4. Hukuk Dairesi 2018/2427 E. , 2019/1023 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ :... Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 10/05/2016 gününde verilen dilekçe ile kamu zararının ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen 21/11/2017 günlü kararın istinaf incelemesinde istinaf başvurusunun esast…
**4. Hukuk Dairesi 2018/2427 E. , 2019/1023 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ :... Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 10/05/2016 gününde verilen dilekçe ile kamu zararının ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen 21/11/2017 günlü kararın istinaf incelemesinde istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen 21/02/2018 günlü ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi kararının Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 26/02/2019 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine taraflardan kimsenin gelmediği görüldü. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK 302/5 ve 373. maddeleri uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 26/02/2019 gününde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Dava, 5393 sayılı Belediyeler Kanunu’na aykırı işçi alımı nedeniyle oluşan idare zararının tazmini istemine ilişkindir. Dosya içeriğinden, davalının belediye başkanlığı görevini yürüttüğü dönemde 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49.maddesine aykırı olarak personel çalıştırdığı sabit olup esasen bu hususta dairemiz sayın çoğunluğu ile aramızda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Dairemiz sayın çoğunluğu ile aramızdaki ihtilaf anılan madde ile Türk Borçlar Kanunu'ndan farklı bir zarar kavramı öngörülüp öngörülmediği noktasında düğümlenmektedir. Bilindiği üzere, haksız fiil sorumluluğunun düzenlendiği BK 41 (TBK 49) ve devamı maddeleri uyarınca tazminat istenebilmesinin koşullarından birisi de kusurlu ve hukuka aykırı davranış sonucunda bir zarar meydana gelmesidir. Bu zarar doktrinde ve yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edildiği üzere gerçek zarardır. Gerçek zarar ise, zarar görenin malvarlığının haksız fiil olmasaydı ulaşacağı değer ile haksız fiil sonrası değeri arasındaki fark kadardır. Zarar gördüğünü iddia edenin malvarlığında herhangi bir azalma olmamış ise haksız fiil failinin sorumluluğundan bahsetmek mümkün değildir.