11. Ceza Dairesi 2025/3802 E. , 2026/1382 K. "" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/2530 Değişik İş SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.03.2023 tarihli ve 202…
11. Ceza Dairesi 2025/3802 E. , 2026/1382 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/2530 Değişik İş SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.03.2023 tarihli ve 2022/12432 Soruşturma, 2023/1294 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii ... Sulh Ceza Hakimliğinin, 04.07.2023 tarihli ve 2023/2530 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 04.07.2023'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 24.07.2025 tarihli ve 2024/21419 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.09.2025 tarihli ve KYB-2025/100874 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.09.2025 tarihli ve KYB-2025/100874 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde özetle; 2015 yılında şüpheli tarafından, ... İli Merkez... Mahallesi 28 27... nolu parselde bulunan taşınmaz üzerine yapılacak olan binanın zemin kat 2 nolu dairenin 200.000 Türk lirası bedelle...'a satıldığını ve aralarında 30/11/2015 tarihli satış sözleşmesi düzenlendiğini, söz konusu taşınmazın...Kent Yapı Kooperatifine ait olduğunu, ancak müştekinin söz konusu taşınmazın yüklenicisi olmadığını, müştekinin evinin teslim edilmediğini, parasının da ödenmediğini beyan ederek şikayetçi olması üzerine yürütülen soruşturma sonunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 29/03/2023 tarihli ve 2022/12432 soruşturma, 2023/1294 sayılı kararı ile şüpheli ile müşteki arasındaki ilişkinin çözümünün hukuk mahkemelerinde aranması gerekli alacak ilişkisi olduğu, müştekinin söz konusu icra takibi ile ilgili ödeme emrine itiraz, itirazın kaldırılması taleplerini icra hukuk mahkemelerine menfi tespit ve borca ilişkin itirazlarını asliye hukuk mahkemelerinde açabileceği davalar ile çözüme kavuşturabileceği, şüpheliler ile müşteki arasındaki ilişkinin hukuki ihtilaf niteliğinde kaldığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Müştekinin belge sureti sunup 200.000,00 Türk lirası ödediğini iddia ettiği olayda, belge aslının müştekiden temin edilerek belgede yazılı imzanın şüpheliye ait olup olmadığının sorulup, kabul etmez ise imza incelemesi yaptırılarak, söz konusu taşınmazın kimin adına kayıtlı olduğu tapudan sorulup, belgede yazılı şekilde ...Kent Yapı Kooperatifi'nin var olup olmadığı, varsa şüphelinin kooperatif yöneticisi olup olmadığı, belgede yazılı şekilde bir inşaat faaliyetinin bulunup bulunmadığının araştırılarak toplanacak diğer deliller ile yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; suç tarihinde inşaat işleriyle uğraşan şüpheli ile şikâyetçinin, ... İli Merkez İlçesi... Mahallesi 28 27... Parsel üzerinde başlayacak olan inşaatın 2 numaralı bağımsız bölümünün 200.000,00 TL bedelle şikâyetçiye satışı hususunda anlaştıklarının, anlaşma konusu paranın tamamı ödenmesi rağmen dairenin teslim edilmediğinin, şikâyetçinin yaptığı araştırmalarda sözleşme tarihi ve sonrasında bu taşınmazın hiçbir zaman şüpheliye ait olmadığının, şüphelinin yapılan inşaatta yüklenici sıfatının bulunmadığının tespit edildiğinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; bahse konu arsanın sözleşme tarihinde kime ait olduğunun, arsa üzerine herhangi bir inşaat yapılıp yapılmadığının, bu inşaatın yüklenicisinin şüpheli olup olmadığının araştırılması, 5271 sayılı Kanun'un 148/5. maddesi uyarınca şikâyetçinin iddiaları, tanık beyanları ve dosya içerisinde aslı bulunan bila tarihli sözleşme içeriği de hatırlatılmak suretiyle şüphelinin bizzat Cumhuriyet savcısı tarafından yeniden ifadesinin alınması, gerekli görülmesi halinde sözleşme üzerindeki yazı ve imzaların aidiyeti yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması, şüpheli tarafından şikâyetçi veya oğlu ... ...'a yapılan herhangi bir ödeme olup olmadığının ortaya konulması, buna ilişkin belgelerin dosyaya eklenmesi, UYAP üzerinden tespit edilen taraflar arasındaki ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/252 Esas sayılı dosyasının celp edilerek incelenmesi, iş bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, şüpheli hakkında benzer eylemleri nedeniyle başkaca soruşturma dosyaları bulunup bulunmadığının tespit edilmesinden sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, "...müşteki ile şüphelinin arasındaki anlaşmazlığın 30/11/2015 tarihli sözleşmeden kaynaklanan hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu, unsurları itibariyle dolandırıcılık suçunun oluşmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... Sulh Ceza Hakimliğinin, 04.07.2023 tarihli ve 2023/2530 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2026 tarihinde karar verildi.