10. Hukuk Dairesi 2024/229 E. , 2024/1273 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1056 E., 2023/2336 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/261 E., 2022/94 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvur
**10. Hukuk Dairesi 2024/229 E. , 2024/1273 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1056 E., 2023/2336 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/261 E., 2022/94 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının terhisli piyade uzman çavuş iken ve Şırnak 48. Hudut Tugay Komutanlığı Yardımcı 3 Hudut Karargah ve Destek Bölük Komutanlığı emrinde görev yapmakta iken 27.01.2018 tarihinde iki başka görevli ve bir araçla taburun içinde bulunan garajın deposuna masa almak için yola çıktıklarını, masaları araca yükledikten sonra geri dönüşte araçla manevra yaptıkları sırada aracın frenlerinin tutmaması nedeniyle şarampole yuvarlandıklarını ve müvekkilin ağır bir şekilde yaralandığını ve tedavi altına alınmış olduğunu, müvekkili hakkında SBÜ Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nce düzenlenen raporla yüzde 79 maluliyetine ve bağımlı-bakıma muhtaç olduğuna karar verildiğini, bu durumda müvekkilinin 2330 sayılı Kanun kapsamında tarafına vazife malullüğü aylığı bağlanması talebinde bulunulmasına karşın bu talebinin reddedildiğini ve 2330 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmamış olduğunu, bu işlemin hatalı olduğunu ve iptalinin gerektiğini, müvekkilinin askeri görev içerisinde verilen emri yerine getirirken kaza geçirdiğinden maluliyetinin 2330 sayıl Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, kaldı ki, kolluk kuvvetlerinin bir amacının da malzeme teminiyle iç asayiş ve güvenliğe katkı sağlamak olduğunu, ayrıca müvekkiline olay nedeniyle 2330 sayılı Kanun kapsamında nakdi tazminat ödemesinin yapılmasının da bu durumu teyit ettiğini, dolayısıyla malzeme taşınmasının iç güvenliğe bir hazırlık olmasının değerlendirilmesi gerektiğini, benzer olaylar için bir çok lehte yargı kararlarının da bulunduğunu ileri sürerek, müvekkilinin vazife malulü olarak tespit edilerek hakkında 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü aylığı bağlanmasını ve başvuru tarihinden itibaren aylık ve ödemelere yasal faiz uygulanmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamından davacının görev yaptığı yerin terör olaylarının sıkça yaşandığı Şırnak ili olduğu, meydana gelen kazanın davacının görevi nedeni ile yine mensubu olduğu birliğe ait araç içerisinde seyir halinde iken meydana geldiği, 2330 sayılı Kanun'a göre barışta güven ve asayişi korumak kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varıldığı gerekçelerine dayalı olarak davanın kabulü ile davacıya 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü aylığı bağlanması gerektiğinin, bağlanacak aylığın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurum tarafından yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 5510 sayılı Kanun'un 47 nci madde hükmüne göre vazife malulü olan davacının vazife malullüğünün 2330 sayılı Kanun kapsamına alınmasına yönelik talebini reddeden Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Davanın yasal dayanağı olan 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun "Amaç" başlıklı 1 inci maddesinde; "Bu Kanun'un amacı; barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men, takip ve tahkikle, trafik ve yol güvenliğini veya tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakillerini sağlamakla görevli olanların; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Teşkilatında bulunan patlayıcı maddelerin incelenmesi, muhafazası, nakli, imha edilmesi ve zararsız hâle getirilmesi işlemlerinde görevlendirilenlerin bu görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri veya engelli hâle gelmeleri halinde ödenecek nakdi tazminat ile birlikte bağlanacak aylığın ve bu yüzden yaralanmaları halinde ödenecek nakdi tazminatın esas ve yöntemlerinin düzenlenmesidir." hükmüne, "Aylık bağlanması " başlıklı 4 üncü maddesinde; Bu Kanun kapsamına girenlerden; a) Engelli hâle gelerek bağlı oldukları sosyal güvenlik mevzuatına göre emekliye sevk edilenlere görev malullüğü aylığı bağlanır. b) Emekli aylığı almakta iken engelli hâle gelenlerin almakta oldukları aylıkları görev malullüğü aylığına dönüştürülür. c) Ölenlerin kendilerine bağlanması gereken görev malullüğü aylığı, dul ve yetimlerine intikal ettirilir. Bu madde gereğince ilgili sosyal güvenlik kurumlarınca kendi mevzuatlarına göre bağlanan aylıklar % 25 artırılarak ödenir. d)..." hükmüne yer verilmiştir. 2330 sayılı Kanun, vazife malüllüğü bakımından 5510 sayılı Kanun'un 47 nci maddesinde düzenlenen vazife malullüklerine göre daha geniş haklar sağlayan özel bir Kanundur. Söz konusu Kanun kapsamında vazife malullüğü hükümlerinden yararlanabilmek için, öncelikle 2330 sayılı Kanun'un 1 inci maddesinde belirtilen görevlerden biri ile görevlendirilmiş olmak ve malülliyetin bu görevden kaynaklanmış olması gereklidir. 5510 sayılı Kanunun 47/1 inci maddesinde ise, ''bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlar için aşağıdaki hallerde vazife malûllüğü hükümleri uygulanır. 25 inci maddede belirtilen malûllük; sigortalıların vazifelerini yaptıkları sırada veya vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veya kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken ya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında veya işyerinde meydana gelen kazadan doğmuş olursa, buna vazife malûllüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malûlü denir." hükmü öngörülmüştür. 3. Değerlendirme Somut olayda, davacının terhisli piyade uzman çavuş olarak, Şırnak 48. Hudut Tugay Komutanlığı Yardımcı 3 Hudut Karargah ve Destek Bölük Komutanlığı emrinde görev yapmakta iken 27.01.2018 tarihinde iki başka görevli ve bir araçla taburun içinde bulunan garajın deposuna masa almak için yola çıktığı, masaları araca yükledikten sonra geri dönüşte araçla manevra yaptıkları sırada aracın frenlerinin tutmaması nedeniyle şarampole yuvarlanmaları neticesinde yaralanarak malul kaldığı, uyuşmazlığın meydana gelen kazanın 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü unsurlarını içerip içermediği noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'un 1 inci maddesinde; kanunun amacının; barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men, takip ve tahkikle, trafik ve yol güvenliğini veya tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakillerini sağlamakla görevli olanların; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Teşkilatında bulunan patlayıcı maddelerin incelenmesi, muhafazası, nakli, imha edilmesi ve zararsız hâle getirilmesi işlemlerinde görevlendirilenlerin bu görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri veya engelli hâle gelmeleri halinde ödenecek nakdi tazminat ile birlikte bağlanacak aylığın ve bu yüzden yaralanmaları halinde ödenecek nakdi tazminatın esas ve yöntemlerinin saptanması olarak belirlendiği, yukarıda açıklandığı üzere Kanunun amacının, Kanunda sayılan görevlerin fiilen yerine getirilmesi sırasında veya bu görevlerin yerine getirilmesi nedeniyle meydana gelen ölüm, yaralanma ya da sakat kalma hallerinde nakdi tazminat ve aylık bağlanması olduğundan anılan Kanun hükümlerinden faydalanabilmesi için ölen, yaralanan ya da sakat kalan kişilerin iç güvenlik ve asayişin sağlanmasıyla görevli olması yeterli olmayıp, bu duruma yol açan olayın da anılan madde hükmünde belirtilen haller kapsamında gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Tüm anlatılanlar kapsamında somut olay değerlendirildiğinde davacının tabur içerisinde bulunan garaj deposuna masa almak için yola çıkmasına müteakip, dönüş yolunda yapılan manevra sonrası aracın freninin tutmaması neticesinde aracın devrilerek davacının yaralanması şeklinde gerçekleşen olayın, 2330 sayılı Kanun kapsamında belirtilen görevlerin ifası esnasında gerçekleşmediğinin anlaşılması karşısında, Mahkemece verilen karar hatalı bulunmuştur. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.