile, 3. Kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine, 4. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 31/05/2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY : (X) - Dava, 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan Özel Bafra Yıldız Temel Lisesi'nde öğretmen olarak görev yaptığı dönemde çalışma izni iptal edilen davacı tarafından, hakkında yürütülen adli soruşturma ve kovuşturma neticesinde beraat ettiğinden bahisle çalışma izni iptalinin kaldırılması istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin Samsun Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün 02/05/2018 tarih ve E.8627956 sayılı işlemi ile ...tarih ve E... sayılı Kaymakamlık Olur'u ile çalışma izninin iptal edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Davanın, Samsun Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istemi yönünden incelenmesinden; 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 4. maddesinde "Özel öğretim kurumlarının gerçek kişi kurucularında, tüzel kişi kurucularının yönetim organlarında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ya da affa uğramış olsa bile Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, millî savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında işlenen suçlardan ceza almamış olması veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartı aranır." hükmü yer almaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı'nın 21/07/2016 tarih ve E.7762886 sayılı Bakan Olur'u ile uygun görülen ve Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü'nün 21/07/2016 tarih ve 7783529 sayılı "FETÖ/PDY Terör Örgütü ile Bağlantılı Olduğu Tespit Edilen Kurumlar" konulu, bütün Valilikler bünyesindeki İl Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderilen Genelge'nin 3. maddesinde "..Cumhuriyet Savcılıklarınca haklarında işlem başlatılan özel öğretim kurumları ile özel öğrenci yurtlarından yönetimine kayyum atanmayan kurumlar ile kayyum atanan kurumlarda kayyum ataması yapılmadan önce görev yapan, yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin MEBBİS üzerinden tespitleri yapılarak çalışma izinleri valiliklerce iptal edilecek ve bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmeyecek ve MEBBİS üzerinde gerekli bilgiler işlenecektir." düzenlemesine yer verilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı'nın 11/10/2016 tarih ve E.11116419 sayılı Bakan Olur'u ile uygun görülen ve 11/10/2016 tarih ve E.11137945 sayılı işlem ile bütün Valilikler bünyesindeki İl Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderilen yazıda ise; "..Bu yöndeki uygulamalar sonucunda bazı personellerin mağdur duruma düştüğü yönündeki başvuruların Bakanlığımıza ve valiliklere iletildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle; 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan kurumlarla ilgili yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılan personeller hakkında valilikler tarafından komisyon oluşturulacaktır. Milli Eğitim Müdürlüklerine müracaat edenlerden 667 sayılı KHK kapsamında millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisaki, bunlarla irtibatı olmadığı; oluşturulan bu komisyon marifetiyle belirlenen personellerin ekteki tabloya işlenerek Bakanlığımızca değerlendirmek üzere Valilikler tarafından Genel Müdürlüğümüze bildirilmesi gerekmektedir." açıklamalarına yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesi neticesinde; Cumhuriyet Savcılıklarınca haklarında işlem başlatılan özel öğretim kurumları ile özel öğrenci yurtlarından yönetimine kayyum atanmayan kurumlar ile kayyum atanan kurumlarda kayyum ataması yapılmadan önce görev yapan, yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin MEBBİS üzerinden tespitleri yapılarak çalışma izinlerinin valiliklerce iptal edileceği, bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmeyeceği, bireysel değerlendirme yapılmaksızın tesis edilen bu işlemlerden kaynaklanan mağduriyetlerin giderilmesine yönelik valilikler bünyesinde komisyonlar oluşturulacağı ve bu komisyonlarca yapılacak bireysel inceleme neticesinde anılan kişilerin millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisaki, bunlarla irtibatı olup olmadığının tespit edilmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır. Davacı ile ilgili UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda; davacı hakkında Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinde "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yapılan yargılamada; "....Sanık Rıdvan Kırlangıç'ın eyleminin değerlendirilmesi; Her ne kadar ilk derece mahkemesince sanığın silahlı terör örgütü üyeliği suçundan beraatine karar verilmiş ise de, sanığın salt sendika üyeliğinin örgütsel eylem olarak kabulü noktasında dosyaya yansıyan herhangi bir delilin bulunmaması, tanık Eyyüp Uzun'un sanığın bu yapının sohbet görünümlü örgüt toplantılarına katıldığına dair beyanlarının 2013 yılı ve öncesine dair olması, tanık Serkan Gül'ün sanığın 2013-2016 yılları arasında sohbet görünümlü örgüt toplantılarına katıldığına dair beyanlarının daha sonraki aşamalarda bu beyandan dönülmesi de nazara alınarak diğer beyanlarla desteklenmemesi dolayısıyla soyut beyan olarak kalması itibariyle suç unsuru olarak kabul görmeyecek olması dolayısıyla, bankasya hareketlerinin mevcut haliyle tüm bu deliller kapsamında TCK 314/2 maddesi kapsamında silahlı terör örgütü üyeliğine delalet etmeyeceği görülmekle beraber, dosya kapsamından bu yapı kurumlarında 2005 yılından itibaren istikrarlı olarak çalışan, bu yapının kurum ve kişileriyle terör örgütü üyeliğine ulaşmayacak şekilde teması olduğu anlaşılan sanığın, masak raporu doğrultusunda banka hesap hareketlerinin incelenmesinde; örgüt liderinin talimatının olduğu tarihe denk gelecek şekilde sanığın Vakıflar Bankasından 31/01/2014 tarihinde 10.000,00 TL, 09/07/2014 tarihinde İng Bankasından 36.000,00 TL kredi çekip, bankasyaya yatırıldığının, akabinde bir kısmıyla katılım hesabı açıldığının, sanığın bu hesap hareketlerine ilişkin mantıksal, oluşa uygun savunma geliştiremediğinin görülmesi karşısında sanığın eylemlerinin tüm dosya kapsamındaki deliller ile beraber TCK 220/7 maddesi kapsamında değerlendirileceği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin beraat kararının kaldırılarak sanığın 5237 sayılı TCK'nın 220/7 maddesi delaletiyle 314/2 maddesi ve 314/3 maddesi yollamasıyla 314/2 maddesi uyarınca sanığın alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir bir delil durumu olmaması itibariyle takdiren 5 yıl hapis cezası temel ceza olarak tercih edilerek sanığın müsnet suçtan cezalandırılmasına, sanık hakkında TCK.220/7 maddesi uyarınca 2/3 oranında indirim yapılarak 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 3713 sayılı yasanın 5/1.maddesi uyarınca 1/2 oranında arttırım yapılarak 1 yıl 8 ay hapis, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5/1.maddesi uyarınca cezasında yarı oranında artırım yapılarak 1 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,......." tespitlerine yer verildiği görülmüştür. Bu durumda davacı hakkında Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince yapılan yargılama neticesinde ulaşılan tespitlerin, davacının terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koymaya yeterli olması karşısında, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının Samsun Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali isteminin reddine ilişkin kısmının bu gerekçe ile onanması gerektiği görüşüyle bu kısım bakımından aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyoruz.