T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/499 - 2026/680 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/499 KARAR NO : 2026/680 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/01/2025 NUMARASI : 2022/907 Esas - 2025/54 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 07/05/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 08/05/2026 Mahalli mahkemesince verilen ka…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/499 - 2026/680 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/499 KARAR NO : 2026/680 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/01/2025 NUMARASI : 2022/907 Esas - 2025/54 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 07/05/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 08/05/2026 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.04.2022 tarihinde, davacının içinde yolcu olarak bulunduğu araç ile davalıya ZMMS ile sigortalı aracın çarpışması nedeniyle davacının yaralandığını, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu bulunduğunu, kazada hiçbir kusuru bulunmayan müvekkili davacının mağduriyetinin hala devam etmekte olduğunu, günlük yaşantısına devam etmekte zorlandığını ve kazada hasar gören elini hala aktif olarak kullanamadığını, davalı ... Sigorta A.Ş.’ye yapılan başvuruya 15.06.2022 tarihinde olumsuz dönüş yapıldığını belirterek, HMK'nın 107. maddesi kapsamında bedel artırma ıslah etme hakları saklı kalmak kaydıyla geçici işgöremezlik tazminatı için 50,00 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı için 50,00 TL olmak üzere şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketi yönünden sigorta limiti aşılmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile davacının sürekli iş göremezlik tazminatı tutarını 53.011,30 TL’ye artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket aleyhine açılan bu davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, davanın reddi gerektiğini, ... plakalı aracın müvekkili şirkete 10/02/2022-10/02/2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 68170995-0 numaralı Karayolu ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, işbu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda şahıs başına azami 500.000.00 TL ile sınırlı olduğunu, dava şartı eksikliğinden davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ilişkin müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedebilmek için öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespit edilmesi gerektiğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacıya ait olan ve kaza anında eşinin sevk ve idaresinde bulunan araç ile davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS ile sigortalanmış araç arasında maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının trafik kazasında yaralandığı, mahkemece alınan kusur raporunda, davacının içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın trafik kazasının oluşumunda tamamen kusursuz olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS sigortalı ... plakalı aracın trafik kazasının oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, kusur raporu ile kaza tespit tutanağındaki tespitlerin birbiri ile uyumlu olduğu, Hacettepe Üniversitesi ATK Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından kaza tarihinde yürürlükte bulunan ''Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre düzenlenen raporda, davacının kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının %1 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 3 ay olduğunun tespit edildiği, TRH 2010 yaşam tablosu, (%10 artırım - %10 eksiltim) progresif rant tekniği, ATK raporu ve kusur raporu doğrultusunda yapılan hesaplamaya göre, sürekli iş göremezlik tazminatının 53.011,30 TL olduğu, geçici iş göremezlik tazminatı bulunmadığının tespit edildiği, davalı sigorta şirketinin 16.06.2022 tarihinde temerrüde düştüğü, kazaya neden olan aracın hususi nitelikte olduğu nazara alındığında yasal faize hükmedilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; “Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 53.011,30 TL sürekli iş göremezlik tazminatı alacağının temerrüt tarihi olan 16/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geçici iş göremezlik tazminatı alacağının reddine,” karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kendi sundukları uzman mütalaası ile mahkemenin hükme esas aldığı maluliyet raporu arasındaki çelişkinin giderilmediğini, yine kendi sundukları kusur raporu ile mahkemenin hükme esas aldığı kusur rapor arasındaki çelişkinin de giderilmediğini, bu haliyle mahkemece eksik incelemeyle karar verildiğini ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda, mahkemece Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 21/08/2023 tarihli raporda, “…Hastanın yapılan fizik muayenesinde; sağ ekl, metakarpofalangeal eklemde palpasyonla hipertrofik kemik dokusunu düşündüren şişlik hissedildiği, başparmak MKF fleksiyonu 50 derece, IF fleksiyonu normal olduğu, addüksiyonda 2 cm kısıtlılık olduğu, radial abdüksiyonu normal olduğu, opozisyonunda 2 cm kısıtlılık olduğu görülmüştür…” tespiti ile sonuç olarak kaza nedeniyle davacıdaki sağ el başparmak MKF ekleminin “50 derece fleksiyonu” için, sağ el başparmak adduksıyonun “2 cm kaybı” için ve Sağ el başparımak oppozisyonunun “1 cm kaybı” için engel oranının %1 olduğu, sekel hâlini aldığı ve sürekli olduğu, kaza nedeniyle tıbbi iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, bu rapor üzerine davalı sigorta tarafından ortopedi uzmanı doktor uzman mütalaasının sunulduğu, bu görüşte ise tamamen davacının parmak grafisi nazara alınarak, davacı muayene edilmeden mütalaa hazırlandığı, dolayısıyla uzman görüşünün hükme esas alınan raporda çelişki oluşturacak mahiyette bir aksi görüş oluşturmadığı, hükme esas alınan maluliyet raporunun usulüne uygun ve denetime elverişli olduğu, yine hükme esas alınan kusur raporunun da kaza tutanağı ve oluşa uygun olup sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, müterafık kusurun ispatlanmadığı, davacının sürekli işgöremezlik zararının da “gerçek zarar” ilkesine uygun olarak belirlendiği ve karar verildiği anlaşıldığından davalı sigorta şirketinin tüm istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 3.621,20 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 906,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.715,20 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-İstinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 07/05/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.